T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/1799
Karar No : 2025/4263
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Davacıya ait izin belgesi kullanılarak yurda giriş işlemleri yapılan ... plakalı çekiciler ve dorsenin yurtta kalış süresinin geçerli mazeret olmaksızın aşılması ve araçların yurt içinde bırakılması suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen TRT bandrol ücreti, özel tüketim, gümrük ve katma değer vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin TRT bandrol ücreti haricindeki kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacı şirket tarafından, araçların şirkete ait olmadığı ve yurda girişlerinden haberlerinin bulunmadığı iddia edilmiş ise de, yurt dışı araştırmasında araçların davacıya ait olmadığının tespit edilmesine karşın, davacı şirkete ait ... no'lu UBAK (Ulaştırma Bakanları Avrupa Konferansı) izin belgesi kullanılarak araçların yurda giriş işlemlerinin yapıldığı, söz konusu belgenin şirketin bilgisi dışında kullanılmasının mümkün olmadığı, UBAK belgesinin izinsiz kullanılmasına ilişkin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına yapılmış bir şikayet başvurusunun bulunmadığı, anılan UBAK belgesinin davacı şirket tarafından aktif olarak kullanıldığı, şirkete ait izin belgesi kullanılarak yurda giren araçların verilen sürelerde yurt dışına çıkarılmadığı ve araçların nerede olduğunun da tespit edilemediği sabit olduğundan, geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiği, davacının sorumluluğunun bulunduğu, Mahkemelerince verilen ara kararlarıyla araçların CIF kıymetinin nasıl tespit edildiğinin davalı idareden sorulduğu, idare tarafından dosyaya ibraz edilen yazı ve eklerinden, Türkiye Sigortalar Birliğinin kasko değer listeleri ve araçların yurt içi satış emsal değerlerinin esas alındığının bildirildiği, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 26. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, eşyanın kıymeti belirlenirken dikkate alınması gereken hususların belirtildiği, bu hükümlerin uygulanmasında Türkiye'deki mevcut verilerin esas alınacağı düzenlendiğinden, bu verilere göre belirlenen CIF kıymet esas alınarak hesaplanan tahakkuk ve para cezası kararlarında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkeme kararının tahakkuk yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen reddine; istinaf başvurusunun kısmen de kabulüyle, olayda, otuz günlük yurtta kalma süresinin üç aydan fazla süreyle ihlal edildiği, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi hükmü uyarınca işlem tesis edilmesi gerekirken, aynı maddenin 1. fıkrasının (a) bendi hükmü uyarınca işlem tesis edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılmasından sonra işlemin para cezasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Araçların süresi içerisinde yurt dışı edilmediği ve nerede olduklarının bilinmediği, herhangi bir gümrük idaresi denetiminde olmadığı, davacı tarafından da araçların gümrük idaresine sunulmadığı, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Maddi ve hukuki durumun yanlış nitelendirilmesi suretiyle, yurtta kalış süresinin ihlal edildiğinin kabulü suretiyle, olaya uygulanması gereken 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi hükmü uyarınca işlem yapılmadığından bahisle para cezasını iptal eden Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmadığından temyize konu anılan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacıya ait izin belgesi kullanılarak yurda giriş işlemleri yapılan ... plakalı çekiciler ve dorsenin yurtta kalış süresinin geçerli mazeret olmaksızın aşılması ve araçların yurt içinde bırakılması suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen TRT bandrol ücreti, özel tüketim, gümrük ve katma değer vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin TRT bandrol ücreti haricindeki kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinde, ithal eşyasının gümrük kıymetinin, eşyanın satış bedeli; satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinin 1. fıkrasında, 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı; Gümrük Yönetmeliği'nin 50. maddesinde ise, 45 ilâ 49. maddelerde yer alan yöntemlere göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin Kanun'un 26. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde belirleneceği belirtilmiştir.
Anılan Kanunun 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değiştirilen ve olay tarihinde yürürlükte bulunan şekliyle 238. maddesinin 1. fıkrasında, 241. maddenin 3. fıkrasının (l), 4. fıkrasının (g) ile 5. fıkrasının (b) bendinde belirtilen durumlar hariç olmak üzere, (a) bendinde, geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlali hâlinde, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı, (b) bendinde, tam muafiyet suretiyle geçici olarak ithal edilen özel kullanıma mahsus taşıtlara ilişkin rejim ihlallerinde, gümrük vergileri tutarının dörtte biri, (d) bendinde, (b) bendinde belirtilen taşıtlar hariç olmak üzere, geçici ithalat rejimi kapsamında ithal edilen eşyanın süresi içerisinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması durumunda gümrük vergileri ile rejime ilişkin beyannamenin tescil tarihinden tespitin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanun'a göre tespit edilen gecikme zammı oranında faizin toplamı kadar idari para cezası verileceği, 2. fıkrasında, 1. fıkranın (c) ve (d) bentlerinde belirtilen eşyanın, yapılacak tebligat tarihinden itibaren altmış gün içinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması hâlinde, ayrıca gümrük vergileri tutarında idari para cezası verileceğinin düzenlendiği, anılan maddede atıf yapılan 241. maddesinin 3. fıkrasının (l) bendinde; geçici ithalat rejimi kapsamında Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen taşıtın verilen sürenin bitimini takiben bir ay içerisinde yeniden ihraç edilmesi veya gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması halinde usulsüzlük cezasının 1. fıkrada belirtilen miktarın iki katı, 4. fıkrasının (g) bendinde, aynı eylemin iki ayı aşmayan sürede gerçekleşmesi halinde dört katı, 5. maddesinin (b) bendinde, üç ayı aşmayan sürede gerçekleşmesi halinde altı katı olarak uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
4458 sayılı Kanun'un 183. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük gözetimi altındaki ithalat vergilerine tabi eşyanın, kanuna aykırı olarak gümrük gözetimi dışına çıkarılması halinde gümrük yükümlülüğünün doğacağı, 2. fıkrasında, gümrük yükümlülüğünün, eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığı tarihte başlayacağı, 3. fıkrasında, bu Kanun hükümlerine göre; (a) eşyayı gümrük gözetiminden çıkaran kişilerin, (b) bu çıkarma işine iştirak eden ve eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin, (c) söz konusu eşyayı elde eden veya elinde bulunduran ve bu eşyayı elde ettiği veya aldığı sırada gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin, (d) eşyanın geçici depolanmasında veya tabi tutulmuş olduğu gümrük rejiminin kullanılmasından doğan yükümlülükleri yerine getirmesi gereken kişilerin gümrük vergilerinden sorumlu olduğu hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 22/04/2011 tarih ve 27913 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliğinin (Seri No:1) 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ticari kullanıma mahsus kara taşıtlarına otuz güne kadar süre verileceği; 17. maddesinin 1. fıkrasında, taşıt sahipleri, sürücüleri veya firma yetkilileri tarafından herhangi bir gümrük idaresine süresi içerisinde yapılacak müracaatla; kaza, yangın gibi beklenmeyen haller, herkesçe bilinen olağan dışı durumlar, hastalık ve tutukluluk hali gibi olayların taşıtın yurtta kalma süresi içerisinde cereyan ettiğinin resmi belgelerle ispatlanması ya da ihracatçının yükünü zamanında tedarik edememesi nedeniyle yüklemenin gecikmesi hâlinde bunun ihracatçıdan alınacak belge ile kanıtlanması durumunda, süre uzatım talebinde bulunabilecekleri düzenlenmiş; olay tarihinde yürürlükte bulunan 19. maddesinin 1. fıkrasında ise, geçici ithaline izin verilen kişisel ve ticari kullanıma mahsus kara taşıtlarının; getiriliş amacı dışında kullanılması, bir başkasına kiralanması, ödünç verilmesi, başka bir şahsa izinsiz devredilmesi, satılması, hak sahibi olmayan kişilerce kullanılması, taşıtla birlikte giren ve belgelerinde kayıtlı olan parçalarının izinsiz olarak değiştirilmesi, yurtta kalma süreleri içerisinde yurt dışına çıkarılmaması veya herhangi bir gümrük idaresine teslim edilmemesi hâlinde, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, Kanun'un 238. maddesi hükümleri uyarınca işlem yapılacağı ve geçici ithal izni iptal edilerek taşıtın gümrük idaresince teslim alınacağı; 20. maddesinde ise, giriş gümrük idarelerince, şartların ihlali nedeniyle tahakkuk ettirilecek gümrük vergileri ile ilgili olarak herhangi bir belge ibraz edilmeksizin programa kayden Türkiye’ye geçici girişi yapılan taşıtlar ile yabancı taşıtlar geçici giriş formu kapsamı taşıtlar için ilgili kişinin nezdinde takibat işlemlerine başlanılacağı kuralı öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
4458 sayılı Kanun'un 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değiştirilen ve olay tarihinde yürürlükte bulunan şekliyle 238. maddesinin 1. fıkrasında, 241. maddenin 3. fıkrasının (l), 4. fıkrasının (g) ile 5. fıkrasının (b) bendinde belirtilen durumlar hariç olmak üzere, (a) bendinde, geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlali hâlinde, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı, (b) bendinde, tam muafiyet suretiyle geçici olarak ithal edilen özel kullanıma mahsus taşıtlara ilişkin rejim ihlallerinde, gümrük vergileri tutarının dörtte biri, (d) bendinde, (b) bendinde belirtilen taşıtlar hariç olmak üzere, geçici ithalat rejimi kapsamında ithal edilen eşyanın süresi içerisinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması durumunda gümrük vergileri ile rejime ilişkin beyannamenin tescil tarihinden tespitin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanun'a göre tespit edilen gecikme zammı oranında faizin toplamı kadar idari para cezası verileceği düzenlenmek suretiyle, rejim hükümlerinin ihlali ile yurtta kalış süresinin ihlali şeklinde ikili bir ayrıma gidildiği ve süre ihlali halinde ceza miktarında yükümlüler lehine değişiklik yapıldığı, geçici ithalat rejimi kapsamında ticari kullanıma mahsus kara taşıtlarının yurtta kalış süresinin ihlali halinde öncelikle 241. maddenin 3. fıkrasının (l), 4. fıkrasının (g) ve 5. fıkrasının (b) bentleri dikkate alınarak izin süresinin bitiminden itibaren üç ayı aşmayan süreler için anılan bentler uyarınca işlem yapılması, üç ay dolduktan sonra ise, 238. maddenin 1. fıkrasının (d) bendine göre gümrük vergileri ile rejime ilişkin beyannamenin tescil tarihinden tespitin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanun'a göre tespit edilen gecikme zammı oranında faizin toplamı kadar idari para cezası verileceği, akabinde, eşyanın, yapılacak tebligattan itibaren altmış gün içinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması hâlinde, ayrıca gümrük vergileri tutarında idari para cezası verileceğinin hükme bağlandığı, 4458 sayılı Kanun'un 183. maddesine göre idari para cezasına bağlanan eyleme iştirak eden ve eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacıya ait izin belgesi kullanılarak yurda giriş işlemleri yapılan ... plakalı çekiciler ve dorsenin yurtta kalış süresinin geçerli mazeret olmaksızın aşılması ve araçların yurt içinde bırakılması suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiği, olay tarihinde yürürlükte bulunan şekliyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinde, rejim hükümlerinin ihlali ile yurtta kalış süresinin ihlali şeklinde ikili bir ayrıma gidildiği ve süre ihlali halinde ceza miktarında yükümlüler lehine değişiklik yapıldığı, davaya konu işlemde ve temyiz dilekçesinde yurda giriş yapan araçların halen yurt dışına çıkış işlemlerinin yapılmadığı, gümrük idaresine sunulmadıkları gibi nerede olduklarının da belirsiz olduğunun belirtildiği, bu durum karşısında, maddi ve hukuki durumun yanlış nitelendirilmesi suretiyle, yurtta kalış süresinin ihlal edildiğinin kabulü suretiyle, olaya uygulanması gereken 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi hükmü uyarınca işlem yapılmadığı gerekçesiyle para cezasını iptal eden Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyize konu iptale ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 10/12/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.