T.C.
DANIŞTAY
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/3516
Karar No : 2025/3896
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av....
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Eşya ve Oyuncak Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU:...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen...tarih ve ... sayılı cevaplı rapor uyarınca, 2013 ila 2022 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 55 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı 5503.20.00.00.00 pozisyonunda beyan edilen ''dolgu malzemesi/elyaf'' ticari tanımlı eşyanın, 9503.00.41.00.00 pozisyonunda gözetim ve Tareks uygunluk belgesine tabi olduğundan bahisle gümrüklenmiş değer üzerinden hesaplanarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davaya konu eşyaların kırmızı hattan kontrolleri yapılarak serbest dolaşıma girdiği, sonradan yapılan incelemelerde izin belgelerinin uygun olmadığının tespiti üzerine 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza kararı alındığı görülmekle birlikte, beyannamelerin tescili sırasında kırmızı hattan geçirilirken yapılan kontrollerde yeterli derecede özen gösterilmesi durumunda izin belgelerinin uygun olup olmadığının idarece tespit edilebileceği ve 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi kapsamında izin belgesi alma imkanından yararlanma hakkının davacıya verilebileceği, davacının ilgili belgeleri alması veya eşyalara ilişkin araştırmanın olumlu sonuçlanması halinde ise sadece anılan Kanun'un 241. maddenin 1. fıkrası uyarınca idari para cezası kararı verilebileceği anlaşıldığından, idarenin kırmızı hat kontrollerinde yeterli özeni göstermemesi nedeniyle, eşyaların serbest dolaşıma girişine izin verildikten sonra söz konusu belgeleri alma imkanından yararlanma hakkını kaybettiği, davalı idarenin anılan kusurlu fiilinin sonuçlarına davacının katlanmasının beklenilmesinin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davaya konu beyannameler muhteviyatı eşyaların beyandan farklı gümrük tarife istatistik pozisyonunda sınıflandırılmasının gerektiği, eşyaların ithalat anında aksam olarak beyan edildiği, her bir beyanname kapsamı eşyanın muayene işlemi farklı memurlar tarafından yapıldığından, eşyayı oluşturan diğer aksam ve parçaların ithale konu edilip edilmediğinin bilinemeyeceği, bilinse dahi gümrük idarelerindeki rutin iş akışı ve uygulama süreci dikkate alındığında gerçek keyfiyetin ithalat anında değil, geniş bir soruşturma kapsamında ortaya konulabildiği, "pelüş oyuncak" cinsi eşyanın her bir aksamının farklı beyannamelerle ithal edilerek vergisel avantaj sağlanmaya çalışıldığı, söz konusu eşyanın gerek gözetim gerekse Tareks belgesine tabi olduğu, anılan belgeler ibraz edilmeden gerçekleştirilen ithalatlar nedeniyle alınan ceza kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı adına düzenlenen ...tarih ve ... sayılı cevaplı rapor uyarınca, 2013 ila 2022 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 55 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı 5503.20.00.00.00 pozisyonunda beyan edilen ''dolgu malzemesi/elyaf'' ticari tanımlı eşyanın, 9503.00.41.00.00 pozisyonunda gözetim ve Tareks uygunluk belgesine tabi olduğundan bahisle gümrüklenmiş değer üzerinden hesaplanarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Türk Mevzuatında, 29/01/1995 tarih ve 22186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 26/01/1995 tarih ve 4067 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunan ve 25/02/1995 tarih ve 22213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/02/1995 tarih ve 1995/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasının ekinde yer alan ve bu anlaşmanın ayrılmaz parçasını teşkil eden Korunma Tedbirleri Anlaşması ile yerini almıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 28/03/2013 tarih ve 6455 sayılı Kanun'la değişik 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan, eşyanın ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde, eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verileceğine ilişkin hüküm, 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle, eşyanın ithali, belli kuruluşların vereceği ve gümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans, izin, uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiye bağlı olmasına rağmen, eşya belge veya bilgiye tabi değilmiş ya da belge veya bilgi alınmış gibi beyanda bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, varsa eşyanın fark gümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra, gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verileceği şeklinde değiştirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, her ne kadar gözetim belgesi ve Tareks belgesi ibraz edilmediğinden bahisle para cezası kararı alınmış ise de; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin yukarıda hükmüne yer verilen iki farklı şekline göre de ceza kararı alınabilmesi için, eşyanın ithalinin, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olmasına rağmen bunlar olmadan gerçekleştirilmiş olması ya da belge varmış gibi beyan edilmiş olması halinin gerçekleşmesi gerekmektedir. Dolayısıyla para cezası kararının dayanağını, anılan maddede aranılan belgelerin sunulmaması ya da sunulmuş gibi beyan edilmesi oluşturduğundan, öncelikle, gözetim belgesinin anılan maddede sayılan belgelerden olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasına ihtiyaç bulunmaktadır.
