T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/1387
Karar No : 2025/2977
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ... Petrol Gıda Turizm İnşaat Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Akaryakıt bayi işletmeciliği faaliyetiyle iştigal eden davacının 2016 ilâ 2018 yıllarına ilişkin hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen vergi tekniği raporunda, otomasyon sisteminin manipüle edilerek bir kısım satışlarının silindiği, bu sebeple alışlarının bir kısmının kayıt ve beyan dışı bırakıldığı ve belgesiz mal bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 4. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 2018 yılının Ocak, Şubat, Mayıs ve Aralık aylarının muhtelif dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve üç kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu, bir kısım mükellefler nezdinde yapılan karşıt incelemeler ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma neticesinde, davacı tarafından ÖKC fişleri ile yapılan akaryakıt satışının mali hafızaya kaydedildikten sonra sisteme yüklenen casus yazılım sayesinde silindiğinin tespit edildiği, satışlara ilişkin ÖKC fişleri ve günlük Z raporlarının incelemeye ibraz edilmediğinin anlaşılması karşısında, davacının silindiği tespit edilen satışlara ilişkin akaryakıtı belgesiz olarak bulundurduğu sonucuna ulaşıldığı, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 4.maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mal ve hizmetlere ait alış belgelerinin ibrazı için tespit tarihinden itibaren verilmesi gereken 10 günlük süre içerisinde davacı tarafından herhangi bir belge sunulmadığı hususu da dikkate alındığında, kaydi envanter sonucu bulunan ve belgesiz olarak alındığı tespit edilen akaryakıt miktarının vergilendirme dönemlerine oransal dağılımı yapılarak ilgili vergilendirme döneminde geçerli olan özel tüketim vergisi tutarının esas alınması suretiyle hesaplanan bir kat vergi ziyalı özel tüketim vergilerinde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinin (ç) bendinin 30/04/2021 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle olayda uygulanamayacağı, bu durumda vergi ziyaı cezasının tek katı aşan kısmında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergileri yönünden davanın reddine, vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısımlarının ise iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkeme kararının, bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergilerine ilişkin hüküm fıkralarının usul ve yasaya uygun olduğu; öte yandan, olayda, otomasyon sistemine müdahale suretiyle kayıt ve beyan dışı bırakılan akaryakıt miktarı, harici veri olarak dönem içi satışlarına eklenerek ve dönem başı ve dönem sonu stok bilgileri ile dönem içi alış ve dönem içi kayıtlı satışlarına ilişkin olarak yasal defter ve belgelerinde yer alan miktarlar dikkate alınarak yapılan kaydi envanter incelemesi sonucunda belgesiz mal aldığı tespit edilen davacının verilen on (10) günlük süre içinde herhangi bir mücbir sebep göstermeksizin alış belgelerini ibraz etmemiş olması karşısında, defter, kayıt ve belgelerin tahrif edilmesi veya gizlenmesi suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verildiği anlaşıldığından, vergi ziyaı cezasının üç kat olarak uygulanması gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra, vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısımları yönünden davanın reddine, ilk derece mahkemesi kararında davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden yeniden hükmedilmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, haklarında düzenlenen raporların tamamen varsayımlara dayandığı, kendilerine haber verilmeden iş yerinde yapılan tespitlerin hukuka aykırı olduğu, banka hesapları üzerinde inceleme yapılması gerektiği, usule uygun karşıt inceleme yapılmadığı; davalı idarece, davanın reddine karar verilmesine karşın davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI :Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın vekalet ücretine dair hüküm fıkrası dışında kalan kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyizen incelenen kararın vekalet ücretine dair hüküm fıkrasına yönelik davalı idarenin temyiz istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Olayda, Mahkemece, bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergileri yönünden davanın reddine, vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısımlarının ise iptaline karar verildiği, Bölge İdare Mahkemesince de; mahkeme kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılarak, sonuç itibariyle davanın reddine karar verilmesine rağmen, mahkeme kararında davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden yeniden hükmedilmesine gerek olmadığına karar verildiği anlaşılmış olup, bu husus yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasında yer alan "ilk derece mahkemesi kararında davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden yeniden hükmedilmesine gerek olmadığına" şeklindeki ibarenin "ilk derece mahkemesi kararında davalı lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden yeniden hükmedilmesine gerek olmadığına" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ...TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan ve davacı tarafından peşin yatırılan maktu harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/10/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.