T.C.
DANIŞTAY
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/4178
Karar No : 2025/10549
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Kaymakamlığı
2- ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından işletilen ... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi hakkında Arnavutköy Kaymakamlığı tarafından yürütülen soruşturmalar sonucu düzenlenen ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporlarında, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet verildiği gerekçesiyle iki kez mali yönden teklif getirildiğinden bahisle kurum hakkında 652 Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesine ilişkin İstanbul Valiliği'nin ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlık konusu olayda, mevzuat hükümlerinde düzenlenen evde destek eğitiminde belirlenen şartların yerine getirilmediği, ilgili kurumca ibraz edilen “Aylık Bireyselleştirilmiş Eğitim, Çalışma ve Rehabilitasyon Planı"nda öğrencinin normal eğitim aldığının belirtildiği, rapor ile davacı şirketin kurum müdürünün ifadelerinin çeliştiği, anılan raporda gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğunun sabit olduğu anlaşıldığından, davalı idarece 652 Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesine ilişkin tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, birinci mali cezadan sonra kurumun açık ve net bir şekilde aynı fiilin tekrarı halinde kurumun kapatılacağına ilişkin uyarılmadığı, ilk mali cezanın şirketin yetkilisine tebliği edilmediği, dolayısıyla tekerrür şartının gerçekleşmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava dosyasında bulunan soruşturma raporu ve ekinde yer alan ifadelerden de açıkça görüleceği üzere kurumda gerçeğe aykırı rapor düzenlendiğinin tespit edildiği, aynı konudan iki kez soruşturma geçirerek ceza alması nedeniyle yasal zorunluluk gereği dava konusu işlemin tesis edildiği, işlemin tüm unsurları bakımından hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince,dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirket tarafından işletilen İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde faaliyet gösteren Özel ... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi hakkında Arnavutköy Kaymakamlığınca iki ayrı soruşturma yapılmıştır. ... tarih ve ... sayılı sayılı raporda; ... isimli öğrencinin 23/09/2020 tarihinde iki ders saati okulda olmadığı halde derste gösterildiği ve kamera kayıtlarının sunulamadığı gerekçesiyle fazladan ödemeye sebebiyet verildiğinden bahisle 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. maddesinin 2. fıkrası uyarınca işlem yapılması şeklinde mali yönden teklif getirilmiştir. Aynı Kurum hakkında daha sonra yapılan soruşturma sonucu düzenlenen ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporunda; ... isimli öğrencinin Temmuz 2021 ve Ağustos 2021 aylarında kuruma hiç gitmediği ve yüz yüze eğitim almadığı, evde eğitim verildiği, ancak öğrencinin evde eğitim alabilmesi için gerekli evrakların kurum tarafından alınmadığı gerekçesiyle fazladan ödemeye sebebiyet verildiğinden bahisle 2. kez mali yönden teklif getirilmesi üzerine kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlem tesis edilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin "Özel eğitim giderleri" başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrasında; "Engelliler için sağlık kurulu raporu düzenlemeye yetkili sağlık kurum veya kuruluşlarınca verilen Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporuyla asgari %20 oranında engelli olduğu, 18 yaş altı çocukların Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu ile özel gereksinimi olduğu tespit edilen ve özel eğitim değerlendirme kurulları tarafından da eğitsel değerlendirme ve tanılamaları yapılarak 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında açılan özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde verilen destek eğitimini almaları uygun görülen görme, işitme, zihinsel, bedensel yetersizliği olan bireyler ile dil ve konuşma, özel öğrenme güçlüğü, otizm spektrum bozukluğu olan bireylerden ilgili destek eğitim programında belirtilen yaşlardaki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bireylerin eğitim giderlerinin her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen tutarı, Bakanlık bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır. Bu engelli bireylerin engel grupları ve dereceleri ile engelinin niteliğine göre eğitim programlarının kapsamı ve eğitim süreleri, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle yönetmelikle belirlenir." hükmü, 2. fıkrasında; "Birinci fıkrada belirtilen eğitim hizmetini sunan veya yararlananların gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarlar, iki katı ve kanunî faiziyle birlikte ilgililerden müteselsilen tahsil edilir. Bu fiillerin özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri tarafından tekrarı hâlinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir.
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun Ek 1. maddesinin 5. fıkrasında "Söz konusu eğitim öğretim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarların, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmesi, yapılacak tebligatla sebebiyet verenlerden istenir. Bu süre içinde ödenmemesi hâlinde bu tutarlar, anılan Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilir. Bu fiillerin tekrarı hâlinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir.
