T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3522
Karar No : 2025/10544
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: 1- (DAVACI) ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI)... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, İzmir ili, Bergama ilçesi hudutları dahilinde dava dışı ... Maden-Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. uhdesinde bulunan sicil:... sayılı ruhsat sahasında izinsiz üretim faaliyetleri ile ilgili olarak 3213 sayılı Maden Kanunu'nu uyarınca davacı hakkında 39.261.207,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E.... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile Mahkemece verilecek karara esas alınacak nitelikte bulunan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacı şirketin ruhsat sahası dışında faaliyet gösterdiği hususu sabit olduğu ancak ocak verimi, granit kalitesi, yeniden değerleme oranı dikkate alınarak 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 12. maddesine göre uygulanacak idari para cezasının 12.805.979,40 TL olması gerektiği sonucuna varıldığı, bu nedenle dava konusu davacı şirkete 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 5. fıkrası gereğince 39.261.207,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E.... sayılı işleminin 12.805.979,40 TL'lik kısmında hukuka aykırılık, bu tutarı aşan 26.455.227,60 TL’lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, davalı idarece sahaların her yıl kontrol edildiği, davalı idarenin ve şikayetçi şirketin izni ve haberi olmadan üretim yapılmasının mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, mahallinde yapılan denetim üzerine işlem tesis edildiği, sahadaki faaliyetin 2019 yılında da devam ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İzmir ili, Bergama ilçesi hudutları dâhilinde ... Mad. Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin uhdesinde bulunan sicil:... sayılı ruhsat sahasında izinsiz madencilik faaliyetinde bulunulduğundan bahisle ... ve ... sayılı dilekçe ile yapılan şikayet üzerine inceleme başlatılmıştır.
İnceleme kapsamında, II (b) grubu ruhsat sahasında yapılan kontrollerde Y:... X:..., Y:... X:..., Y:... X:... ve Y:... X:... temsili koordinatlarda, ruhsat sahibi bilgisi dışında üretim faaliyetinde bulunulduğunun tespit edilmesi üzerine yapılan ölçümde; ruhsat sahasında yapılan 3 adet ölçümde birinci alandan 99.801,26 m3, ikinci alandan 39.824,4 m3 ve üçüncü alandan 18.430,74 m3 olmak üzere toplamda 158.056,40 m3 alanın ruhsat ve işletme izni olmadan boşaltıldığı, üretim yapılan alandaki üretilen granitin yoğunluğunun 2,7 ton/m3 olduğu belirtilmiştir.
Sicil:... sayılı ruhsat sahasından izinsiz olarak üretim yapılan ocak sahasında yapılan incelemelerde ocak veriminin %20 olduğu, buna göre söz konusu ocaktan (158.056,40 m3 x 2,7 ton/m3 x 0,2) = 85.350,45 ton granit üretimi yapıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Akabinde işbu tespit ve ölçümlere dayanılarak, davacı şirkete 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 5. fıkrası gereğince dava konus...Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ...tarih ve E.... sayılı işlemi ile 39.261.207,00-TL idari para cezası verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12/5. maddesinde; ''Ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapıldığının tespiti hâlinde faaliyetler durdurularak üretilen madene mülki idare tarafından el konulur. Bu fiili işleyenlere, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bu fıkra kapsamında üretilmiş olup el konulan ve/veya el konulma imkânı ortadan kalkmış olan tüm madenin ocak başı satış bedelinin beş katı tutarında idari para cezası uygulanır. Üretim hakkı olmayan madenin üretiminin yapıldığının tespiti hâlinde faaliyetler durdurularak üretilen madene mülki idare amirliklerince el konulur. Bu fiili işleyen kişilere, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bu fıkra kapsamında üretilmiş olup el konulan ve/veya el konulma imkânı ortadan kalkmış olan tüm madenin, ocak başı satış bedelinin beş katı tutarında idari para cezası uygulanır. El konulan madenler, mülki idare amirliklerince satılarak bedeli büyükşehir belediyesi olan illerde yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, diğer illerde il özel idaresi hesabına aktarılır. Bu fıkranın ihlalinin tekrarı hâlinde madenin ocak başı satış bedelinin on katı tutarında idari para cezası uygulanır.'' düzenlemesi yer almaktadır.
Anayasa'nın 125. maddesinin 1. fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu; 4. fıkrasında, yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılmayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslarına uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilmeyeceği hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasında, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri olarak sayılmış; 2. maddesinin 2. fıkrasında da, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu; idari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevini kanunlar ile gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, davacı şirket hakkında daha önce, şirketin uhdesinde bulunan S:... sayılı ruhsat sahasında açılan ocağın, İzmir ili, Bergama ilçesi dahilinde ve ... Mad. Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. uhdesinde bulunan S:... sayılı ruhsat sahası içerisine taşması nedeniyle, bu ruhsat sahasında izinsiz üretim yapıldığından bahisle davacı şirkete 4.324.465,74-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğünün ...tarih ve E... sayılı işleminin tesis edildiği, söz konusu işleme karşı açılan davada, .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verildiği, anılan kararın Dairemizin 20/05/2025 tarih ve E:2021/6104, K:2025/4807 sayılı kararıyla gerekçeli olarak onanarak kesinleştiği görülmektedir.
Yukarıda yer alan mevzuatın değerlendirilmesinden, idari yargı yerlerince yapılan denetimin; idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı olduğu ve bu unsurlar yönünden hukuka aykırılık görülmesi halinde işlemin iptaline, aksi durumda ise davanın reddine karar verileceği, bu haliyle dava konusu edilen işlemin hukuka aykırı olduğu tespit edilen kısımlarının idari yargı yerince (idare yerine geçilerek) düzeltilmesi ve yeni bir idari işlem tesis edilmesi sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesi durumunda Anayasa'da yer verilen "yargılama yetkisinin yerindelik denetimi şeklinde kullanılmayacağı, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği" hükmünün aşılacağı sonucuna varılmaktadır.
Dava konusu işlemin 12.805.979,40 TL’lik kısmının reddi yönünden:
İdarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak veya idari işlem tesis etme yetkisini yargı mercilerinin kullanması sonucunu doğuracak biçimde karar verilemeyeceği idare hukukunun temel ilkelerindendir. Bu çerçevede dava konusu işlem yönünden yapılan incelemede; Maden Kanunu'nun 12. maddesinin beşinci fıkrasında, ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat sahasına maden üretimi yapılması hâlinde idari para cezası uygulanacağı, ihlalin tekrarında ise ocak başı satış bedelinin on katı tutarındaki idari para cezası öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Somut olayda, dava konusu...tarih ve E.... sayılı işlemin tesis edildiği tarihte, davacı adına daha önce tesis edilen ... tarih ve E... sayılı işlemin hukuken yürürlükte olduğu, ancak bu işlemin henüz idari yargı yerlerince iptaline karar verilmediği görülmektedir. Buna karşın, idare tarafından dava konusu işlemde, ihlalin tekrarına rağmen ocak başı satış bedelinin beş katı üzerinden idari para cezası uygulandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, her ne kadar dava konusu işlem tesis edildiği tarihte önceki işlem hukuken yürürlükte ise de idari para cezasının hesaplanmasında bu hususun dikkate alınmadığı, İdare Mahkemesi tarafından yaptırılan keşif ve bilirkişi raporunda ise önceki işlemin varlığı esas alınarak on katı üzerinden hesaplama yapıldığı görülmektedir.
Ancak bu hesaplama esas alınarak karar verilmesi, idari yargı yerince idarenin yerine geçilerek yeni bir işlem tesis edilmesi sonucunu doğuracağından, Anayasa'da güvence altına alınan yargı yetkisinin sınırlarını aşacaktır. Bu nedenle, bilirkişi raporunda yer alan bu hesaplamanın esas alınması suretiyle karar verilmesi hukuken mümkün değildir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Dava konusu işlemin 26.455.227,60 TL’lik kısmının iptali yönünden:
Dava konusu işlemle, Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 5. fıkrası kapsamında, ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat sahasından maden üretimi yapılması nedeniyle idari yaptırım uygulanmış olup, dava konusu işlem bir bütün halinde değerlendirilerek hukuka uygunluk denetiminin yapılması gerekmektedir.
Dava konusu işlemin 12.805.979,40 TL’lik kısmının reddi yönünde verilen karar yukarıda yer verilen gerekçe ile hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan İdare Mahkemesince de uyuşmazlığın çözümü için keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak, dava konusu işlem tesis edilirken davalı idarece dikkate alınmayan veya hatalı ve eksik yapılan tespit ve değerlendirmelerin bilirkişi raporunda ortaya konulduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu durumda, işlemin hukuka aykırı görülmesi halinde iptaline karar verilerek, söz konusu kararın uygulanması kapsamında, idarece yeniden işlem tesis edilmesine olanak tanınması, başka bir ifadeyle, idari yargı yerince (idare yerine geçilerek) işlemin düzeltilmemesi gerektiğinden, dava konusu işlemin 26.455.227,60 TL’lik kısmının iptaline dair kararın bu gerekçeyle onanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, bilirkişi raporundaki tespitler ve Dairemizin gerekçesi gözetilerek davalı idare tarafından yeniden idari para cezası düzenlenebileceği açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının;
a) Dava konusu işlemin, ... TL’lik kısmının BOZULMASINA,
b) Dava konusu işlemin,...TL’lik kısmının yukarıda yer alan gerekçeyle ONANMASINA,
3. Kullanılmayan ...TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 29/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.