T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1714
Karar No : 2025/2972
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU :
Davacı tarafından, ... tarih ve ... sayılı yazı ile duyurulan "Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan T.C. Vatandaşları"na ilişkin ... tarih ve ... sayılı Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararı ile söz konusu düzenleyici işlemin uygulanmasına yönelik İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Yurt dışından öğrenci kabul kontenjanlarına müracaat edecek adayların yurt dışındaki ortaöğretim kurumlarından örgün öğretim statüsünde diploma almak zorunda olduklarına ilişkin hiç bir düzenleme bulunmadığı, düzenleme nedeniyle davacının okul kaydının silinmesinin idari işlemlerin geriye yürümezliği ve hukuk güvenliği ilkesinin ihlal edilmesi anlamına geldiği, ortaöğretim diplomasında uzaktan eğitim ile statüsünde eğitim alındığının belirtildiği, MEB tarafından bu bilinerek diplomasına denklik belgesi düzenlendiği, hilesinin olmadığı, kazanılmış hakkının ihlal edildiği, düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı iddia edilmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI :
... BAŞKANLIĞININ SAVUNMASI : Yurtdışından kabul esasları çerçevesinde yükseköğretime kayıt yaptıran öğrencilerin YKS’ye girmediği, YKS ile girilmesi zor olan bölümlere bu şekilde daha kolay yerleşebildikleri, mezun olduklarında tüm öğrencilerin aynı haklara sahip oldukları, Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu’nca FETÖ terör örgütü’nün Türkiye’de ortaöğretimini tamamlayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına ortaöğretimlerini yurtdışında tamamlamış gibi belge düzenleyerek İl Milli Eğitim Müdürlükleri’nden denklik belgesi aldıkları ve bu öğrencilerin yabancı öğrenci kontenjanı ile Türkiye’deki üniversitelerin Tıp, Hukuk, Eczacılık, Eğitim vb. Fakültelerine yerleştirildikleri iddiası üzerine yapılan incelemede, yurtdışında okuduğu iddia edilen öğrencilerin MEB e-Okul Yönetimi Bilgi Sistemi’nde de kayıtlarına ulaşıldığının, bu öğrencilerin aynı zamanda Türkiye’de de ortaöğrteim kayıtlarının olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği, T.C. vatandaşı olmasına rağmen yurtdışından öğrenci kabul kontenjanından yararlanmak üzere yurtdışında bulunmaksızın alınan lise diplomalarıyla yükseköğretim kurumlarına kayıt yaptırıldığına ilişkin şikayetler üzerine 04/11/2020 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında ilgili kararın alındığı, yurtdışında örgün eğitim ile diploma alanlar hakkında dava konusu düzenlemede bir hüküm bulunmadığı, MEB Teftiş Kurulu'nca yürütülen inceleme soruşturma çalışması sürecinde, kayıtlı oldukları yükseköğretim kurumlarının bildirilmesi istenen listede davacının isminin de yer aldığı, düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
... ÜNİVERSİTESİNİN SAVUNMASI : Her ne kadar 04/11/2020 tarihli Yükseköğretim Kurulu Yürütme Kurulu kararının iptali istenilmişse de, iptal incelemesinin ... tarih ve ... sayılı işlemin (a) bendi yönünden yapılması gerektiği, davacının tüm eğitim hayatını Türkiye'de geçirdiği, kazanılmış hakkının bulunmadığı, lise diploması ile YKS'ye girilmesine engel durum oluşmadığı ileri sürülerek yürütmenin durdurulması talebinin ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın kısmen reddine, kısmen ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; ... tarih ve ... sayılı yazı ile duyurulan "Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan T.C. Vatandaşları"na ilişkin ... tarihli ve ... sayılı Yükseköğretim Kurulu Yürütme Kurulu kararı ile söz konusu düzenleyici işlemin uygulanmasına yönelik İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi Yönetim Kurulu'nun ... tarihli ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununun 2. maddesinde; "Türk Milli Eğitiminin genel amacı, Türk Milletinin bütün fertlerini,
1-Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek;
2. Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek;
3. İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak;
Böylece bir yandan Türk vatandaşlarının ve Türk toplumunun refah ve mutluluğunu artırmak; öte yandan milli birlik ve bütünlük içinde iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı desteklemek ve hızlandırmak ve nihayet Türk Milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı, seçkin bir ortağı yapmaktır." şeklinde açıklanmış, yine aynı Kanunun 26. maddesinde, Ortaöğretim; ilköğretime dayalı dört yıllık zorunlu örgün veya yaygın öğrenim veren genel, mesleki ve teknik öğretim kurumları ile mesleki eğitim merkezlerinin tümünü kapsayan, öğretim olarak tanımlanmıştır.
