T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3738
Karar No : 2025/4201
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Madencilik İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir ili, Urla ilçesi sınırları dahilinde ve davacı uhdesinde bulunan Sicil:... sayılı II. grup maden işletme ruhsatına ilişkin olarak 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 11. fıkrası uyarınca toplam 155.264,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin 3213 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca alınması gerekli izinlerden olan çevresel etki değerlendirmesi izni için İzmir Valiliği Çevre Şehircilik İl Müdürlüğüne yaptığı başvuru üzerine ... tarih ve E:... sayılı işlemle "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir." kararı verildiği, anılan işlemin iptali istemiyle açılan davalarda ... İdare Mahkemesi'nce ... tarihinde işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, akabinde Mahkemenin ...tarih, E:..., K:... ve ...tarih, E:..., K:... sayılı kararlarıyla "dava konusu işlemin iptaline" karar verildiği, anılan kararların Danıştay 14. Dairesi tarafından onanarak kesinleştiği, yine davacının sahip olduğu İzmir İli, Urla İlçesi sınırları içerisinde Sicil:... sayılı II. grup maden işletme ruhsatının iptali istemiyle...İdare Mahkemesinde açılan davada, Mahkemenin ... tarih, E:..., K:...sayılı kararı ile "dava konusu işlemin iptaline" karar verildiğinin görüldüğü, dolayısıyla, davacı tarafından Kanun'da belirlenen 3 yıllık süre içerisinde 3213 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca alınması gerekli izinlerden olan çevresel etki değrlendirmesi izni için İzmir Valiliği Çevre Şehircilik İl Müdürlüğüne yapılan başvuru üzerine ... tarih ve E:... sayılı işlemle "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir." kararı verildiği, anılan izne karşı açılan davalarda Mahkeme tarafından yürütmesinin durdurulmasına, akabinde de iptaline karar verildiği, davacının maden işletme ruhsatının da Mahkeme tarafından iptal edildiği görülmekle, 3213 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamındaki izinlerin süresi içerisinde davalı idareye sunulamamasında davacı şirkete kusur yüklenemeyeceği sonucuna varılmakla, davacının ruhsat yürürlülük tarihinden 24/09/2017 tarihine kadar olan dönem için 77.632,00-TL, 24/09/2017-24/09/2018 tarihleri arasındaki dönem için 77.632,00-TL olmak üzere toplam 155.264,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının fiilinin sabit olduğu, Kanunun açık emri gereği işlem tesis edildiği, dava konusu işlemde hukuka aykırı yön bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
İzmir ili, Urla ilçesi sınırları dahilinde ve davacı uhdesinde bulunan Sicil:... sayılı II. grup maden işletme ruhsatının, 24/09/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, davacı şirket tarafından 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca alınması gerekli izinlerin aynı Kanun'un 24. maddesinin 11. fırkasında belirtilen işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren 3 yıl içinde Genel Müdürlüğe verilmediğinden bahisle, ...tarih ve ... sayılı işlemle ruhsat yürürlülük tarihinden 24/09/2017 tarihine kadar olan dönem için 77.632,00-TL, 24/09/2017 - 24/09/2018 tarihleri arasındaki dönem için 77.632,00-TL olmak üzere toplam 155.264,00-TL idari para cezası verilmesine karar verilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "İşletme ruhsatı ve madenin işletilmesi" başlıklı 24. maddesinin 11. fıkrasında, "(Değişik onbirinci fıkra: 4/2/2015 – 6592/13 md.) 7 nci maddeye göre gerekli izinlerin alınmasından itibaren işletme izni verilir. Bu iznin verildiği tarihten itibaren Devlet hakkı alınır. Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde 7 nci maddeye göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirme kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili izinlerin Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip, işletme izni düzenlenir. Süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için her yıl 50.000 TL idari para cezası verilir. İşletme ruhsat süresi sonuna kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması hâlinde ruhsat süresi uzatılmaz.” düzenlemesine yer verilmiştir.
21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Yönetmeliği'nin 93. maddesinin 2. fıkrasında "İdari para cezaları ile ilgili bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır." düzenlemesine; aynı Yönetmeliğin 110. maddesinde, "(1) Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde Kanunun 7 nci maddesine göre alınması gerekli olan ÇED kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili izinlerin alınarak Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip işletme izni düzenlenir. Süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için Kanunun 24 üncü maddesinin 11. fıkrası gereğince işlem tesis edilir. İşletme ruhsat süresi sonuna kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması hâlinde ruhsat süresi uzatılmaz ve ruhsat iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesinde; "26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir. Kabahat, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin oluştuğu zaman, bu bakımdan dikkate alınmaz." kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Madencilik faaliyetleri kapsamında, maden işletme ruhsatının alınması, tek başına maden üretim faaliyetlerinde bulunabilmek için yeterli olmayıp, maden işletme ruhsatının alınmasından itibaren, işletme faaliyetine başlayabilmek için, Maden Kanunu'nun 7. maddesinde belirtilen zorunlu izinlerin de alınması zorunluluğu bulunmaktadır. Maden Kanunu'nun 7. maddesinde belirtilen izinlerin tamamlanmasından sonra ruhsat sahipleri tarafından mevzuatta aranan belgeler ile işletme izni talebinde bulunulmakta ve gerekli incelemeler neticesinde uygun görülmesi halinde, madenin işletmeye alınabilmesi için davalı idarece işletme izni verilmektedir.
İşletme izni için alınması gereken üç temel izin; ÇED belgesi, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı olup, bunlar dışında varsa davalı idare kayıtlarına işlenmiş özel alanlar ile ilgili izinlerin alınması gerekebilmektedir. İzinlerin, işletme ruhsatı alınmasından itibaren üç yıl içinde tamamlanması gerekmektedir. Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 11. fıkrasında, üç yıl içinde izinlerin tamamlanarak davalı idareye sunulmaması halinde, ilgililer hakkında idari para cezası uygulanması öngörülmüştür.
Uyuşmazlıkta, davacı şirket uhdesinde bulunan ruhsatın 24/09/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, uzun bir süre hareketsiz kalındıktan sonra ÇED belgesi verilmesi istemiyle 20/01/2017'de ilgili idareye başvurulduğu, 7. madde izinlerini almak ve idareye ibraz etmek üzere Kanunun öngördüğü sürenin son gününün 24/09/2017 olduğu görülmekle, davacı şirketin gerekli tüm izinleri tamamlayarak bir an önce madeni işletmeye başlama iradesini ortaya koymadığı anlaşıldığından, sözü geçen izin başvurularının Kanunda öngörülen süre içerisinde sonuçlandırılmamasında kusurlu bulunduğu açıktır.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesiyle getirilen düzenlemelerin ihdas edilme amacının, işletme ruhsatı verilen sahaların en kısa sürede faaliyete alınarak, maden sahalarının atıl kalmasının önüne geçilmesi olduğu dikkate alındığında, Kanun'un 7. maddesi kapsamındaki zorunlu izinlerin tamamının üç yıllık süre içinde alınmamış olması sebebiyle anılan Kanun'un 24. maddesinin 11. fıkrası uyarınca davacı şirketin idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamakta ise de; davacı şirketin idari para cezasına konu eylemlerinin, ruhsat yürürlük tarihinden, 24/09/2017 tarihine kadar olan dönem ile 24/09/2017 tarihinden, 24/09/2018 tarihine kadar olan döneme ilişkin olduğu, bu sebeple davalı idarece 3213 sayılı Kanun'un 24. maddesinin 11. fıkrasında cezalandırılan her eylemin gerçekleştiği yılda yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre idari yaptırım uygulanması ve anılan yıla ait olmak üzere mevzuatta öngörülen tutarda idari para cezası verilmesi gerekirken, ilgili yıl itibarıyla gerçekleşen eylem için davacı şirketin, dava konusu işlem tarihinde geçerli olan yeniden değerleme oranı tekraren uygulanarak 2019 yılı için geçerli olan idari para cezası ile tecziyesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Temyizen incelenen karar netice itibarıyla usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 30/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.