T.C.
DANIŞTAY
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/3494
Karar No : 2025/4204
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Gıda İnşaat Taahhüt Turizm İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Davacı adına kayıtlı ... sayılı T2 belgesi muhteviyatı eşyayı taşıyan araçta yapılan aramada, anılan belge üzerinde referans verilen ekli belgelerde belirtilmeyen ancak 03/09/2022 tarihli X-Ray Tarama Tır Arama ve Tespit Tutanağı'nda listelenen 200 kalemde toplam 3139 adet eşyanın tespit edildiğinden bahisle asıl sorumlu sıfatıyla davacı adına 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 5. fıkrasının (a) ve (b) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla; olayda, davacı adına karara bağlanan para cezasının süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle kesinleştiği ve tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinin hukuka uygun olduğu, ancak, kamu alacağının kesinleşmesinin, tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davada ileri sürülen borcum yoktur iddiasının incelenmesine engel teşkil etmediği, davalı idarece 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 5. fıkrası uyarınca ceza uygulanabilmesi için, transit rejim beyanında bulunulan serbest dolaşımda olmayan eşyanın, beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste eşya olması; bir eşyanın belirgin bir şekilde farklı cinste eşya olduğunun kabul edilebilmesi için ise giriş gümrük idaresinde yapılan kontrol neticesinde, beyan edilenden açıkça farklı olduğunun tahlil, teknik inceleme ve araştırmaya gerek olmaksızın kolayca anlaşılabilmesi ve gümrük vergileri veya ticaret önlemleri açısından farklılık oluşturması şartlarının birlikte gerçekleşmesinin gerektiği, uyuşmazlıkta ise, T2 belgesi kapsamında belirgin bir şekilde farklı cinste eşyanın beyan edilmesi değil, belge muhteviyatında yer almayan beyan harici eşyaların mevcudiyetinin söz konusu olduğu, bu bakımdan, anılan maddenin olayda uygulanma imkanı bulunmadığından, bu hususun 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde öngörülen "böyle bir borcun olmadığı" kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup, ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararda idari işlemin sebep unsurunu oluşturan fiilin kanunda öngörülen fiil olmadığı ve anılan maddenin olaya uygulanma imkanının bulunmadığı gerekçesinden hareketle iptal yolunda hüküm kurulmuş ise de, bu durumun borcum yoktur kapsamında değerlendirilemeyeceği, itirazsız kesinleşen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Olayda, transit rejimi hükümlerine göre taşınan eşyalara ilişkin olarak yapılan tespitin, 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin 5. fıkrasının 24/10/2019 tarihinde yapılan değişiklikten sonraki düzenleme kapsamına girdiği sonucuna ulaşıldığından, ödeme emrinin diğer yönlerden hukuka uygunluğu incelenmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere temyize konu kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına kayıtlı ... sayılı T2 belgesi muhteviyatı eşyayı taşıyan araçta yapılan aramada, anılan belge üzerinde referans verilen ekli belgelerde belirtilmeyen ancak 03/09/2022 tarihli X-Ray Tarama Tır Arama ve Tespit Tutanağı'nda listelenen 200 kalemde toplam 3139 adet eşyanın tespit edildiğinden bahisle asıl sorumlu sıfatıyla davacı adına 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 5. fıkrasının (a) ve (b) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 3. maddesinin 16. fıkrasında; gümrük beyanının eşyanın bir gümrük rejimine tabi tutulması talebinde bulunulmasını ifade edeceği, 17. fıkrasında; beyan sahibinin, kendi adına beyanda bulunan kişi veya adına beyanda bulunulan kişi olduğu, 20. maddesinin 5911 sayılı Kanun ile değişik (a) bendinde; "rejim hak sahibi" deyiminin, kendi adına ve hesabına gümrük beyanını yapan veya hesabına gümrük beyanı yapılan kişi veya bu kişilere ait bir gümrük rejimi ile ilgili hakların veya yükümlülüklerin devredildiği kişiyi ifade ettiği, (b) bendinde; transit rejiminde rejim hak sahibine "asıl sorumlu" denileceği, 84. maddesinin 1. fıkrasında; ithalat vergileri ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmayan serbest dolaşıma girmemiş eşya ile ihracatla ilgili gümrük işlemleri tamamlanmamış eşyanın, gümrük gözetimi altında Türkiye Gümrük Bölgesi içinde bir noktadan diğerine taşınmasının, transit rejimi hükümlerine tabi olduğu, 2. fıkrasında; gümrük idarelerinin, transit rejimine tabi tutulan eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesi içinde; yabancı bir ülkeden yabancı bir ülkeye, yabancı bir ülkeden Türkiye'ye, Türkiye'den yabancı bir ülkeye veya bir iç gümrükten diğer bir iç gümrüğe taşınmasına izin verebileceği, 86. maddesinin 1. fıkrasında; asıl sorumlunun eşyayı öngörülen süre içerisinde ve gümrük idareleri tarafından ayniyetinin tespiti amacıyla alınan önlemlere uymak suretiyle, varış gümrük idaresine sağlam ve noksansız olarak sunmak ve transit rejime ilişkin hükümlere uymakla, 2. fıkrasında da, asıl sorumlunun birinci fıkrada belirtilen yükümlülükleri saklı kalmak üzere, transit rejimine göre taşındığını bilerek eşyayı kabul eden taşıyıcı veya alıcının da eşyayı öngörülen süre içerisinde ve gümrük idareleri tarafından eşyanın ayniyetinin tespiti amacıyla alınan tedbirlere uymak suretiyle, varış gümrük idaresine sağlam ve noksansız olarak sunmakla yükümlü oldukları hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanun'un 235. maddesinin 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun ile değiştirilen olay tarihinde yürürlükte bulunan şekliyle 5. fıkrasında; Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve varış gümrük idaresine karayolu ile sevk edilmek üzere transit rejimine konu edilen serbest dolaşımda olmayan eşyanın, yapılan kontrol veya muayene sonucunda, beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste olduğunun tahlil, teknik inceleme ve araştırmaya gerek olmaksızın tespiti hâlinde fiilin niteliğine göre bu fıkranın (a) ve (b) bentleri uyarınca işlem yapılacağı belirtildikten sonra (a) bendinde, farklı çıkan eşyanın gümrük vergileri toplamının beyan edilen eşyanın gümrük vergileri toplamından fazla olması durumunda farklı çıkan eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin iki katı idari para cezası verileceği, (b) bendinde, farklı çıkan eşyanın beyan edilen eşyadan farklı şekilde, ithalinin lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olması durumunda farklı çıkan eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verileceği, (d) bendinde, beyana göre fazlalık olduğunun tespit edilmesi hâlinde, fazla çıkan eşyanın gümrük vergileri kadar idari para cezası kararı alınacağı ve fazla çıkan eşyanın tasfiyeye tabi tutulacağı düzenlenmiş; anılan fıkranın 24/10/2019 tarihinde yapılan değişiklikten önceki halinde ise, Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve transit rejim beyanında bulunulan serbest dolaşımda olmayan eşyanın, beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste eşya olduğunun tespiti halinde, farklı çıkan eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olacağı kuralına yer verilmiş; 58. maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itirazda bulunabileceği kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin 5. fıkrasının (a) ve (b) bendi uyarınca ceza kesilebilmesi için, transit rejim beyanında bulunulan serbest dolaşımda olmayan eşyanın, beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste olduğunun tahlil, teknik inceleme ve araştırmaya gerek olmaksızın kolayca anlaşılabilmesi ve farklı çıkan eşyanın beyan edilen eşyadan farklı şekilde, ithalinin lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin 5. fıkrasının 24/10/2019 tarihinde yapılan değişiklikten sonraki halinde, cezayı gerektiren fiiller ve ceza tutarları ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş olup, söz konusu değişiklik kapsamında belge muhteviyatında yer alan yasal yükün dışında beyan harici olduğu tespit edilen eşyaların da, tahlil, teknik inceleme ve araştırmaya gerek olmaksızın beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste olduğu ve bu farklılığın kolayca anlaşılabileceği değerlendirildiğinden, beyan harici eşya nedeniyle anılan fıkranın (a) ve (b) bendi uyarınca ceza kararı alınabileceği tartışmasızdır.
Olayda, transit rejimine konu eşyayı taşıyan araçta yapılan kontrolde, belirgin şekilde farklı cinste beyan harici eşyaların bulunduğunun tespit edildiği ve anılan eşyaların ithalinin belgeye tabi olduğundan bahisle 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin 5. fıkrasının (a) ve (b) bendi uyarınca alınan para cezası kararının tahsili amacıyla davacı adına ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmış olup, vergi dava dairesinin belirgin bir şekilde farklı cinste eşyaların değil, beyan harici olduğu tespit edilen eşyaların mevcudiyeti söz konusu olduğundan, anılan hükmün olayda uygulanma imkanının bulunmadığı yolundaki yargısına katılma imkanı bulunmamaktadır.
Öte yandan, kamu alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davalarda ileri sürülebilecek dava sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmış olup, yapılacak yargılamada kesinleşmiş hukuki durumların yeniden ele alınarak incelenmesine imkan bulunmamaktadır. Söz konusu itiraz sebepleri arasında yer alan "böyle bir borcun bulunmadığı" yolundaki iddianın da ancak vergilemeye ilişkin işlemlerin "borcun doğmadığı ya da varlık kazanmadığı" şeklinde beliren hukuka aykırılığının açık ve tartışmasız olması ve bu durumun kuşkuya yer bırakmayacak açıklıkta somut olarak ispatlanmış olması halinde hukuki etkinliğinden söz edilebilir.
Bu nedenle, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 5. fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamında olduğu anlaşılan olayda, ödeme emrinin diğer yönlerden hukuka uygunluğu incelenmek suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 09/12/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X).KARŞI OY :
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, Daire kararına katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy