T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/3926
Karar No : 2024/4656
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Odaları Birliği
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Odası Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında meslekten çıkarma cezası verilmesine ilişkin Ankara Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararına yapılan itiraz kabul edilerek Disiplin Yönetmeliği'nin 7/f maddesi uyarınca 12 ay geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının (Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın 09/11/2022 tarihli onayı ile kesinleşen) iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Y.Ş. adlı kişiye ait işyerine ilişkin olarak yapılan SGK incelemesi sonucu düzenlenen ... tarih ve ... sayılı İnceleme Raporunda; işyerinden yapılan sigortalı bildirimlerinin fiili çalışmaya dayalı olmadığının tespit edildiği, hakkında gerçeğe aykırı SGK bildirimi yapılan A. G., İ.D., M.A.F., M.L., T.Ü., Ü.D., D.K., A.Ç., S.Ö., K.Ö. isimli şahısların, bu işyerinde fiilen çalışmadıklarını, gerçeğe aykırı bu sigortalılık bildirimlerinin davacı tarafından yapıldığını, bu işlem için davacıya ödeme yaptıklarını beyan ettikleri, disiplin kovuşturması sırasında davacı tarafından Disiplin Kuruluna verilen ifadede; Y.Ş.'nin temizlik işleriyle iştigal eden müşterisi olduğunu, firma üzerinden yapılan işe giriş çıkış bildirimlerinin firmanın şifresiyle yapıldığını, firmadan vekalet alarak bu şifreleri kendisinin kullanması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, firmanın kendi şifresini kullanarak yaptığı bu eylemin sorumluluğunun firmaya ait olduğunu, raporda aleyhinde beyanda bulunan kişilerin kendisini tanımadığını, kendisine para verildiği yönündeki ifadelerin gerçeği yansıtmadığını, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiğinin görüldüğü, bu durumda; dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, söz konusu işyerinden yapılan gerçeğe aykırı bildirimlerin davacı tarafından yapıldığının gerçeğe aykırı sigortalılık bildirimi yapılan şahısların ifadelerinden anlaşılmakta olup davacının gerçeğe aykırı sigortalılık bildirimlerinde bulunmak suretiyle ilan olunmuş norm ve standartlara kasten gerçeğe aykırı davrandığı ve beyanname imzalama yetkisini kasten gerçeğe aykırı olarak kullandığı sonucuna varıldığından, eylemine uyan Disiplin Yönetmeliği'nin 7/f maddesi uyarınca 12 ay geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMALARI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde; "(1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. (6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmü yer almış; aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde ise; "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: (...) c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları, d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları (...)" hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Uyuşmazlıkta, davacının "12 ay süre ile geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma" cezası ile cezalandırılmasına yönelik TÜRMOB Disiplin Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası" olarak nitelendirilemeyeceği; öte yandan, serbest muhasebecilik mesleği ticari faaliyet olarak da değerlendirilemeyeceğinden, bakılan davanın, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın, Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım talebi Mahkemesince kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine müzekkere yazılmasına, kesin olarak, 19/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.