T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/4161
Karar No : 2025/8073
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Odası Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Konya ili, Emirgazi ilçesi Ziraat Odası Başkanlığı'nda muhasebeci olarak görev yapmakta iken iş akdinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Emirgazi Ziraat Odası Yönetim Kurulu kararına karşı açmış olduğu davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ilamıyla işlemin iptali ve yoksun kalınan parasal haklarının iadesi yönünde verilen karar üzerine, anılan kararın uygulanmamasına dair işlemin iptali ile 14/03/2019 tarihinden dava tarihine kadar ödenen tutarların haricinde kalan ekonomik ve sosyal tüm parasal haklarının haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; davacının davalı idare bünyesinde muhasebeci olarak görev yapmakta iken sözleşmesinin feshedildiği, anılan işleme karşı açılan davada iptal kararı verildiği, davacı tarafından dava tarihi itibariyle yargı kararı uygulanarak göreve başlatılmadığı iddiasıyla bakılan davanın açıldığı görülmekte ise de; ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında verilen yürütmenin durdurulması yönündeki karar üzerine davacının durumu yeniden değerlendirilerek ...tarih ve ... sayılı işlem ile davacının bir siyasi partinin yöneticisi/üyesi olduğundan bahisle işe başlatılmasının uygun olmadığı yönünde karar verildiği, davacı tarafından maddi ve manevi tazminat istemleriyle açılan bir kısım davalarda (... İdare Mahkemesi E:..., K:..., ... İdare Mahkemesi E:..., K:...) mahkeme kararı sonrasında... tarih ve ... sayılı işlemle davacının durumunun değerlendirilerek göreve başlatılmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair kesinleşen kararların verildiği, davacı tarafından anılan işleme karşı dava açılmadığı görülmüş olup, davacı hakkında yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne dair karar sonrasında davacının göreve başlatılmasının değerlendirildiği ve o zamanki mevcut hukuki durumu itibariyle göreve başlatılamadığından, davacının göreve başlatılması yönünden mahkeme kararının uygulanmadığı iddiasının yerinde olmadığının anlaşılması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle 14/03/2019 tarihinden dava tarihine kadar ödenen tutarların haricinde kalan ekonomik ve sosyal tüm parasal haklarının haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin kabulüne hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdarenin en geç otuz (30) gün içerisinde Mahkeme kararının gereğini yerine getirmek zorunda olduğu, söz konusu kararın uygulanması sonucunda yeni bir durumun ortaya çıkması halinde yine hukuki prosedürü işleterek işlem yapması gerektiği, bunun hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu, davacı hakkında verilen Mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesi konusunun görüşüldüğü toplantıda, davacının siyasi parti üyesi olduğu ileri sürülerek, Mahkeme kararı uygulanmaksızın ve bu husus soruşturma açılarak tespit edilerek ortaya konulmaksızın doğrudan doğruya davacı göreve başlatılmadan yeniden sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlem nedeniyle davacıya ödenmeyen parasal haklarının da yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği, bu durumda, soruşturma açılarak tespit edilmeden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin kabulüne,... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve 14/03/2019 tarihinden dava tarihine kadar ödenen tutarların haricinde kalan ekonomik ve sosyal tüm parasal haklarının haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı, dava konusu işlemin 13/03/2019 tarihli olup 14/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği, işlemin tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde dava açılmadığı, nitekim ... İdare Mahkemesinin ... tarih, E:... K:... sayılı ve ... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararlarında da "konu hakkında yeni bir işlem tesis edildiği ve 13/03/2019 tarihli bu işleme karşı davacı tarafından süresi içinde dava açılmadığı"ndan bahisle davaların reddedildiği ve kesinleştiği, davacının halen siyasi parti ilçe başkanlığını yürüttüğü, mahkeme kararının uygulanmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, mahkeme kararının uygulanmadığı, bu nedenle kararı uygulamayan görevliler hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğu ancak takipsizlik kararı verildiği, akabinde Anayasa Mahkemesine başvurduğu, Anayasa Mahkemesinin .../... Başvuru nolu dosyasında, idari ve yargısal yolların tüketilmediği gerekçesi ile başvurunun kabul edilemez olduğuna karar verildiği, görevine son verilmesinden sonra siyasi parti üyesi olduğu ve görevine son verilmesinden sonra Ziraat Odaları Personel Yönetmeliği'nde yapılan değişiklikle Devlet Memurları Kanunu'na atıf yapılarak siyasi parti üyeliği yasağının getirildiği, öncesinde ise böyle bir yasağın olmadığı, temyize konu karardan sonra siyasi parti üyeliğinden istifa ettiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Davacının iş akdinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Emirgazi Ziraat Odası Yönetim Kurulu kararının iptali ile parasal hakların tazmini için açılan davada, ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... sayılı kararı ile yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi üzerine, davalı idare tarafından her ne kadar mahkeme kararının uygulanarak davacının durumunun görüşüldüğü belirtilse de; davacının fesih işleminden sonra siyasi parti üyesi olduğunu belirttiği görüldüğünden, idarece öncelikle davacının siyasi partiye üyelik tarihinin araştırılarak tespit edilmesi gerektiği; üyelik tarihi fesih işleminden sonra ise mahkeme kararının uygulanması için kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde davacıdan siyasi parti üyeliğinin bulunması nedeniyle, davacıya siyasi parti üyeliğinden istifa etmesi için belli bir süre tanınması, siyasi parti üyeliği ile memuriyetten birini tercih etmesi için imkân sağlanması gerektiği, nitekim Anayasa Mahkemesinin benzer .../... Başvuru no'lu ... başvurusunda mahkeme kararı ile göreve dönen ve memuriyeti zamanında siyasi parti üyesi olmayan davacının salt bu nedenle memuriyetten çıkarılmasının son çare prensibine uymayan en ağır müdahale olduğuna ve örgütlenme hakkının ihlal edildiğine karar verildiği ve davacının yalnızca bir siyasi partiye üye olması nedeniyle doğrudan memuriyetten çıkarılmasında hukuka uygunluk bulunmadığının belirtildiği, öte yandan davacı siyasi parti üyesi olsa dahi, 657 sayılı Kanun'un disiplin cezalarının düzenlendiği 125. Maddesinde "Siyasi partiye girmek" fiilinin "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasını gerektirdiği ifade edildiğinden, mahkeme kararının uygulanarak davacının göreve geri dönmesinin sağlanması ve usulüne uygun bir disiplin soruşturması yapılması gerektiği, ancak idare tarafından bu hususlara uyulmaksızın davacının göreve başlatılmadığı anlaşıldığından idare tarafından mahkeme kararının uygulandığından söz edilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenle davacının temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı, 25/05/2007 tarihinde Konya ili Emirgazi Ziraat Odası Başkanlığı'nda sözleşmeli işçi -şoför-tahsildar olarak işe başlamış, 2009 yılında Yönetim Kurulu kararı ile asil kadroya atanmış ve 2013 yılında da Muhasebeci kadrosuna alınmıştır. Muhasebeci olarak görev yapmakta iken, Yönetim Kurulu Başkanı'nın 26/06/2015 tarihinde Yönetim Kurulu'na sunduğu dilekçesinden hareketle davacının olumsuz hal ve hareketlerinin diğer Yönetim Kurulu üyeleri tarafından da doğrulandığı belirtilerek Emirgazi Ziraat Odası Yönetim Kurulunun...tarih ve ... sayılı kararı ile davacının iş akdinin feshine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, Emirgazi Ziraat Odası Yönetim Kurulunun anılan kararının iptali ile çalıştırılmadığı ayların aylık ve ikramiyelerinin adli yargı dava tarihi olan 03/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı kararı ile yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir. Davalı idare tarafından yürütmeyi durdurma kararına yapılan itiraz sonucu ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesinin ... tarih, İtiraz No:...sayılı dosyasından itirazın reddine karar verilmiştir.
Bunun üzerine, davacıya hitaben Emirgazi Ziraat Odası Başkanlığının 13/03/2019 tarihli işlemi ile; "kararın uygulanması için işlemlere başlandığı, yapılan araştırmalar sonucu davacının bir siyasi partinin Emirgazi İlçe Başkanı olduğu bilgisine hem haricen hem de ilgili partinin resmi internet sitesindeki parti teşkilatı bilgilerinden ulaşıldığı, memur statüsünde kabul edildiğinden ve Ziraat Odası Personel Yönetmeliği'nin 8. ve 9. maddesinin atfı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca siyasi parti başkanı olması nedeni ile işe başlatılmasının mümkün olmadığı" bilgisi verilmiştir. Anılan işlem, 14/03/2019 tarihinde Hasan Onur Kocaman adlı kişiye tebliğ edilmiştir.
Söz konusu işlemden bir gün sonra... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile; davacının disiplin cezası verilecek kusurlu bir hali var ise, bunun tespitinden sonra disiplin soruşturması açılması, bu soruşturma sonucunda soruşturmacı tarafından düzenlenen soruşturma raporu değerlendirilerek yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından bir disiplin cezası verilmesi gerekirken, disiplin amiri tarafından soruşturmacı tayin edilerek disiplin soruşturması yapılmadan disiplin cezası verilmesi yoluna gidildiği, usulüne uygun soruşturma yapılmadan tesis edilen Emirgazi Ziraat Odası Başkanlığı'nın ... tarih ve .../... sayılı kararıyla davacıya tebliğ edilen Emirgazi Ziraat Odası Yönetim Kurulu'nun... tarih ve ... sayılı işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve davacının yoksun kaldığı parasal haklarının Adli Yargıda açılan ilk dava tarihi olan 03/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalı idare tarafından anılan karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih, E:......, K:... sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Belirtilen kararın temyizi üzerine Dairemizin 23/09/2021 tarih, E:2019/9941, K:2021/4064 sayılı kararı ile onama kararı verilmiş ve karar kesinleşmiştir.
... İdare Mahkemesinin anılan iptal kararı üzerine, davacı vekili tarafından idareye sunulan 21/03/2019 tarihli dilekçe ile; Mahkemece işlemin iptali ile parasal hakların tazminine karar verildiği belirtilerek, 03/07/2015 tarihinden itibaren hak edilen kasa tazminatı, özel hizmet tazminatı, sosyal haklar, vergiler ve sigorta primleri dahil olmak üzere aylıklarının ve ikramiyelerinin yasal faizleri ile hesaplanması, mahkeme kararından doğan 314,60TL yargılama gideri ile 1.362,00TL vekalet ücreti ile birlikte 30 gün içerisinde ödenmesi talep edilmiştir.
Anılan dilekçeye cevaben Emirgazi Ziraat Odası Başkanlığı'nın ... tarih, ... sayılı yazısı ile, "mahkeme kararı gereği 03/07/2015 tarihinden itibaren aylıkların ödenmesi talebinin kabul edildiği, hesaplanan 93.840,34TL'yi (yasal faiz dahil) Oda'nın fiili ekonomik durumu müsait olduğunda bildirilen banka hesabına yatıracakları, sigorta primleri için SGK Ereğli Müdürlüğü'ne başvurularak primlerinin iade edileceği, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de ödeneceği" belirtilmiştir.
Davacı tarafından, işten çıkarıldığı 26/06/2015 tarihinden, ... İdare Mahkemesince iptal kararının verildiği 14/03/2019 tarihine kadar alamadığı 45 aylık maaşları ile anılan iptal kararında hükmedilen alacakların tazmini için 24/04/2019 tarihinde ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından ilamlı icra takibi başlatılmış ancak İcra Hukuk Mahkemesince, parasal alacaklar yönüyle bedelin belirli olmadığından, ilamın icra edilebilir olmadığına karar verilmiş ve takip yargılama gideri ve ilam vekalet ücreti ile bunların ferileri dışında kalan alacaklar açısından kısmen iptal edilmiştir. Söz konusu karar Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşmiştir.
.... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davalı idare tarafından uygulanmamasından dolayı mağdur olduğundan bahisle, bu mağduriyetin karşılığı olarak 60.000,00TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi istemiyle açılan davada; ... İdare Mahkemesinin ... tarih, E:..., K:... sayılı kararı ile; davalı idarenin fesih işleminin iptali istemiyle açmış olduğu davanın esası hakkında verilen kararın 14/03/2019 tarihli olduğu, ancak bu karar öncesinde davalı idare tarafından 13/03/2019 tarihinde dava konusu tazminata gerekçe Mahkemenin vermiş olduğu yürütmenin durdurulması kararı neticesi davalı idare tarafından gündeme alındığı, gündeme alınma sonrası, bu sefer davacının siyasi parti üyesi/ yöneticisi olduğundan bahisle devlet memurluğundan çıkarılmasına karar verildiği, bu bağlamda davalı idarenin.... İdare Mahkemesinin esas hakkında verdiği kararı uygulamadığı iddiasının yersiz olduğu, zira esas karar öncesi verilen yürütmenin durdurulmasına ilişkin karara uygun değerlendirme neticesi başka bir sebeple bu sefer davacının memuriyetine son verildiği anlaşıldığından, Mahkeme kararının uygulanmamasına ilişkin bir durumun bulunmadığından bahisle tazminata hükmolunmasına yer olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonrasında davacı tarafından, 15/02/2021 tarihinde açılan ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş dosyası ile İdare Mahkemesince "parasal alacaklar" olarak belirtilen alacaklarının hesabı için bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplama sonucunda 03/07/2015-31/03/2019 tarihleri arasında davacının davalıdan net 121.791.00 TL maaş alacağı olduğu, 01/04/2019-10/03/2020 tarihleri arasında davacının davalıdan net 37.040,12 TL maaş alacağı olduğu tespit edilmiştir. Anılan rapora istinaden bu defa ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile; borcun sebebi olarak .... İdare Mahkemesi'nin ... Esas,... Karar sayılı ilamı ve ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş dosyası gösterilerek yeniden, ancak bu defa ilamsız icra takibi başlatılarak 122.282,10TL asıl alacak ve 43.767,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 166.049,60 TL alacak yönünden ilamsız icralara ilişkin ödeme emri gönderilmiştir.
Anılan takibe davalı Oda tarafından yapılan itiraz üzerine davacı tarafından açılan davada, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih, E:... K:... sayılı kararı ile; söz konusu maaş alacaklarının hesaplanması için mahkemelerince yeniden bilirkişi görevlendirildiği ve yapılan hesaplamada 26/06/2015-15/02/2021 tarihleri arasında davacının davalıdan net 201.893,09 TL maaş alacağının olduğu, davacının davalıdan 2015 yılı için net 2.104,76 TL ikramiye alacağı olduğu, ilk dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin 74.281,57 TL olduğu tespit edilmiş ve davalının asıl alacak ve ferileri yönünden takibe itirazının yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, ... İcra Dairesinin .../... esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından, ...İdare Mahkemesinin iptal ve parasal hakların tazminine dair kararının davalı idare tarafından uygulanmamasından kaynaklı olarak uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 30.000,00-TL (ıslah yoluyla artırılan 37.040,12-TL) maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin... tarih, E:..., K:...sayılı kararıyla; ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... K... sayılı kararının davalı idarece uygulanmaması nedeniyle... İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyasına konu edilen maaş alacaklarından sonra da davacının göreve başlatılmama halinin devam etmesi nedeniyle 2019/Nisan ayından iş bu davanın açıldığı 10/03/2020 tarihine kadar davacının alamadığı ve ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyası üzerinden yapılan bilirkişi incelemesi ile 37.040,12-TL olarak tespit edilen 12 aylık net maaş alacaklarının davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminatın 30.000,00-TL'lik kısmının dava tarihi olan 10/03/2020 tarihinden, kalan 7.040,12-TL'lik kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 21/09/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Anılan karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarihli... Esas ... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ve anılan karar kesinleşmiştir.
