T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/3085
Karar No : 2025/3289
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: ... SRL unvanlı firma adına kayıtlı... dorse/çekici plakalı araçların yurda giriş yaptığı 08/08/2020 tarihinden itibaren yurtta kalış süresi dolmasına rağmen çıkış yapmadığı ve ülkede bırakılmak suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle, araç şoförü olan davacı adına 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca gümrüklenmiş değerin iki katı tutarında karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... SRL unvanlı firma adına kayıtlı ... dorse/çekici plakalı aracı sevk ve idare etmekle görevli, şoför olan davacının gümrük gözetimindeki eşyayı kanuna aykırı olarak gümrük gözetiminden çıkardığı veya çıkarılmasına iştirak ettiği veya 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 183. maddesinin 3. fıkrasında sayılan diğer haller kapsamında gümrük yükümlüsü sayılmasını gerektirir herhangi bir somut tespitin ortaya konulamadığı, bu sebeple davacının yetkili ve ilgili kişi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla davacının aracın yurt dışı edilmemesinden sorumlu tutulamayacağı, bu hususun ödeme emrine karşı açılan işbu davada "borcum yoktur" iddiası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usulüne uygun olarak tebliğ edilen ve kesinleşen para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... SRL unvanlı firma adına kayıtlı ... dorse/çekici plakalı araçların yurda giriş yaptığı 08/08/2020 tarihinden itibaren yurtta kalış süresi dolmasına rağmen çıkış yapmadığı ve ülkede bırakılmak suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle, araç şoförü olan davacı adına 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca gümrüklenmiş değerin iki katı tutarında karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Vergisi Kanunu'nun 197. maddesinin 1.fıkrasında; gümrük vergilerinin, tahakkukundan hemen sonra yükümlüye tebliğ edileceği, 5. fıkrasında; bu madde hükümlerine göre tebliğ edilen gümrük vergilerinin; 242. maddede belirtilen sürelerde itirazda bulunulmaması veya süresi içinde idari yargı mercilerine başvurulmaması hallerinde bu sürelerin bittiği tarihte kesinleşeceği hükümlerine yer verilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olacağı kuralına yer verilmiş; 58. maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itirazda bulunabileceği kuralına yer verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 51. maddesinde, mali tebliğlerin, kendi yasalarında açıklık bulunmayan hallerde Tebligat Kanunu'nun genel hükümlerine göre yapılacağı hüküm altına alındığından ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda, tebligat hususunda özel bir hüküm mevcut olmadığından, anılan 51. madde uyarınca, idari kararların tebliğinde Tebligat Kanunu'nun genel hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
7201 sayılı Kanun'un 10. maddesinde; tebligatın tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adres olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı, "Belli bir yerde veya evde meslek ve sanat icrası"
başlıklı 17.maddesinde; belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenlerin, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğin aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılacağı, "Usulüne aykırı tebliğin hükmü" başlıklı 32.maddesinde; tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabın tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılacağı, muhatabın beyan ettiği tarihin, tebliğ tarihi addolacağı hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 51. maddesinde, mali tebliğlerin, kendi yasalarında açıklık bulunmayan hallerde Tebligat Kanunu'nun genel hükümlerine göre yapılacağı hüküm altına alındığından ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda da, tebligat hususunda özel bir hüküm mevcut olmadığından, anılan 51. madde hükmü uyarınca, olayda, dava konusu ödeme emrine konu edilen para cezası kararının tebligatına ilişkin olarak Tebligat Kanunu'nun genel hükümlerinin uygulanması zorunludur.
Dosyanın incelenmesinden; davacı adına karara bağlanan para cezasına karşı vekili tarafından 03/09/2021 tarihinde Doğu Marmara Ticaret ve Gümrük Bölge Müdürlüğüne itiraz edildiği ve anılan bölge müdürlüğünce itirazın reddi yolunda tesis edilen işlemin davacı vekiline 05/10/2021 tarihinde posta yoluyla tebliğ edildiği ve süresinde itiraz edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmış olup, kesinleşen ve ödenmeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği, öte yandan yurtta kalış süresinin dolmasına karşın çıkış yapılmaması suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiği yolundaki tespitlere karşıt sunulan davacı iddialarının ''borcum yoktur'' kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmadığından, işlemin iptali yolundaki temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 16/10/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan karar, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyu ile, Daire kararına katılmıyoruz.