T.C.
DANIŞTAY
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/2724
Karar No : 2025/10551
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dumlupınar Üniversitesi ... Mühendisiliği Bölümü ... Dalında Doktor öğretim üyesi unvanı ile görev yapan davacı tarafından, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı toplantısında alınan karar uyarınca ilgili tarihten itibaren sözleşmesinin uzatılmayarak ilişiğinin kesilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının ilk olarak 2016 tarihinde yürürlükte olan Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atama Yönergesinin 5.1.2'nci maddesinde düzenlenen; "A-L kategorileri arasından en az 20 puan karşılığı bilimsel etkinlikte bulunmak'' şartını sağlamadığından bahisle sözleşme süresinin uzatılmamasına karar verildiği, anılan işlemin, "minumum puanın sağlanamaması halinde adayın durumunun izlenmesi amacıyla bir defaya mahsus olmak üzere iki yıl süreyle yeniden atamanın yapılacağına ilişkin düzenleme" uyarınca yargı kararı ile iptaline karar verildiği, söz konusu karar üzerine davalı idarece davacının görev süresinin uzatıldığı, gelinen aşamada davacının yönetmeliklerde ve yönergede düzenlenen minimum puan şartını sağlayacak bilimsel çalışmalarda bulunmadığı görüldüğünden, davacının görev süresinin uzatılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hukuki belirlilik ve idari istikrar ilkeleri uyarınca sözleşmesinin uzatıldığı tarihte yürürlükte bulunan Yönerge uyarınca 2 yıl süre ile sözleşmesinin uzatılması gerektiği, idarenin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı işlem tesis ettiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının Yönerge'de belirtilen asgari puan şartını sağlamadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dumlupınar Üniversitesi ... Mühendisiliği Bölümü ... Dalı'nda "doktor öğretim üyesi" unvanı ile görev yapmakta olan davacının, Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atama Yönergesi''nin 5.1.2'nci maddesinde belirtilen minimum puan şartını sağlayamadığından bahisle 29/06/2023 tarihinde dolacak olan görev süresinin uzatılmamasına ilişkin alınan Üniversite Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı doğrultusunda ... tarih ve ... sayılı Rektör Yardımcısı imzalı işlem ile görev süresi uzatılmayarak ilişiğinin kesilmesine karar verilmiştir.
Bunun üzerine, bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Doktor Öğretim Üyesi" başlıklı 23. maddesinde; "Yükseköğretim kurumlarında açık bulunan doktor öğretim üyesi kadroları rektörlükçe ilan edilir. İlan edilen bu kadrolara fakültelerde dekan; diğer birimlerde müdürler, biri o birimin yöneticisi biri de o yükseköğretim kurumunun dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler. Dekan veya ilgili müdür yönetim kurullarının görüşünü aldıktan sonra önerilerini rektöre sunar. Atama rektör tarafından en çok dört yıl süre ile yapılır. Her atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi sona erenler yeniden atanabilirler." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde "İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları", idari dava türleri arasında sayılmış, böylece, mahkemelerce idari işlemin yargısal denetimi yapılırken, işlemin mevzuatla belirlenen makam veya merci tarafından tesis edilip edilmediğinin araştırılacağı kurala bağlanmıştır.
Bir kamu görevlisi, kurul ya da organın idare adına karar verebilme ve işlem tesis edebilme gücü olarak tanımlanan yetki, idari işlemin kurucu unsuru olup, yargısal denetim yapılırken ilk önce işlemin yetki unsurunun hukuka uygun olup olmadığı incelenmektedir. Bir kişi, kurul ya da organın herhangi bir idari işlem bakımından yetkili kabul edilebilmesi için hukuka uygun şekilde görevlendirilmiş yani yetkilendirilmiş olması gereklidir. İdare hukukundaki kanunilik ilkesi gereğince, bir hukuk kuralı ile verilmeyen yetki kullanılarak tesis edilen işlem, hukuka aykırı olacaktır.
Yargı mercilerince yetki unsurunda sakatlık tespit edildiği takdirde işlemin diğer unsurlar bakımından incelenmesine olanak bulunmamaktadır. Bununla birlikte yetki unsuru, kamu düzeniyle ilgili olduğundan, idari yargı mercileri, kanun yolu incelemeleri dahil, davanın hangi safhası olursa olsun yetki unsurunda sakatlık tespit ettikleri takdirde işlemin iptaline karar vermek zorundadırlar.
Yüksek yargı içtihatlarında; yetki kurallarının dar ve kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle, idarenin yetki kurallarına sıkı bir şekilde uymak zorunda olduğu, yetki kullanımının tercihe, keyfe ve takdire bağlı olmadığı, yetki kullanımındaki usulsüzlüklerin, fonksiyon gaspı, yetki gaspı veya yetki tecavüzü hallerini meydana getireceği, kural olarak yetkinin bizzat kullanılacağı, kanun tarafından oluşturulan yetki düzeninin, yine kanun tarafından izin verilmediği sürece, idare veya o yetkiyi kullanmak ile yükümlendirilmiş makamlarca değiştirilemeyeceği, yetki devrinin Kanunun açıkça izin verdiği durumlarda yapılabileceği, bir makamın yetkisinin başka bir kişiye devredilebilmesi için yetki devri konusunda da mevzuatla yetkili kılınması gerektiği, zira yasa koyucu tarafından belli bir yetkiyi kullanma gücü ile donatılmış bir makamın, yasa koyucunun iradesi hilafına, kanunda açık bir düzenleme bulunmaksızın, bu yetkisini başka bir makama devretmesinin, yetki devredilen makamı yetkili kılmadığı gibi, hem yetki devrine ilişkin işlemin hem de bu yöntemle yapılan yetki devrine dayanılarak tesis edilen işlemlerin hukuka aykırı hale geleceği, yetkisiz kişi, kurul ya da organın yaptığı işlemin, sonradan yetkili makam tarafından kabul edilmesi veya icazet verilmesi yoluyla o işlemin hukuka uygun hale dönüştürülemeyeceği, istikrarlı şekilde vurgulanmaktadır.
2547 sayılı Kanun'un 23. maddesinde, doktor öğretim üyelerinin rektör tarafından en çok dört yıllığına atanabileceği, görev süresi sona erenlerin yeniden atanabileceği hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla doktor öğretim üyelerinin rektör tarafından atanacağının açıkça 2547 sayılı Kanun'da belirtildiği ve gerekli şartların oluşması halinde usulüne uygun olarak anılan yetkinin bir başka makama devrinin mümkün olduğuna ilişkin açıkça bir düzenlemeye de yer verilmediği görülmektedir.
Davacının görev süresinin sona ermesi üzerine, Üniversite Yönetim Kurulu'nun teklifi doğrultusunda ... tarih ve ... sayılı Rektör yardımcısı imzalı işlem ile görev süresinin uzatılmayarak ilişiğinin kesildiği anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda; davacının görev süresinin uzatılmamasına ilişkin dava konusu işlemin, 2547 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca, rektör tarafından tesis edilmemiş olması nedeniyle, yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık taşımadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte taraftan, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemi yönünden, sözleşmenin yenilenmemesi/görev süresinin uzatılmaması işleminin esasına ilişkin bir değerlendirme yapılmamış olması ve belirli süreli sözleşmenin süresinin sona ermiş olması nedeniyle ortada yeni bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından, bu aşamada, kesin ve net olarak belirli olmayan mali ve özlük hak kayıpları hakkında; sözleşmenin yenilendiği varsayımı ile doğrudan bir kabul kararı verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak 29/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy