T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/3265
Karar No : 2025/4360
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ... Bio Dizel Ürünleri İmalat Nakliyat Ticaret ve Pazarlama Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. E...
2- (DAVALI) ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı adına, 2010 ilâ 2012 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kurumlar, özel tüketim, katma değer ve kurum geçici vergileri ile damga vergisi, vergi ziyaı cezası, gelir stopaj vergisi, tapu harcı ve gecikme faizinin tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu’nun 55. maddesi uyarınca düzenlenen ... tarih ve sayılı 9 adet ödeme emrinin kaldırılması istemiyle 14/09/2022 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı tarafından davalı idareye yapılan başvuruda ve dava dilekçesinde 26 adet tahakkuk fişinin iptali istemiyle talepte bulunulmuşsa da, başvuru ve dava dilekçesinin incelenmesinden bazı kamu alacaklarının mükerrer olarak yer aldığı anlaşıldığından, tahakkuk fişlerinin 24 adedi için inceleme yapıldığı buna göre, istemin reddine ilişkin davaya konu işlemin; ... tarih ve sayılı ödeme emirlerinin şirket adresinde çalışan ...'a 11/11/2016 tarihinde, ... tarih ve sayılı ödeme emrinin ise 27/06/2017 tarihinde elektronik posta yoluyla usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ödeme emrine karşı yapılan başvuruda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesinin uygulama imkanının bulunmadığı dolayısıyla davacının, 15 günlük yasal dava açma süresi geçirildikten sonra 14/09/2022 tarihinde davalı idareye başvurduğu görüldüğünden, söz konusu başvuru, sona eren süreyi yeniden başlatmayacağı gibi, süresi içerisinde yapıldığının da kabulü mümkün olmadığından, anılan ödeme emirlerine ilişkin kısmın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı, ... ve ... sayılı ödeme emirleri yönünden ise olayda, ... sayılı ödeme emrinin ... tarihinde, ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin de 16/03/2012 tarihinde tebliğ edildiği ancak, tebliğ alındısında teslim alanın kim olduğunun belirtilmediği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 94. maddesinin 2. fıkrasında tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılacağı düzenlendiğinden, Kanun hükmüne aykırı olarak tebligatı teslim alanın kim olduğunun belirtilmemesi sebebiyle söz konusu ödeme emirlerinin usule aykırı tebliğ edildiği, ... ile ... numaralı ödeme emirlerinin (… tahakkuklar) 18/02/2011 tarihli tebliğ alındısında, teslim alan kişinin şirket müdürü olarak gösterilen ... olduğu ancak, anılan şahsın gerçekte şirketin müdürü/ortağı olmadığı anlaşıldığından, ilgili ödeme emirlerinin usule aykırı olarak tebliğ edildiği, davacı adına düzenlenen ödeme emirleri içeriğinde yer alan alacakların vadelerinin 2010 ve 2011 yılları olduğu ve tahakkuk eden alacaklar için en geç 31/12/2016 tarihinde tahsil zamanaşımı süresinin dolduğu dikkate alındığında, usule aykırı olarak tebliğ edilen ödeme emirleriyle kamu alacağının kesinleştiğinden ve davacıdan tahsil edilebilir aşamaya geldiğinden söz edilemeyeceği, bununla birlikte dosyadaki bilgi ve belgelere göre 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu’nun 103. maddesi kapsamında tahsil zamanaşımını kesen hallerden herhangi birisinin de olayda mevcut olmadığı, davaya konu zımnen ret işleminin ... sayılı tahakkuk fişlerine isabet eden kısmı yönünden; anılan tahakkukların, şirket adına tanzim edilen hangi ödeme emrinde bulunduğunun tespiti için Mahkemelerinin ara kararıyla bilgi/belge istendiği, gönderilen cevapta, sistem kayıtlarında ilgili fişlere ait herhangi bir tahakkuk veya ödeme emrinin bulunmadığının ifade edildiği, davacı tarafından da bu hususa ilişkin bilgi/belgenin sunulmadığı görüldüğünden, davanın açıldığı tarih itibarıyla ortada idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığı gerekçesiyle, ... tarih ve sayılı ödeme emirlerine isabet eden kısmı yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine, ... sayılı ödeme emirleri yönünden işlemin iptaline, ... tahakkuk fişlerine isabet eden kısmı yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine karar karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından; yapmış oldukları başvurunun cevapsız bırakıldığı, Anayasanın 40. maddesi uyarınca haklarının ihlal edildiği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu’nun 11., 12 ve 13. maddeleri çerçevesinde taleplerinin reddedilmiş sayılacağı, davanın süresi içerisinde açıldığı, davalı idare tarafından; amme alacaklarının zamanaşımı süresi içerisinde tahsili yoluna gidildiği, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından idare nezdinde yapılan başvurunun hangi kanun hükmü kapsamında yapıldığı ve bu başvuruların dava açma sürelerine etkisi de dikkate alınarak yapılan inceleme sonucunda yeniden karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına, 2010 ilâ 2012 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kurumlar, özel tüketim, katma değer ve kurum geçici vergileri ile damga vergisi, vergi ziyaı cezası, gelir stopaj vergisi, tapu harcı ve gecikme faizinin tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu’nun 55. maddesi uyarınca düzenlenen ... tarih ve sayılı 9 adet ödeme emrinin kaldırılması istemiyle 14/09/2022 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesinde, ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri; bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma haklarının saklı olduğu kuralına yer verilmiş; 11. maddesinde ise, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurmanın, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı düzenlenmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116. maddesinde, vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış; 117. maddesinde, hesap hataları; matrah hataları, vergi miktarında hatalar ve verginin mükerrer olması; 118. maddesinde de, vergilendirme hataları; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hata olarak sayılmış; aynı maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde mevzuda hata, açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınması olarak ifade edilmiştir.
Aynı Kanun'un 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri; 124. maddesinde vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, muhtelif tarih ve sayılı 9 adet ödeme emrinin 2011 ilâ 2017 tarihleri arasında davacıya farklı usullerle tebliğ edildiği, davacı tarafından bir kısmına karşı 2018 yılında 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunulduğu söz konusu başvurunun kabulü ile borçların yapılandırılmasına karşın herhangi bir ödeme yapmadığı; buna mukabil, 14/09/2022 tarihinde anılan ödeme emirlerinin kaldırılması istemiyle Batman Vergi Dairesi Müdürülüğüne başvurulduğu, anılan idarenin herhangi bir cevap vermemesi üzerine oluşan zımni ret işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayda, ödeme emirlerinin kaldırılması istemiyle yapılan başvuru üzerine oluşan zımni ret işlemine karşı açılan işbu davada verilen temyize konu kararla, ödeme emirlerinin içeriğini oluşturan vergilerin tahakkuklarına ilişkin fişlerin ve ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin usulün incelenmesi suretiyle işlemlerin kısmen iptaline, kısmen de davanın süre aşımı ve incelenmeksizin reddine hükmedilmiş ise de, davacı tarafından 2011 ilâ 2017 yıllarının muhtelif tarihlerinde tebliğ edilen ödeme emirlerinin bir kısmına karşı 2018 yılında 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılmasından sonra 14/09/2022 tarihinde ödeme emirlerinin kaldırılması istemiyle başvurulduğu, başvurunun cevapsız bırakılması üzerine açılan davada, Mahkemece tebligatın usule uygun olduğu kabul edilenler yönüyle ödeme emirlerinin, tebliği usulüne uygun kabul edilmeyenler yönünden ise tahakkuk fişlerinin incelenmesi suretiyle yargılamanın sonuçlandırıldığı görülmüş olup, sözü edilen başvurunun hangi kanun kapsamında yapıldığı ve başvurunun niteliğine dair hususların açıklığa kavuşturulmasından ve 7143 sayılı Kanun'dan yararlanma talebiyle yapılan başvurunun olaya etkisinin tartışılmasından sonra, dava açma sürelerinin de göz önünde bulundurulması suretiyle yeniden karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine 18/12/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.