T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/3598
Karar No : 2025/4399
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... (...) sayılı transit refakat belgesi muhteviyatı eşyayı taşıyan araçta beyan edilenden fazla eşya bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 5. fıkrasının (d) bendi uyarınca asıl sorumlu sıfatıyla davacı adına karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca, transit rejimine tabi tutulan eşya ile ilgili olarak bir gümrük yükümlülüğü doğduğunda asıl sorumlunun gümrük idaresine karşı mali olarak sorumlu olduğu, 5607 sayılı Kanun uyarınca gümrük idaresince işlem yapıldığı hallerde, asıl sorumlunun sorumluluğunun belirlenmesinde fiilin işlenmesinde dahlinin olup olmadığı hususu dikkate alınacak olup, ara kararına istinaden davalı idarece sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı şirket yetkilileri hakkında açılmış herhangi bir ceza davasının bulunmadığının anlaşılması karşısında, olayda cezayı gerektiren fiilin işlenmesinde davacı şirketin dahlinin bulunduğunun somut olarak ortaya konulamadığı sonucuna varıldığından, para cezası kararında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Transit rejimine konu eşyada fazlalık olduğunun tespit edilmesi üzerine, asıl sorumlu sıfatıyla davacı adına tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... (...) sayılı transit refakat belgesi muhteviyatı eşyayı taşıyan araçta beyan edilenden fazla eşya bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 5. fıkrasının (d) bendi uyarınca asıl sorumlu sıfatıyla davacı adına karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 3. maddesinin 8. fıkrasının (b) bendinde, "Gümrük yükümlülüğü" deyiminin, yükümlünün gümrük vergilerini ödemesi zorunluluğunu; 11. fıkrasında, "Yükümlü" deyiminin, gümrük yükümlülüğünü yerine getirmekle sorumlu bütün kişileri; 16. fıkrasında, "Gümrük beyanı" deyiminin, belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde eşyanın bir gümrük rejimine tabi tutulması talebinde bulunulmasını; 17. fıkrasında, "beyan sahibi" deyiminin, kendi adına beyanda bulunan kişiyi veya adına beyanda bulunulan kişiyi; 5911 sayılı Kanun'la değişik 20. fıkrasının (a) bendinde, "Rejim hak sahibi" deyiminin, kendi adına ve hesabına gümrük beyanını yapan veya hesabına gümrük beyanı yapılan kişi veya bu kişilere ait bir gümrük rejimi ile ilgili hakların veya yükümlülüklerin devredildiği kişiyi ifade ettiği; (b) bendinde, transit rejiminde rejim hak sahibine "asıl sorumlu" denileceği; 84. maddesinde, transit rejiminin, ithalat vergileri ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmayan serbest dolaşıma girmemiş, ya da, ihracatla ilgili gümrük işlemleri tamamlanmış eşyanın, gümrük gözetimi altında Türkiye Gümrük Bölgesi içindeki bir noktadan diğerine taşınmasına uygulanacağı; gümrük idarelerinin, transit rejimine tabi tutulan eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesi içinde, yabancı bir ülkeden yabancı bir ülkeye taşınmasına izin verebileceği; 5911 sayılı Kanun'la değişik 86. maddesinin 1. fıkrasında, asıl sorumlunun eşyayı öngörülen süre içerisinde ve gümrük idareleri tarafından ayniyetinin tespiti amacıyla alınan önlemlere uymak suretiyle, varış gümrük idaresine sağlam ve noksansız olarak sunmak ve transit rejime ilişkin hükümlere uymakla yükümlü olduğu; 2. fıkrasında, asıl sorumlunun birinci fıkrada belirtilen yükümlülükleri saklı kalmak üzere, transit rejimine göre taşındığını bilerek eşyayı kabul eden taşıyıcı veya alıcı da eşyayı öngörülen süre içerisinde ve gümrük idareleri tarafından eşyanın ayniyetinin tespiti amacıyla alınan tedbirlere uymak suretiyle, varış gümrük idaresine sağlam ve noksansız olarak sunmakla yükümlü olduğu, 7190 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle eklenen 3. fıkrasında, 183 ve 184. maddeler kapsamında bir gümrük yükümlülüğü doğduğunda, asıl sorumlunun, transit rejimine tabi tutulan eşya ile ilgili olarak gümrük idaresine karşı mali olarak sorumlu olduğu, 5607 sayılı Kanun uyarınca gümrük idaresince işlem yapıldığı hâllerde, asıl sorumlunun sorumluluğunun belirlenmesinde fiilin işlenmesinde dahlinin olup olmadığı hususunun dikkate alınacağı 183. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük gözetimi altındaki ithalat vergilerine tabi eşyanın, kanuna aykırı olarak gümrük gözetimi dışına çıkarılması halinde gümrük yükümlülüğünün doğacağı; 2. fıkrasında, gümrük yükümlülüğünün eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığı tarihte başlayacağı; 3. fıkrasında, eşyayı gümrük gözetiminden çıkaran kişilerin, bu çıkarma işine iştirak eden ve eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin, söz konusu eşyayı elde eden veya elinde bulunduran ve bu eşyayı elde ettiği veya aldığı sırada gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin, eşyanın geçici depolanmasında veya tabi tutulmuş olduğu gümrük rejiminin kullanılmasından doğan yükümlülükleri yerine getirmesi gereken kişilerin, gümrük vergilerinden sorumlu oldukları; 184. maddesinin 1. fıkrasında da, 183. maddede belirtilen haller dışında sayılan durumlarda da gümrük yükümlülüğünün doğacağı hükmü yer almıştır.
