T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2815
Karar No : 2025/10571
DAVACI : ...
DAVALILAR : 1- Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Vakıf Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : 1-Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi olan davacı tarafından, 28/06/2019 tarihli yazı ile bildirilen uyarma disiplin cezasının sicilinden silinmesi talebiyle yapılan başvurunun Üniversite Rektörlüğünce reddedilmesi üzerine Kamu Denetçiliği Kurumuna yapılan başvuru neticesinde verilen tavsiye kararının uygulanması yönündeki talebinin reddine dair Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı'nın ... tarih ve E:... sayılı işlemi ile;
2- Yükseköğretim Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinde gerekli değişikliğin yapılması talebiyle Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına yapılan 20/04/2020 tarihli başvurunun zımnen reddi işleminin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi olan davacının, kopya çekmek fiilini işlediğinden bahisle 28/06/2019 tarihinde uyarma cezası aldığı, söz konusu disiplin cezasının sicilinden silinmesi talebiyle yapılan 03/07/2019 tarihli başvurunun Üniversite Rektörlüğü'nün 09/08/2019 tarihli işlemiyle reddedildiği, Kamu Denetçiliği Kurumuna yapılan 17/09/2019 tarihli başvuru neticesinde verilen 17/03/2020 tarihli tavsiye kararının uygulanması yönündeki talebin; 'Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın bir düzenleyici işlem tesis etmesi halinde mümkün olacağından uygun olmadığı' gerekçesiyle Üniversite Rektörlüğünce ... tarih ve E:... sayılı işlem ile reddedildiği, bunu üzerine gerekli yönetmelik değişikliğine gidilmesi istemiyle 20/04/2020 tarihinde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine dava konusu işlemlerin iptalinin istenildiği; üniversitede okuyan öğrencilerin aldıkları disiplin cezalarının kullanılması, kaldırılması ve silinmesine ilişkin mevzuatta açık düzenleme bulunmadığı, bu boşluk sebebiyle disiplin cezasının sicilinden silinmeyeceği, bu durumun mezuniyet sonrası, yüksek lisans ve iş başvurularında ya da yurtdışındaki okullara başvuru esnasında disiplin cezalarından etkilenilmesine sebep olacağı, kanun ve yönetmeliklerde bu konuyu düzenleyen hükümlerin olmamasının hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil ettiği, bazı üniversite yönetimlerince disiplin cezalarının sicilden silinmesine ilişkin kendi Yönetmeliklerinde, sosyal projelerde yer alınması şartı getirildiği, benzer durumda olan öğrenciler açısından bunun eşitlik ilkesine aykırılık sonucunu doğurduğu, öğrencilerin suç değeri bile bulunmayan anlık hatalarının bütün hayatlarını etkileyecek olmasının idarenin takdirine bırakıldığı, memuriyette dahi alınan disiplin cezalarının bazı koşulların sağlanması halinde sicilden silineceğinin düzenlenmesine karşın üniversite çağında hata yapan öğrencilerin hayat boyu bu cezayla karşılaşmasının büyük bir haksızlık olacağı belirtilerek dava konusu işlemlerin iptali istenilmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI :
... BAŞKANLIĞI'NIN SAVUNMASI: İdareyi, yeni bir düzenleyici işlem tesis etme anlamına gelebilecek neticede yargısal yolla zorlamanın mümkün olmayacağı, 2547 sayılı Kanun'un 54. maddesinde açık bir şekilde öğrenci disiplin cezalarının sicile işleneceği hususunun düzenlenmesine karşın, öğrenci disiplin cezalarının sicilden belirli bir süre sonra silinmesine yönelik düzenlemenin olmadığı, Anayasa'nın 130. maddesinin bu yöndeki emredici disiplin kuralının kanunla düzenlenmesi hususunda düzenleme bulunduğu, kanun koyucunun yetkisi altında olan bir alanda yetki gaspı yapılarak düzenleme yapılmasının mümkün olmadığı, ... tarih ve ... sayılı yazı ile yükseköğretim kurumları arasında uygulama birliği sağlamak adına yükseköğretim kurumu tarafından öğrencinin durumuna ilişkin düzenlenen belgelerde, öğrencilerin aldıkları disiplin cezalarına yer verilmemesi, ancak ilgili kamu kurumları tarafından talep edilmesi halinde bildirileceği yönünde karar alındığı, mevzuat gereği disiplin cezalarının sicilden çıkarılmasının mümkün olmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
... ÜNİVERSİTESİ'NİN SAVUNMASI: Usule ilişkin davanın süresinde açılmadığından süre aşımı yönünden reddi gerektiği belirtilmiştir.
