T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/1767
Karar No : 2025/3957
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ... Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ..., ... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya kıymetinin, ithalat kayıt belgesinde öngörülen birim kıymete yükseltilmesi suretiyle ihtirazi kayıtla beyanı üzerine tahakkuk ettirilen ek mali yükümlülük, gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın reddine dair işlemlerin iptali ve fazladan ödenen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ithalat kayıt belgesindeki kıymete isabet eden gümrük ve katma değer vergilerine ilişkin kısım yönünden; uyuşmazlığın 4458 sayılı Kanun'un 242. maddesi kapsamında ihtirazi kayıt konularak itiraz prosedürünün işletilmesi suretiyle ödenen vergilerin iadesine ilişkin olduğu, İthalatta Gözetim ve Korunma Uygulanmasına İlişkin Tebliğde belirtilen kıymet, eşyanın 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığından, bu kıymetin, ithalata konu edilen eşyaya ait gümrük vergilerinin hesaplanmasında esas alınamayacağı, bu nedenle, gözetim kıymetinden kaynaklanan fark vergilerde hukuki isabet bulunmadığı; fazla ödenen tutarın, tahsil tarihinden 10/04/2023 tarihine kadar 6183 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tecil faiziyle, bu tarihten sonra ise hesaplanacak kanuni faiziyle birlikte iadesine; yurt dışı gider olarak beyan edilen tutarın "komisyon ve tellaliye vs. giderlere" isabet eden kısım yönünden, 4458 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 4. fıkrasında, ithalatçının temsilcisine kıymeti belirlenecek eşyanın satın alınmasında yurt dışında verdiği temsil hizmeti karşılığında ödenen ücretin satın alma komisyonu niteliğinde olduğunun belirtildiği, eşyanın fiilen ödenen veya ödenecek fiyatına dahil edilmemiş ancak alıcı tarafından üstlenilmek şartıyla "satın alma komisyonları dışındaki komisyon ve tellaliye gideri"nin ödenmiş veya ödenecek fiyata dahil edilmesi suretiyle eşyanın gümrük kıymetinin tespit edileceği, Mahkemelerince verilen ara kararı ile davacıdan beyan ettiği komisyon ve tellaliye ücretinin niteliğini ortaya koyacak aracılık sözleşmesi, sipariş emirleri, teleks, yazışmalar ve diğer tevsik edici bilgi ve belgelerin ibraz edilmesinin istenildiği, davacı tarafından dava konusu beyanname örneği ile ithalat giriş belgesi dışında herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmediği, beyan edilen komisyon ve tellaliye ücretinin gümrük kıymetine dahil edilmemesi gerektiğini gösteren bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmamış olması karşısında işlemin anılan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; yurt dışı gider olarak beyan edilen tutarın "demuraj giderlerine" isabet eden kısım yönünden, ithale konu eşyanın Türkiye'deki giriş limanına kadar yapılan navlun giderinin, gümrük vergisine esas alınacak kıymete ilave edilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu, deniz taşımacılığında yükleme ve boşaltma işlemlerinin belirlenen süreler içerisinde tamamlanmaması halinde, navlun sözleşmesi uyarınca geminin fazladan beklediği süreye ''sürastarya'', bu fazla sürelerde ödenecek ücrete ise ''demuraj'' denildiği, diğer bir ifadeyle, demuraj ücretinin sözleşmeyle belirlenen ve geminin fazladan beklediği süre için ödenen bir ücret olduğu, dolayısıyla, navlun sözleşmesi uyarınca geminin fazladan beklediği süre için ödenecek ücret olan demurajın navlunun bir unsuru olduğu, nakliye giderleri içerisinde yer aldığı sonucuna varılan demuraj giderlerinin gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılmış olması halinde gümrük kıymetine dahil edilmesi gerektiği, demuraj gideri beyannamelerin tescil tarihinden önce yapılmış olduğundan gümrük kıymetine dahil edilmesi gerektiğinden hukuka uygun olduğu; ek mali yükümlülük yönünden ise, Kanun'la Cumhurbaşkanına yetki verilebileceğini düzenleyen Anayasa'nın 167. maddesine istinaden çıkarılan 2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile Cumhurbaşkanına açıkça yetki verildiği, bu yetki kapsamında ek mali yükümlülük uygulamasının getirildiği ve ton başına maktu olarak belirlendiği anlaşıldığından, yurt dışı gidere isabet eden ve fazladan ödenen ek mali yükümlülüğün mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen de reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkeme kararının yurt dışı gider olarak beyan edilen tutarın "komisyon ve tellaliye ile demuraj giderlerine" isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrası yönünden; ... tarih ve ... sayılı beyanname kapsamında, eşyanın faturasında yazılı 24.420 ABD Doları bedel ile birlikte ihracatçı birliklerince belirlenen kayıt belgesindeki birim kıymete ulaşmak amacıyla, komisyon ve tellaliye adı altında 26.990 ABD Doları, demuraj giderleri adı altında 26.990 ABD Doları ve kayıt belgesi farkı adı altında 72.250 ABD Doları olmak üzere; ... tarih ve ... sayılı beyanname kapsamında ise, eşyanın faturasında yazılı 22.220 ABD Doları bedel ile birlikte ihracatçı birliklerince belirlenen kayıt belgesindeki birim kıymete ulaşmak amacıyla, komisyon ve tellaliye adı altında 28.090 ABD Doları, demuraj giderleri adı altında 