T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/5108
Karar No : 2024/4590
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Birliği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
MÜDAHİL (DAVACI YANINDA) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Ege Ordu Komutanlığında hemşire olarak görev yapan ...'ın baro staj listesine yazılma talebinin reddine ilişkin İzmir Barosu Yönetim Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı kararına karşı adı geçen tarafından yapılan itirazın reddine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarihli ve E. ..., K. ... kararının ... tarihli ve ... sayılı işlemle bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi üzerine ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarihli ve E. ..., K. ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Kara Kuvvetleri Komutanlığı Ege Ordu Komutanlığında hemşire olarak görev yapan ...'ın staj listesine yazılma talebiyle yaptığı başvuru tarihinde yürürlüğe girmiş bulunan 7409 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 16. maddesine eklenen 2. fıkra hükmü ile kamu kurum ve kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında görev yapanların da avukatlık stajı yapabilmesine olanak tanıyan bir düzenlemeye yer verildiği, bu suretle kamu görevi yapan kişilerin mevzuat hükümlerine göre gereken denetimler yapılarak, avukatlık stajı yapmasının olanaklı hale geldiği, bu durumda; ...'ın staj listesine yazılmasına hukuken engel bulunmadığı, staj listesine yazılmak isteyen başvuru sahibinin kamu kurumunda görev yapması nedeniyle stajını kesintisiz olarak yapamayacağından bahisle başvurusunun reddinin anılan yasal değişiklikle sağlanan hakkın kullanımını ortadan kaldıracağı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
...
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
...
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmü yer almış; anılan Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, 6. fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
Uyuşmazlıkta; ...'ın İzmir Barosu staj listesine yazılma talebinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine yönelik kararda ısrar edilmesine ilişkin işlem Adalet Bakanlığı tarafından davaya konu edilmiş olup, bu haliyle dava konusu işlemin tesisi ile ilgilinin baro staj listesine yazılarak herhangi bir statü elde etmediği, dolayısıyla davaya konu işlem ile bu statünün sonlandırılması sonucunu doğuracak herhangi bir durumun da mevzubahis olmadığı, aksine ısrar kararının ilgilinin staj listesine yazılmamasına yönelik olduğu dikkate alındığında uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına girmediği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın, Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 18/09/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46'ncı maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında bölge idare mahkemelerince verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.
Uyuşmazlığın temyize açık olup olmadığının belirlenebilmesi için 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen "belli bir meslek" ibaresinden ne anlaşılması gerektiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 3. maddesinde, avukatlık stajını tamamlayarak staj bitim belgesi almış bulunmanın avukatlığa kabul şartları arasında düzenlendiği, 9. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında, avukatlığa kabulün, ruhsatnamenin verildiği andan itibaren hüküm ifade edeceği, adayın böylece avukatlığa kabul edildikten sonra Avukat unvanını kullanma hakkını kazanacağı, 15. maddesinin birinci fıkrasında, avukatlık stajının bir yıl olduğu; 23. maddesinin birinci fıkrasında, stajın kesintisiz yapılacağı; aynı maddenin ikinci fıkrasında, stajyerin, avukatla birlikte duruşmalara girmek, avukatın mahkemeler ve idari makamlardaki işlerini yapmak, dava dosyaları ve yazışmaları düzenlemek, baroca düzenlenen eğitim çalışmalarına katılmak, baro yönetim kurulunca verilen ve yönetmelikte gösterilecek diğer ödevleri yerine getirmekle yükümlü olduğu, stajyerlerin, meslek kurallarına ve yönetmeliklerde belirlenen esaslara uymak zorunda oldukları; 66. maddesinde ise, her avukatın, bölgesi içinde sürekli olarak avukatlık edeceği yerin baro levhasına yazılmakla yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.
Buna göre, avukatlığa ait mesleki yetki ve unvanın kullanılabilmesi baro levhasına yazılmayı zorunlu kıldığı, levhaya yazılabilmek için de avukatlık stajının usulüne uygun olarak 1 yıl boyunca ve kesintisiz yapılması gerektiği, staj ile stajyerin avukatlık hukuku ve meslek kuralları bilgilerini edinebilmesi, soyut hukuk kurallarını somut olaylara uygulayabilme yetisinin geliştirilebilmesinin amaçlandığı, bu amaç çerçevesinde stajyerin avukat yanında staja başladıktan sonra, avukatın yazılı muvafakati ile ve onun gözetimi ve sorumluluğu altında, sulh hukuk mahkemeleri, sulh ceza mahkemeleri ile icra tetkik mercilerinde avukatın takip ettiği dava ve işlerle ilgili duruşmalara girebileceği ve icra müdürlüklerindeki işleri yürütebileceğinin belirtildiği (1136 sayılı Kanun m. 26/1); ayrıca stajyerlerin tıpkı avukatlar gibi meslek kurallarına da uymakla yükümlü tutuldukları dikkate alındığında staj aşamasının avukatlık mesleğinden bağımsız düşünülemeyeceği açıktır.
Bu durumda, staj listesine yazılma aşamasında doğan uyuşmazlığın (davacının staj listesine yazılma talebinin reddi yönündeki kararda ısrar edilmesine yönelik TBB Yönetim Kurulu işleminin) ilgilinin avukatlık mesleğini yapamama sonucunu doğurabileceği, aynı zamanda baro levhasına yazılmadıkça mesleğini serbestçe hiç bir şekilde yapamayacak olması gözetildiğinde meslekten çıkarılma ile aynı sonucu doğuran bu işleme karşı açılan davada verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize açık olduğu ve işin esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği görüşü ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.