Esasa ilişkin ise; Kamu Denetçiliği Kurumu tavsiye kararının Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı açısından alındığı, bahse konu tavsiye kararının bilgi olarak gönderildiği, Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinde değişiklik yapılması halinde işlem yapılabileceği, anılan Yönetmelikte öğrencilerin disiplin cezalarının silinmesiyle ilgili herhangi bir düzenleme bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ: Dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi olan davacı tarafından 28/06/2019 tarihli yazı ile bildirilen uyarma disiplin cezasının sicilinden silinmesi talebiyle yapılan başvurunun reddi üzerine Kamu Denetçiliği Kurumuna yapılan müracaat neticesinde verilen tavsiye kararının uygulanması, disiplin cezasının sicilinden silinmesi ve Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinde gerekli değişikliğin yapılması talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.
Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinde hukuka, hizmet gereklerine, üst normlara aykırılık ve iptali gerektirecek bir husus bulunmadığı anlaşıldığından, davanın "Yönetmelikte gerekli değişikliklerin yapılması" na ilişkin kısmının reddine karar verilmesi gerekeceği düşünülmektedir.
Ancak; öğrencilerin anlık hataları nedeniyle aldıkları disiplin cezalarının bir ömür boyu dosyalarında saklanmasının anlaşılabilir ve kabul edilebilir bir yanının bulunmadığı, adli sicil kayıtlarının bile bir süre sonra kaldırıldığı gözönüne alındığında davanın diğer kısımlarına ilişkin bireysel işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından iptaline karar verilmesi gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
Dava; Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi olan davacı tarafından, 28/06/2019 tarihli yazı ile bildirilen uyarma disiplin cezasının sicilinden silinmesi talebiyle yapılan başvurunun Üniversite Rektörlüğünce reddedilmesi üzerine Kamu Denetçiliği Kurumuna yapılan başvuru neticesinde verilen tavsiye kararının uygulanması yönündeki talebinin reddine dair Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı'nın ... tarih ve E:... sayılı işlemi ile Yükseköğretim Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinde gerekli değişikliğin yapılması talebiyle Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına yapılan 20/04/2020 tarihli başvurunun zımnen reddi işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu'nun "Başvuru ve usulü" başlıklı 17. maddesinin 4. fıkrasında Kuruma başvuruda bulunulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda öngörülen idari başvuru yolları ile özel kanunlarda yer alan zorunlu idari başvuru yollarının tüketilmesinin gerektiği, idari başvuru yolları tüketilmeden yapılan başvuruların ilgili kuruma gönderileceği, ancak Kurum'un, telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ihtimali bulunan hâllerde, idari başvuru yolları tüketilmese dahi başvuruları kabul edebileceği, Kuruma 4. fıkra uyarınca yapılacak başvuruya idare tarafından verilecek cevabın tebliği tarihinden, idare başvuruya altmış gün içinde cevap vermediği takdirde bu sürenin bitmesinden itibaren altı ay içinde başvurulabileceği, başvuru tarihinin, dilekçenin Kuruma, valilik veya kaymakamlıklara verildiği, diğer hâllerde başvurunun Kuruma ulaştığı tarih olduğu hükmü uyarınca; davacı tarafından disiplin cezasının sicilden silinmesi istemiyle üniversiteye yapılan 03/07/2019 tarihli başvurunun 09/08/2019 tarihinde reddi üzerine 17/09/2019 tarihinde Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuruda bulunulduğu; 17/03/2020 tarihli tavsiye kararı üzerine kararın uygulanması istemiyle 19/03/2020 tarihinde Üniversiteye başvurulduğu, Üniversitenin ... tarih ve E-... sayılı işlemi üzerine 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına 20/04/2020 tarihinde başvuru yapıldı, başvurunun zımnen reddi üzerine de bakılmakta olana davanın açıldığı görüldüğünden, davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esası incelenmiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri olarak belirtilen hukuk devletinin temel ilkeleri arasında "hukuki güvenlik" ve "belirlilik" ilkeleri yer almaktadır. Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yaptığı düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Hukuki güvenlik ve hukuki istikrar kişilerin gelecekle ilgili plan, düşünce ve kararlarında, var olan hukuk kurallarına güvenerek hareket etmelerinin hukuken korunmasına dayanak teşkil eder. Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" başlıklı 13. maddesinde ise; temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı düzenlenmiştir.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle;
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Soruşturma, yetkiler ve cezalar" başlıklı 54. maddesinde; "a. (İptal bent: Anayasa Mahkemesi 08/09/2022 tarih ve E. 2022/54, K. 2022/99) Yükseköğretim kurumları içinde veya dışında yükseköğretim öğrenciliği sıfatına, onur ve şerefine aykırı harekette bulunan, öğrenme ve öğretme hürriyetini, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kısıtlayan, kurumların sükün, huzur ve çalışma düzenini bozan, boykot, işgal ve engelleme gibi eylemlere katılan, bunları teşvik ve tahrik eden, yükseköğretim mensuplarının şeref ve haysiyetine veya şahıslarına tecavüz eden veya saygı dışı davranışlarda bulunan ve anarşik veya ideolojik olaylara katılan veya bu olayları tahrik ve teşvik eden öğrencilere; eylem başka bir suçu oluştursa bile ayrıca uyarma, kınama, bir haftadan bir aya kadar veya bir veya iki yarıyıl için kurumdan uzaklaştırma veya yükseköğretim kurumundan çıkarma cezaları verilir.
b. Bir fakülte, enstitü veya yüksekokulun içinde veya dışında öğrencilerin işlemiş oldukları disiplin suçlarından dolayı soruşturma yapmaya ve doğrudan gerekli cezayı vermeye veya disiplin kuruluna sevketmeye ilgili fakülte dekanı, enstitü veya yüksekokul müdürü yetkilidir.
c. Disiplin soruşturmasına, olay öğrenilince derhal başlanılır ve soruşturma engeç onbeş gün içinde sonuçlandırılır.
d. Hakkında kovuşturma yapılan öğrenciye sözlü veya yazılı savunma hakkı verilir. Tanınan süre içinde savunma yapmayan öğrenci bu hakkından vazgeçmiş sayılır.
e. Disiplin cezaları, ilgili öğrenciye yazı ile bildirilir. Durum, öğrenciye burs veya kredi veren kuruluşa ve Yükseköğretim Kuruluna duyurulur. Yükseköğretim kurumundan çıkarma kararlarına karşı onbeş gün içinde üniversite yönetim kuruluna itiraz edilebilir. Cezalar öğrencinin dosyasına ve siciline işlenir.
f. Bu maddeye göre yapılacak işlemler sırasında gerekirse öğrenciye, bağlı bulunduğu öğretim kuruluşunda, ilan yoluyla tebligat yapılabilir.
g. Yükseköğretim kurumundan çıkarma kararı bütün yükseköğretim kurumlarına, Yükseköğretim Kurulu, emniyet makamları ve ilgili askerlik şubelerine bildirilir." hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun'un "Siciller" başlıklı 63. Maddesinde "Yükseköğretim kurum ve kuruluşları ile üst kuruluşlarda görev alan öğretim elemanlarının, memur ve diğer personel ile öğrencilerin sicilleri genel hükümlere ve Yükseköğretim Kurulu tarafından hazırlanacak yönetmelik esaslarına göre tutulur. Her türlü atama, yükselme, akademik unvanların kazanılması ve diğer özlük işlemlerinde bu siciller esas alınır." hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan;
Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde "(1) Bu Yönetmelikte geçen; a) Öğrenci: Yükseköğretim kurumlarında önlisans, lisans, yüksek lisans, doktora, tıpta uzmanlık veya sanatta yeterlilik öğrenimi gören kişileri, b) Kınama: Öğrenciye öğrencilikle ilgili kusurlu davranışlarından dolayı kınandığının yazılı olarak bildirilmesini, c) Uyarma: Öğrencinin, öğrencilikle ilgili davranışlarında daha dikkatli olması gerektiği hususunda yazılı olarak ikaz edilmesini" hükmüne; "Kınama cezasını gerektiren disiplin suçları" başlıklı 5. maddesinde "(1) Kınama cezasını gerektiren eylemler şunlardır;
…
d) Sınavlarda kopyaya teşebbüs etmek." hükmüne; "Disiplin cezası verilirken dikkat edilecek hususlar" başlıklı 23. maddesinde "Disiplin cezalarını vermeye yetkili amirler ile disiplin kurulları bu cezalardan birini verirken, disiplin suçunu oluşturan eylemlerin ağırlığını, soruşturulan öğrencinin daha önce bir disiplin cezası alıp almadığını, davranış, tavır ve hareketlerini, işlediği fiil ve yaptığı hareket dolayısıyla pişmanlık duyup duymadığını dikkate alırlar." hükmüne; "Cezaların bildirilmesi" başlıklı 24. maddesinde "(1) Disiplin soruşturması sonunda verilen disiplin cezası, soruşturma açmaya yetkili amir tarafından;
a) Hakkında disiplin soruşturması yapılan öğrenciye,
b) Öğrenciye burs veya kredi veren kuruluşa ve yükseköğretim kurumuna,
c) Üniversiteden çıkarma cezası verildiği takdirde, yukarıdakilere ilaveten bütün yükseköğretim kurumlarına Yükseköğretim Kuruluna, ÖSYM’ye, emniyet makamlarına ve ilgili askerlik şubelerine bildirilir." hükmüne; "Disiplin cezalarının uygulanması" başlıklı 25. maddesinde "(1) Disiplin cezası vermeye yetkili amir veya kurul kararlarında hangi tarihten itibaren uygulanacağı belirtilmediği takdirde, disiplin cezaları verildikleri tarihten itibaren uygulanırlar." hükmüne; "Disiplin cezalarına karşı başvuru yolları" başlıklı 26.maddesinde "(1) Disiplin amirleri ve kurullarınca verilen disiplin cezalarına karşı onbeş gün içinde üniversite yönetim kuruluna itiraz edilebilir. (2) İtiraz halinde, itiraz mercii olan üniversite yönetim kurulu, itirazı onbeş gün içinde kesin olarak karara bağlar. İtiraz halinde, itiraz mercii olan üniversite yönetim kurulu kararı inceleyerek verilen cezayı aynen kabul veya reddeder. Red halinde, disiplin kurulu veya yetkili disiplin amiri red gerekçesini göz önünde bulundurarak itirazı karara bağlar. (3) Bu Yönetmeliğe göre verilen cezalara karşı, itiraz hakkı kullanılmadan da idari yargı yoluna başvurulabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan;
Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumları Sicil Yönetmeliği'nin "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinde "Bu yönetmeliğin amacı, Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumlarında sürekli veya sürekli görev yapan öğretim elemanları ile 657 Sayılı Kanun’a göre çalışan memurların; diğer personelin ve öğrencilerin sicilleriyle ilgili esasları düzenlemektir." hükmüne; "Öğrencilerle İlgili Sicil Fişlerinin Doldurulması" başlıklı 10. maddesinde "Öğrencilerin öğrenimlerinin devamı sırasında aldıkları ödül ve cezalar Ek (3)teki sicil fişlerine işlenerek dosyasında saklanır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına yapılan 24/04/2020 tarihli başvurunun zımnen reddi işlemi yönünden;
Her ne kadar dava konusu işlemlerin dayanağı olan 18/08/2012 tarihli ve 28388 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği 11/03/2023 tarih ve 32129 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılmış ise de; davacının hukukunu etkilemeye devam ettiği ve anılan Yönetmeliğe dayalı tesis edilen bireysel işleme karşı dava açıldığı görüldüğünden işin esasına geçilmiştir.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından 18/08/2012 tarih ve 28388 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nde; yükseköğretim kurumlarında okuyan öğrencilerin tabi olacakları disiplin suç ve cezaları ile soruşturma usulünün düzenlendiği; bu Yönetmelikte yükseköğretim kurumlarında öğrenciler için geçerli olacak disiplin suç ve cezaları ile disiplin soruşturması süreci, zamanaşımının uygulanış şekli ve soruşturmanın tamamlanma biçimi ile kararlar, bu kararların infazı ve kararlara karşı itiraz yolunun düzenlendiği görülmektedir. Buna karşın; öğrencilere verilecek disiplin cezalarının ne şekilde, nerede ve ne kadar süre tutulacağı, gerektiğinde kime, ne şekilde ve nasıl verileceğine dair açıklık bulunmadığı ve bu konuda bir başka hukuk kuralına atıf da yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Disiplin suç ve cezaları ile ilgili sicillerin, öğrenciler bakımından nasıl tutulacağına ilişkin düzenleme, 2547 sayılı Kanun'un 63. maddesi dayanak alınmak suretiyle Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen ve 25/04/1984 tarih ve 18382 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumları Sicil Yönetmeliği’nde yalnızca öğrencilerin disiplin sicillerini değil, öğretim elemanları ile memur ve diğer personellerin sicillerin nasıl tutulacağını da kapsamaktadır. Bu Yönetmeliğin “Öğrencilerle ilgili sicil fişlerinin doldurulması” başlıklı 10. maddesine göre; öğrencilerin öğrenimlerinin devamı sırasında aldıkları ödül ve cezaların Yönetmelikte Ek (3)'te yer alan sicil fişlerine işlenerek dosyasında saklanacağı hükmüne yer verilmiş olup, EK-3’e göre; öğrencinin resmi, genel bilgileri ile aldığı ödül ve cezaların yer alacağı öğrenci fişi düzenleneceği belirtilmiştir. Bu Yönetmelikte de, sicilin tutulup saklanması ile ilgili genel ifadelerin kullanıldığı, disiplin suç ve cezalarının saklanma ve kullanılma şeklinin, süresinin, ne zaman ve nasıl silineceğine veya sicilden çıkarılacağına ya da talep edildiğinde verilmeyeceğine dair açık hükümlerin bulunmadığı; bir anlamda, yükseköğretimde okuyan ve öğrenci statüsünde akademik hayatını sürdüren kişilerin bu sırada işledikleri disiplin cezaları yönünden korunmasız bırakıldıkları görülmektedir.
Üniversite içinde, öğrencilerin düzen kurallarına uymamaları halinde idarenin yaptırım uygulama yetkisine sahip olduğu kabul edilmekle birlikte, disiplin hukukunun kaynağını oluşturan bu yetkinin, kanunlarla belirlenen koşullarda kullanılması ve disiplin hukukuna hakim olan temel ilkelerin dikkate alınması; işlenen fiil ile davranışa uygulanacak disiplin cezasının elverişli ve gerekli bulunması, aynı zamanda fiil ile arasında makul bir dengenin de var olması ölçülülük ilkesinin gereğidir.
Üniversitede okuyan öğrencilerin anlık hataları nedeniyle aldıkları disiplin cezalarının neredeyse bir ömür boyu öğrenci dosyalarında saklanmasının anlaşılabilir ve kabul edilebilir bir yanı bulunmadığı; düzenleme eksikliğinin, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine de aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim; adli sicil kayıtlarının dahi 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun "Adli sicil ve arşiv bilgilerinin silinmesi" başlığı altında düzenlendiği, bu kayıtların bir süre sonra adli sicil arşivinden kaldırıldığı göz önüne alındığında, disiplin cezalarının kullanılması, kaldırılması ve silinmesi usul ve esasları ile ilgili hukuki boşluğun öğrencilerin aleyhine işletilmemesi gerektiği kanaatine varılmaktadır.
Kaldı ki; Kanun ve Yönetmeliklerde bu konuyu düzenleyen hükümlerin yer almaması, hukuk devleti ilkesini güvence altına alan Anayasa'nın 2. maddesi ile temel hak ve özgürlükleri düzenleyen 13. maddesine aykırılık teşkil etmekte; bu aykırılık Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1. Ek Protokolü'nün "öğrenim hakları" başlıklı 2. maddesini de ihlal etmektedir. Sicile kaydedilip öğrenci dosyasında süresiz saklanarak silinmeyen ve istendiği takdirde başka kurum ve kuruluşlara verilen disiplin cezaları nedeniyle disiplin cezası alan öğrencilerin başvurusunun kabul edilmeme ihtimali doğmakta, bu durum diğer adaylarla eşit haklara sahip olamama sonucunu doğurmaktadır.
Bu durumda; yükseköğretim kurumu öğrencilerinin aldıkları disiplin cezalarının sicilde saklanması ve belli şartlar ve süre sonunda sicilden silinmesine ilişkin mevzuatta açık bir düzenleme bulunmadığından, disiplin cezasının sicillinden silinmesine dair mevzuatta gerekli düzenlemelerin yapılması istemiyle Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına yapılan başvurunun zımnen reddine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bireysel işlem yönünden;
Dava konusu bireysel işlemin dayanağı olan Yükseköğretim Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinde gerekli değişikliğin yapılması talebiyle Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına yapılan 20/04/2020 tarihli başvurunun zımnen reddi işlemde hukuka uyarlılık bulunmadığından, bu Yönetmelik hükmüne dayanılarak tesis edilen Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı'nın ... tarih ve E:... sayılı işlemi işleminde de hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı'nın ... tarih ve E:... sayılı işlemi ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına yapılan 20/04/2020 tarihli başvurunun zımnen reddi işleminin İPTALİNE;
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/12/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava; Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi olan davacı tarafından, 28/06/2019 tarihli yazı ile bildirilen uyarma disiplin cezasının sicilinden silinmesi talebiyle yapılan başvurunun Üniversite Rektörlüğünce reddedilmesi üzerine Kamu Denetçiliği Kurumuna yapılan başvuru neticesinde verilen tavsiye kararının uygulanması yönündeki talebinin reddine dair Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı'nın ... tarih ve E:... sayılı işlemi ile disiplin cezasının sicilinden silinmesi ve Yökseköğretim Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinde gerekli değişikliğin yapılması talebiyle Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına yapılan 20/04/2020 tarihli başvurunun zımnen reddi işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa Mahkemesi'nin 08/09/2022 tarih ve E:2022/54, K:2022/99 sayılı ve 20/09/2022 tarih ve 31959 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı ile; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Soruşturma, yetkiler ve cezalar" başlıklı 54. maddesinin (a) bendinin ve "Yönetmelikler" başlıklı 65. maddesinin (a) fıkrasının 9. bendinde yer alan "...ile öğrencilerin..." ibaresinin iptali istemiyle açılan davada; Mahkeme tarafından yükseköğretim öğrencilerinin disiplin işlemleri ile ilgili hususların düzenlenmesi yetkisinin Yükseköğretim Kurulu'na verildiği ancak Kanun’un 54. maddesinin (a) fıkrasında düzenlenen disiplin suç ve cezalarına işaret ettiği anlaşılan disiplin işlemleri ile ilgili hususların belirli bir açıklık ve kesinlikte ortaya konulmadığı; disiplin cezası gerektiren eylemlerle disiplin cezalarının belirlendiği ancak disiplin suç ve cezaları arasında yeterli bağlantının kurulmadığı bir alanda idareye söz konusu alanın yönetmelikle düzenlenmesi yetkisinin verildiği; bu durumda, ilgililerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun uygulanacağını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkân tanıyacak şekilde belirliliğe sahip olmayan düzenlemelerle idareye verilen yetkinin çerçevesinin çizildiği söylenemeyeceğinden; kuralın belirlilik ve yasama yetkisinin devredilemezliği ilkeleriyle bağdaşmadığı gerekçesiyle iptaline, iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği görülmektedir.
Anılan Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 11/03/2023 tarih ve 32129 sayılı Resmi Gazete'de Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelikle ve Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumları Sicil Yönetmeliği'nin ise 06/10/2023 tarih ve 32331 sayılı Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik ile yürürlükten kaldırıldığı; sonrasında 2547 sayılı Kanun'un 54. maddesinde 09/02/2023 tarih ve 32099 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 02/02/2023 tarih ve 7437 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile "Disiplin cezaları ve disiplin cezalarını gerektiren disiplin suçları" başlığı ile yeniden düzenlendiği görülmektedir.
Bu durumda; Kanun koyucu tarafından Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı uyarınca 2547 sayılı Kanun'da öğrenci disiplin cezalarına ilişkin hükümlerin düzenlendiği görüldüğünden; öğrencilerin aldığı disiplin cezalarının sicilden silinmesi işlemlerinin de Kanunla düzenlenebileceği, bunun da ancak Yasama Organı tarafından tesis edileceği açıktır.
Bu itibarla konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği görüşü ile dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin çoğunluk kararına katılmamaktayız.