Davacı tarafından, ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:... K:... sayılı kararının uygulanmadığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık, 10/03/2020 - 21/03/2022 tarihleri arasına tekabül eden ve ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin .../... D.İş sayılı tespit dosyasında temerrüt faiziyle hesaplattıran toplam 112.170,00-TL'nin dava tarihinden sonra işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle ... İdare Mahkemesinin E... sayılı dosyasında 21/03/2022 tarihinde açılan davada verilen ... tarih, ... sayılı karar ile; davacının kamu görevinden çıkarılması işlemine karşı açmış olduğu davada verilen yürütmenin durdurulması kararı üzerine davalı idare tarafından mahkeme kararının yerine getirilerek davacının görevine başlatılması için gerekli işlemlerin başlatıldığı, ancak davacının bir siyasi partinin yöneticisi/üyesi olduğunun tespiti üzerine 13/03/2019 (kararda sehven 13/09/2019 yazılmış) tarih ve ... sayılı işlem ile göreve başlatılmadığı, anılan işlemin davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından bu işleme karşı herhangi bir dava açılmadığı anlaşıldığından, davacının 13/03/2019 (kararda sehven 13/09/2019 yazılmış) tarihli işlem sonrası görevine başlatılması ve parasal haklarının iadesi konusunda Mahkeme kararının yerine getirilmediği iddiasına itibar edilmesinin mümkün olmadığı görülmekle Mahkeme kararının uygulanmadığı, gereğinin yapılmadığı iddiasıyla talep edilen parasal haklarının ödenmesi isteminin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve anılan karar ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ...tarihli ... Esas... sayılı kararıyla kesinleşmiştir.
Davacı tarafından, bu defa iş bu dava ile, iş akdinin feshedilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı Emirgazi Ziraat Odası Yönetim Kurulu Kararı'na karşı açmış olduğu davada ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı ilamıyla işlemin iptali ve yoksun kalınan parasal haklarının iadesi yönünde verilen karar üzerine anılan kararın uygulanmamasına dair işlemin iptali ile 14/03/2019 tarihinden dava tarihine kadar ödenen tutarların haricinde kalan ekonomik ve sosyal tüm parasal haklarının haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Bunun üzerine 31/05/2024 tarihinde bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 138'inci maddesinin son fıkrasında; "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez."kuralına; 2577 sayılı Kanun'un 28'inci maddesinin 1'inci fıkrasında da, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''Dava açma süresi'' başlıklı 7. maddesinde, ''1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, ...Tarihi izleyen günden başlar. ..." hükmüne yer verilmiş; "Sürelerle İlgili Genel Esaslar" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, iş akdinin feshedilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı Emirgazi Ziraat Odası Yönetim Kurulu Kararının iptaline dair kısmı açısından (göreve iade açısından) mahkeme kararının uygulanmadığı iddiasına ilişkin olarak;
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, iş akdinin sonlandırılmasına yönelik işlemin iptali ile parasal hakların tazmini için açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında verilen yürütmenin durdurulması kararı üzerine davacının durumunun 13/03/2019 tarihinde gündeme alındığı ve davacının bir siyasi partinin yöneticisi/üyesi olduğundan bahisle tekrar kamu görevine başlatılmamasına karar verildiği, buna dair 13/03/2019 tarihli yazının adi posta yolu ile 14/03/2019 tarihinde ... adlı kişiye tebliğ edildiği; davacı tarafından mahkeme kararının uygulanmaması nedeni ile 60.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte kendisine ödenmesi istemiyle açılan davada... İdare Mahkemesinin ... tarih, E:... K:... sayılı kararı ile; "davalı idarenin fesih işleminin iptali istemiyle açmış olduğu davanın esası hakkında verilen kararın 14/03/2019 tarihli olduğu, ancak bu karar öncesinde davalı idare tarafından 13/03/2019 tarihinde dava konusu tazminata gerekçe Mahkemenin vermiş olduğu yürütmenin durdurulması kararı neticesinde davalı idare tarafından gündeme alındığı, gündeme alınma sonrası, bu sefer davacının siyasi parti üyesi/yöneticisi olduğundan bahisle devlet memurluğundan çıkarılmasına karar verildiği ve 13/03/2019 tarihli yazı ile davalı idare tarafından davacının siyasi parti ilçe başkanı olduğundan işe başlatılmadığına dair yazının davacıya gönderildiği"nin açıkça ifade edildiği görülmektedir.
