T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/340
Karar No : 2025/1029
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına 2019 ilâ 2021 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 26 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin gözetim kıymetine yükseltilmesi suretiyle fazladan ödendiği iddia olunan gümrük, ilave gümrük, özel tüketim ve katma değer vergilerinin geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin karara vaki itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'de belirtilen birim kıymet, eşyanın, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığından, gözetim önlemleri nedeniyle artırılan değer üzerinden ödenen vergilerin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin gözetim önlemi bulunmayan ve kıymet artırımı yapılmayan eşyalara ait 5 beyannameye isabet eden kısmında hukuka aykırılık, diğer 21 beyannameye isabet eden kısmında ise hukuka uyarlık görülmediğinden dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine; gözetim uygulaması nedeniyle 21 beyanname yönünden fazladan ödenen tutarın 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesi uyarınca tecil faiziyle iadesinin icap ettiği gerekçesiyle fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kararın, istinaf talebine konu edilen dava konusu işlemin kısmen iptali ile 07/11/2019 tarihinden sonra tescil edilen beyannamelere ilişkin olarak fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrasında hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesinin 07/11/2019 tarih ve 30941 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 1. fıkrasının yürürlüğe girdiği 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilen beyannamelere ilişkin olarak fazladan ödenen tutarın 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen yasal faiz oranında hesaplanacak faiziyle iade edilmesinin icap ettiği gergekçesiyle istinaf talebinin kısmen reddine, kısmen de kabulü ile kararın 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilen serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra söz konusu beyannameler nedeniyle fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Gözetim belgesi ibrazı zorunluluğu bulunan davacının bu yükümlülükten kaçınmak maksadıyla yurt dışı gider beyanı üzerine tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, olayda, 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında hataen ödenen ve iadesi gereken bir vergiden söz edilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.İstanbul Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/03/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
İdare Hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, İdari Yargı mercilerinde açılan davalarda Mahkemelerin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği açıktır.
İncelenen dosyada, dava dilekçesinde haksız olarak tahsil edildiği ileri sürülen vergilerin yasal faiziyle birlikte iade edilmesinin istenildiği görülmüştür. Dilekçede talep edilen yasal faizin kanuni dayanağı gösterilmemekle birlikte bu talepten, kanuni faize ilişkin özel düzenleme içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesinde düzenlenen "kanuni faiz"in anlaşılması gerekmektedir.
Dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulması durumunda yargı yerince taleple bağlı kalınmayarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesinde belirtilen tecil faizine hükmedilmesi hukuka aykırılık teşkil edecektir.
Açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeyle, dava dilekçesinde, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'na tabi olan ve 07/11/2019 tarihinden sonra tahsil edilip yargı kararı uyarınca iadesi gereken bir verginin herhangi bir yasal dayanak gösterilmeksizin yasal/kanuni faiziyle birlikte iadesine karar verilmesinin istenmesi durumunda, yasal/kanuni faiz talebinden, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un "Kanuni faiz" başlıklı 1. maddesinde düzenlenen faiz anlaşılması gerektiğinden, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesi uyarınca tecil faizine hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, bu itibarla, temyize konu kararın tecil faizine hükmedilmesine ilişkin hüküm fıkrasının 07/11/2019 tarihinden sonra tescil edilmiş beyannamelere isabet eden kısmının düzeltilerek onanması gerektiği oyu ile, kararın belirtilen kısmına katılmıyoruz.