Bu ifadelerden de anlaşılacağı gibi Ülkemizde ortaöğretim, ilköğretim üzerine görülen zorunlu ve belli istinisnalar dışında yurtiçinde alınması gereken bir eğitimdir.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemle, yurtdışındaki ilgili ülkede bulunmaksızın uzaktan eğitim sistemi ile bir lisede eğitim görerek Türkiye’deki üniversitelere kaydı yapılan öğrencilerin kayıtlarının silinmesi konusunun düzenlediği, davacı tarafından, Yükseköğretim Kurulu Teşkilatı ve Çalışma Usulleri Yönetmeliği uyarınca yükseköğretimin planlanması, düzenlenmesi, yönetilmesi ve denetlenmesine ilişkin yetki ve görevlerin Genel Kurul'a ait olduğu ve Yürütme Kurulu'na devredilemeyeceği, yetki ve şekil yönünden hukuka aykırılık olduğu, Üniversiteye başvurulduğu tarih itibariyle gerek YÖK'ün Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar düzenlemesinde, gerekse Üniversitenin YÖS başvuru koşullarında örgün eğitime ilişkin olarak herhangi bir düzenlemenin yer almadığı, öğrencilik statüsünü kazandığı, 2020-2021 akademik yılı güz dönemini tamamladığı, kazanılmış hakkının bulunduğu, tesis edilen işlemlerle hukuk güvenliği ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülerek görülen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu düzenlemenin sadece (a), (d) ve (e) bölümlerinin davacının durumuyla ilgili olması nedeniyle inceleme bu maddelerle sınırlı olarak yapılmıştır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Yükseköğretime giriş ve yerleştirme" başlıklı 45. maddesinde, yükseköğretime giriş ve yerleştirmenin nasıl yapılacağı düzenlenmiş olup,
(a) bendinde, yükseköğretim kurumlarına giriş ve yerleştirme işlemlerinin imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılacağı;
(b) bendinde, yükseköğretim kurumlarına esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî sınavlarla girileceği belirtildikten sonra,
(f) bendinde, "Yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir. Uluslararası andlaşmalar gereği Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında burslu olarak öğrenim görecek yabancı uyruklu öğrencilerin yerleştirme işlemleri Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılır." hükmüne yer verilmiş, bu hükme dayanılarak çıkartılan;
Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'ın 2-(c) maddesinde ise; "2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 6287 sayılı Kanunla değişik 45/f maddesi ve Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar uyarınca yurtdışından öğrenci kabul kontenjanlarına başvurma imkanı bulunan, Türk Vatandaşlığı Kanunu uyarınca Doğumla Türk vatandaşı olup da İçişleri Bakanlığı’ndan Türk vatandaşlığından çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden adaylar, Türk vatandaşlığını kaybedenlere talepleri halinde verilen mavi kart sahibi olduğunu belgeleyen adaylar ile 01/02/2013 tarihinden önce yurtdışında ortaöğretime devam ederek ortaöğretiminin (lise) son üç yılını KKTC hariç yabancı bir ülkede tamamlayan veya lise eğitimlerinin tamamını yurt dışındaki liselerde (KKTC liseleri hariç) gören uyruğundan biri T.C olan çift uyruklu ve T.C uyruğunda bulunan adayların üniversitelerce belirlenen kriterler çerçevesinde yurtdışından öğrenci kabul kontenjanlarına başvurabilme uygulamasının devamı,.. düzenlenmiştir.
Bütün bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve yurtiçinde ikamet eden birinin, yurtdışı öğrenci kabul kontenjanından yararlanmak amacıyla yurtdışından uzaktan eğitim yoluyla aldığı lise diplomasıyla YKS’ye girmeden, YKS ile girilmesi zor olan bölümlere daha kolay yerleşebilme hakkı olduğu sonucuna ulaşmaya olanak bulunmamaktadır. Bunun aksine bir yorumun Kanunun kapsamının genişletilmesi ve bir yükseköğretim programına yerleştirilme konusunda diğer öğrencilerle fırsat eşitsizliği yaratma sonucunu doğuracağı açıktır.
Bu itibarla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmasına ve yurtdışında bulunmamasına rağmen sırf yurtdışı öğrenci kabul kontenjanından yararlanmak amacıyla yurtdışında bir ortaöğretim kurumundan uzaktan eğitim modeliyle alınan diploma üzerine ve YKS'ye girmeden herhangi bir yükseköğretim kurumuna yerleştirme işlemi yapılamayacağından, dava konusu düzenlemenin (a), (d) ve (e) bölümlerinde ve bunlara uygun olarak tesis edildiği anlaşılan bireysel işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemenin; (a), (d) ve (e) bölümleri ile yine bu düzenlemelere göre tesis edilen bireysel işlemin iptali isteminin esastan, düzenleyici işlemin diğer bölümlerinin iptali isteminin ise, menfaat yokluğu sebebiyle ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı, 2019 yılında Rusya Federasyonu Moskova İli 1 Nolu Tıp Koleji'nden diploma ve ilgili diplomaya denklik belgesi almıştır. Bu denklik belgesi ile Yurtdışından Öğrenci Kabulü’ne İlişkin Esaslar uyarınca Yeni Yüzyıl Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ne kayıt yaptırmıştır.
Uzaktan eğitim ile lise diploması aldığı gerekçesiyle davacının yükseköğretim kaydının silinmesine karar verilmiştir. Kayıt silme işlemi ile işlemin gerekçesi olan ... tarih ve ... sayılı Yürütme Kurulu kararının a, b, c, d ve e fıkralarının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararının (b) ve (c) maddelerinin incelenmesi;
Yazının (b) maddesinde "Yurtdışındaki bir liseden örgün eğitim yoluyla alınan diplomalar bağlamında ise, pasaport veya emniyet kayıtlarından diplomanın alındığı ülkeye giriş ve çıkışlarının kontrol edilmesi, ilgili ülkede kalınan sürenin lise eğitiminin örgün yolla alındığını desteklememesi halinde bu diplomalar ile de yurt dışından öğrenci kabul kontenjanları çerçevesindeki başvurularına işlem yapılmaması," , (c) maddesinde "İlgili ülkede bulunmaksızın uzaktan öğretim sistemi ile yurtdışındaki bir lisede eğitim görerek yurtdışında üniversite eğitimine başlamış olmaları halinde ise Yükseköğretim Kurumlarında Ön Lisans ve Lisans Düzeyindeki Programlar Arasında Geçiş, Çift Anadal, Yan Dal ile Kurumlararası Kredi Transferi Yapılması Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili yılın Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi Kılavuzlarında yayımlanan Yurt Dışındaki Yükseköğretim Kurumlarından Yurt İçindeki Yükseköğretim Kurumlarına Yatay Geçiş İşlemlerine ilişkin şartların aranması," düzenlemesine yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu, maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabilecekleri hükme bağlanmıştır.
Yukarıda aktarılan hükme göre, iptal davası açılabilmesi için gerçek ya da tüzel kişiler ile dava konusu işlem arasında makul ve ciddi bir ilişkinin varlığı yeterli bulunmaktadır. Başka bir deyişle, İdare Hukuku'nun genel ilkelerine göre idari işlemin değişiklik yarattığı ya da doğmasına engel olduğu hukuki durumla menfaat bağı olan herkes bu idari işlemin iptalini isteyebilecektir.
Dolayısıyla iptal davası açılabilmesinin ön koşullarından biri davacının objektif ve subjektif dava ehliyetinin olmasıdır. Danıştay'ın istikrar bulan kararlarına göre, davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü için idari kararın davacının meşru, şahsi ve güncel bir menfaatini ihlal etmesi gerekmektedir. İptal davalarında, dava konusu işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinin saptanması sadece davacının bu davada ehliyetinin (subjektif ehliyetinin) bulunduğu, dolayısıyla davanın esasının incelenmesine geçilebileceği sonucunu yaratmaktadır.
Yukarıda belirlenen kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alakasının varlığı taraf ilişkisinin kurulmasında yeterli sayılmakta ve bu husus davanın niteliğine ve özelliğine göre belirlenmektedir.
Somut olayda; 2019 yılında Rusya Federasyonu Moskova İli 1 Nolu Tıp Koleji'nden lise diploması ve bu diplomasına denklik belgesi alarak Yurtdışından Öğrenci Kabulü’ne İlişkin Esaslar uyarınca Yeni Yüzyıl Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ne kayıt yaptıran ve örgün eğitim şartını sağlamadığı gerekçesiyle kaydı silinen davacı ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın ... tarihli ... sayılı ''Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan T.C. Vatandaşları'' konulu yazısı ile duyurulan ... tarih ve ... sayılı Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararının (b) ve (c) maddeleri arasında kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilişkisi bulunmadığından, anılan düzenlemenin (b) ve (c) maddeleri yönünden davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri olarak belirtilen hukuk devletinin temel ilkeleri arasında "hukuki güvenlik" ve "belirlilik" ilkeleri yer almaktadır. Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yaptığı düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Hukuki güvenlik ve hukuki istikrar kişilerin gelecekle ilgili plan, düşünce ve kararlarında, var olan hukuk kurallarına güvenerek hareket etmelerinin hukuken korunmasına dayanak teşkil eder.
Anayasanın 124. maddesi gereği idarelerin, düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, eski hukuki durum çerçevesinde, hak kayıplarını önleyici düzenleme yapması da gerekmektedir. Bu sayede; hukuk devleti olmanın gereği olarak üstün kamu yararı ihlal edilmeden, kişilerin hukuki güvenliği korunmakla birlikte, idari istikrar da sağlanmaktadır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun, 11/04/2012 tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6287 sayılı Kanun'un 14 maddesi ile değişik "Yükseköğretime giriş ve yerleştirme" başlıklı 45. maddesinde, yükseköğretime giriş ve yerleştirmenin nasıl yapılacağı düzenlenmiş olup, (a) bendinde, yükseköğretim kurumlarına giriş ve yerleştirme işlemlerinin imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılacağı; (b) bendinde, yükseköğretim kurumlarına esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî sınavlarla girileceği, (f) bendinde, "Yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir. Uluslararası andlaşmalar gereği Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında burslu olarak öğrenim görecek yabancı uyruklu öğrencilerin yerleştirme işlemleri Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılır." hükmü yer almıştır.