T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/5035
Karar No : 2025/6540
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:.., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kocaeli ili, Gebze ilçesinde belediye meclis üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, "7 gün 24 saat esasıyla hizmet verecek kreş açılması amacıyla ... Gıda Tur. Rek. ve İnş. Tic. Ltd. Şti'ye yetki verilmesi ve açılacak kreşin iş ve işlemleri ile alakalı hazırlanan Kreş Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin" oyçokluğu ile kabul edilmesine dair Gebze Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararda; belediyenin iştiraki olan şirket tarafından açılacak olan "kreş" ile Anayasa Mahkemesinin iptaline konu "okul öncesi eğitim kurumları" ibarelerini aynı hukuki statüde değerlendirmenin mümkün olmadığı, Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesinde Anayasaya aykırı görülen hususun "ulusal nitelikte eğitim faaliyeti" kapsamında yer alan eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yerel yönetimler tarafından yürütülmesine ilişkin olduğu, kreşlerin ise bu kapsamda (okul öncesi eğitim kurumları) yer alan eğitim ve öğretim kuruluşlarından olmadığı, belediyelerin kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla şirket kurabilme hakkı ve yetkisi olduğu noktasında tereddüt bulunmadığı, dolayısıyla davalı idarenin Belediye Meclisince "7 gün 24 saat esasıyla hizmet verecek kreş açılması amacıyla ... Gıda Tur. Rek. ve İnş. Tic. Ltd. Şti'ye yetki verilmesi ve açılacak kreşin iş ve işlemleri ile alakalı hazırlanan Kreş Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin" oyçokluğu ile kabul edilmesine dair aldığı dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu karara red oyu verdiği, mevzuatta belediyelerin kreş açabilecekleri yönünde bir düzenleme olmadığı, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediyelerin Görev ve Sorumlulukları" başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "okul öncesi eğitim kurumları açabilir" ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 24/01/2007 tarih ve E:2005/95, K:2007/5 sayılı kararı ile iptal edildiği, şirkete, Meclis kararıyla bir kamu hizmetinin yerine getirilmesi için yetki verilmesi ve belediyenin bir müdürlüğüymüş gibi Yönetmelik hazırlanarak Meclis kararıyla onaylanmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin ve İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 08/09/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava; Kocaeli ili, Gebze ilçesinde belediye meclis üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, "7 gün 24 saat esasıyla hizmet verecek kreş açılması amacıyla ... Gıda Tur. Rek. ve İnş. Tic. Ltd. Şti'ye yetki verilmesi ve açılacak kreşin iş ve işlemleri ile alakalı hazırlanan Kreş Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin" oyçokluğu ile kabul edilmesine dair Gebze Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a bendinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3/c bendinde, dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceğini, 15. maddesinin 1/b bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
Söz konusu maddede yer alan ve iptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmakta, menfaatin kişisel ve meşru olması için idari işlemin doğurduğu hukuki sonuçtan dava açacak bireyin etkilenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Bakılan davada davacı üyesi olduğu ve toplantıya katılarak aleyhte oy kullandığı Belediye Meclisi kararının iptalini istemekte olup, sırf meclis üyesi olmanın ve toplantıya katılıp karşı oy kullanmanın, Kanunda iptal davasının dava şartı olarak öngörülen menfaat ilişkisini kurup kurmadığının, Danıştay’ın yerleşik içtihatları ve Belediye Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 17. maddesinde; Belediye meclisinin, belediyenin karar organı olduğu ve ilgili kanunda gösterilen esas ve usûllere göre seçilmiş üyelerden oluşacağı belirtildikten sonra devamı maddelerde Meclis toplantıları ve karar alma süreçlerine ilişkin hükümlere yer verilmiş, “Meclis kararlarının kesinleşmesi” başlıklı 23. maddesinde ise; “Belediye başkanı, hukuka aykırı gördüğü meclis kararlarını, gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzere beş gün içinde meclise iade edebilir. Yeniden görüşülmesi istenilmeyen kararlar ile yeniden görüşülmesi istenip de belediye meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilen kararlar kesinleşir. Belediye başkanı, meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine on gün içinde idarî yargıya başvurabilir.” kuralı getirilmiştir.
Görüldüğü üzere idari davaya konu olan meclis kararı bu kararı veren üyelerden bağımsız bir şekilde kendi başına hukuki sonuçlar doğurmakta, hukuki sonuç doğurduğu kişiler bakımından menfaat ilişkisi kurulmakta ve bu kişilerin dava açma ehliyeti ortaya çıkmaktadır. Meclis kararının, başka nedenler yoksa Meclis üyesi bakımından ister karşı oy kullansın ister çoğunluk kararına iştirak etsin hukuki sonuçlar doğurmadığı hususu tartışmasızdır. Kararın kendi istediği şekilde çıkmamış olmasının meclis üyesi bakımından hukuki sonuç doğuracağını ve kararla üye arasında menfaat ilişkisi kuracağını ileri sürmek de olası görünmemektedir.
Belediye Kanunu'nda, Belediye Meclisi kararına karşı Belediye Başkanı için önce iade sonra dava açma şeklinde getirilen hüküm de, Belediye Meclisi üyelerine sırf karara muhalefet etmesi nedeniyle dava açma hakkı verilmediğini göstermektedir. Eğer, kararlara muhalefet eden Meclis üyelerinin dava açma ehliyeti öngörülmüş olsa idi, Meclisin üyesi ve başkanı olan Belediye Başkanı için böyle bir münhasır düzenleme ihtiyacı olmazdı.
Kuşkusuz Belediye meclisi üyelerinin de vatandaşlık ve hemşehrilik hukukunun sağladığı haklar çerçevesinde çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda Meclis Üyeliği sıfatını kullanmaksızın vatandaş olarak dava açmasının önünde bir engel bulunmamaktadır.
Uyuşmazlıkta ise; Gebze Belediyesi İşletme ve İştirakler Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı "Gebze Belediyesi veya belediyenin iştiraki olan ... Gıda Tur. Rek. ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından 7 gün 24 saat hizmet verme esasıyla kreş açılması için Gebze Kaymakamlığına ruhsat başvurusunda bulunulacaktır. Bu sebeple Belediye Meclisince, belediye tarafından veya belediyece işletme yetkisi devredilecek olan ... Gıda Tur, Rek. ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ne yetki verilmesini; bu yetkinin yanı sıra açılacak kreşin iş ve işlemleri ile alakalı 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun Belediyenin yetkileri ve imtiyazları başlıklı 15'nci maddesi ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakımevleri Hakkında Yönetmeliğe istinaden hazırlanan yazı ekindeki Kreş Görev ve Çalışma Yönetmeliği'nin kabulü" için düzenlenen yazının Gebze Belediyesi Meclisine havalesinin yapıldığı, ... tarihinde yapılan Meclis oturumunda da söz konusu teklifin oyçokluğu ile kabul edilmesi üzerine söz konusu teklife ret oyu veren meclis üyesi tarafından mezkur işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmış olup, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde sadece meclis üyeliği Meclis kararlarına karşı dava açma ehliyeti sağlamadığından davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın esastan reddine ilişkin kararın onanmasına yönelik oluşan çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.