T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/1853
Karar No : 2025/4291
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnşaat Turizm Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Motorlu araç alım-satımı işi ile uğraşan davacı şirket adına, hakkında düzenlenen vergi tekniği ve inceme raporlarına istinaden, lüks araçların paravan firmalar üzerinden satışının yapılarak ilk iktisabı sonrası çok kısa bir süre sonra nihai müşterilere satıldığı ve matrah aşındırılarak özel tüketim vergisinin noksan ödendiğinden bahisle 2020 yılının Kasım ve Aralık dönemleri ile 2021 yılının Ocak, Şubat ve Haziran dönemleri için re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile üç kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacı şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporu ile davacı şirketin satın aldığı araçların ithalatçısı konumundaki ... hakkında düzenlenen 5 sayılı vergi tekniği raporunda ve ... tarih ve ...sayılı Cevaplı Raporda yer alan tespitlerden, davacının da aralarında bulunduğu ve haklarında paravan olduğuna dair vergi tekniği raporu ya da olumsuz tespitler bulunan firmalar arasında lüks araç alış ve satışı faaliyetinin olduğu, bu mükelleflerin araç alış ve satışlarının hemen hemen hepsinin birbirleri arasında gerçekleştirilği, söz konusu satış işlemlerinin genel olarak aynı gün veya birkaç gün içerisinde yapıldığı, araçların devir silsilelerine bakıldığında söz konusu araçların birçok kez el değiştirdikten ve özel tüketim vergisi mükellefiyeti doğduktan sonra gerçek kullanıcılara satışının sağlandığı, bir kaç satıştan sonra nihai tüketicilere satılan araçlarla ilgili diğer şirketlerin kendi aralarında düzenlediği faturaların ithalat bedelinden düşük olduğu hususları dikkate alındığında, davacı şirketin özel tüketim vergisi matrahını aşındırmak amacıyla bir organizasyon dahilinde kurulan paravan bir firma olduğu, söz konusu mükellefler ile yapmış olduğu araç alış satışlarının özel tüketim ve katma değer vergisi matrahlarını aşındırma amacıyla yapıldığı ve özel tüketim vergisi mükellefi olduğu sonucuna varıldığından, eksik beyan edilen özel tüketim vergileri ile ilgili davacının müteselsil sorumluluk kapsamında sorumluluğuna gidilmesinde hukuki isabetsizlik görülmediği, davacı şirketin satışını yaptığı araçlar hakkında gerçek alıcı öncesinde gerçekleştirdiği muvazaalı alış/satışlar nedeniyle söz konusu araçların nihai tüketicilere gerçekleştirilen gerçek satış bedelleri tespit edilemediğinden, gerçek satış bedellerinin belirlenmesi aşamasında Türkiye'deki yasal distribütörlerinden elde edilen veriler ve ... Otomotiv İnşaat ve Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporun IV-C bölümünde tespit edilen bedeller karşılaştırılarak yüksek olan bedeller baz alınarak fark matrahın belirlenmesinin hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İthalatçı firma hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerle davacı şirketin herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, satış işlemlerinde düzenlenen bir sonraki faturanın, bir önceki faturadan daha yüksek tutarlı olduğu, beyan edilen matrahın, ithalattaki katma değer vergisi matrahından yüksek olduğu, dolayısıyla matrahın aşındırılmasının söz konusu olmadığı, araç aldıkları firmalarla aralarında sermaye, yönetim, ekonomik yönden bağlılık gibi herhangi bir ilişkilerinin olmadığı, tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Olayda, davacının, paravan olarak faaliyet gösterdiklerine yönelik tespitler bulunan firmaları organize etmek suretiyle bu firmalar üzerinden satış gerçekleştirdiğine yönelik herhangi bir tespitte bulunulmadığı, dolayısıyla matrah aşındırılmasının davacı nezdinde gerçekleştirildiğinin somut olarak ortaya konulamadığı, eksik ve yetersiz inceleme neticesi tesis edildiği sonucuna varılan dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Motorlu araç alım-satımı işi ile uğraşan davacı şirket adına, hakkında düzenlenen vergi tekniği ve inceme raporlarına istinaden, lüks araçların paravan firmalar üzerinden satışının yapılarak ilk iktisabı sonrası çok kısa bir süre sonra nihai müşterilere satıldığı ve matrah aşındırılarak özel tüketim