T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/2414
Karar No : 2025/4131
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL:... Kooperatifi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sınırlı Sorumlu ... Numaralı Yeni Çolaklı ve Çevresi Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi üyesi olan davacı tarafından, ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı doğrultusunda tarafına ABB yetki belgesi verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair ... tarihli... UKOME Genel Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; başka kooperatif üyelerince açılan davalar sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/03/2018 tarih ve E:2017/493, K:2018/1034 sayılı kararıyla yeni bir hukuki durumun ortaya çıktığı ve anılan kararın eşitlik ilkesi gereğince kendilerine de uygulanması gerektiği bahsiyle aynı istemle yeniden davalı idareye başvurdukları, başvurularının haklarında daha önce tesis edilen yargı kararı ve gerekçeleri dikkate alınarak reddedildiği, ancak, bahsi geçen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 15/03/2018 tarih ve E:2017/493, K:2018/1034 sayılı kararında da belirtildiği üzere, tahdit uygulamasının getirildiği tarihte davacı hakkındaki ihraç kararının hukuka aykırı olduğuna dair yargı mercilerince verilen kararlar göz önüne alındığında, Anayasa'nın 138. maddesi uyarınca yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlayıcı niteliği bulunan yargı kararlarına uygun olarak ve Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen kanun önünde eşitlik ilkesi uyarınca davacı murisinin de, tahdit uygulamasınının getirildiği tarih itibarıyla kooperatif üyeliği şartını taşıdıklarının ve idarelerin de buna uygun olarak işlem tesis etmek zorunda olduklarının kabulü gerektiği, davacı dışında bir kısım kooperatif üyelerine tahdit kapsamında faaliyetlerine izin verilmesi karşısında, buna göre; tahdit uygulamasının getirildiği tarihte kooperatif üyeliğinin devam ettiği yargı kararıyla belirlenen davacının murisinin, kooperatife kayıtlı tüm taşımacılık faaliyetinde bulunanların tahdit kapsamında faaliyetlerine izin verildiği göz önüne alınarak davacının taleplerinin de eşitlik ve hakkaniyet ilkeleri uyarınca kabul edilmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu UKOME Genel Kurulu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; her ne kadar davacı tarafından Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/03/2018 tarih ve E:2017/493, K:2018/1034 sayılı kararıyla yeni bir hukuki durumun ortaya çıktığı iddia edilse de, davacının bahsi geçen davanın tarafı olmadığı, davacının murisinin de aralarında bulunduğu davacılar tarafından dava konusu başvuru öncesinde aynı istemle yapılan başvurunun reddine dair UKOME kararına karşı açılan davada ... İdare Mahkemesinin kararıyla davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla davacı hakkında aynı konuya ilişkin davanın reddi yönünde verilen kesinleşmiş bir yargı kararı bulunduğu, bu karardaki gerekçeler de dikkate alındığında, davalı idarenin taşımacılık yapan kooperatiflere üye sayısı kadar araç ile taşımacılık yapma hakkı vermekte zorunlu olduğuna dair mevzuatta herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, aksi durumun kabulü halinde ise, ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlama ve koordinasyonunu sağlama yetki ve sorumluluğunun Ulaşım Koordinasyon Merkezine ait değil de, kendilerine 6360 sayılı Kanun öncesinde belirlenen güzergahlarda İl Trafik Komisyonu Başkanlıkları ile belirli sayıda araç ile taşımacılık yapma hakkı verilen ve genel kurul kararı uyarınca Türk Ticaret Kanunu'nda yer alan koşullar dahilinde sınırsız sayıda üye kaydı yapabileceği açık olan kooperatiflere ait olacağı, belirlenen güzergahta ilave olarak taşımacılık faaliyeti gerçekleştirmesine ihtiyaç duyulan bir yoğunluk bulunmaması nedeniyle kesinleşmiş yargı kararları gözetilmek suretiyle hareket edildiği anlaşılmakla, başvurunun reddine dair tesis edilen dava konusu UKOME Genel Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulüne, başvuruya konu ... İdare Mahkemesince verilen dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı tarafından 29/01/2025 tarihinde kayda giren dilekçeyle temyiz yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., T:...sayılı kararıyla, davanın konusunun 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde belirtilen temyiz yolu öngörülen uyuşmazlıklardan olmadığı sonucuna varılarak temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin belli bir faaliyetin icrasını engelleyen niteliği nedeniyle temyize tabi olduğu, kooperatiften çıkarılmaları üzerine açtıkları davada ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararı üzerine kooperatif üyeliklerinin devam ettiği, bu sırada kooperatif üyelerine herhangi bir şarta bağlı olmaksızın yetki belgelerinin verildiği, ancak o sırada kooperatiften çıkarılmaları nedeniyle yetki belgelerini alamadıkları, benzer durumda olan başka bir şahsın açtığı davada... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararında yetki belgesinin verilmesi gerektiği gerekçesine yer verildiği, yine benzer durumda olan şahısların açtığı davada...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında da aynı gerekçelere yer verildiği, aynı durumda olanların farklı hukuki muameleye tabi tutulduğu, mülkiyet haklarının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare ve davalı idare yanında müdahil tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:..., Temyiz No:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 28/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.