T.C.
DANIŞTAY
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/2214
Karar No : 2025/10647
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Enerji San. Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Adıyaman ili, Merkez ilçesi hudutlarında bulunan ... sicil ER... (Mahkemece sehven ... yazılmıştır) numaralı maden ruhsat sahasında hak sahibi olan davacı şirket tarafından, şirket hisselerinin tamamının üçüncü kişiye devredilmesine izin verilmesi istemiyle yapılan hisse pay devri başvurusunun Maden Yönetmeliği'nin 79. maddesinin on birinci fıkrası uyarınca uygun bulunmamasına yönelik Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararının bildirilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinden, davalı idarece bu başvurunun hangi gerekçe ile reddedildiğine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığı, objektif, ciddi ve hukuken kabul edilebilir herhangi bir bilgi ve belge de sunulamadığı, 22/12/2023 tarihli ara kararına cevaben davalı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı işlemde belirtilen davacının hisse devri talebinin diğer davalı Bakanlık incelemesinde olduğuna ilişkin beyanın ise dava konusu işlem sonrasında davacı tarafından yapılan başka bir devir başvurusuna yönelik olduğu, bu durumda, Hukuk Devleti olmanın gereği olarak takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı amacı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu, idarelerin takdir yetkisine dayalı olarak tesis ettikleri işlemlerin hukukun belirlediği sınırlar ve eşitlik kuralı gözetilerek kamu yararına ve hizmetin gereklerine uygun şekilde objektif, makul ve geçerli neden ve gerekçelere dayalı olarak tesis edilmesinin gerektiği, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararında ve savunma dilekçelerinde davacı şirketin hisse devri talebinin neden reddedildiğine dair somut gerekçelere yer verilmediği, 22/12/2023 tarihli ara kararına istinaden davalı idareler tarafından verilen ara kararı cevaplarında da özetle Maden Yönetmeliği'nin 82. maddesinin onbirinci fıkrası gereğince idarenin takdir yetkisinin bulunduğu hususuna yer verildiği ve davacı şirketin hisse devri talebinin neden reddedildiğine dair somut gerekçelere yine yer verilmediği anlaşıldığından, somut bir neden ortaya konulmaksızın salt takdir yetkisi bulunduğundan bahisle tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan, dava konusu işlemin iptaline ilişkin işbu kararın davacıya doğrudan dava konusu hisse pay devrine izin verilmesi sonucunu doğurmadığı, davalı idarelerce mevzuatta öngörülen şartlar yönünden ele alınıp bu kapsamda söz konusu hisse pay devrine izin verilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında yeniden bir değerlendirme yapılmak suretiyle gerekçeli bir şekilde yeni bir işlem tesis edilebileceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, madenlerin taşınmaz mal niteliğinde olduğu, 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren Taşınmaz Komisyonunun dava konusu işlemi tesis etme yetkisinin bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Adıyaman ili, Merkez ilçesi hudutlarında bulunan ... sicil ER... numaralı maden ruhsat sahasında hak sahibi olan davacı şirket tarafından, şirket hisselerinin tamamının üçüncü kişiye devredilmesine izin verilmesi istemiyle yapılan hisse pay devri başvurusunun Maden Yönetmeliği'nin 79. maddesinin on birinci fıkrası uyarınca uygun bulunmamasına yönelik Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonunun
... tarih ve ... sayılı kararının bildirilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idari yargının görevli olduğu konularda görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek, dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği; "Taşınmaz mallara ve kamu idarelerine ilişkin davalarda yetki" başlıklı 34. maddesinin 1. fıkrasında, imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkemenin taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu; ''Davalarda Genel Yetki'' başlıklı 32. maddesinin 1. fıkrasında ise, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dairemizin istikrarlı şekilde verilen çok sayıda kararında (Dairemizin E:2024/3978, E:2023/341, E:2022/4859 sayılı dosyaları) madenlerin taşınmaz olarak nitelendirilmesi konusunda duraksama bulunmayıp, özel yetki kuralını düzenleyen 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, taşınmaz mallara ve bu taşınmazlarla ilgili haklara ilişkin olduğu anlaşılan uyuşmazlıkların görüm ve çözümünde, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğuna karar verilmiştir.
Bununla birlikte, uyuşmazlığın taşınmaz mallarla ilgili 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinde 1. fıkrasında sayılan tahsis, ruhsat ve benzeri mevzuatın uygulanmasından doğan bir işlemden kaynaklanmaması, dolayısıyla özel yetki kuralının uygulanamayacak olması hallerinde ise (Dairemizin E:2021/1592, E:2021/1935 sayılı dosyaları) uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğuna karar verilmiştir.
Bu halde, Dairemizce, yetkili yargı yerinin belirlenmesinde söz konusu uyuşmazlığın madenle/taşınmazla olan bağının gözetildiği açıktır.
Dava konusu olayda, her ne kadar hisse payı değişikliği ile Adıyaman ilinde bulunan maden ruhsatına dair hisse payı devrine ilişkin uyuşmazlığın taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi olan Adıyaman 2. İdare Mahkemesince karara bağlandığı görülmekte ise de, uyuşmazlığın özelliği gereği, hisse devrinin taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından, dolayısıyla madenin kendisinden kaynaklanmadığı, şirketin ortaklık yapısındaki değişikliğe ilişkin olduğu, hisse devrinin de Maden Kanunu uyarınca Bakanlık iznine bağlandığı ve yapılacak değerlendirmenin doğrudan madene ilişkin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Kaldı ki, hisse devrini gerçekleştirecek şirketin birden fazla ilde maden ruhsatı sahibi olmasının da ihtimal dahilinde olduğu gözetildiğinde, bu hallerde uyuşmazlığın hangi madenin bulunduğu yerdeki mahkemece çözümleneceği sorununun ortaya çıkacağı tabiidir.
Bu durumda, uyuşmazlıkta, özel yetki kuralını düzenleyen 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinde 1. fıkrasında uygulanma imkanı bulunmadığından, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, genel yetki kuralını düzenleyen 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin 1. fıkrasına göre, dava konusu olan idari işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olan ... İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla davanın yetki yönünden reddine karar verilerek dosyanın yetkili idare mahkemesine gönderilmesi gerekirken işin esasına girilerek dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 30/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy