T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/1569
Karar No : 2025/788
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ... Otomotiv ve Dış Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(...Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile davacı tarafından ithal edilen araçların paravan firma üzerinden özel tüketim vergisi matrahlarının aşındırıldığının tespit edildiğinden bahisle 2019 yılının Ekim ve Aralık dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılarak kesilen vergi ziyaı cezalarına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacının ithal ettiği araçları sattığı ... Motorlu Araçlar Otomotiv İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen ... tarih ve... sayılı vergi tekniği raporunun değerlendirilmesinden, anılan şirketin gerçek bir faaliyetinin bulunmadığı, lüks araçların özel tüketim vergisi matrahını aşındırmak ve vergilerin gerçek mükellefini gizleyerek, tahsil imkanı olmayan paravan firmalar üzerinde bırakılmasını sağlamak amacıyla kurulmuş paravan şirket olduğunun anlaşıldığı; davacı şirket hakkında düzenlenen... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporununun incelenmesinden ise, davacının ithal ettiği araçları söz konusu şirket adına bayilik kapsamında düşük tutarda sattığı ve tescil ettirdiği, bir kısmını aynı gün veya takip eden günde; bir kısmını ise, tekrar satın aldıktan sonra, yüksek tutarlı olarak nihai tüketicilere sattığı, kısa süre içerisinde ve yüksek tutarlı olarak gerçekleştirilen nihai satışların, paravan konumundaki bayiye gerçek bir satışın yapılmadığını ve yapılan satışların düşük özel tüketim vergisi matrahı beyan etmek için gerçekleştirildiğini ortaya koyduğu, araçların olması gereken özel tüketim vergisi matrahlarının, nihai satıcıya gerçekleştirilen satış tutarları üzerinden hesaplanması gerektiği tespitlerine yer verildiği, bu durumda nihai alıcılara gerçekleştirilen satış tutarları üzerinden tespit edilen matrah farkları üzerinden tarh edilen özel tüketim vergisi ve bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'la değişik halindeki, artırım tutarının kesinleşen cezadan (birden fazla olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamayacağı yolundaki düzenleme uyarınca, davacı adına tekerrrüre esas alınan vergi ziyaı cezasının 2019 yılında kesinleştiği, söz konusu vergi ziyaı cezasının 2020 yılından itibaren uygulanacak vergi ziyaı cezaları için tekerrüre esas alınabileceğinden, 2019 yılında işlenen dava konusu fiiller için tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarına isabet eden kısımları yönünden davanın reddine, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan kısımlarının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, araç satışlarının bayilik sözleşmesi kapsamında gerçekleştirildiği, satış yapılan firmanın paravan şirket olmadığı, araç satışlarının ve düzenlenen faturalar gerçek olduğundan, tarh edilen özel tüketim vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezalarının hukuka aykırı olduğu; davalı idarece, tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Tarafların temyiz istemlerinin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.