T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/146
Karar No : 2025/4385
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ve davanın reddine ilişkin hüküm fıkralarının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: ... Petrol ve Petrol Ürünleri Madencilik Pazarlama Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait 2011, 2013, 2015, 2018, 2019, 2020 ve 2023 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin kurumlar, katma değer, özel tüketim ve damga vergileri, vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları, gecikme faizleri ve zamları ile yargı harçlarının şirketten tahsil olanağının kalmadığından bahisle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesi uyarınca davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ile ... sayılı ödeme emirlerinin tamamı ile 5 sayılı ödeme emrinin 1,3 ilâ 8. satırlarında yer alan borçlara ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının asıl amme borçlusu ... Petrol ve Petrol Ürünleri Madencilik Pazarlama Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 31/05/2010 ilâ 03/09/2012 tarihleri arasında %10; 04/09/2012 ilâ 14/12/2016 tarihleri arasında %44; 22/05/2017 tarihinden itibaren ise %99 hisse oranına sahip ortağı olduğu, şirket adına tanzim edilen ödeme emirlerinin elektronik ortamda şirkete tebliğ edildiği ancak ödeme yapılmaması ve mal varlığı araştırmasında da borca yetecek mal varlığının bulunmadığının anlaşılması üzerine kamu alacaklarının tahsili amacıyla şirket borçlarının %99'undan sorumlu olacak şekilde davacı adına davaya konu ödeme emirlerinin düzenlendiği, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin elektronik ortamda şirkete tebliğ edildiği, zaman aşımının söz konusu olmadığı, davacının uyuşmazlık konusu dönemlerde %99 hisse oranıyla şirketin ortağı olduğu anlaşıldığından, şirketten tahsil edilemeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla hisse oranı dikkate alınarak şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen uyuşmazlık konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 1, 2 ilâ 6, 27, 28, 32, 48, 52, 53, 57 ilâ 76; ... sayılı ödeme emrinin 1, 3 ilâ 7 satırları ile ... sayılı ödeme emrinde yer alan amme alacaklarında hukuka aykırılık bulunmadığı; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağının hüküm altına alındığı, amme alacaklarının doğduğu dönemlerde davacının şirketin %10 veya %44 oranında ortağı olmasına rağmen ortak sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde şirketin borç tutarının %99'undan sorumlu tutulduğu görüldüğünden, anılan Kanun'un 35. maddesi hükmüne riayet edilmeden düzenlenen ... sayılı ödeme emrinin kalan kısımları ile ... sayılı ödeme emrinin 8. satırında yer alan amme alacaklarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ... sayılı ödeme emrinin 1, 2 ilâ 6, 27, 28, 32, 48, 52, 53, 57 ilâ 76; 5 sayılı ödeme emrinin 1, 3 ilâ 7 satırlarına isabet eden kısımları ile ... sayılı ödeme emrinin tamamı yönünden davanın reddine, ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin kalan kısımlarının ise iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine dosyanın incelenmesinden, davacı vekili tarafından, 05/06/2024 tarihli dilekçe ile yapılan istinaf başvurusunda gerekli harç ve posta masrafının ödenmemesi üzerine ilk derece mahkemesinin 06/06/2024 tarihli Başkanlık yazısı ile söz konusu eksikliklerin 7 gün içerisinde tamamlanması gerektiği, aksi halde istinaf isteminden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun davacı vekiline bildirildiği, bu yazının 5 günlük sürenin sonunda 12/06/2024 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, ancak verilen süre içerisinde harç ve posta masrafının yatırılmadığı görüldüğünden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 6. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından istinaf isteminde bulunulmamış sayılmasına; vergi mahkemesi kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusuna gelince; ... sayılı ödeme emrinin 1, 2 ilâ 6, 27, 28, 32, 48, 52, 53, 57 ilâ 76. satırları dışında kalan amme alacakları ile ... sayılı ödeme emrinin 8. kaleminde yer alan amme alacaklarının doğduğu dönemlerde davacının %10 ile %44 hisseli ortak olduğu ve bu oranda sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmış olup, anılan ödeme emirleri içeriği bahse konu amme alacaklarının davacının %10 ile %44'lük hissesine tekabül eden kısımlarında hukuka aykırılık; bu oranları aşan kısımlarında ise hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle mahkeme kararının, ... sayılı ödeme emrinin 1,2 ilâ 6, 27, 28, 32, 48, 52, 53, 57 ilâ 76. satırları dışında kalan kamu alacakları ve ... sayılı ödeme emrinin 8. satırında yer alan kamu alacağının davacının 31/05/2010 ilâ 03/09/2012 tarihleri arasında %10, 04/09/2012 ilâ 14/12/2016 tarihleri arasında %44'lük hissesine tekabül eden kısımlarının iptali yolundaki hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra, bu kısım yönünden davanın reddine; hisse oranlarını aşan kısmının iptali yolundaki hüküm fıkrasına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kamu alacağının asıl borçlu şirket adına usulüne uygun olarak kesinleştirilmediği, temyize konu kararın aleyhe olan kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı; davalı idarece, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idarece savunma verilmemiş; davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden, davacının ortağı olduğu ... Petrol ve Petrol Ürünleri Madencilik Pazarlama Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil imkanı kalmayan ve kesinleşmiş amme alacağından dolayı ancak hissesi oranında sorumlu tutulabileceği; oysa, dava konusu ödeme emirlerinin amme alacağının tamamının tahsili amacıyla düzenlendiği anlaşılmış olup; bu husus dikkate alınmak suretiyle iptal edilmesi gereken ödeme emirlerinin istemin özeti bölümünde yazılı gerekçeyle kısmen iptal eden, kısmen de davayı reddeden Daire kararının; iptale ilişkin hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamakla birlikte, reddi yolundaki hüküm fıkrasında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Daire kararının iptale dair hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin reddi; redde ilişkin hüküm fıkrasının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... Petrol ve Petrol Ürünleri Madencilik Pazarlama Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait 2011, 2013, 2015, 2018, 2019, 2020 ve 2023 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin kurumlar, katma değer, özel tüketim ve damga vergileri, vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları, gecikme faizleri ve zamları ile yargı harçlarının şirketten tahsil olanağının kalmadığından bahisle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesi uyarınca davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ile ... sayılı ödeme emirlerinin tamamı ile 5 sayılı ödeme emrinin 1,3 ilâ 8. sıralarında yer alan borçlara ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 5766 sayılı Kanun'la değişik 35. maddesinin 1. fıkrasında, limited şirket ortaklarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacağı; 2. fıkrasında, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden 1. fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı; 3. fıkrasında ise, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden 1. fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu ... sayılı ödeme emrinin 1, 2 ilâ 6, 27, 28, 32, 48, 52, 53, 57 ilâ 76. satırları; ... sayılı ödeme emrinin 1, 3 ilâ 7 satırları ile ... sayılı ödeme emrinin tamamı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik olarak davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, harç ve posta masrafının 7 gün içerisinde tamamlanması aksi halde istinaf isteminden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun davacı vekiline bildirilmesine karşın, verilen süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle davacı tarafından istinaf isteminde bulunulmamış sayılmasına hükmedilmiş, vergi dava dairesi kararının bahse konu kısmı temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Bu suretle, vergi dava dairesince, dava konusu ... sayılı ödeme emrinin 1, 2 ilâ 6, 27, 28, 32, 48, 52, 53, 57 ilâ 76. satırları dışında kalan kamu alacakları ile ... sayılı ödeme emrinin 8. satırında yer alan kamu alacağı hakkında verilen karara yönelik taraflarca yapılan temyiz istemlerine ilişkin olarak yapılan incelemede;
Dosyanın incelenmesinden, davacı, ortağı olduğu ... Petrol ve Petrol Ürünleri Madencilik Pazarlama Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil imkanı kalmayan ve kesinleşmiş amme alacağından dolayı ancak hissesi oranında sorumlu tutulabilecek iken, dava konusu 4 ve 5 sayılı ödeme emirlerinin yukarıda anılan kısımlarında, asıl borçlu şirkete ait amme alacağının tamamının tahsili amacıyla düzenlenmesi nedeniyle hukuka uyarlık bulunmamış olup, bu hususun dikkate alınması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, istemin özeti bölümünde yazılı gerekçeyle verilen vergi mahkemesine kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesinde sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik; aynı nedenle davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddedilmesinde ise hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüyle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
2. Kararın, iptale ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idarenin TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine,18/12/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan kararın, iptal ve redde ilişkin hüküm fıkraları aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar sözü geçen hüküm fıkralarının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi ile kararın temyize konu hüküm fıkralarının onanması gerektiği oyu ile, karara katılmıyoruz.