T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/1209
Karar No : 2025/753
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... Otomotiv Turizm Taşımacılık İnşaat Özel Eğitim Tarım Ticaret Sanayi İthalat İhracat Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, araca eklenmek suretiyle satışı yapılan otomatik ayna, çelik jant, boya koruyucu gibi aksesuarlar ile tamamlayıcı nitelikteki ürünlerin bedellerinin satış faturasına dahil edilmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2020 yılının Ekim dönemine ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 18/04/2015 tarih ve 29330 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği'nin III- Matrah, Oran ve Müteselsil Sorumluluk başlıklı kısmında, özel tüketim vergisi mükellefleri tarafından yapılan ve taşıtın teslimi veya ilk iktisabında alıcıdan ayrıca alınan aksesuar, boya koruma, kuaför, ek garanti ve benzeri teslim ve hizmetlere ilişkin bedellerin de özel tüketim vergisi matrahına dahil olduğunun belirtildiği, tebliğle getirilen düzenlemeyle kanunun çerçevesini çizdiği ve olması gereken asgari matrahı yükseltmenin mümkün bulunmadığı, bu itibarla, tebliğ ile getirilen düzenlemelerin yasa ile belirlenen sınırlar dikkate alınarak, verginin kanuniliği prensibini zedelemeyecek bir yoruma tabi tutulmasının gerektiği, (II) sayılı listede yer alan taşıtların aksam, parça ve aksesuar satışlarının özel tüketim vergisi mükellefiyetini gerektirdiği yönünde yasal bir düzenleme bulunmadığı, aksine (II) sayılı listenin altına düşülen notta, parça ve aksesuarların, ÖTV mükellefi şirket tarafından imalatçı, ithalatçı ya da distribütörden özel tüketim vergisi hesaplanmaksızın satın alınan araçla birlikte ve araca takılı bir vaziyette teslim alınarak, müşteriye yine bu şekilde satıldığının açıkça ortaya konulduğu durumlar hariç olmak üzere, araç satışı yapıldıktan sonra, ana sözleşmesinde, taşıtların yedek parça, bakım ve montaj faaliyetiyle de iştigal ettiği yazılı olan davacı şirket tarafından, söz konusu parça ve aksesuarların müşteriye ayrıca faturalandırılarak satılması durumunda, müşterinin ödemeyi ne şekilde yaptığı ya da taşıtı hangi tarihte teslim aldığı hususlarına bakılmaksızın, şirket tarafından yapılan aksesuar satışlarının özel tüketim vergisi hesaplanmasını gerektirmeyeceği sonucuna ulaşıldığı, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinin 3. fıkrasında, (II) sayılı listelerdeki mallar için verginin matrahının katma değer vergisi matrahını oluşturan unsurlardan teşekkül edeceği, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 20. maddesinde, teslim işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedelin ise, malı teslim alandan bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, 24. maddesinde ise, katma değer vergisi matrahına nelerin dahil olacağına yer verildiği, davacı şirketin sadece motorlu kara taşıtlarının perakende ticareti ile değil, genel bakım ve onarım hizmetleri faaliyetiyle de iştigal ettiği dikkate alındığında, bu iki faaliyet konusunun birbirinden bağımsız olması, genel bakım ve onarım hizmetleri faaliyetlerinin motorlu kara taşıtlarının perakende ticareti faaliyetiyle ilgisinin bulunmaması, oto koruma, aksesuar, cam filmi, boya parlatma gibi hizmetlerin aracın donanımına dahil olan unsurlar arasında sayılmaması, bu hizmetlerin Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na tabi ve yapılan hizmetlerin de özel tüketim vergisi matrahına dahil olduğu yönünde yasal bir düzenleme bulunmamasının yanında, aracı satın alan kişilerin söz konusu hizmetleri aracı satın aldıktan sonra da herhangi bir servisten sağlayabilecek olması, satın alınan araçlara dair parça ve aksesuarların, özel tüketim vergisi mükellefi davacı şirket tarafından imalatçı, ithalatçı ya da distribütörden özel tüketim vergisi hesaplanmaksızın satın alınan araçla birlikte ve araca takılı bir vaziyette teslim alınarak, müşteriye yine bu şekilde satıldığına ilişkin araştırma ve incelemede bulunulmadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, özel tüketim vergisinin konusunu oluşturmayan hizmetlerin matraha dahil edilmesi suretiyle yapılan vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, dava konusu cezalı tarhiyatların dayanağı ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporunda, sıfır araç alıcılarının ifadelerine başvurulduğu, buna göre; ... şasi nolu aracın aksesuar talebinde bulunmadığı halde aksesuarlı şekilde satın alınmasının şart koşulduğu, teslim alındığı tarihte tüm aksesuarların araçta takılı durumda olduğu, ... şasi numaralı aracın aksesuarların alımının zorunlu tutularak satışının gerçekleştirildiği, ...,..., ... şasi numaralı araçların teslim alındığı tarihte tüm aksesuarlarının takılı durumda olduğu, ilgili firmanın aracı aksesuarsız satmayacağını bildirdiği, ... şasi numaralı aracın birtakım aksesuarları içeren "bady kit" paketi satın alınmazsa aracın satılmayacağının bildirildiği, aksesuarların muhtemelen 13/10/2020 tarihinde takıldığı ve aracın 14/10/2020 tarihinde teslim alındığı şeklinde beyanlarda bulunulduğu, bu itibarla, müşterilerden alınan ifadeler ve yapılan diğer tespitlerin değerlendirilmesi sonucunda ..., ..., ..., ..., ..., ... şasi nolu araçlar için yapılan aksesuar ve tamamlayıcı nitelikteki ürün satışlarının, davacı şirket tarafından imalatçı, ithalatçı ya da distribütörden özel tüketim vergisi hesaplanmaksızın satın alınan araçla birlikte ve araca takılı bir vaziyette müşteriye satıldığının somut bir biçimde ortaya konulduğu, bu nedenle, sözü edilen satışlara ilişkin hesaplanan özel tüketim vergisi ve bu vergiye bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık, işlemin anılan kısmını iptal eden mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmediği, hesaplanan özel tüketim vergilerine bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısımlarının söz konusu araçlara isabet eden kısımlarına gelince; davacı şirket adına 2018 yılının Ekim dönemine ilişkin olarak kesilen ve 13/11/2018 tarihinde tebliğ edilerek kesinleşen 18.00 TL tutarındaki vergi ziyaı cezasının dava konusu vergi ziyaı cezaları bakımından tekerrüre esas alınmasının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin kısmen kabulü ile mahkeme kararının, dava konusu işlemin yukarıda şasi numaraları belirtilen beş adet araca isabet eden kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına ve anılan kısım yönünden davanın reddine, kısmen de istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, sahte fatura düzenlemedikleri, haklarında düzenlenen raporlarda somut tespitlerin yer almadığı, aksesuar satışlarının özel tüketim vergisi matrahına dahil olmadığı; davalı idarece, düzenlenen vergi tekniği raporunun somut tespitlere dayandığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.