T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/3128
Karar No : 2025/4401
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Elektronik Ürünleri ve Danışmanlık
Limited Şirketi
(Eski Unvanı: ... Cep Telefonu ve Telekomünikasyon Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Serbest bölgede faaliyet gösteren davacının deposunda bulunması gereken eşyaların bir kısmının yapılan sayım sonucunda eksik olduğunun tespit edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 185. maddesi uyarınca tesis edilen tahakkuka vaki itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 185. maddesi uyarınca tahakkuk kararı alınabilmesi için, serbest bölgedeki eşyanın kaybolduğunun her türlü şüpheden uzak bir şekilde, somut olarak ortaya konulması gerektiği; olayda, yalnızca davalı idarenin görevlileri tarafından yapılan sayım üzerine düzenlenen tutanak esas alınarak eksikliğin tespit edildiği, davacının söz konusu eksikliğin kayıtlarından kaynaklanabileceğine ilişkin çekincesi dikkate alınmadığı gibi, eşyaların serbest bölgede kaybolup kaybolmadığına yönelik herhangi bir araştırma ya da inceleme yapılmadığı; ayrıca, davacı mal alım ve satımında bulunmayıp, tamir, bakım ve onarım faaliyetiyle iştigal ettiğinden, eksik olduğu belirtilen eşyaların söz konusu faaliyet kapsamında kullanılıp kullanılmadığının incelenmediği ve sayım tutanağında, aksam ve parçaların asıl ürünlerden bağımsız olarak değerlendirildiği görüldüğünden, depodaki eşyaların miktar bakımından fazlalığı ve çeşitliliği de göz önünde bulundurularak, gerekirse bilirkişiden faydalanmak suretiyle işlem tesis edilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak alınan tahakkuk kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının faaliyet konusu olan tamir, bakım ve onarım kapsamında, üçüncü ülkelerden transit rejimi kapsamında serbest bölgeye getirilen eşyaların serbest dolaşıma girmeksizin tekrar üçüncü ülkelere çıkışının yapılması gerektiği, davacı tarafından Türkiye'de kayıtlı olup da uzun süredir kullanılmaması nedeniyle kapatıldığı anlaşılan ve halen Türkiye'de kaydı bulunan cep telefonlarının neden stoklarında olduğunun açıklanamadığı; bu durumun, tamir, bakım ve onarım faaliyetinde bulunuyor izlenimi verilmek suretiyle, yurt içindeki eşyaların serbest bölgedeki eşyalarla değiştirildiği ya da kaçak olarak serbest bölgeye getirilen eşyaların yurt içinde bırakıldığı hususunda emare teşkil ettiği; eksikliğin tespitine ilişkin olarak serbest bölgedeki deposunda yapılan sayım esnasında, davacı şirketin yöneticileri ve çalışanları, serbest bölge işleticisi personeli, serbest bölge müdürlüğünde görevli teknisyen ve memurları ile gümrük müdürlüğü personellerinden oluşan heyetin hazır bulunduğu; eksik olduğu saptanan eşyaların birim kıymetlerinin davacının beyanları esas alınarak belirlendiği, uzman personel aracılığıyla tespit edilen gümrük tarife istatistik pozisyonu üzerinden tahakkuk kararı alındığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : 4458 sayılı Kanun hükümlerine göre serbest bölgedeki eşyaların akıbetinin bilinememesinden doğan gümrük yükümlülüğünün, eşyaların serbest bölgeden Türkiye Gümrük Bölgesine girmiş veya serbest bölgede kullanılmış, tüketilmiş yahut kaybolmuş olması durumlarında ortaya çıkması mümkün olup; yalnızca davalı idarenin görevlilerinden oluşan heyet marifetiyle tespit yapıldığı ve eksikliğin davacı şirketin kayıtlarından kaynaklanabileceğine ilişkin iddiası esas alınmak suretiyle verilen kararda hukuka uygunluk bulunmadığından; temyiz iddiaları çerçevesinde, davacı şirketin gümrük vergilerini ödemekten sorumlu tutulup tutulamayacağının değerlendirilmesi suretiyle yeniden karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Serbest bölgede faaliyet gösteren davacının deposunda bulunması gereken eşyaların bir kısmının yapılan sayım sonucunda eksik olduğunun tespit edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 185. maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük, katma değer ve özel tüketim vergileri ile TRT bandrol ücretine vaki itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 182. maddesinin 1. fıkrasında, ithalat vergilerine tabi eşyanın, bu Kanun'a aykırı şekilde Türkiye Gümrük Bölgesine girmesi ya da bir serbest bölgede bulunan ithalat vergilerine tabi eşyanın bu Kanun'a aykırı olarak Gümrük Bölgesinin başka bir yerine gitmesi hallerinde, gümrük yükümlülüğünün doğacağı; 2. fıkrasında, gümrük yükümlülüğünün, eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesine bu Kanun'a aykırı olarak girişi tarihinde başlayacağı; 3. fıkrasında, bu Kanun hükümlerine göre; eşyanın kanuna aykırı olarak girişini gerçekleştiren, girişine iştirak eden ve girişin kanuna aykırı olduğunu bilen veya normal olarak bilmesi gereken, eşyayı elde eden veya elinde bulunduran ve bu eşyayı elde ettiği veya aldığı sırada eşyanın kanuna aykırı olarak girdiğini bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin, gümrük vergilerinden sorumlu oldukları; 185. maddesinin 1. fıkrasında, serbest bölgelerde bulunan ithalat vergilerine tabi eşyanın, bu Kanun'a aykırı olarak tüketilmesi veya kullanılması halinde gümrük yükümlülüğünün doğacağı, eşyanın kaybolması ve bu kaybın kanıtlanamaması halinde, eşyanın tüketilmiş veya kullanılmış sayılacağı; 2. fıkrasında, gümrük yükümlülüğünün, serbest bölgede bulunan eşyanın bu Kanun'a aykırı olarak tüketildiği veya ilk kez kullanıldığı tarihte başlayacağı; 3. fıkrasında, yükümlünün, eşyayı tüketen veya kullanan, buna iştirak eden ve tüketimin veya kullanımın bu Kanun'a aykırı olduğunu bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişiler olduğu, gümrük idarelerinin kaybolan eşyayı serbest bölgede tüketilmiş veya kullanılmış saydığı ve bu fıkranın uygulanmasına imkan bulunmadığı hallerde, eşyanın gümrük idarelerince bilinen en son kullanıcısının, gümrük vergilerini ödemekle yükümlü kişi olduğu; 193. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanun'la konulmuş aksine hükümler ve 2. fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bir eşyaya uygulanacak ithalat veya ihracat vergileri tutarının, bu eşyaya ilişkin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihteki vergi oranları ve diğer vergilendirme unsurlarına göre belirleneceği; 2. fıkrasında, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihi kesin olarak tespit etmenin mümkün olmadığı hallerde, ilgili eşyaya ilişkin vergi oranları ve diğer vergilendirme unsurlarının uygulanması için dikkate alınacak tarihin, gümrük idarelerinin bu eşya için bir gümrük yükümlülüğünün başladığı sonucuna vardıkları tarih olduğu, ancak, gümrük idarelerinin elde ettikleri bilgilerin gümrük yükümlülüğünün daha önceki bir tarihte başladığını tespit etmelerine imkân vermesi halinde, eşyanın ithalat veya ihracat vergileri tutarının, elde edilen bilgilere göre söz konusu yükümlülüğün başladığının anlaşıldığı en eski tarihteki vergi oranları ve diğer vergilendirme unsurlarına dayanılarak tespit edileceği hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen hükümlerin değerlendirilmesinden, serbest bölgedeki eşyanın gümrük işlemlerine tabi tutulmaksızın yurda sokulması, tüketilmesi, kullanılması, kaybolması ve bu kaybın kanıtlanamaması halinde gümrük yükümlülüğünün doğacağı, Kanun'a aykırı olarak eşyanın girişini gerçekleştiren, girişine iştirak eden ve girişin kanuna aykırı olduğunu bilen veya normal olarak bilmesi gereken, eşyayı elde eden veya elinde bulunduran ve bu eşyayı elde ettiği veya aldığı sırada eşyanın kanuna aykırı olarak girdiğini bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişiler ile eşyayı tüketen veya kullanan, buna iştirak eden ve tüketimin veya kullanımın kanuna aykırı olduğunu bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişiler ve bunların tespit edilememesi halinde eşyanın bilinen en son kullanıcısının gümrük vergilerini ödemekle yükümlü kılındığı anlaşılmaktadır. Yine Kanun'un 193. maddesinin 2. fıkrasına göre, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihin kesin olarak tespit edilememesi halinde ilgili eşyaya ilişkin vergi oranları ve diğer vergilendirme unsurlarının uygulanması için dikkate alınacak tarih, gümrük idarelerinin bu eşya için bir gümrük yükümlülüğünün başladığı sonucuna vardıkları tarihtir.
Olayda, serbest bölgede, tamir, bakım ve onarım faaliyetinde bulunan davacının deposunda, davacı şirketin yöneticileri ve çalışanlarının da bulunduğu heyet marifetiyle yapılan sayım sonucunda düzenlenen tutanakta tespit edilen hususların değerlendirilmesi suretiyle tahakkuk kararının alındığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, 4458 sayılı Kanun hükümlerine göre serbest bölgedeki eşyaların akıbetinin bilinememesinden doğan gümrük yükümlülüğünün, eşyaların serbest bölgeden Türkiye Gümrük Bölgesine girmiş veya serbest bölgede kullanılmış, tüketilmiş yahut kaybolmuş olması durumlarında ortaya çıkması mümkün olup; temyize konu kararda, serbest bölgede yer alan davacı şirketin deposunda yapılan sayımda yalnızca davalı idare görevlilerinin bulunduğu ve söz konusu eksikliğin davacı şirketin kayıtlarından kaynaklanmış olabileceğine ilişkin iddiaların esas alınması suretiyle dava konusu işlemin iptal edilmesinde hukuka uyarlık görülmemiş olup, davalı idarece ileri sürülen temyiz iddiaları çerçevesinde, davacı şirketin gümrük vergilerini ödemekten sorumlu tutulup tutulamayacağının değerlendirilmesi suretiyle yeniden karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 22/12/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.