T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/999
Karar No : 2025/1021
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Dış Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin noksan beyan edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve fon payı üzerinden hesaplanan katma değer vergisi ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacının Çin'de yerleşik firmalara yapılan para transferleri ile gerçekleştirilen ithalat işlemleri göz önüne alındığında ithalat tutarının uyuşmadığı, ithalat tutarına kıyasla daha fazla para transferi yapıldığının tespit edildiğinden bahisle fazla ödemenin hangi beyanname kapsamında yapıldığına ilişkin tespit bulunmadığı belirtilerek fatura tutarına oranlanarak ithalat işlemlerine orantısal dağılımı sonucu eksik kıymet beyanı nedeniyle noksan tahsil edilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve fon payı üzerinden hesaplanan katma değer vergileri ile ceza kararı alınmış ise de; davacı hakkında düzenlenen inceleme raporunda davacı tarafından ithal edilen eşyaların faturada gösterilen satış bedeline ilişkin herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan, davacı tarafından ithalatçı firmaya yapılan fazla para transferlerinin gerçek satış bedeli olduğu görüşüyle fark transfer tutarının gümrük kıymetine dahil edilerek ve gümrük kıymetine ilişkin ödemenin beyanname tescil tarihinden sonra yapıldığı dolayısıyla ödemenin peşin olmadığı iddiası ile dava konusu ek tahakkuk ve ceza kararının alındığı, davacı şirket ve şirket yetkilisi tarafından yapılan transfer ödemelerinin; banka belgeleri haricinde şirket kesin mizanı ve beyanname ile eki belgelerin birlikte kıyaslanması ile tespit edilmediği, ek tahakkuk yapılmadan önce şirketin yasal defter ve belgeleri üzerinde yurtdışı transferlere isabet eden bedellerin verilen sipariş avanslarıyla ilgili olup olmadığı bu siparişlerin sonradan iptal edilip edilmediği tespit edilen para transferlerinin yükümlü tarafından iade alınıp alınmadığına yönelik olarak bir inceleme yapılmadığı, tespit edilen fazla para transferlerine ilişkin olarak eleştiriye konu sözleşmelerde yer alan ürünlerin haricinde başka bir cins ürün ithalatının söz konusu olup olmadığı hususunda bir araştırma yapılmadığı gibi, ithal edilen eşyanın gerçek satış bedeli konusunda bir farklılık bulunup bulunmadığına yönelik olarak da herhangi bir tespite yer verilmediği, öte yandan, bankalardan öğrenilen transfer miktarları ile davacı adına tescilli tüm gümrük giriş beyannameleri ve eki belgeler arasında şirketin ihracatçı firmayla yıllar itibarıyla süren genel mali ilişkisi de dikkate alınarak herhangi bir fark ortaya çıkıp çıkmadığına yönelik olarak kıyaslamada bulunulmaması, ithal edilen eşya bedelinin ve fon payına tabi olan, kabul kredili, vadeli akreditif veya mal mukabili ödeme şekillerinden birine göre ödendiği yolunda, idarece ileri sürülen bir iddia veya dosyaya sunulmuş herhangi bir belgenin bulunmaması ve fark olarak tespit edilen tutarın her bir ithalat beyannamesi bazında ayrı ayrı değerlendirilmeksizin orantısal olarak dağıtımının yapılması karşısında, eksik ve yetersiz inceleme sonucu hazırlandığı sonucuna varılan inceleme raporuna istinaden tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı beyannameler muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak alınan ek tahakkuk ve para cezası kararlarının gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihinden itibaren üç yıl içinde alınması ve yükümlüsüne tebliğ edilmesi gerekirken, zamanaşımı süresi dolduktan sonra 16/05/2022 tarihinde tebliğ edildikleri ve ihtilaf konusu olayda ceza davası açıldığına ilişkin bir bilginin de bulunmaması karşısında, anılan beyannameler bakımından zamanaşımına uğrayan ek tahakkuk ve ceza kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin bu kısmına yönelik istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle, anılan kısım dışında kalanlara ilişkin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Beyannameler muhteviyatı eşyalanın ithalat işlemlerinin davacının
beyanı doğrultusunda gerçekleştirildiği, sonradan yapılan kontrollerde davacının yurt dışı satıcıya
yapmış olduğu ödemelerin beyan edilenden fazla olduğunun tespit edilmesi üzerine dava konusu ek
tahakkuk ve ceza kararının alındığı, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulumadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/03/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz başvurusu, davaya konu beyannameler muhteviyatı eşyaya ilişkin noksan kıymet beyanında bulunulduğundan bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve fon payı üzerinden hesaplanan katma değer vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istemiyle yapılmıştır.
Ticaret Bakanlığı müfettişlerince düzenlenen | Rehberlik ve Teftiş Başkanlığından alman ... tarihli ve ... sayılı ... sayılı Cevaplı Raporda; davacının Çin'de yerleşik firmalara yapılan para transferleri ile gerçekleştirilen ithalat işlemleri göz önüne alındığında ithalat tutarlarının uyuşmadığı, ithalat tutarlarına kıyasla daha fazla para transferi yapıldığı tespit edilmiş olup, gönderilen fazla transferlerin hangi beyanname kapsamında yapıldığına ilişkin tespitin mümkün olmadığından, toplam fatura tutarına göre oranlandığında %29.2'ye tekabül eden 4.532.299,14-USD tutarındaki fazla transferin Ambarlı Gümrük Müdürlüğünden gerçekleştirilen ithalat işlemlerine orantısal olarak dağıtımının yapılarak dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın ve anılan raporun incelenmesinden, davacının fiilen ithal edeceği miktardan çok daha fazla ödemeler yaptığı ve dolayısıyla ithalat beyannamesindeki kıymeti düşük gösterdiği ve ithalat vergilerini eksik ödediği, ispat yükü kendisine ait olan davacı şirketin bu hususta üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediği sabit bulunduğu halde kanıtlama külfetinin tersine döndürülerek davalı idarenin ayrıca somut tespitinin aranması yersiz bulunduğundan, temyize konu kararın 17 beyannameye isabet eden istinaf isteminin reddine dair hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.