T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/4599
Karar No : 2025/341
DAVACI: ...
DAVALI : İçişleri Bakanlığı
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ...
DAVALI YANINDA (MÜDAHİL): ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ..
DAVANIN KONUSU : 30/04/2017 günlü, 30053 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erzincan İli Merkez İlçesine bağlı Yaylabaşı Belde Belediyesi ile bazı belediye ve köylerin tüzel kişiliğinin kaldırılarak Erzincan Belediyesi sınırları içine katılmasının 5393 sayılı Belediye Kanununun 11. maddesi uyarınca uygun görülmesine ilişkin ... günlü, ... sayılı müşterek kararnamenin Yaylabaşı Belde Belediyesine ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
DAVACININ İDDİALARI :
1994’te kurulduğundan beri kendi hizmetlerini kendisinin gördüğü, hatta komşu köy ve beldelere de hizmet verdiği, Ülke turizminde önemli bir yer oluşturan yamaç paraşütünün gelişmesi ve festival haline dönüştürülmesinde valilik ve diğer ilgili kamu ve özel sektör temsilcileri ile büyük gayretler gösterdiği, TOKİ’nin beldede yaptığı 350 konuttan oluşan büyük projesinde önemli destekler sağladığı, Ergan Dağı kayak tesisleri projesine destek verdiği, Beldenin Erzincan Belediyesi’ne uzaklığı 5.000 metreden az değil, tam 12.000 metre olduğu, Erzincan Belediye Binası ile Yaylabaşı Belediye Binası arasındaki uzaklık 12 km olduğu, Erzincan Belediye Sınırı ile Yaylabaşı Belediye Sınırı ise 7.000 metre, yani 7 km olduğu, Dolayısıyla fiziki mesafe açısından kanunda öngörülen 5 km’den az değil, tam tersine çok fazla olduğu, Katılma kararında Yaylabaşı beldesi için kamu yararının bulunmadığı, konu ile ilgili Erzincan Su ve Kanalizasyon İdaresinin Teknik Raporunun çok önemli olmasına rağmen dikkate alınmadığı belirtilerek dava konusu sınır tespit kararının iptali istenmiştir.
DAVALININ SAVUNMASI :
5393 sayılı Belediye Kanunun 11 inci maddesi uyarınca genel imar düzeni ve temel altyapı hizmetlerinin gerekli kılması gibi bir durumun söz konusu olduğu, tüzel kişiliği sona erdirilecek belediyenin görüşünün alınması gibi zorunluluğun bulunmadığı, temel altyapı hizmetlerinden yararlanma ve imar bütünlüğünün sağlanması açısından bu belediyeleri ve Köylerin Erzincan Belediye sınırları içine katılmasının gerekli olduğu, Erzincan Belediyesi ile Yaylabaşı Beldesi arasında 4.83 km mesafe bulunduğu, belediyelerin ve köylerin genel imar düzeni ve temel altyapı hizmetleri bakımından, Erzincan Belediyesi sınırları içine alınmasının gerekli olduğunu gösteren teknik raporda, bu belediyelerin ve köylerin, Erzincan Belediyesinin devamı gibi ve iç içe oldukları, bu nedenle şehrin sağlıksız ve kontrolsüz şekilde büyümesi sorunuyla karşılaşıldığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ: Dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; 30/04/2017 günlü, 30053 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erzincan İli Merkez İlçesine bağlı Yaylabaşı Belde Belediyesi ile bazı belediye ve köylerin tüzel kişiliğinin kaldırılarak Erzincan Belediyesi sınırları içine katılmasının 5393 sayılı Belediye Kanununun 11. maddesi uyarınca uygun görülmesine ilişkin ... günlü, ... sayılı müşterek kararnamenin Yaylabaşı Belde Belediyesine ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Tüzel kişiliğin sona erdirilmesi" başlıklı 11. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, "Meskun sahası, bağlı olduğu il veya ilçe belediyesi ile nüfusu 50.000 ve üzerinde olan bir belediyenin sınırına, 5.000 metreden daha yakın duruma gelen belediye ve köylerin tüzel kişiliği; genel imar düzeni veya temel alt yapı hizmetlerinin gerekli kılması durumunda, Danıştay'ın görüşü alınarak, İçişleri Bakanlığı'nın teklifi üzerine müşterek kararname ile kaldırılarak bu belediyeye katılır. Tüzel kişiliği kaldırılan belediyenin mahalleleri, katıldıkları belediyenin mahalleleri haline gelir. Tüzel kişiliği kaldırılan belediye ile köylerin taşınır ve taşınmaz mal, hak, alacak ve borçları katıldıkları belediyeye intikal eder." düzenlemesine yer verilmiştir
