T.C.
DANIŞTAY
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/1417
Karar No : 2025/10542
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVACI YANINDA MÜDAHİLLER)
1-...
2-... Derneği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Mersin ili, Aydıncık ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkiinde bulunan IR:... erişim numaralı II (a) grubu kalker taş ocağı ve kırma-eleme işletme ve alt yapı tesislerine yönelik ... Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti adına orman izni verilmesine ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasında düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; madencilik faaliyeti kapsamında orman izni verilen dava konusu alanın, daha önceden madencilik faaliyetleri yapılmış bir alan olduğu da dikkate alındığında, bilirkişi raporuyla ortaya konulduğu üzere, genel olarak bozuk orman olması ve verimli orman statüsünde olmaması, ilgili kurumların tamamının anılan alana ilişkin olumlu görüşlerinin olması, anılan alanın orman bitki örtüsüne, ekolojik yaşama olumsuz bir etkisinin olmadığı, söz konusu alanın yer yer bozuk orman alanı, yer yer üzerinde orman örtüsü bulunmayan orman alanı olması nedeniyle alanın maden sahası olarak kullanılmasından sonra orman olarak kullanılmasına etkisinin negatif olduğu, maden sahasının verimli ormanlık sahaya doğru genişlemediği, bu nedenle ormanlık alana etkisinin olmayacağı yönündeki tespitler uyarınca, madencilik faaliyeti için zorunlu tesis veya altyapı tesisleri için ormanlık sahada izin verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı ve davacı yanında müdahiller tarafından, dava konusu alanın yakınların 3573 sayılı Kanun ile koruma altında olan zeytinliklerin bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, diğer kurum ve kuruluşlar tarafından olumlu görüş verildiği, davalı Orman Genel Müdürlüğü tarafından, dava konusu yerin verimli orman olmadığı savunulmaktadır. Davalı yanında müdahil tarafından ise savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının Mersin ili, Aydıncık ilçesi, ... mahallesinde ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmazda evi, bahçesi ve serasının bulunduğu, söz konusu taşınmazın yakınlarında İR:... erişim numaralı II (a) grubu kalker ruhsat sahasında taş ocağı ve kırma-eleme işletme ve alt yapı tesislerine yönelik olarak ... San. ve Tic. Ltd. Şti adına orman izni verildiğini öğrendiği, bahse konu toplam 53.415,91 m² ormanlık alanda maden açık işletme (37.675,20 m²), maden tesis (kırma eleme tesisi 3.200,27 m²) ve maden altyapı tesisi (verimli toprak depolama alanı 4.608,26 m², şantiye tesisi 2.684,56 m², pasa döküm alanı 2.254,04 m², ulaşım yolu 572,06 m², kantar tesisi 65,42 m², stok alanı 2.198,56 m², atölye 157,54 m² alanının yer aldığı anlaşılmaktadır.
6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca verilen Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğünce ... tarih ve ... sayılı kesin iznin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesinde, (dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan hali ile) "(1) Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz. (5) Maddenin uygulanması ile ilgili tanım, şekil, şart ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun (dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan hali ile) "Madencilik faaliyetlerinde izinler" başlıklı 7. maddesinin 7. fıkrasında; "(Ek fıkra: 10/6/2010-5995/3 md.) Madencilik faaliyeti yapılan alanların, izne tabi alan olmaları halinde, ilgili olduğu kanun hükümlerine göre gerekli izinlerin alınması zorunludur. Ancak, Genel Müdürlükçe işletme ruhsatı verildikten sonra, işletme ruhsat alanının diğer kanunlara göre izne tabi alan haline gelmesi durumunda ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi suretiyle kazanılmış haklar korunarak faaliyetler sürdürülür. Diğer kanunlara göre izne tabi alanlar, Genel Müdürlüğün görüşü alınarak belirlenir. " hükmü yer almıştır.
3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı, Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, aşılı zeytinlerin bakım, tımar ve toplanma ve sıklarının kökletme ve yeniden fidan dikme suretiyle meydana getirilecek zeytinliklerin tesis ve yetiştirme, yabani zeytinliklerin açma ve aşılama işlerinin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın (Tarım ve Orman Bakanlığı) direktifi altında yapılacağı; 2. maddesinde, orman sınırları dışında bulunan ve Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yabani zeytinlik, Antep fıstığı ve harnupluklar ve her nevi sakız nevileri ile orman sınırları dışında olup da 17/10/1983 tarih ve 2924 sayılı Kanun kapsamında bulunmayan zeytin yetiştirmeye elverişli fundalık ve makiliklerinTarım ve Orman Bakanlığınca tespit edilip haritalandırılacağı; 3. maddesinde de, bu alanlarda yabani zeytin, fıstıklık ve harnupluk ile sakız nevileri olan menengiç, buttum, yabani sakız, Filistin sakızı ağaçlarını aşılayıp yetiştirecekler ile zeytin yetiştirmeye elverişli fundalık ve makilik alanlarda gerekli temizlemeyi yapıp zeytin dikim alanları meydana getireceklerin, dilekçe ile arazinin bulunduğu en büyük mülki amire başvuracakları, başvuranlar arasında Bakanlıkça belirlenecek esas ve öncelik sırasına göre seçilen kişilerden, bu işlemleri yerine getireceklerine dair bir yükümlülük belgesi alınacağı, fidan dikecek olanlara devletçe maliyet bedeli üzerinden zeytin fidanı sağlanacağı, beş yıl süre ile taşınmazın gayesine uygun olarak kullanıldığı Tarım ve Orman Bakanlığınca tespit edilenlere mahallin en büyük mülki amiri tarafından tapularının devredileceği, bu yolla verilen taşınmazların hiç bir şekilde veriliş amacı dışında kullanılamayacağı, bu taşınmazların; miras dahil hiç bir şekilde bölünemeyeceği, veriliş tarihindeki yüzölçümünün hiç bir şekilde küçültülemeyeceği, aksi takdirde Hazinece geri alınacağı, bu hususlarda taşınmaz siciline gerekli şerhin verileceği, bu maddeye göre verilen süre içinde aşılama, temizleme, dikim ve bakım işlemleri yapılmamış olursa verilen iznin Bakanlıkça resen iptal edileceği kurallarına yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un 17. maddesinin 1. fıkrasında, Devletin; zeytinciliğin ıslahı, yeni zeytin dikim alanlarının tespiti, zeytin dikim ve yetiştirilmesinin teşviki ile verimin artırılması, hastalık ve zararlılarla mücadele ile ürün elde etmekte masrafları azaltıcı araç ve gereçlerin imal ve ithalinde gerekli kolaylıkları sağlayacağı; 20. maddesinde ise, zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamayacağı ve işletilemeyeceği; bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmelerinin yapımı ve işletilmesinin Tarım ve Orman Bakanlığının iznine bağlı olduğu, zeytincilik sahaların daraltılamayacağı, ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşmanın, zeytinlik alanının % 10’unu geçemeyeceği, bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesinin Tarım ve Orman Bakanlığının fenni gerekçeye dayalı iznine tabi olduğu; bu iznin verilmesinde, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının uygun görüşünün alınacağı; bu hâlde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacının kesilemeyeceği ve sökülemeyeceği; izinsiz kesenler veya sökenlere ağaç başına altmış Türk Lirası idarî para cezası verileceği kuralları yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle alınan raporda özetle; dava konusu alanın davacıya ait parsele ve karayoluna mesafesinin ölçülerek, faaliyetin söz konusu yerlere olan etkisinin tartışıldığı, dava konusu alanın daha önceden madencilik faaliyetleri yapılmış bir alan olduğu hususunun dikkate alındığı, genel olarak bozuk orman niteliğinde olduğu ve verimli orman statüsünde bulunmadığı, orman bitki örtüsüne ve ekolojik yaşama olumsuz bir etkisinin olmadığı, bu nedenle alanın maden sahası olarak kullanılmasından sonra orman olarak kullanılmasına etkisinin negatif olmadığı belirtilmiştir.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinin yedinci fıkrasında, madencilik faaliyeti yapılacak alanların, izne tabi alan olması hâlinde, ilgili olduğu kanun hükümlerine göre gerekli izinlerin alınmasının zorunlu olduğu kuralına yer verilmiştir; 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun'un 20. maddesinde ise; zeytinlik sahalarının daraltılamayacağı, zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç, zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesislerin yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
3573 sayılı Kanun'da zeytinlik sahalarda madencilik faaliyetlerinin ancak anılan Kanun hükümlerine çerçevesinde yürütülebileceği kabul edilmiş olup, zeytinlik sahalara ilişkin koruyucu düzenlemeler karşısında, bu alanda yapılacak faaliyetlerin sıkı koşullara bağlandığı anlaşılmaktadır.
3573 sayılı Kanun ise zeytinlik sahalarla ilgili olarak sadece; Tarım ve Orman Bakanlığının izni ile zeytinyağı fabrikaları ve küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmelerinin yapımı ve işletilmesine cevaz verildiği, zeytinlik sahaların daraltılamayacağı kuralının istisnası olarak belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahaların imar hudutları içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dâhil toplam zeytinlik alanın en fazla yüzde onu kadarlık kısmının yapılaşmaya açılabileceği, bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesinin Tarım ve Orman Bakanlığının fenni gerekçeye dayalı iznine tabi kılındığı görülmektedir.
Temyiz dilekçesinde davacı ve davacı yanında müdahiller tarafından, dava konusu alanın yakınında zeytinliklerin bulunduğu ileri sürülmekte olup, bilirkişi raporunda bu hususa ilişkin bir tespit ve değerlendirmede bulunulmadığı görülmektedir.
Bu itibarla, 3573 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarak, dava konusu izin alanının yakınında zeytinlik sahaların bulunup bulunmadığının, zeytinlik sahalar bulunması halinde, bu sahaların dava konusu izin alanına olan mesafesinin ve sözkonusu faaliyetlerin zeytinlikler üzerinde muhtemel etkilerinin ortaya konulması gerekmektedir.
Bu durumda, gerektiğinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak ya da ek rapor alınmak üzere zeytinlik sahalar tespit edilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacı ve davacı yanında müdahillere iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak 29/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy