T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/450
Karar No : 2025/4293
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı hakkında yapılan yargılama neticesinde ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı uyarınca, "sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermilerin satın alınması taşınması bulundurulması" suçunu işlediği gerekçesiyle hapis cezası ile cezalandırılması üzerine; 442 sayılı Köy Kanunu'nun 33'üncü maddesi uyarınca görevini yerine getirme imkanı kalmadığından bahisle muhtarlık görevinden çıkarılmasına dair ... tarih ve ... sayılı Muş Valiliği İl İdare Kurulu işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı hakkında yürütülen kovuşturma neticesinde,... Asliye Ceza Mahkemesinin ... (Mahkemece sehven kararın kesinleşme şerhinin düzenlendiği ...tarihi yazılmıştır.) tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile 4 yıl 8 ay hapis ve 458 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (a), (d) ve (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verildiği, mezkûr karara karşı yapılan istinaf başvurusu neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... (Mahkemece sehven ... yazılmıştır.) tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ("Sanık ... hakkındaki hükmün ikinci paragrafında yer alan "458" ibaresi çıkarılarak yerine "500" ibaresinin yazılması biçiminde düzeltilerek") istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve kesinleştiğinin görüldüğü; bu durumda; 442 sayılı Köy Kanunu'nun 33'üncü maddesi uyarınca, köy muhtarlığına ve ihtiyar meclisi üyeliğine seçildikten sonra kısıtlı veya kamu hizmetlerinden yasaklı olanların, muhtar ve ihtiyar meclisi üyeliğinden, il veya ilçe idare kurulunca çıkarılacağının sabit olduğu, davacının ... Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (a), (d) ve (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşıldığından kamu hizmetlerinden yasaklı olan davacının, il idare kurulunun kararı ile muhtarlıktan çıkarılmasına dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, işlediği iddia edilen suçun 442 sayılı Kanun'un 33. maddesinin (a) bendinde sayılmadığı, verilen cezanın ise 5 yıldan az olduğu, dolayısıyla madde kapsamında bulunmadığı, her ne kadar 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde mahkumiyet sonucu olarak belli haklardan yoksun bırakılacağı ifade edilse de Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli ve E:2014/140, K:2015/85 sayılı kararı ile bu maddenin bazı hükümlerinin iptaline karar verildiği, bu nedenle dava konusu işlemin de iptaline karar verilmesi gerektiği, seçme ve seçilme hakkı olan birisinin muhtarlık görevinden çıkarılmasının hukukla bağdaşmayacağı, 442 sayılı Kanun'un 33. maddesinin (a) bendinin 1. fıkrasının iptali istemiyle somut norm denetimi yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı hakkında kesinleşen ceza mahkumiyeti ve hak mahrumiyeti dikkate alınarak hukuka ve mevzuata uygun olarak karar verildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasaya aykırılık iddiaları ciddi görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, kullanılmayan...-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 05/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.