T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/969
Karar No : 2024/7329
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi'ne yaban öğrenci kontenjanından kayıt yaptırarak Eczacılık Fakültesi öğrencisi olan davacı tarafından, öğrenci kaydının silinmesine ilişkin... tarih ve... sayılı Eczacılık Fakültesi Yönetim Kurulu Kararı'nın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup Türkiye'de ikamet eden davacının, salt yükseköğretime geçiş için daha kolay bir yol olan yurt dışından diploma alarak yükseköğretime geçiş yaptığı, bu kapsamda davacının öğrencilik hakkının, kazanılmış hak olarak nitelendirilmek suretiyle hukuken himaye edilmesine olanak bulunmadığı, Keza, davacının, uzaktan öğretim yoluyla yurt dışındaki liseden aldığı ve denkliği tanınan diplomayla veya Tükiye'deki ortaöğretim mezuniyeti ile merkezi sınava girmek suretiyle başarı puanına bağlı olarak yükseköğretime geçiş yapabileceği açık olup Anayasal teminat altında olan eğitim ve öğrenim hakkının kısıtlandığından söz edilemeyeceği, davacının 01/01/2017-31/12/2020 arasında kısa bir dönem haricinde (toplam yurtdışında kaldığı süre 32 gün) yurtdışı giriş-çıkış kaydının bulunmadığı, yurtdışında kaldığı günlerin örgün bir eğitim öğretim faaliyeti için yeterli olmadığı yönündeki kanaatin makul olduğu, bu konuda davacı tarafından da yurtdışında örgün eğitim için bulunduğu yolunda yeterli delilin de sunulmadığı görüldüğünden, yurt dışında bulunmaksızın uzaktan öğretim yoluyla yurt dışındaki liseden diploma alan ve bu diplomanın denkliği tanınan davacının, Türkiye Cumhuriyeti liselerinden mezun olan öğrencilerle aynı durumda bulunduğu, uzaktan öğretim yoluyla yabancı ülkeden alınan diplomanın, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup Türkiye'de ikamet eden davacı yönünden, merkezi sınavlara hazırlanan öğrencilere karşı bir ayrıcalık yaratmasının eşitler arası yarışma ilkesi ve hakkaniyet ile bağdaşmayacağı ve de halihazırda davacının Türkiye'de bulunan bir ortaöğretim kurumundan mezun olması sebebiyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 45/f maddesi uyarınca Yükseköğretim Kurulu tarafından yayımlanan yurt dışı öğrenci kontenjanından bir yükseköğretim programına kayıt hakkının olmadığı hususu da gözetildiğinde dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkilinin yurt dışında ortaöğretimini tamamladıktan sonra diplomasına aldığı denklik belgesi ile davalı üniversiteye kayıt yaptırdığı, kayıt esnasında mevzuatta öngörülen bütün şartları müvekkilinin taşıdığı, kayıt esnasında yapılan gerekli incelemeler sonucunda bu hususun davalı idarece de onaylanarak kayıt işlemlerinin yapıldığı, bir yıllık eğitimini başarı ile tamamladıktan sonra ikinci sınıfa geçmeye hak kazandığı, dosyaya sunulan not döküm belgesinden de müvekkilinin başarılı bir öğrenci olduğunun açıkça görüleceği, müvekkilinin davalı üniversiteye kayıt yaptırdığı yılda yurt dışında eğitimin tamamının tamamlanmış olmasının kayıt için yeterli olduğu, yurt dışından alınan diplomanın uzaktan eğitim ile ya da örgün eğitim ile alınması arasında herhangi bir fark bulunmadığı, yurt dışından alınan diplomalara yönelik yurt dışı giriş-çıkış kayıtlarının istenmesinin mevzuat hükümlerine aykırılık oluşturduğu, kayıt esnasında mevzuattaki tüm şartları sağlayan müvekkilinin kayıt tarihinden sonra alınan keyfi bir karar ile kaydının silinmesinin kazanılmış hak ilkesine aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 20/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.