28.090 ABD Doları ve kayıt belgesi farkı adı altında 71.350 ABD Doları olmak üzere yurt dışı gider olarak fiktif ek kıymet beyanında bulunulduğu, Mahkemesince, söz konusu giderlerin, mahiyetleri itibarıyla, gerçek bir gidere dayalı olduğunun kabulü suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasının yerinde olmadığı, bu durumda, eşyanın gümrük kıymetinin satış bedeli yöntemine göre belirlenen fiyat olduğu, satış bedeli yöntemine göre gümrük kıymetinin tespit edilemediği durumda sırasıyla diğer yöntemlere göre gümrük kıymetinin belirleneceği, davalı idarece, beyanname eki faturadaki kıymetin gerçeği yansıtmadığı konusunda herhangi bir tespit yapılmadığı, davacının fatura tutarını aşacak biçimde, ihracatçı birliklerince belirlenen kayıt belgesindeki birim kıymete ulaşmak amacıyla arttırdığı sonuç ve kanaatine varılan komisyon ve tellaliye ile demuraj giderleri yönünden de hukuka uyarlık bulunmadığı, davacı istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle anılan kısım yönünden Mahkeme kararının kaldırılmasından sonra işlemin iptaline ödenen verginin kanuni faiziyle birlikte iadesine; diğer yönlerden ise istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, iadesi gereken miktarın ne kadar olduğunun yazılmamasının kararın infazında sorunlara yol açacağı, ek mali yükümlülüğün ise yasal dayanağının bulunmadığı, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; davalı idarece, referans birim kıymete ulaşmak amacıyla tek bir kalem olarak yurt dışı gider farkı beyan edilebilecekken komisyon ve tellaliye, demuraj eklentileri yapılarak üç kalem olarak ayrılmasının kıymet araştırması başlatılmasını engelleyici nitelikte olduğu, ihtirazi kayıt dilekçelerinde komisyon ve tellaliye, demuraj giderlerine atıfta bulunulmadığı, Mahkemesince verilen ara kararı uyarınca davacı tarafından bilgi ve belgenin ibraz edilmediği, ispatlanamayan iddia üzerine davacı lehine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı, demuraj giderinin beyannamenin tescil tarihinden önce yapılması nedeniyle kıymete dahil edilmesi gerektiği, fiktif değerin kabulünün mümkün olmadığı, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Tarafların temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu kararın ithalat kayıt belgesindeki kıymete isabet eden verginin faizine ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan Daire kararının, ithalat kayıt belgesindeki kıymete isabet eden verginin faizine ilişkin istinaf başvurusunun reddine dair kısım dışındaki diğer hüküm fıkraları aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, taraflarca temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.
Kararın, ithalat kayıt belgesindeki kıymete isabet eden verginin faizine ilişkin istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemlerine gelince;
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesinin 1. fıkrasının, beyannamelerin tescil tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde, gümrük vergileri ile bunların ödenmelerine bağlı olarak tahsil edilmiş gecikme faizinin veya gecikme zammının geri verilmesinde, geri vermeye konu fazla tahsilatın yükümlüden kaynaklanması durumunda geri verme başvurusunun yapıldığı tarihten, diğer durumlarda ise tahsilat tarihinden geri verme kararının tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için geri verilecek tutar üzerinden, aynı dönemde kanuni faiz oranında hesaplanacak faizin ödeneceği hükmü yer almaktadır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı belirtilmiştir.
Bu durumda, davaya konu beyannamelerin tescil tarihinde yürürlükte bulunan hüküm uyarınca fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak kanuni faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi gerekirken, anılan tutarın 10/04/2023 tarihine kadar tecil faiziyle bu tarihten sonra ise, yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi hukuka uygun düşmemekle birlikte, bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, kararın ithalat kayıt belgesindeki kıymete isabet eden verginin faizine ilişkin istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasının düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararındaki ithalat kayıt belgesinde yer alan kıymete isabet eden verginin faizine ilişkin istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasındaki "tahsil tarihinden itibaren 7451 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 10/04/2023 tarihine kadar işletilecek tecil faiziyle, bu tarihten itibaren de kanuni faiz ile birlikte" hüküm fıkrasının çıkartılarak yerine "tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak kanuni faiziyle birlikte" ibaresinin eklenmesi suretiyle temyize konu kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. 1.283,10 TL maktu karar harcından, peşin yatırılan ...TL harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/11/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 74. maddesinde; Türkiye Gümrük Bölgesine gelen eşyanın serbest dolaşıma girişinin; ticaret politikası önlemlerinin uygulanması, eşyanın ithali için öngörülen diğer işlemlerin tamamlanması ve kanunen ödenmesi gereken vergilerin tahsili ile mümkün olduğu kurala bağlanmıştır.
