T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/3872
Karar No : 2024/4655
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Birliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı avukat tarafından, hakkında Ankara 1 No'lu Barosu Disiplin Kurulu'nun "1 yıl 6 ay 22 gün süre ile işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına" ilişkin ... gün, ve E:..., K:... sayılı kararının onanmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu'nun ... tarih, E:... ve K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu uyuşmazlıkta davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen yargılamada, 1 yıl 6 ay ve 22 gün hapis cezası ile cezalandırılması ve neticede hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu noktada hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesinin anlamı ile disiplin yaptırımına etkileri yönünden bir değerlendirme yapılarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, denetim süresi sonunda yeniden ve belli şekilde suç işlenmemesi hâlinde, hükmün sonuç doğurmamasını içerdiği, hukukî deyimiyle hükmün vakî olmamış sayıldığı, bu nedenle esasen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, suçla etkili mücadele kapsamında pişmanlık hükümleri gereği kişinin toplumda lekelenmemesini içerdiği, bu anlamda kişinin, ceza hukuku boyutuyla masumiyet karinesinin tüm sonuçlarından faydalanması gerektiği, ancak bu durumun idarî yaptırım yönüyle ayrıksı olarak ele alınması gerektiği, zira davacının eylemi hakkında idarî yönden denetim yapılmasının önünde yasal bir engelin bulunmadığı, 1136 sayılı Kanun'un 135'inci maddesine göre, Kanun'un "hak ve ödevler" bölümünde düzenlenen veya diğer meslekî esaslara aykırılık hâlinde öncelikle kınama ve tekrarında ise diğer yaptırımların uygulanabileceği belirtilmiş ise de, uygulanacak yaptırımın doğrudan kınama cezası ile cezalandırılması anlamına gelmediği, hukuka uygunluk sınırları içerisinde ve objektif esaslara dayalı bir biçimde kullanılan takdir yetkisine göre fiilin ağırlığıyla orantılı bir yaptırımın tatbikinin mümkün olduğu, somut olayda davacının yargılandığı suçu teşkil eden fiilden hüküm giymesi hâlinde, doğrudan şartları yitirmeye dayalı olarak avukatlık mesleğinin sonlanacağı açık olup davalı idarelerce yapılan denetimde ise davacının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına esas verilen ceza sınırı içerisinde kalacak şekilde işten çıkarma cezası verildiği görüldüğünden, idare tarafından Kanun'un 135'inci maddesindeki amaca uygun biçimde ve orantılı olarak tesis edilen 1 yıl 6 ay 22 gün süreyle işten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde; Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan davalar; (e) bendinde ise, belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan davalar hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, davacı hakkında verilen "1 yıl 6 ay 22 gün süre ile işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına" dair disiplin cezasının onanmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası" olarak nitelendirilemeyeceği, nitekim 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Disiplin cezaları" başlıklı 135. maddesinin 1. fıkrasının (4) numaralı bendinde, işten çıkarmanın, "avukatın veya avukatlık ortaklığının üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere mesleki faaliyetlerin yasaklanması" olarak tanımlandığı, meslekten çıkarılma sonucunu doğuran disiplin cezası niteliğine sahip bulunmayan dava konusu işlem hakkında açılan davanın, 2577 sayılı Kanunun m.46/1-(d) kapsamında yer almadığı, öte yandan, avukatlık mesleği ticari faaliyet olarak da değerlendirilemeyeceğinden uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi kapsamında da bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine,
Kesin olarak, 19/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.