Gümrük Yönetmeliği'nin 212. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinde, "rejim hak sahibinin (asıl sorumlu)", transit rejimi beyanında bulunan veya hesabına transit rejimi beyanında bulunulan ve transit rejimi kapsamında gümrük idaresine karşı mali olarak sorumlu olan kişiyi ifade ettiği belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 235. maddesinin 5. fıkrasının 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun ile değiştirilen şeklinde, Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve varış gümrük idaresine karayolu ile sevk edilmek üzere transit rejimine konu edilen serbest dolaşımda olmayan eşyanın, hareket gümrük idaresinden sevk edilmesinden sonra varış gümrük idaresine varışından önce ya da varış gümrük idaresinde yapılan kontrolü veya muayenesi sonucunda beyana göre eksiklik veya fazlalık tespit edilmesi hâlinde fiilin niteliğine göre bu fıkranın (c) veya (d) bentleri uyarınca işlem yapılacağı belirtildikten sonra (d) bendinde, beyana göre fazla olduğunun tespit edilmesi hâlinde, fazla çıkan eşyanın gümrük vergileri kadar idari para cezası verileceği düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen hükümlere göre, rejim hak sahibi (asıl sorumlu), transit rejimi kapsamında taşınan eşyayı ayniyetinin tespiti amacıyla alınan önlemlere uymak suretiyle, varış yeri gümrük idaresine sağlam ve noksansız olarak sunmak ve transit rejimine ilişkin hükümlere uymakla yükümlü olup, rejim ihlali nedeniyle gümrük yükümlülüğü doğduğu takdirde gümrük idaresine karşı gümrük vergilerinden dolayı sorumluluğu bulunmaktadır.
Öte yandan, 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin 5. fıkrasının (d) bendi uyarınca ceza kararı alınabilmesi için ise, transit rejim beyanında bulunulan serbest dolaşımda olmayan eşyanın, hareket gümrük idaresinden sevk edilmesinden sonra varış gümrük idaresine varışından önce ya da varış gümrük idaresinde yapılan kontrolü veya muayenesi sonucunda beyana göre fazla olması gerekmektedir.
Her ne kadar Vergi Mahkemesince, 4458 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 3. fıkrasında yer alan hükmün, para cezaları bakımından da uygulanacağından hareketle davacının fiilin işlenmesinde dahlinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi suretiyle karar verilmişse de; anılan fıkrada asıl sorumlular bakımından yapılan düzenlemenin, eşyanın Kanun'a aykırı olarak gümrük gözetiminden çıkarılması halinde, 183 ve 184. maddeler kapsamında bir gümrük yükümlülüğü (gümrük vergilerinin ödenme zorunluluğunu ifade eden) doğduğunda, vergisel yükümlülükler bakımından esas alınabilecek nitelikte olduğu sonucuna varılmıştır.
Dosyanın UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden, asıl sorumlu olan davacı şirket hakkında herhangi bir ceza davasının açılmadığı, ancak, transit rejimine konu eşyanın alıcısı olan şirket yetkilisi hakkında, 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan dolayı açılan davada, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, Çin Halk Cumhuriyeti'nden Suriye'ye sevk edilmek üzere Mersin limanına gelen eşyaların transit rejimine ilişkin gümrük işlemlerinin henüz tamamlanmadığı ve liman sahasından çıkışının yapılmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, alıcı şirket yetkilisinin yurt dışından gelen eşyaları kontrol imkanının bulunmadığı sonucuna varılarak verilen beraat kararının, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dava Dairesinin ... tarih ve E ..., K:... sayılı kararıyla kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca, olayda davacı şirketin söz konusu fiile iştiraki bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, temyize konu kararda ise sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/12/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.