T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/3315
Karar No : 2025/308
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Defterdarlığı (...Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İflas Halinde ...Akaryakıt Dağıtım Pazarlama Anonim Şirketi'nden tahsil edilemeyen 2012-2013 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim vergileri ile vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizinin tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:... K... sayılı kararıyla; ara kararı üzerine davalı idarece sunulan bilgi ve belgelerden; asıl borçlu şirketin iflas halinde olduğu, iflas işlemlerinin ... İflas Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla devam ettiği, davalı idarece iflas dosyasına alacak kaydı yaptırıldığı, iflas müdürlüğü tarafından herhangi bir cevap verilmediği, asıl borçlu şirket adına çok sayıda araç ve taşınmaz bulunduğu, belirtilen araç ve taşınmazların satışının henüz yapılmadığı ve halen asıl borçlu şirket adına kayıtlı olduğunun görüldüğü, olayda davalı idarece, iflas dosyasının mevcut alacak/borç durumunun, amme alacaklarının dosyadaki sırası ve öncelik durumunun araştırılmadığı, amme alacaklarının iflas dosyasından karşılanıp karşılanmayacağına ilişkin durumun somut bir şekilde ortaya konulmadığı görüldüğünden, amme alacağının asıl borçludan tahsilinin mümkün olmadığının somut olarak ortaya konulmadan düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen amme alacaklarından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca, kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğu bulunan davacı adına tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/01/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun Kanuni temsilcilerin ödevi başlıklı 10.maddesinde; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, adı geçenlerin, sözü edilen ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı,...temsilciler veya teşekkülü idare edenlerin bu suretle ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebilecekleri, hükme bağlanmıştır.
Buna göre, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen şirkete ait kamu borçları nedeniyle şirket kanuni temsilcilerinin mesul tutulabilmeleri için öncelikle, tüzel kişiliğe sahip asıl borçlu şirket adına tarh ve tahakkuk ettirilerek kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen amme alacağının, şirketten tahsili için şirket hakkında, 6183 sayılı yasada sayılan takip yollarına sırasıyla başvurulmasına karşın, tüzel kişiliğin varlığından tamamen veya kısmen tahsil olunamayacağı hususu ile buna sebebin, kanuni temsilcinin vergisel ödevleri yerine getirmemesi yüzünden olduğunun, açık olarak ortaya konulması gerekmektedir.
Öte yandan, TTK’nun 376/3.maddesinde borca batıklık; sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının tamamının karşılıksız kalması hali şeklinde tanımlanmış ve İİK’nun 179.maddesinde, sermaye şirketleri açısından borca batıklık iflas nedeni olarak kabul edilmiş ve borca batıklık hali varsa şirket yönetiminin durumu hemen mahkemeye bildirmesinin zorunlu olduğu,... belirtilmiştir.
Şu halde, borca batık olma durumu; şirketin aktiflerinin, borçlarını karşılayamaması ve o şirketin; (borç ödeme) yükümlülüklerini yerine getirememesi bir başka ifadeyle, borçlarının alacaklarından fazla olması nedeniyle borç ödeme acziyetine düştüğünün dolayısıyla, amme borcunu ödeyemeyecek durumunda olmasının da göstergesidir.
Dava dosyasının incelenmesinden; kanuni temsilcisi olduğu iflas Halinde ... Akaryakıt Dağıtım ve Pazarlama A.Ş. Adına tarh ve tahakkuk ettirilerek kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen ve ödenmeyeceği anlaşılan, 201202013 yılının muhtelif vergilendirme dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı Özel Tüketim Vergisi yanında gecikme faizinin tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına tanzim ve tebliğ olunan dava konusu Ödeme Emrinin iptali istemli açılan iş bu davada ilk derece mahkemesince; "asıl borçlu şirkete ilişkin iflas işlemlerinin yürütüldüğü iflas müdürlüğünde oluşturulan iflas masasında şirkete ait bir çok araç ve taşınmazın bulunduğu ve davalı idarenin de iflas dosyasına alacak akydı yaptırdığının anlaşılması nedeniyle, amme alacağının iflas dosyasından karşılanıp karşılanamayacağı ortaya konulmaksızın davacı adına tanzim ve tebliğ edilen Ödeme Emrinin hukuka uyarlığının bulunmadığı" gerekçesiyle verilen ve istinaf vergi dairesince de istinaf isteminin reddiyle sonuçlanan kararın, yukarıda belirtilen hukuksal duruma uygun olmadığından bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyorum.