T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2231
Karar No : 2025/7472
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kırklareli ili, Pınarhisar ilçesi hudutları dahilinde bulunan S:... sayılı II (a) grubu işletme ruhsatı sahibi davacı tarafından, ruhsatının Maden Kanunu'nun 24. maddesinin onbirinci fıkrası gereğince iptali ile aynı Kanun'un 30. maddesi uyarınca ihalelik saha haline getirilmesine dair davalı idarenin... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının Kırklareli ili, Pınarhisar ilçesi hudutları içinde bulunan alanda S:... sayılı II (a) grubu işletme ruhsatını 17/02/2010 tarihinde aldığı, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24/11. maddesi uyarınca 7. madde kapsamında gerekli izinlerden ÇED, GSM izinlerinin verildiği ancak mülkiyet izninin alınmadığından bahisle işlem tesis edildiği ancak davacının izin talebiyle yapmış olduğu başvurunun ... tarih ve ... sayılı İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü Kırklareli Orman İşletme Müdürlüğü işlemi ile 2013 yılı arazi izin bedellerinin tespit edilmediği gerekçesiyle reddedildiği, ... tarih ve ... sayılı İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü işlemiyle bir takım eksikliklerden bahsedilerek reddedildiği, ... tarih ve ... sayılı Pınarhisar Orman İşletme Şefliği işlemiyle yine eksikliklerden bahsedilerek reddedildiği, Kırklareli Orman İşletme Müdürlüğü'nün... tarih ve ... sayılı işlemi ile ... tarih ve ... sayılı işlemde belirtilen eksikliklerin tamamlanarak müracaat edildikten sonra değerlendirileceğinden bahisle reddedildiği, ... tarih ve ... sayılı Orman Genel Müdürlüğü işlemi ile ruhsat süresi sona erdiğinden talebin değerlendirmeye alınabilmesi için temdit edilmiş ruhsat ile müracaat edilmesi halinde talebin değerlendirileceğinden bahisle reddedildiği görülmekte olup davacı tarafından 2013-2020 yılları arasında Orman Genel Müdürlüğü'nden mülkiyet izni talebiyle başvurularda bulunduğu, başvurularının reddine dair işlemlerde davacıya atfı kabil bir kusurun bulunmadığı anlaşıldığından davacıya ait ruhsatın 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin onbirinci fıkrası gereğince iptali ile aynı Kanun'un 30. maddesi uyarınca ihalelik saha haline getirilmesine dair işlemde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, izinlerin tamamının Kanun'da belirtilen sürede alınmasının sorumluluğunun davacı üzerinde olduğu, Kanun'da açıkça ruhsat süresi sonuna kadar izinlerin idarelerine sunulmaması halinde ruhsatın iptal edileceğinin yazılı olduğu, davacının orman idaresinden alması gereken mülkiyet izni için yaptığı başvurularının eksiklik nedeniyle reddedildiği, usulüne uygun ve özenli bir başvuru yapılsaydı izin alabilecekken başvuru dosyasının tamamlanamadığı, son başvurusunun ise ruhsat süresinin sona ermesi nedeniyle reddedildiği, işletme ruhsatı verilen sahanın yıllar boyunca atıl kaldığı , Maden Kanunu'nun 7. madde izinlerinin alınamamasında davacının kusuru olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, mülkiyet izni gereken belgelerinin tam olduğu, alanın aynı zamanda askeri alan olması nedeniyle yıllarca gereksiz bürokratik oyalamalarla izin işlemlerinin gecikmesinde kusurunun bulunmadığı, belgelerin teslimi ile ruhsata hak kazanıldığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Kırklareli ili, Pınarhisar ilçesi sınırları dahilinde 17/02/2010 tarihinde yürürlüğe giren ... II (a) grubu maden işletme ruhsatı ile faaliyette bulunan davacı şirketin 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesi gereğince alınması gereken mülkiyet(orman) izninin alınarak idareye teslim edilmediğinden bahisle ruhsatın 18/02/2020 tarihi itibarıyla iptal edilerek ihalelik saha haline getirilmesine dair davalı idarenin ...tarih ve E... sayılı işleminin tesis ve tebliği üzerine bakılan davanın açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "İşletme ruhsatı ve madenin işletilmesi " başlıklı 24. maddesinin 11. fıkrasında (dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle) , "(Değişik onbirinci fıkra: 4/2/2015 – 6592/13 md.) 7 nci maddeye göre gerekli izinlerin alınmasından itibaren işletme izni verilir. Bu iznin verildiği tarihten itibaren Devlet hakkı alınır. Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde 7 nci maddeye göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirme kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili izinlerin Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip, işletme izni düzenlenir. Süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için her yıl 50.000 TL idari para cezası verilir. İşletme ruhsat süresi sonuna kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması hâlinde ruhsat süresi uzatılmaz.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Madencilik faaliyetleri kapsamında, maden işletme ruhsatının alınması, tek başına maden üretim faaliyetlerinde bulunabilmek için yeterli olmayıp, maden işletme ruhsatının alınmasından itibaren, işletme faaliyetine başlayabilmek için, Maden Kanunu'nun 7. maddesinde belirtilen zorunlu izinlerin alınması zorunluluğu bulunmaktadır. Maden Kanunu'nun 7. maddesinde belirtilen izinlerin tamamlanmasından sonra ruhsat sahipleri tarafından mevzuatta aranan belgeler ile işletme izni talebinde bulunulmakta ve gerekli incelemeler neticesinde uygun görülmesi halinde, madenin işletmeye alınabilmesi için davalı idarece işletme izni verilmektedir.
İşletme izni için alınması gereken üç temel izin; ÇED belgesi, mülkiyet izni, GSM işyeri açma ve çalışma ruhsatı olup, bunlar dışında varsa davalı idare kayıtlarına işlenmiş özel alanlar ile ilgili izinlerin alınması gerekebilmektedir. İzinlerin, işletme ruhsatı alınmasından itibaren üç yıl içinde tamamlanması gerekmektedir. Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 11. fıkrasında, üç yıl içinde izinlerin tamamlanarak davalı idareye sunulmaması halinde, ilgililer hakkında idari para cezası uygulanması öngörülmüştür, ancak ruhsat süresinin sonuna kadar 7. madde izinlerinin alınamaması halinde işletme ruhsat süresinin uzatılmayacağı hususu mevzuatta açıkça belirtilmiştir.
Kanun koyucunun ruhsat süresinin sonuna kadar izinlerin tamamlanamaması durumunda ruhsatın iptalini öngörmesindeki amaç, davalı idarece düzenlenen ruhsatların atıl bir durumda kalmasını önlemek ve bir an önce üretim faaliyetlerine başlanmasını sağlayarak, ülkemiz için istihdam ve katma değer oluşmasına teşvik etmektedir. Aksi takdirde, alınan ruhsatlar 10 yıl boyunca atıl kalmakta, ruhsatın bulunduğu alan da ruhsat bulunması nedeniyle başka kişi ve kuruluşlara bu alan üzerine aynı grupta ruhsat verilmemekte, gerçekten üretim yapıp istihdam sağlayacak kişi ve kuruluşların bu alan üzerine aynı grupta ruhsat almalarına engel olmaktadır.
Davacının 17/02/2010 tarihinde yürürlüğe giren S:... sayılı II-a grubu işletme ruhsatı için Maden Kanunu'nun 7. maddesi gereğince alınması gereken ÇED ve GSM izinlerinin 17/02/2020 tarihli dilekçe ile idareye sunulmasına rağmen mülkiyet (orman) izninin sunulmadığı tespit edildiğinden dava konusu işlemle ruhsatın yürürlüğe girdiği 17/02/2010 tarihinden itibaren on yıllık süre içinde Kanunu'nun 7. maddesi gereği alınması gereken orman izni alınmadığından davacının ruhsatı 18/02/2020 tarihi itibarıyla iptal edilmiştir.
Temyize konu karar ile Anayasa Mahkemesinin 01/11/2017 tarih ve E:2017/36 K:2017/147 sayılı karara atıf yapılarak Orman Genel Müdürlüğünden mülkiyet izni verilmesi talebiyle yapılan başvurularda, davacının atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle ruhsatının iptaline yönelik işlemin iptaline karar verilmiştir.
Ancak Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 11. fıkrası hükmü gereği somut olayda on yıllık ruhsat süresinin bitmesine rağmen 7. madde izinlerinin tamamlanamadığı, bu noktada işletme izni bulunmayan davacının ruhsat süresinin uzatılmasının mümkün olmadığından, 7. madde izinlerinin alınması için on yıllık ruhsat süresi bulunan davacının, bu izinlerin alınması aşamasında kusurunun bulunmadığı yönündeki iddialarının bakılan uyuşmazlıkta dinlenemeyeceği açıktır.
Bu duruma göre, Maden Kanunu'nun 24. maddesiyle getirilen düzenlemelerin ihdas edilme amacının, işletme ruhsatı verilen sahaların en kısa sürede faaliyete alınarak, maden sahalarının atıl kalmasının önüne geçilmesi olduğu gözetildiğinde, Kanun'da belirlenen yükümlülüklerini süresi içerisinde yerine getiremeyen davacıya ait işletme ruhsatının, mevzuatta yer alan açık hükümler gereği iptaline dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 09/10/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyize konu kararın onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.