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın ... tarihli ... sayılı ''Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan T.C. Vatandaşları'' konulu yazısı ile duyurulan ... tarih ve ... sayılı Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararında; a.Yurtdışında bulunmaksızın uzaktan öğretim yoluyla yurtdışındaki bir liseden diploma alan adayların yurt dışından öğrenci kabul kontenjanları çerçevesinde yükseköğretime geçiş için bu diplomaları ile işlem yapılmaması ancak bu adayların YKS ile yükseköğretime geçiş başvurusu yapabilecekleri, d.Halihazırda bu tür diplomalar ile yurt dışından öğrenci kabul kontenjanlarına kayıt yaptırmış olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı veya uyruğundan biri T.C olan çift uyruklu öğrencilerin durumlarının yukarıdaki hususlar çerçevesinde incelenerek işlem yapılması, e.Yukarıda belirtilen hususlara aykırı kayıt yapılmış olduğu tespit edilen öğrencilerle ilgili olarak tesis edilen işlemin iptalinin gerektiğinin bildirilmesinin uygun görüldüğü belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı ''Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan T.C. Vatandaşları'' konulu yazısı ile duyurulan ... tarih ve ... sayılı Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararının (a), (d) ve (e) maddelerinin incelenmesi;
Türkiye Cumhuriyeti uyruklu olup ortaöğretimini yurt dışında sürdüren öğrencilerin Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esasları, 2547 sayılı Kanun'un 45. maddesinde 30/03/2012 tarih ve 6287 sayılı Kanun ile değişiklik yapılıncaya kadar, Yükseköğretim Kurulu kararları ile belirlenmiştir. Ancak 11/04/2012 tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6287 sayılı Kanun ile, 2547 sayılı Kanun'un 45. maddesi başlığı ile birlikte değiştirilmiş ve maddenin (f) bendinde, "... ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir..." hükmüne yer verilmek suretiyle, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu olup ortaöğretimini yurt dışında sürdürenlerin, üniversitelerin yurt dışından öğrenci kabul kontenjanlarına başvurabilmeleri için "ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlamış olma" şartı getirilmiştir. Bu düzenlemeden; yurt dışından bir ortaöğretim kurumundan değil, yurtdışında ortaöğretimi tamamlayarak mezun olmanın, bir başka anlatımla, yabancı bir ülkedeki liselerde öğrenim görmek üzere gitmiş olup, fiilen yurtdışında bulunmak suretiyle ortaöğretimlerinin tamamını tamamlayarak mezun olanların, üniversitelerin yurt dışından öğrenci kabul kontenjanlarına başvuru hakkına sahip olduğu anlaşılmaktadır.
2547 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile verilen yetki çerçevesinde, 2547 sayılı Kanun'da aranılan "ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlamış olma" şartının sağlanması gerektiğine yönelik olarak, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı toplantısı ile kabul edilen Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan T.C. Vatandaşları konulu yazının (a) maddesinde, yurtdışında bulunmaksızın uzaktan öğretim yoluyla yurtdışındaki bir liseden diploma alan adayların yurt dışından öğrenci kabul kontenjanları çerçevesinde yükseköğretime geçiş için bu diplomaları ile işlem yapılmaması ancak bu adayların YKS ile yükseköğretime geçiş başvurusu yapabilecekleri, (d) maddesinde halihazırda bu tür diplomalar ile yurt dışından öğrenci kabul kontenjanlarına kayıt yaptırmış olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı veya uyruğundan biri T.C. olan çift uyruklu öğrencilerin durumlarının yukarıdaki hususlar çerçevesinde incelenerek işlem yapılması, (e) maddesinde yukarıda belirtilen hususlara aykırı kayıt yapılmış olduğu tespit edilen öğrencilerle ilgili olarak tesis edilen işlemin iptalinin gerektiği belirtilmiş, bu düzenleme ... tarih ve ... sayılı karar ile tüm üniversitelere bildirilmiştir.
Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'ın "Başvuracak Adaylar" başlıklı 4-b maddesinde, "01/02/2013 tarihinden sonra yurt dışında ortaöğretime başlayan adayların yurt dışından kabul kontenjanlarına ortaöğretiminin (lise) tamamını KKTC hariç yabancı bir ülkede tamamlayanların (ortaöğretiminin (lise) tamamını KKTC dışında yabancı bir ülkedeki MEB nezdinde açılmış olan Türk okullarında tamamlayanlar dahil) başvuru yapabilecekleri" düzenlenmiştir.