vergisinin noksan ödendiğinden bahisle, 2020 yılının Kasım ve Aralık dönemleri ile 2021 yılının Ocak, Şubat ve Haziran dönemleri için re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile üç kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Vergi kanunlarının uygulanması ve ispat" başlıklı 3. maddesinin (B) bendinde; vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia edilmesi halinde, ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu hüküm altına alınmış; 30. maddesinde; re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış; 4. bendinde; defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tesbitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısiyle ihticaca salih bulunmamasının, 6. bendinde; tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunmasının re'sen takdir sebebi sayılacağı kurala bağlanmış; Kanun'un 134. maddesinde; vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde; Kanun'a ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olanların, ilk iktisabında bir defaya mahsus olmak üzere özel tüketim vergisine tabi tutulacağı; 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; "ilk iktisap" deyiminin, (II) sayılı listedeki mallardan Türkiye'de kayıt ve tescil edilmemiş olanların kullanılmak üzere ithali veya motorlu araç ticareti yapanlardan ya da müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenlerden iktisabını ifade ettiği; 3. maddesinin (a) bendinde; malın teslimi ya da ilk iktisabı hallerinde vergiyi doğuran olayın gerçekleşeceğinin belirtildiği; 4. maddesinin 1 fıkrasının (b) bendinde; (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tâbi olanlar için, motorlu araç ticareti yapanlar, kullanmak üzere ithal edenler veya müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenlerin özel tüketim vergisinin mükellefi olacağı, 11. maddesinin 3. fıkrasında; (II), (III) [(B) cetvelindekiler hariç] ve (IV) sayılı listelerdeki mallar için verginin matrahının, bunların teslimi, ilk iktisabı ve ithalinde, hesaplanacak özel tüketim vergisi hariç, katma değer vergisi matrahını oluşturan unsurlardan teşekkül edeceği belirtilmiş; 12. maddesinin 2. fıkrasında; (II) sayılı listedeki mallardan alınacak verginin, mükellefin bu malı alış bedeli üzerinden, malın tabi olduğu orana göre hesaplanan vergi tutarından az olamayacağı, ithalatçıların alış bedeli olarak, ithalatta hesaplanan katma değer vergisi matrahının esas alınacağı, verginin alış bedeli üzerinden hesaplandığı durumlarda, mükellefin malı teslim tarihine kadar bu malı mükellefe teslim eden tarafından %10'a kadar yapılan indirimlerin alış bedelinden de indirileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda; davacı şirket tarafından 2020 ve 2021 yıllarında ticaretini yaptığı davaya konu 15 aracın alış satışını yaptığı firmalar hakkında sahte belge düzenlemek suretiyle paravan olarak faaliyet gösterdiklerine dair düzenlenmiş vergi tekniği raporu bulunan ya da buna dair olumsuz tespitler bulunan firmalar olduğu, bu firmalar aracı kılınarak araçların bir kısmının özel tüketim vergisi matrahının aşındırılması, bir kısmının ise ilk tescil aşamasında özel tüketim vergisi oranı farkı nedeniyle ortaya çıkan özel tüketim vergisinin noksan ödendiğinden bahisle dava konusu tarhiyatın önerildiği anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının, paravan olarak faaliyet gösterdiklerine yönelik tespitler bulunan firmaları organize etmek suretiyle bu firmalar üzerinden muvazaalı satış gerçekleştirdiğine yönelik herhangi bir somut tespitte bulunulmadığı, dolayısıyla matrah aşındırılmasının davacı nezdinde gerçekleştirildiğinin somut olarak ortaya konulamadığı, öte yandan davaya konu dört araç bakımından da özel tüketim vergisi oran farkının nedenine yer verilmediği anlaşıldığından, eksik ve yetersiz inceleme neticesi tesis edildiği sonucuna varılan dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiş olup, davanın reddi yolundaki vergi mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden vergi dava dairesi kararının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 11/12/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, Daire kararına katılmıyorum.