Dosyanın incelenmesinden; yukarıda anılan mevzuat hükmü uyarınca Yaylabaşı Belediyesinin meskun sahasının, Erzincan Belediyesinin sınırına 5.000 metreden daha yakın duruma gelmiş olması, genel imar düzeni veya teknik altyapı hizmetlerinin anılan belediyenin tüzel kişiliğinin kaldırılmasını gerekli kılması ve Danıştay'ın görüşünün alınması gerektiğinden, Yaylabaşı Belediyesinin tüzel kişiliği sona erdirilerek Erzincan Belediyesine katılmasının uygun olup olmadığı hususunda Danıştay Birinci Dairesinin 02/11/2016 tarih ve E:2016/1730, K:2016/1488 sayılı kararıyla olumlu görüşünün alındığı görülmüş olup; hem mesafe hem de genel imar düzeni veya temel alt yapı hizmetlerinin birleşmeyi gerekli kılması koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun tespiti amacıyla Danıştay Sekizinci Dairesi tarafından istinabe yoluyla mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi raporunda yer alan tespitler ile dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, raporun hükme esas alınabilir nitelikte olduğu sonucuna varılmış olup, raporda; Erzincan belediyesinin idari sınırı ile Yaylabaşı Belediyenin meskun alan sınırı arasındaki kuş uçuşu mesafenin 4.750 metre olduğu, dolayısıyla 5393 sayılı Kanun'un 11. maddesinde aranan mesafe koşulunun sağlandığı anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, Çevre Düzeni Planında, Erzincan merkez için toplam 9 yerleşimden oluşan bir bütünleşik merkez tanımlandığı, Yaylabaşı Belediyesinin bütünleşik merkeze dahil edilmediği, Erzincan kenti ve Yaylabaşı yerleşmesinin imar planlarının incelenmesi sonucunda, iki yerleşmenin fiziksel olarak bütünlük göstermediği, her iki kentin gelişme modeli ve aralarındaki doğal ve yapay eşikler bir arada ele alındığında, Yaylabaşı yerleşmesinin gelişmesi ve çevre ile bütünleşmesi yönlerinden belde tüzel kişiliğinin korunmasında hem üst kademe 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı hem de imar planı bağlamında kamu yararının bulunduğu, Yaylabaşı kentinin bir merkez belediyeye bağlanmasını gerektirecek altyapı sorunlarının olmadığı hususları dikkate alındığında, Kanun'da aranan genel imar düzeni veya temel altyapı hizmetlerinin birleşmeyi gerekli kılması koşulunun sağlanmadığı görülmektedir.
Bu durumda, Yaylabaşı Belediyesinin tüzel kişiliğinin kaldırılarak Erzincan Belediyesi sınırları içine katılması için 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 11. maddesinde öngörülen Danıştay'ın görüşünün alınması ve mesafe koşulunun sağlandığı görülmekle birlikte, anılan maddede öngörülen genel imar düzeni veya temel alt yapı hizmetlerinin gerekli kılması koşulunun sağlanmadığı anlaşıldığından, Yaylabaşı Belediyesinin tüzel kişiliğinin kaldırılarak Erzincan Belediyesi sınırlarına katılmasına ilişkin müşterek kararnamenin Yaylabaşı Belediyesine ilişkin kısmında kamu yararı ve hizmet gereklerine uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 30/04/2017 günlü, 30053 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erzincan İli Merkez İlçesine bağlı Yaylabaşı Belde Belediyesi ile bazı belediye ve köylerin tüzel kişiliğinin kaldırılarak Erzincan Belediyesi sınırları içine katılmasının 5393 sayılı Belediye Kanununun 11. maddesi uyarınca uygun görülmesine ilişkin ... günlü, ... sayılı müşterek kararnamenin Yaylabaşı Belde Belediyesine ilişkin kısmının iptalinin gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
10/03/2016 tarihinde yapılan Erzincan Belediyesi İmar Komisyonu toplantısında, "İlimiz Şehir Merkezine 5.000 metre mesafede olan belde ve köylerin tüzel kişiliklerinin sona erdirilerek Belediyemize katılması durumu” konulu rapor değerIendirilerek uygun bulunmuş, sonrasında Erzincan ili Yaylabaşı Belde Belediyesi tüzel kişiliğinin sona erdirilerek Erzincan Belediyesi sınırları içine katılması için işlem başlatılmış, Danıştay Birinci Dairesinin olumlu görüşü de alınmak suretiyle 30/04/2017 tarih ve 30053 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan müşterek kararname ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 11. maddesi hükmünden hareketle davacı Yaylabaşı Belediyesinin fiziki olarak Erzincan Belediyesi ile birleştiği, merkez belediyesinin tüm imkanlarını kullandığı, hukuki yönden birleşmediği takdirde bir yük haline geleceği, söz konusu belde belediyesinin 5000 metre sınırının içinde bulunduğu, beldenin turizm açısından son derece önemli bir merkez haline geldiği, Erzincan Belediyesinin uygulama ve nazım imar planlarının etki alanı içerisinde kaldığı gerekçeleriyle anılan belde belediyesinin tüzel kişiliği sona erdirilerek Erzincan Belediyesi'ne katılmasına karar verilmiş, bunun üzerine incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Tüzel kişiliğin sona erdirilmesi" başlıklı 11. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, "Meskun sahası, bağlı olduğu il veya ilçe belediyesi ile nüfusu 50.000 ve üzerinde olan bir belediyenin sınırına, 5.000 metreden daha yakın duruma gelen belediye ve köylerin tüzel kişiliği; genel imar düzeni veya temel alt yapı hizmetlerinin gerekli kılması durumunda, Danıştay'ın görüşü alınarak, İçişleri Bakanlığı'nın teklifi üzerine müşterek kararname ile kaldırılarak bu belediyeye katılır. Tüzel kişiliği kaldırılan belediyenin mahalleleri, katıldıkları belediyenin mahalleleri haline gelir. Tüzel kişiliği kaldırılan belediye ile köylerin taşınır ve taşınmaz mal, hak, alacak ve borçları katıldıkları belediyeye intikal eder." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan ve yukarıda belirtilen mevzuat hükmüne göre, uyuşmazlığın çözümü için, Yaylabaşı Belediyesinin meskun sahasının, Erzincan Belediyesinin sınırına 5.000 metreden daha yakın duruma gelmiş olması, genel imar düzeni veya teknik altyapı hizmetlerinin anılan belediyenin tüzel kişiliğinin kaldırılmasını gerekli kılması ve Danıştay'ın görüşünün alınması gerekmektedir.
Bu minvalde, Yaylabaşı Belediyesinin tüzel kişiliği sona erdirilerek Erzincan Belediyesine katılmasının uygun olup olmadığı hususunda Danıştay Birinci Dairesinin 02/11/2016 tarih ve E:2016/1730, K:2016/1488 sayılı kararıyla olumlu görüşünün alındığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bunun dışında, hem mesafe hem de genel imar düzeni veya temel alt yapı hizmetlerinin birleşmeyi gerekli kılması koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun tespiti amacıyla istinabe yoluyla keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve Harita Mühendisi Prof. Dr. ..., Şehir Plancısı Doç. Dr. ... ve Şehir Plancısı Dr. Öğretim Üyesi ...'dan oluşan heyetçe 07/11/2023 günü yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda;
"- Kanun'daki esaslara göre yapılan ölçümde il belediyesinin idari sınırı ile kapanacak belediyenin meskun alan sınırı arasındaki kuş uçuşu mesafenin esas alındığı ve buna göre mesafenin 4.750 metre olduğu, dolayısıyla 5393 sayılı Kanun'un 11. maddesinde aranan mesafe koşulunun sağlandığı,
- Dava konusu alanı kapsayan üst ölçekli planın Erzurum-Erzincan-Bayburt Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı (ÇDP) olduğu, bahse konu Çevre Düzeni Planında dava konusu Yaylabaşı Belediyesinin, Erzincan kentinin mekânsal bütünlüğü içerisinde sayılmadığı,
- Çevre Düzeni Planında, Erzincan merkez için toplam 9 yerleşimden oluşan bir "Bütünleşik Merkez" tanımlandığı, Yaylabaşı Belediyesinin bütünleşik merkeze dahil edilmediği,
- Erzincan kenti ve Yaylabaşı yerleşmesinin nazım imar planlarının incelenmesi sonucunda, iki yerleşmenin fiziksel olarak bütünlük göstermediği ve böyle bir eğilim içinde bulunmadığı,
- Her iki kentin gelişme modeli ve aralarındaki doğal ve yapay eşikler bir arada ele alındığında; Yaylabaşı yerleşmesinin gelişmesi ve çevre ile bütünleşmesi yönlerinden belde tüzel kişiliğinin korunmasında hem üst kademe 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı hem de imar planı bağlamında kamu yararı bulunduğu ve kentsel planlamadan beklenen hizmet gereklerine uygun olacağı,
- Alandaki gözlemler, Çevre Düzeni Planındaki kararlar, dava dosyasındaki belgeler, kurumsal raporlar, Yaylabaşı kentinin fiziksel ve mekansal durumu irdelendiğinde, kendi içinde oldukça tutarlı ve düzenli bir kentleşme süreci yaşamakta olduğu,
- 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda belirtildiği üzere imar düzeni ve teknik altyapı hizmetleri bakımından Erzincan kent merkezine bağlanmasını gerekli kılan, yerel düzeyde kendi içerisinde çözümleyemeyeceği için merkezin koordinasyonunu veya yönlendirmesini gerekli kılan, somut, nesnel, teknik bir üst yapı veya altyapı sorunu tespit edilemediği, Beldenin kapatılarak mahalleye dönüştürülmesini öneren rapordaki açıklamaların teknik analize ve nesnel bilgiye dayanmadığı, fayda-maliyet analizlerinin yapılmadığı, bir yerleşmenin ve nüfusunun geleceğini etkileyen bu derece önemli kararlar için yeterli gerekçe üretilmediği" görüşlerine yer verildiği görülmüştür.