İlgili belgelerin tanımı herhangi bir mevzuatta açıklanmasa da, gözetim belgesi, bir malın ithalatında, yerli üreticilerin zarar görmesine sebebiyet verebilecek miktarda artış olup olmadığının belirlenebilmesi için o malın ithal seyrinin izlenmesi amacıyla Ticaret Bakanlığınca düzenlenen bir belgedir. Gözetim belgesinin ibrazı zorunluluğu ise, o malın, belli bir değerin altında kıymetle ithal edilmek istenmesi durumuna münhasır olmaktadır. Bu bağlamda, ithali serbest olan eşyanın ithalat seyrinin izlenmesi ve koruma tedbirlerinin uygulanmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla getirilen ancak 4458 sayılı Kanun'un anılan maddesinin her iki halinde de sayılanlar dışında kalan gözetim belgesinin ibraz edilmemesi, anılan madde uyarınca ceza kesilmesini gerektiren neden olarak kabul edilemez.
Dava konusu işlemin Tareks belgesi alınmadığından bahisle tesis edilen kısmına gelince;
Günümüzde gerek dış ticaret hacminin genişlemesi gerekse ticari argümanların çeşitlenmesi sebebiyle, klasik denetleme anlayışının dezavantajları terkedilerek riske dayalı kontrol sistemine geçilmiş, eşyanın fiziki olarak denetlenmesi anlayışı değişmiş, riskli ürünler, dijital ortamda belirlenerek, denetimlerin bu ürünlere yoğunlaşması, risksiz veya az riskli görülen ürünlerin daha az sıklıkla denetime tabi tutulması yönünde adımlar atılarak; insan sağlığı, can ve mal güvenliği, hayvan ve bitki sağlığı, çevre ve tüketicinin korunması açısından sahip olması gereken asgari güvenlik koşullarını karşılayıp karşılamadığının tespiti için Tareks uygulamasına geçilmiştir.
Böylelikle, dış ticarete konu her partinin fiziki olarak denetlenmesi anlayışı değişmiş, ilgili kamu kurumlarınca belirlenen kıstaslara göre, ürünlerden riskli olanları elektronik ortamda Tareks tarafından belirlenerek, fiziki incelemelerin söz konusu eşya üzerine yoğunlaşarak daha hızlı ve güvenli bir denetimin yapılması hedeflenmiştir. Nitekim, Tareks uygulaması; ithalatta standartlara uygunluk denetimi yapılan ürünleri, "TSE", "CE" işareti taşıması gereken bazı ürünleri, İthalat Denetimi Tebliği kapsamı ürünleri; kişisel koruyucu donanımları, oyuncaklar, yapı malzemeleri, tıbbi cihazlar, telsiz ve telekomünikasyon terminal ekipmanları, pil ve akümülatör gibi sanayi ürünlerini; ihracatta ve ithalatta kalite denetimine tabi tutulan tarım ürünlerini kapsamakta olup, Tareks referans numarası alınması, ithalata konu eşya için uygunluk ya da yeterlilik belgesi arandığını ortaya koymaktadır.
Bu nedenledir ki, 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesine 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle eklenen (e) bendindeki, idarece verilecek sürede eşyanın ithalinin uygun bulunduğuna ilişkin ilgili kurum veya kuruluş tarafından gerçekleştirilen denetim sonucuna göre anılan madde uyarınca ceza uygulanıp uygulanamayacağına ilişkin kuralın, Gümrük Yönetmeliğinin 181. maddesinin 10. bendine 15/05/2013 tarihinde yapılan değişiklikle, yönlendirme veya bilgilendirme neticesinde ilgili kurumca gerçekleştirilen denetimin olumsuz sonuçlandığının bildirilmesi veya eşyanın ithali için gereken belgelerin alınmadan alınmış gibi gösterilmesi halinde 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesi hükümlerinin anılan tarihten itibaren uygulandığı anlaşılmaktadır. Davalı idarece olay tarihinde yürürlükte olan Gümrük Yönetmeliğinin 181. maddesinin 10. bendine göre bilgilendirme ve yönlendirme yükümlülüğü yerine getirilmeden ve ilgili kurumca gerçekleştirilecek denetim neticesi beklenilmeden anılan Kanun'un 235. maddesi hükümlerinin uygulanamayacağı açık olup, davacı adına tescilli beyanname kapsamında ithal edilen eşya için ibrazı zorunlu olan Tareks belgesi için Gümrük Yönetmeliğinde yer verilen yükümlülükler yerine getirilmeden işlem tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu bakımdan, davaya konu beyannameler kapsamında ithal edilen eşya için gözetim belgesinin ibrazının zorunlu olmadığı, ibrazı zorunlu olan Tareks belgesi için ise Gümrük Yönetmeliğinde yer verilen yükümlülükler yerine getirilmeden işlem tesis edildiği sonucuna varıldığından, davaya konu edilen işlemde hukuka uyarlık, temyize konu kararda da sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY :
Temyiz başvurusu, davacı adına 2013 ila 2022 tarihleri arasında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 56 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı 5503.20.00.00.00 pozisyonunda beyan edilen ''dolgu malzemesi/elyaf'' ticari tanımlı eşyanın, 9503.00.41.00.00 pozisyonunda ve gerek gözetim gerekse de Tareks uygunluk belgesine tabi olduğundan bahisle gümrüklenmiş değer üzerinden hesaplanarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın zımnen reddine dair işlemi iptali eden Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasına ilişkindir.
Temyize konu kararın, para cezasının gözetim belgesi verilmediğinden bahisle karar bağlanan kısmına ilişkin Dairemiz gerekçesine katılmakla birlikte, işlemin Tareks uygunluk belgesinden kaynaklanan kısmına gelince,
Tareks, dış ticarette risk esaslı kontrol sistemi olan ve standartlara uygunluk, kalite ve güvenlik açısından tüketiciyi ve üreticiyi korumak amacıyla gerçekleştirilen ithalat ve ihracat denetimlerinin risk esaslı olarak yapılmasına imkan veren program olup, ürünlerin insan sağlığı, can ve mal güvenliği, hayvan ve bitki yaşam sağlığı, çevre ve tüketicinin korunması açısından sahip olması gereken asgari güvenlik koşullarını taşıyıp taşımadığının kontrol edilmesidir. Fiziki olarak her partinin denetlenmesi yerine riskli ürünlerin belirlenerek denetime alınması amaçlanmıştır.
Yapılan yönlendirme veya bilgilendirme neticesinde; ilgili kurumca gerçekleştirilen denetimin sonucunda aykırılık tespit edilmemesi ya da eşyanın kapsam dışı olduğunun saptanması halinde ürünün ithal edilebileceğine dair Tareks referans numarası verilmesi ithalata konu eşya için uygunluk ya da yeterlilik belgesi arandığını ortaya koymakla birlikte yapılan denetimin, olumsuz sonuçlandığının bildirilmesi veya ithali ve ihracı lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyanın denetlendiğine dair belge veya referans numarası alınmadığı halde alınmış gibi gösterilmesi halinde de anılan hükme göre para cezası kararı alınacağı tabiidir.
Ceza uygulanabilmesi için, temini yasal olarak zorunlu kılınan bir belgenin beyan sırasında gerek eşyanın ait olduğu pozisyonunun olduğundan farklı gösterilmesi gerekse o eşyaya ait olmayan bir belgenin o eşya için alınmış gibi beyan edilmesi yanında verilen süreye rağmen söz konusu belgenin ibraz edilmemesi gerekmekle birlikte, beyan sırasında, uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi eşyayı ithal edenlerin aldatma veya yanıltma kastıyla hareket etmeleri değil, anılan uygunluk ve yeterlilik belgesi mevcut olmadan ithalat beyanında bulunmaları önem arzetmektedir.
İthalat sırasında ithale konu eşyanın tabi olduğu pozisyon için aranılan ve kamu güvenliği, kamu yararı amacı güden asgari koşulların temin edilmesi gerekmekte olup, ithalatçıların öngörülen koşulları sağlamaları, eşyayı gerçeğe uygun şekilde beyan etmeleri, ilgili belge/belgeleri sunmaları veya tescil sırasında bir şekilde sağlanamamışsa daha sonra verilen sürede vermeleri beklendiğinden, olayda, davacının ithale konu eşyayı farklı bir pozisyonda beyan etmekle birlikte, beyan etmesi gereken pozisyonun Tareks uygunluk belgesine tabi olduğu açık olduğundan, nihai ürün yerine eşyaları parça parça ithal ederek yurtiçinde montajı sonrasında satışa sunulduğu, basit bir montajla içinin doldurulması amacıyla ithal edilen elyafın, içi boş pelüş oyuncakların bünyesinde kullanıldığı, pelüş oyuncakların ilgili GTİP'da sınıflandırılması ve bu pozisyonun gerektirdiği Tareks belgesinin temini ve ibrazı zorunlu olduğu halde tek başına elyaf ithal edildiği yönünde beyan edildiği, anılan beyanın idareyi yanıltıcı nitelik taşıdığı, içi boş pelüş oyuncakla elyaf arasındaki ilişkinin gizlendiği, gizlenilen bu durum nedeniyle, davalı idareden Gümrük Yönetmeliğinin 181. maddesinin 10. bendine göre bilgilendirme ve yönlendirmede bulunmasının beklenilemeyeceğinden, anılan hükme istinaden para cezası kararı şartlarının oluştuğu anlaşıldığından, temyize konu kararın Tareks uygunluk belgesinden kaynaklanan kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara kısmen katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy