T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/5164
Karar No : 2025/138
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Dicle Üniversitesine yabancı öğrenci kontenjanı kapsamında yapılan kaydının, Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı'nca yapılan incelemeler ve Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı'nın yazısı üzerine silinmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı Dicle Üniversitesi Rektörlüğü Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Yükseköğretim kurumlarına giriş ve yerleştirme işlemlerinde imkan ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirlerin alınması kaydıyla yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretiminin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabulüne yönelik usul ve esasları belirleme konusunda Yükseköğretim Kurulu'nun yetkilendirildiği, bu kapsamda Kurulca yabancı uyruklu ve eğitimini yurt dışında tamamlayan öğrenciler ile eğitimini Türkiye'de tamamlayan öğrenciler arasında oluşabilecek imkan ve fırsat farklılıklarını azaltmak amacıyla Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'ın belirlendiği ve gerektiğinde bu konuda yeni düzenlemeler de yapma yetkisi olduğunun açık olduğu, davacının ise imkan ve fırsat eşitliği noktasında bir dezavantajının bulunmadığı, ülkesinde yaşamaya devam ettiği ve 2547 sayılı Kanun'un 45/f maddesinde öngörülen "ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlamış olma" şartına ve Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'ın "T.C. uyruklu olup ortaöğreniminin (lise) tamamını Türkiye’de veya KKTC’de tamamlayanların ...başvurularının kabul edilmemesi" düzenlemesine aykırı olarak ortaöğretiminin tamamını yurt dışında tamamlamasına rağmen yer verilen mevzuata aykırı olarak yurt dışından öğrenci kabulü yolu ile yükseköğretim kurumuna yerleştiği görüldüğünden, üniversite kaydının iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Türkiye'de bir ortaöğretim diploması aldıktan sonra yurtdışında online ya da örgün olarak tekrar ortaöğretim eğitimi alınması üzerine Türkiye'de üniversite sınavına tabi tutulmaksızın uluslararası öğrenci statüsünden faydalanılarak üniversite eğitimi alınabileceğine ilişkin bir hak olmadığı gibi bu eğitime bağlı denklik belgesi talebi sırasında da Türkiye'deki lise eğitimiyle ilgili beyandan kaçınılması yani yanıltıcı beyanla denklik belgesi alındığının tespit edilmesi üzerine üniversiteden öğrencilik kaydının silinebileceği, davacının 9-10-11. sınıflar için Türkiye'de eğitim aldıktan sonra online sistem üzerinden Rusya'dan lise diploması aldığı, yurt dışında aldığı diplomanın Türkiye'deki eğitimine üstün sayılmasını gerektiren ya da böyle bir hak veren bir düzenleme olmadığı halde bu haktan faydalandırıldığının ve üstelik bu haktan faydalanabilmek için denklik belgesi talebi sırasında da Türkiye'de eğitim gördüğü okulla ilgili yanıltıcı beyanda bulunduğunun görülmesi karşısında açık hata ve yanıltıcı beyan ile yapılan üniversite kaydının iptal edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının eğitim hakkına ilişiğinin kesilmesi şeklinde yapılan müdahalenin temeli, 2547 sayılı Kanunun 45/f maddesi, Uluslararası Öğrenci Kabulüne İlişkin Usul ve Esaslar olduğu, dolayısıyla müdahalenin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı, davacının üniversite ile ilişiğinin kesilmesi suretiyle gerçekleştirdiği müdahalenin temelinde kamu düzeninin sağlanması ve hukuka uygun olmayan bir işlemle kazanılmış bir haktan söz edilemeyecek olması sebebiyle müdahalenin temeli Kanundaki eğitim hakkı ilkelerine dayandığından işlemin meşru bir amaçla gerçekleştirildiği, üniversite kaydının olmayan bir hakka dayandırılması sebebiyle ve davacının herhangi bir sınava katılarak üniversite eğitimine başlamadığı gerçeği karşısında davacının eğitiminin sonlandırılmasından başka bir şekilde durumun hukuka uygun hale getirilmesi de söz konusu olamayacağından müdahalenin elverişli ve ölçülü olduğu sonucuna varılarak istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe eklenerek reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkilinin uzaktan eğitim yoluyla orta öğretiminin tamamını yurt dışında tamamladığı, dolayısıyla 2547 sayılı Kanun'un 45/f maddesinde öngörülen koşulun müvekkilince sağlandığı, Yurt Dışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'da ortaöğretimini Türkiye'de tamamlayanların başvurularının kabul edilmeyeceği belirtilmişse de bu düzenlemenin amacının sadece Türkiye'de ortaöğrenim mezuniyeti bulunanların başvurularının kabul edilmeyeceğine yönelik olduğu ancak hem Türkiye'de hem de yurt dışındaki bir ortaöğretim kurumundan mezun olanların başvurularının kabul edilmeyeceğine dair bir düzenleme olmadığı ve bu düzenlemenin müvekkilinin aleyhine yorumlanmayacağının açık olduğu, tamamen yasal düzenlemelere uygun olarak gerçekleştirilen kayıt işleminin yok hükmünde olmaması ve kayıt işleminde müvekkilinin hile ve aldatmasının bulunmaması ve ayrıca açık hata halinin de bulunmaması sebebiyle kazanılmış hakkının ve haklı beklentisinin olduğu, dava konusu işlem tarihinden sora yeni yürürlüğe giren Yurt Dışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslarda öğrencinin fiilen yurt dışında bulunup lise eğitimini tamamlaması şeklinde bir şart getirilerek aslında eski düzenleme gereği mutlaka yurt dışında bulunarak lise eğitimi tamamlamanın şart olmadığının zımni bir şekilde kabul edildiği, müvekkilinin üniversite kayıt işleminin dayanağını oluşturan denklik belgesinin düzenlemesine dayanak alınan evrakların sahte olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı, tamamen varsayımlar ve ön yargılarla hareket edilerek denklik belgesinin hileli yollarla alınmış olduğu kanaatine varılarak kayıt silme işleminin yapılmasının hukuka aykırı olduğu, sonuç olarak yurt dışında orta öğretiminin tamamlayan müvekkilinin yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uygun bir şekilde yapılan kaydının silinmesinin kazanılmış hak, hukuki belirlilik, hukuki güvenlik, hukuki öngörülebilirlik ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacı adli yardımdan faydalandığından temyiz safhasında alınmayan yargılama giderlerinin tahsili için mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 24/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.