Bilirkişi raporunda yer alan tespitler ile dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, raporun hükme esas alınabilir nitelikte olduğu sonucuna varılmış olup, raporda; Erzincan belediyesinin idari sınırı ile Yaylabaşı Belediyenin meskun alan sınırı arasındaki kuş uçuşu mesafenin 4.750 metre olduğu, dolayısıyla 5393 sayılı Kanun'un 11. maddesinde aranan mesafe koşulunun sağlandığı anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, Çevre Düzeni Planında, Erzincan merkez için toplam 9 yerleşimden oluşan bir bütünleşik merkez tanımlandığı, Yaylabaşı Belediyesinin bütünleşik merkeze dahil edilmediği, Erzincan kenti ve Yaylabaşı yerleşmesinin imar planlarının incelenmesi sonucunda, iki yerleşmenin fiziksel olarak bütünlük göstermediği, her iki kentin gelişme modeli ve aralarındaki doğal ve yapay eşikler bir arada ele alındığında, Yaylabaşı yerleşmesinin gelişmesi ve çevre ile bütünleşmesi yönlerinden belde tüzel kişiliğinin korunmasında hem üst kademe 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı hem de imar planı bağlamında kamu yararının bulunduğu, Yaylabaşı kentinin bir merkez belediyeye bağlanmasını gerektirecek altyapı sorunlarının olmadığı hususları dikkate alındığında, Kanun'da aranan genel imar düzeni veya temel altyapı hizmetlerinin birleşmeyi gerekli kılması koşulunun sağlanmadığı görülmektedir.
Bu durumda, Yaylabaşı Belediyesinin tüzel kişiliğinin kaldırılarak Erzincan Belediyesi sınırları içine katılması için 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 11. maddesinde öngörülen Danıştay'ın görüşünün alınması ve mesafe koşulunun sağlandığı görülmekle birlikte, anılan maddede öngörülen genel imar düzeni veya temel alt yapı hizmetlerinin gerekli kılması koşulunun sağlanmadığı anlaşıldığından, Yaylabaşı Belediyesinin tüzel kişiliğinin kaldırılarak Erzincan Belediyesi sınırlarına katılmasına ilişkin müşterek kararnamenin Yaylabaşı Belediyesine ilişkin kısmında kamu yararı ve hizmet gereklerine uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu ... tarih ve ... sayılı Müşterek Kararnamenin Yaylabaşı Belediyesine ilişkin kısmının İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacı tarafından karşılanan ... TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Davalı yanında müdahil tarafından yapılan yargılama giderinin müdahil üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
04/02/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- 5393 sayılı Kanun'un ilgili 11. maddesinin metni ve mevzuat kısmında belirtilen gerekçesi de dikkate alındığında, Danıştay Birinci Dairesinin görüşü doğrultusunda, anılan madde de belirtilen şartların gerçekleşmesi üzerine daha düzenli kent yapısı oluşturulması ve kent genelinde yerel yönetimler arası yetki çatışmalarının önlenmesi gerekleri dikkate alınarak, belirtilen konularda olumsuzluk oluşturan küçük belediyelerin yakında bulunan bir büyük belediyeye katılması amacıyla tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.