T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3905
Karar No : 2024/5040
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Kum Sanayi A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket vekili tarafından, Ankara İli Çubuk İlçesi hudutlarında bulunan ... sicil numaralı II-a grubu kalker işletme ruhsatlı maden sahasında belirlenen miktarın altında (2014 ve 2015 yıllarında hiç üretim yapılmadığı, 2017 yılında ise proje yıllık üretim beyanı olan 200.000 Tonun %10'u olan 20.000 Tonun altında yalnızca 525 ton ) üretim yapıldığı gerekçesi ile 77.632,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... gün ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; suçta ve cezada kanunilik ilkesi uyarınca idari yaptırım/ceza gerektiren fiiller nedeniyle uygulanacak mevzuatın, fiilin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan kanun hükmünün olması gerektiği, somut uyuşmazlıkta ise, davacı şirketin 2019 yılından geriye doğru 3 yıllık süre içerindeki fiillerinden dolayı idari para cezasının uygulandığı ve fiillerin işlendiği (2014,2015ve 2017) tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükmü uyarınca işlem tesis edildiği görüldüğünden davalı idarece mevzuat hükmünün doğru uygulandığı, Uyuşmazlıkta uygulanacak kanun hükmüne göre, tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık süre içerisinde üç yıl süre ile üretim yapılmaması veya üç yıllık süre içerindeki toplam üretim miktarının projede beyan edilen yıllık üretim miktarının %10'undan az olması halinde idari para cezasının uygulanacağı, dosya içeriğinde bulunan işletme projesinde ise maden sahasında yapılacak yıllık üretim miktarının 200.000 ton olarak beyan edildiği, somut olayda, davacı şirkete ait maden sahasında davalı idare ekiplerince 25/04/2019 tarihinde denetim yapıldığı, denetimin yapıldığı 2019 yılından önceki beş yılın (2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yılları dahil olmak üzere beş yıllık süre içerisindeki) üretim miktarlarına göre değerlendirme yapıldığı ve sonucunda idari para cezasının uygulandığı görülmüş olup, ilgili mevzuat hükmü uyarınca tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık dönem olan 2018, 2017, 2016, 2015 ve 2014 yıllarındaki üretim miktarları üzerinden inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiği, incelemenin mevzuata uygun olarak bu şekilde yapıldığı, inceleme neticesinde tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık dönem olan 2018, 2017, 2016, 2015 ve 2014 yıllarındaki üretim miktarları değerlendirildiğinde herhangi bir üç yıllık dönemlerdeki üretim miktarlarının toplamın projede beyan edilen yıllık üretim miktarının %10'undan (20.000 tondan) az olduğu (2014 ve 2015 yıllarında hiç üretim yapılmadığı, 2017 yılında ise yalnızca 525 ton üretim yapıldığı ve bu miktarın 200.000 tonun %10u olan 20.000 tonun çok altında olduğu) anlaşıldığından; davacı şirket hakkında idari para cezası uygulanmasına ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yeni getirilen düzenlemenin hatalı yorumlandığı, önceki düzenlemenin %10 u ile sonraki düzenlemenin herhangi üç yıl ibaresi ile yeni düzenleme harmanlanarak hatalı yorum yapıldığı, toplamda yapmış olduğu 21.400 tonluk üretimin %10 oranının üzerinde kaldığı, defter kayıtlarının incelenmediği, eksik inceleme ve hatalı karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 03/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.