" hükmüne yer verilmiştir.
18/05/2012 tarih ve 28296 sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nin "Ödeme" başlıklı 31. maddesinin 1. fıkrasında "Özel eğitim okulunun özel eğitim ve rehabilitasyon birimine ve özel eğitim ve rehabilitasyon merkezine devam eden engelli bireylerin aylık destek eğitimi giderleri, Maliye Bakanlığınca belirlenir ve Bakanlık bütçesine bu amaçla konulan ödenekten kurumca engelli bireye bir ayda sekiz ders saati bireysel ve/veya dört ders saati grup eğitimi verilmesi şartıyla kurumlara ödenir. Ancak, engelli bireylere herhangi bir nedenle ayda sekiz ders saati bireysel ve dört ders saati grup eğitiminin tamamının verilememesi hâlinde Hazine ve Maliye Bakanlığınca bireysel eğitim için belirlenen tutarın sekize, grup eğitimi için belirlenen tutarın ise dörde bölünmesiyle bulunan sayı, kurumca verilen ders saati sayısı ile çarpılarak elde edilen tutar kurumlara ödenir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Doktrinde genel kabul gören tanıma göre tekerrür; bir ceza yaptırımına uğradıktan sonra yeniden suç işleyen kimsenin durumudur ve bu durumdaki kimselere "mükerrir" denilmektedir. Hukuka aykırı bir fiilin tekerrürü halinde verilecek cezanın artırılması, daha önce verilen cezanın ıslah edici olmadığı ve failin suç işleme konusundaki ısrarının daha ağır bir cezayı gerektirdiği düşüncesinden doğmaktadır. Bu kapsamda, faile tekerrür nedeniyle daha ağır bir ceza verilebilmesi, bir başka deyişle failin ıslah olmadığının ve suç işleme konusundaki ısrarının ortaya konulabilmesi için failin hukuka aykırı bir fiili birden çok kere gerçekleştirmiş olması tek başına yeterli olmayıp tekerrüre esas alınan fiili nedeniyle daha önce cezalandırılmış olmasına rağmen bu tarihten sonra tekrar aynı eylemde bulunmuş olması gerekmektedir.
Bununla birlikte, belirli bir kesinlik içinde yasada hangi fiile hangi hukuksal yaptırımın bağlandığının bireyler tarafından bilinmesi ve fiilerin sonuçlarının öngörülebilmesi gerektiğinden, hukuka aykırı bir fiilin gerçekleştiği tarih itibarıyla hakkında daha önce verilen bir ceza bulunmayan kişinin tekerrür hükümleri uygulanarak cezasının artırılması hukuk devleti ilkesine uygun düşmemektedir. Suçu işlediği tarihte henüz mükerrir olarak kabulü mümkün olmayan kişiye tekerrür hükümlerinin uygulanması, suç ve cezaların yasallığı ilkesine de aykırılık oluşturacaktır.
Bu bakımdan, tekerrür hükmüne esas alınacak sonraki fiilin her halde ilk fiil için tesis edilen işlemin ilgilisine tebliğinden sonraki bir tarihte gerçekleşmiş olması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta; birinci mali cezaya ilişkin ... tarih ve E-... sayılı işlemin 20/09/2021 tarihinde kurum müdürüne tebliğ edildiği ve davacı şirket tarafından bu işlemde yer alan bedelin 21/09/2021 tarihinde ödendiği anlaşılmaktadır. İkinci mali cezaya dayanak alınan ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporunda fiillerin işlendiği tarih aralığının Temmuz-Ağustos 2021 olarak gösterildiği dikkate alındığında ikinci mali cezanın verilmesine sebep teşkil eden fiillerin ilk mali cezanın tebliğ tarihinden önce işlenmesi sebebiyle tekerrür hükmüne esas alınamayacağı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; tekerürre ilişkin hükümlerin uygulanabilmesi için, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet verilen fiiller tespit edilip cezai yaptırım kararı davacıya tebliğ edildikten sonra, yeniden yapılan denetimde de aynı mevzuata aykırılıkların tespiti halinde yine Kanunda öngörülen tekerrüre ilişkin cezai yaptırım kararının uygulanması gerekirken, tekerrür durumu oluşmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Nitekim; İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 07/05/2025 tarih ve E:2024/653, K:2025/1005 sayılı, 14/07/2025 tarih ve E:2025/60, K:2025/1542 sayılı kararları da bu yöndedir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak 29/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy