T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2143
Karar No : 2024/6379
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölümünde araştırma görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/B-6(b) maddesinde belirtilen "Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak" disiplinsizliğini işlediğinden bahisle kamu görevinden çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin Yükseköğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulu'nun... tarihli ve... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; öğrenci B.N.Y. tarafından alınan 17/05/2019 ile 15/06/2019 tarihli darp raporları ile davacı tarafından B.N.Y'ye gönderilen 18/05/2019 tarihli mesajlaşmada yer alan ifadelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda darp eyleminin sübuta erdiği, darp fiillerinin B.N.Y. ile davacı arasında gerçekleşen darp olayının herhangi bir tanık bulunmadığı esnada gerçekleşmesi sebebiyle darp fiillerinin başka herhangi bir şekilde ispat edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacı tarafından 18/05/2019 tarihinde B.N.Y'ye gönderilen ve darp fiillerinin gerçekleştiğini kanıtlayan mesajların disiplin soruşturmasında dikkate alınmasının davacının özel hayatının gizliliği hakkını da ihlal etmediği, davacının kendisine isnat edilen disiplin suçunu işlediğinin sabit olduğu ve 7068 sayılı Kanun'un 53/B-6(b) maddesine uyan eylemi nedeniyle kamu görevinden çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kendisine isnat edilen fiil nedeniyle kınama disiplin cezası uygulandığı için aynı fiil nedeniyle birden çok idari yaptırım uygulanamayacağına ilişkin ilkeye uyulmadığı, darp raporlarının özel hastaneden temin edildiği ve gerçeği yansıtmadığı, darp fiilinin gerçekleştiği iddia edilen 15/06/2019 tarihinde ÖSYM tarafından gerçekleştirilen sınav sonrasında arkadaşı Y.A. ile buluşmuş olması nedeniyle B.N.Y. ile görüşmediği, B.N.Y isimli öğrencinin kendisi tarafından darp edilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 06/12/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava, İstanbul Teknik Üniversitesi ... Mühendisliği Bölümünde araştırma görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/B-6(b) maddesinde belirtilen "Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak" disiplinsizliğini işlediğinden bahisle kamu görevinden çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin Yükseköğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulu'nun... tarihli ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu'nun "Genel esaslar" başlıklı 53. maddesinin B) fıkrasının 6. bendinin (b) alt bendinde; "Kamu görevinden çıkarma: Kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanı ve memur olarak bir daha atanmamak üzere kamu görevinden çıkarmadır. Kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır:(...)b) Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak(...)" hükmüne, 53/D maddesinde de, "Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan veya ödül veya başarı belgesi alanlara verilecek disiplin cezalarında bir derece alt ceza uygulanabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Takdir yetkisi, temel amacı faaliyetlerinde kamu yararını gerçekleştirmek olan idarenin belli bir konuda karar alıp almama yahut karar alma hususunda birden fazla seçenek arasında seçim yapma serbestisine sahip olması şeklinde tanımlanmaktadır.
Anayasa ve İdari Yargılama Usulü Kanununda yer alan, idarenin takdir yetkisini kaldıracak şekilde yargı kararı verilemeyeceği kuralı, takdir yetkisine dayanılarak yapılan işlemlerin yargı denetimi dışında kalacağı anlamına gelmemektedir. Bu sebeple, idarenin takdir yetkisinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığı, idari yargı mercilerince denetlenmektedir.
2547 sayılı Kanun'da alt ceza uygulanması konusunda idarelere takdir yetkisinin verildiği tartışmasızdır. Ancak bu takdir hakkı kullanılırken, olayın oluş şekli ve işleniş biçimi ile ağırlık derecesine göre alt ceza uygulanıp uygulanmamasına karar verilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, bu takdir hakkının yerinde kullanılıp kullanılmadığının tespitinin Mahkemelerce yapılması gerekmektedir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporlarının incelenmesinden, davacının eyleminin sübut bulduğunun kabulü ile birlikte; daha önceki çalışmalarının ve sicilinin olumlu olması dikkate alındığında, davacıya 2547 sayılı Kanunun 53/D maddesi uyarınca bir alt ceza uygulanmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.