Gümrük Yönetmeliğinin 3/n maddesinde, gözetim uygulaması ticaret politikası önlemleri arasında sayılmış, 18/07/2021 tarihli ve 7333 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle anılan Kanun'un 211. maddesinde yapılan değişiklikle, gözetim uygulaması kapsamında gümrük kıymetinin yükümlülerin kendi beyanları ile artırılmasından söz edilerek bu nitelikte eşya "ticaret politikası önlemi"ne tabi eşya olarak nitelendirilmiş, bu yasal düzenlemeler karşısında gözetim uygulamasının ticaret politikası önlemi olduğu konusunda herhangi bir kuşku bulunmamaktadır. Anılan 74. maddede yer aldığı üzere, ticaret politikası önlemleri serbest dolaşıma giriş rejiminde uygulanması gereken ve uygulanmadığı takdirde de bir malın ithalatının gerçekleşmesinin mümkün olmadığı tedbirlerdir.
Dava konusu olayda, davacı tarafından İhracatçı Birliklerinden temin edilen gözetim uygulamasına ilişkin kayıt belgesi ile ithalatın gerçekleştirildiği, yasada açıkça dış ticaret önlemi olarak nitelendirilen söz konusu gözetim/kayıt işlemi ve takip eden fatura değerine göre yüksek gümrük beyanıyla, eşyaya gözetim uygulaması suretiyle ülke ekonomisi ve yerli üreticiler üzerindeki etkisini izleme konusundaki yasal tedbirlerden bağışık bir statü kazanıldıktan sonra, bu defa beyanda ve kayıt belgesinde yer alan kıymete itiraz edilerek daha düşük tutarlar üzerinden ithalatın gerçekleştirilmek istenildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu ithalatın gözetim/kayıt belgesi olmadan gerçekleştirilmesi dış ticaret mevzuatı ve Gümrük Kanunu uyarınca mümkün olmadığına ve davacı tarafından da temin edilen ve gümrük idaresine sunulan belgelerle ithalata konu eşyaya ilişkin kıymet dahil bir kısım bilgilerin ithalat şartlarıyla ilgili yasal yükümlülükler kapsamında kayıt altına alınmış olduğuna göre, söz konusu belgelerde yer alan kesinleşmiş ve ithalatın gerçekleşmesine imkan vermiş hususlar yadsınarak ihtilafın çözümlenmesi maddi ve hukuki gerçekliğin bütünlük ve ayrılmazlığı karşısında isabetli sonuçlar vermeyecektir. Beyan edilen kıymete göre daha düşük bir tutar üzerinden ithalat gerçekleştirilmek isteniyorsa öncelikle bununla ilgili olarak gözetim/kayıt belgesindeki bilgilerin tadil edilmesi yukarıda açıklandığı üzere ithalatta ticaret politikası önlemleri çerçevesinde yasal bir zorunluluktur. Vergi yargısı aracılığıyla kıymetin tadil edilerek düşürülmesi ithalat koşulu olan bir belgenin işlevsiz bırakılması, gözetim uygulamaları ile korunmak istenilen gümrük düzeninin ihlal edilmesi ve daha önceki süreçte dış ticaret mevzuatı uyarınca kesinleşmiş hususların kıymetle ilgili düzenlemeler kapsamında geçersiz kılınması sonucunu doğuracaktır. Daha düşük kıymet beyanıyla gözetim/kayıt belgesi temin edilmedikçe ülkeye getirilemeyecek eşyanın salt kıymetle ilgili olarak çıkartılan bir uyuşmazlık neticesinde, gözetim uygulamalarını bertaraf edecek şekilde ithaline izin verilmesi neticesine yol açılacaktır.
Bu itibarla, mükelleflerin temin ettikleri kayıt belgesindeki gümrük kıymeti dahil bilgilerde bir aykırılık bulunduğu iddiasını taşıdıkları ahvalde buna ilişkin ihtilafın ilgili idare tarafından çözümlenmesi, çözümlenememesi halinde de idari işlemlerin denetlenmesiyle görevli idare mahkemelerinde görülmesi gerektiği, yoksa vergi yargısının ithalatın düzenlenmesi hakkındaki yasal mevzuat çerçevesinde sağlanan, ithalata izin ve imkan veren belgeyi geçersiz kılacak ve bu belgenin içerdiği bilgileri gerçeğe aykırı hale getirecek şekilde bir karar vermeye sevkedilmelerine hukuk düzeninin izin vermesinin düşünülemeyeceği açıktır.
Yukarıda açıklanan gerekçeyle Daire kararının ek mali yükümlülük yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasının onanması dışında kalan kısmının bozulması görüşüyle, belirtilen kısım yönünden Daire kararına katılmıyorum.