Yurtdışında bulunarak lise eğitimini yurtdışında tamamlayan T.C. uyruklu vatandaşların almadıkları bir eğitim sistemine ilişkin sorulardan oluşan sınavlarda düşük başarı elde etmeleri beklendiğinden bu öğrencilerin dezavantajının azaltılması, ülke farklılığından kaynaklanan eğitim farklılığı ve yükseköğretime girişte entegrasyonun sağlanması amacıyla ortaöğretimin tamamını yurtdışında tamamlayan T.C. uyruklu öğrencilere, yurtdışından öğrenci kabul kontenjanlarına başvurma hakkı tanınmıştır.
Dava konusu düzenlemenin kapsadığı öğrenci grubunun, bu düzenleme vasıtasıyla yurt dışından öğrenci kabul kontenjanları ile tercih edilen programa yerleşme hakkına sahip olmakla birlikte Türk vatandaşları gibi yükseköğretim kurumları sınavına girerek bir programa yerleştirilmelerinin de mümkün olduğu, Yurtdışından Öğrenci Kabulü kontenjanlarından yararlanarak yerleştirildikleri bölümden mezun olmaları durumunda ilgili programlara ÖSYS'ye girerek yerleşen ve mezun olan öğrenciler ile aynı haklara sahip olacakları, bu haliyle bir yükseköğretim programına yerleşme konusunda diğer öğrencilere göre çift imkana sahip oldukları açıktır.
Belirtilen koşullarda bulunmamasına rağmen Türkiye'de yaşayan bir çok adayın YKS ile yerleşmeleri zor olan programlarda eğitim görmek amacıyla bazı ülkelerde uzaktan eğitim yoluyla eğitim veren liselerden diploma alarak üniversitelere yabancı öğrenci statüsünde başvurma yoluna gidildiği ile ilgili şikayetler üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı raporunda, "Yurtdışı lise mezuniyetine bağlı olarak denklik belgesi alan 450 öğrenciden 419'unun denklik belgesini yürürlükteki mevzuata aykırı olarak aldığı, Türkiye'de bir liseden mezun olmalarına karşılık yurtdışındaki bir ortaöğretim kurumundan örgün veya uzaktan eğitim kapsamında diploma aldıkları, yurtdışında lise eğitimi aldıklarını belirttikleri tarihlerde yurtdışına hiç çıkmadıkları veya yurtdışında bulundukları tarihlerle yurtdışı eğitim tarihlerinin uyuşmadığının belirtildiği, bu kapsamda yurtdışı öğrenci kontenjanından yükseköğretim programlarına yapılan kayıt işlemlerinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanun'un 47/f bendi ile Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'a aykırı olduğu belirtilmiştir.
Ayrıca, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısı ile, 04/11/2020 tarihli yazının uygulamasında, covid 19 pandemisinin başlangıcından itibaren pandeminin devam ettiği süreçte Türkiye'de bulundukları sürenin ilgili ülkeye giriş çıkış kontrollerinde dikkate alınmaması gerektiği belirtilmiştir. Bu şekilde, öğrencilerin pandemiden kaynaklanan dezavantajı engellenmiş, yurtdışında bulunma imkanı olmadan yurtdışından diploma alan öğrencilerin, alınan diplomalar ile yükseköğretim programlarına kayıt olma hakları korunmuştur.
Bu itibarla, Kanun ile verilen yetki çerçevesinde tesis edilen dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bireysel işlemin incelenmesi;
Uyuşmazlık, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan, Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında ikamet eden, Türkiye Cumhuriyeti ortaöğretim kurumlarından mezun olduktan sonra yahut Türkiye Cumhuriyeti liselerinde öğretim görmeden kendi tercihleri doğrultusunda yabancı bir ülkede, bu ülkede hiçbir zaman veya örgün eğitim şartını sağlayacak sürede bulunmaksızın uzaktan öğretim yoluyla ortaöğretimini tamamlayan ve bu mezuniyetleri ülkemizde denkliği tanınmış olan kişilere, yurt dışından öğrenci kabul kontenjanları çerçevesinde yükseköğretime geçiş hakkı verilip verilmeyeceğinden doğmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; Yabancı Öğrenci kontenjanından İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'ne kayıt yaptıran davacının, 2016-2019 eğitim yılında Rusya Federasyonu Moskova İli 1 Nolu Tıp Koleji'nden mezun olduğu ve bahse konu liseden alınan diplomaya ilişkin olarak Muratpaşa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nce denklik belgesi düzenlendiği, davalı üniversite tarafından diplomanın Rusça dilinde olan belge asıllarında "uzaktan eğitim" yazdığının belirlendiği, nitekim davacının da dava dilekçesinde uzaktan eğitim ile mezun olduğunu belirttiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yurt dışında kaldığı sürenin lise eğitiminin örgün yolla alındığını desteklemediği, uzaktan öğretim yoluyla yurt dışındaki liseden diploma ve bu diplomasına denklik belgesi alan davacının, Yabancı Öğrenci Sınavı (YÖS) yoluyla yurt dışı öğrenci kontenjanından yurt içinde bulunan bir üniversiteye kayıt hakkının bulunmadığı, bununla birlikte uzaktan öğretim yoluyla yabancı ülkeden alınan diplomanın, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup Türkiye'de ikamet eden davacı yönünden, merkezi sınavlara hazırlanan öğrencilere karşı bir ayrıcalık yaratmasının eşitler arası yarışma ve hakkaniyet ilkesi ile de bağdaşmayacağı, davacının öğrenci kaydının silinmesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; her ne kadar davacı tarafından, yukarıda anılan Yükseköğretim Kurulu'nun kararından önceki bir tarihte üniversiteye kayıt yaptırmakla kazanılmış hakkı olduğu ileri sürülmüş ise de, hukuka aykırı işlemlerin idare tarafından hangi durumlarda ve ne zaman geri alınacağı, ilgililer lehine kazanılmış hak doğurup doğurmayacağı hususuna Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 22/12/1973 tarih ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararında açıkça yer verilmiştir.
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun söz konusu kararıyla; idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı ve hilesi hallerinde süre aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayalı ödediği meblağı her zaman geri alabileceği; belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin geri alınmasının, hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten başlamak üzere idari dava açma süresi içinde mümkün olduğu, bu süre geçtikten sonra geri alınamayacağı karara bağlanmıştır. Anılan karar, her ne kadar hatalı terfi ve intibaktan doğan ödemelerin geri alınmasına ilişkin ise de, bu karar ile idari işlemlerin geriye alınmasında uyulması gereken temel ilkeler ortaya konulmuş bulunduğundan, anılan kararın yoklukla malul, gerçek dışı beyan, açık hata veya hileye dayanan tüm işlemlerin idarece geri alınmasında da dikkate alınması gerekmektedir.
Dolayısıyla, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun, idari işlemlerin geri alınması koşullarını da belirleyen bahsi geçen kararında açıklandığı üzere; dava açma süresi içinde, idarenin gerçeğe aykırı belgelere dayalı tüm işlemlerini geri almaya yetkili olduğu, dava açma süresi içerisinde geri alınan hukuka aykırı işlemlerin ilgililer lehine kazanılmış hak doğurmayacağı, idarenin açıkça hataya düşerek tesis ettiği idari işlemlerin ise, süre kaydı aranmaksızın her zaman geri alınmasının mümkün olduğu ve bu tür işlemlerin ilgililer lehine hak doğurmasının mümkün olmadığı açık olduğundan davacının bu iddiası yerinde görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın ... tarihli ... sayılı ''Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan T.C. Vatandaşları'' konulu yazısı ile duyurulan ... tarih ve ... sayılı Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararının (a), (d) ve (e) maddeleri yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı işlemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın ... tarihli ... sayılı ''Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan T.C. Vatandaşları'' konulu yazısı ile duyurulan ... tarih ve ... sayılı Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararının (a), (d) ve (e) maddeleri yönünden DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
6. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere,
18/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.