Kanun koyucu, idari işlemlerin sürekli bir biçimde dava açma tehdidi altında kalmasını engelleyebilmek için, idari işlemlerin ilgililerince ve belli sürede dava konusu edilebileceğini öngörerek kamu hizmetinin hızlı ve etkin biçimde yürütülmesini sağlamak istemiştir.
Yukarıda belirtildiği üzere, idari davalarda dava açma süresinin başlangıç tarihi idari işlemin tebliğ, yayın veya ilan tarihidir. Ancak, Kanun'da öngörülen bu durumların söz konusu olmadığı hallerde, davacının dava konusu işlemi öğrenme tarihinin iyiniyet kuralları çerçevesinde, olayın özelliği ve niteliği göz önünde tutulmak suretiyle yargı organınca belirleneceği kuşkusuzdur. Başka bir anlatımla, yazılı bildirimle ilgililerin idari davaya konu edecekleri işlemden haberdar olmaları amaçlanmış olduğundan; yazılı bildirimin bulunmadığı hallerde dava açma süresinin, ilgililerin işlemden haberdar oldukları tarihten itibaren hesaplanması gerekmektedir. Nitekim, 2577 sayılı Kanun'da ilgililerin idari işlemi öğrenmeleri üzerine dava açmalarını engelleyen bir hüküm de bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; 13/03/2019 tarihli yazının adi posta yolu ile 14/03/2019 tarihinde ... adlı kişiye tebliğ edildiği ve usulüne uygun bir tebligat yapılmadığının görüldüğü, ancak davacı tarafından mahkeme kararının uygulanmaması nedeni ile 60.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte kendisine ödenmesi istemiyle açılan davada...dare Mahkemesinin ... tarih, E:..., K:... sayılı kararında verilen savunmalarda 13/03/2019 tarihli işlemden bahsedildiği ve mahkeme kararında da açıkça işlemden bahsedildiği görüldüğünden davacının en geç anılan kararın tebliği tarihinde işlemi öğrenmiş olduğu halde anılan işleme karşı yasal süresi içerisinde herhangi bir dava açmadığı;.... İdare Mahkemesinin anılan iptal kararı üzerine, davacı tarafından maddi ve manevi tazminat istemli birçok dava açıldığı ve adli yargıda icra takipleri yapıldığı, davacı vekili tarafından idareye sunulan 21/03/2019 tarihli dilekçede de, "Mahkemece işlemin iptali ile parasal hakların tazminine karar verildiği belirtilerek, 03/07/2015 tarihinden itibaren hak edilen kasa tazminatı, özel hizmet tazminatı, sosyal haklar, vergiler ve sigorta primleri dahil olmak üzere aylıklarının ve ikramiyelerinin yasal faizleri ile hesaplanması, mahkeme kararından doğan 314,60TL yargılama gideri ile 1.362,00TL vekalet ücreti ile birlikte 30 gün içerisinde ödenmesi"nin talep edildiği ve anılan dilekçede göreve dönmeye dair bir istemin bulunmadığı; davacının ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E... K:... sayılı kararının uygulanmadığından bahisle en son açtığı davada da... İdare Mahkemesinin ...tarih, E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmektedir.
Bu durumda, davacı hakkında yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne dair karar sonrasında, davalı idarece 13/03/2019 tarihli işlem ile davacının göreve başlatılmasının değerlendirildiği ve davacının o zamanki mevcut hukuki durumu itibariyle göreve başlatılamadığı, davacının 13/03/2019 tarihli bu işleme karşı yasal süresi içinde dava açmadığı, mahkeme kararının uygulanmamasına dair açılan en son davada verilen redde dair kesinleşmiş karar olduğu, bu itibarla davacının göreve başlatılması yönünden mahkeme kararının uygulanmadığı iddiasının yerinde olmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
.... İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E:...K:... sayılı kararı uyarınca 14/03/2019 tarihinden dava tarihine kadar ödenen tutarların haricinde kalan ekonomik ve sosyal tüm parasal haklarının haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkin olarak;
...İdare Mahkemesi'nin anılan kararının davalı idarece uygulanmaması nedeniyle ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının göreve başlatılmama halinin devam etmesi nedeniyle 2019/Nisan ayından 10/03/2020 tarihine kadar davacının alamadığı ve ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyası üzerinden yapılan bilirkişi incelemesi ile 37.040,12-TL olarak tespit edilen 12 aylık net maaş alacaklarının davacıya ödenmesi gerektiği yönünde kesinleşmiş karar olduğu ve davacının 13/03/2019 tarihli işlemi en geç ... İdare Mahkemesinin... tarih, E:..., K:... sayılı kararının tebliğ tarihinde öğrenmiş olduğu anlaşıldığından, 14/03/2019 tarihinden 10/03/2020 tarihine kadar ödenen tutarların haricinde kalan ekonomik ve sosyal tüm parasal hakların (icra dosyalarına yapılan ödemeler de dikkate alınarak) tazmin edilmesi gerekmektedir.
...İdare Mahkemesi'nin anılan kararının davalı idarece uygulanmaması nedeniyle 10/03/2020 - 21/03/2022 tarihleri arasına tekabül eden ve ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı tespit dosyasında temerrüt faiziyle hesaplattıran toplam 112.170,00-TL nin dava tarihinden sonra işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle .... İdare Mahkemesinin E:...sayılı dosyasında açılan davada verilen ...... tarih, .../... sayılı karar ile ... tarih ve ... sayılı işlem ile davacının göreve başlatılmadığı, anılan işlemin tebliğ edildiği, davacı tarafından bu işleme karşı her hangi bir dava açılmadığı, Mahkeme kararının uygulanmadığı gereğinin yapılmadığı iddiasıyla talep edilen parasal haklarının ödenmesi isteminin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesi ile davanın reddi yönünde kesinleşmiş karar olduğu ve davacının 13/03/2019 tarihli işlemi en geç ... İdare Mahkemesinin... tarih, E:..., K:... sayılı kararının tebliğ tarihinde öğrenmiş olduğu halde yasal süresi içerisinde dava açmadığı anlaşıldığından 10/03/2020 tarihinden iş bu davanın açıldığı 31/05/2024 tarihine kadar ekonomik ve sosyal tüm parasal hakların tazmini isteminin ise reddi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptali ile 14/03/2019 tarihinden dava tarihine kadar ödenen tutarların haricinde kalan ekonomik ve sosyal tüm parasal haklarının haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının,
a) Dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı ile 10/03/2020 tarihinden iş bu davanın açıldığı 31/05/2024 tarihine kadar ekonomik ve sosyal tüm parasal hakların tazmini isteminin yasal faizi ile ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
b) Dava konusu işlemin, 14/03/2019 tarihinden 10/03/2020 tarihine kadar ekonomik ve sosyal tüm parasal hakların tazmini isteminin yasal faizi ile ödenmesine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak, 03/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.