T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/3098
Karar No : 2025/3869
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Teknoloji Ürünleri İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'de öngörülen birim kıymete yükseltilmesi suretiyle ihtirazi kayıtla beyanı üzerine tahakkuk ettirilerek ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasına vaki itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali ve fazladan ödenen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; olayda, Tebliğ'de belirtilen birim kıymet, eşyanın Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığından, fazladan tahakkuk ettirilerek ödenen ihtirazi kayda konu vergilerin iptali ve ödenen tutarın iadesi istemiyle yapılan başvuruya dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, faiz istemi yönünden ise; 10/04/2023 tarih ve 32159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7451 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle "6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi" ibaresinin "yasal faiz" olarak değiştirildiği, uyuşmazlığa konu beyannamenin tescil tarihinin ise sözü edilen değişiklikten sonra olduğu, bu durumda hukuka aykırılığı tespit edilen ve iadesi gereken vergilerin tahsil tarihinden itibaren iade tarihine kadar hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesinin gerektiği, yasal faizi aşan kısmı yönünden ise davanın reddedilmesinin icap ettiği; öte yandan faizin, fer'i nitelikte bir alacak olması ve faiz alacağının türü bakımından davanın kısmen reddedilmiş olmasının davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi sonucunu doğurmayacağı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, fazladan tahsil edilen vergilerin yasal faiziyle birlikte iadesine, yasal faiz oranını aşan faiz talebi yönünden davanın reddine, yargılama giderlerinin haklılık oranına göre paylaştırılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 20.900,00 TL'nin davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiş ve davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın gözetim kıymeti üzerinden hesaplanan vergilere isabet eden kısmının hukuka ve usule uygun olduğu, gözetim kıymetini aşan kısma gelince, olayda her ne kadar davalı idarece, davacı tarafından ithal edilen eşyanın bir kısmında gözetim uygulamasını aşan tutarların olduğu ve davacının kendi iradesiyle beyanname verdiği ileri sürülmüş ise de; basiretli bir tacir olduğu kabul edilen davacının kendi iradesiyle eşyanın satış bedelinin üzerine çıkacak şekilde belli bir tutarı yurt dışı gider olarak beyanına eklemesi ve bu tutar üzerinden vergi ödemesi hayatın olağan akışına aykırı olup, olayda gümrük işlemleri sırasında beyan edilen kıymetin kabul edilmemesi nedeniyle idarece belirlenen bir tutarın yurt dışı gider olarak ilave edilmesi suretiyle fazladan vergi tahakkuk ettirildiği ve ödendiği açık olduğundan, gözetim kıymet üzerinden yurt dışı gider hanesinde beyan edilen kıymeti aşan tutar esas alınarak hesaplanan vergiler yönünden de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların kararın anılan kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği, davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında da hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemine konu kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış Bölge idare mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ve ödenen verginin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın, davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine dair hüküm fıkrasına gelince;
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son paragrafında, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınarak avukatlık ücretine hükmedileceği belirtilmiştir.
Öte yandan, 21/09/2023 tarih ve 32316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci kısmının birinci bölümünün 4/(b) bendinde, yargı yerlerinde, İcra ve İflas Dairelerinde yapılan veya konusu para olsa veya para ile değerlendirilebilse bile maktu ücrete bağlı hukuki yardımlara ödenecek duruşmalı dava ve işler için maktu vekalet ücreti belirlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin (1) numaralı fıkrasının 22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle değişik halinde ise, başvurma, karar ve ilam harçları, dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti, yargılama sırasında yapılan diğer giderler yargılama giderleri arasında sayılmış olup, aynı Kanun'un 326. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkralarında, yargılama giderlerinin, Kanun'la belirtilen haller dışında aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her birinin kısmen haklı çıkması durumunda, mahkemece, yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı, 330. maddesinde ise, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceği kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının faiz isteminin yasal faizi aşan kısmı yönünden davanın reddine karar verilmesine ve dolayısıyla davacının talebinin kısmen reddi suretiyle haklılık oranının değişmesine rağmen davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşıldığından, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı idare vekili lehine duruşmalı işler için geçerli 20.900 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasına, ''karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.