T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/4765
Karar No : 2025/6480
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... Başkanlığı
2- ... Başkanlığı
DAVANIN ÖZETİ : 21-22 Haziran 2025 tarihlerinde gerçekleştirilen 2025 Yükseköğretim Kurumları Sınavına(YKS) katılan ve Y-EA puan türünde 116.402 başarı sıralaması elde eden davacı tarafından;
1- 2025-YKS yerleştirme süreci ile ilgili olarak 30/07/2025 tarihinde ÖSYM tarafından yayımlanan 2025-YKS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu'nda yer alan "hukuk fakültelerine yerleştirme işlemlerinde esas alınan başarı sıralamasının 100.000 olarak belirlenmesi" işlemi ile bu işlemin dayanağı olan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 30/01/2025 tarih ve 2025.1.3 sayılı kararının iptali;
2- 2025 YKS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu'nda yer alan devlet ve vakıf üniversitelerinin hukuk fakülteleri kontenjanlarının azaltılmasına ilişkin düzenlemelerinin iptali;
3- Hukuk lisans programlarına bir önceki yılın (YKS-2024) yerleştirme sonuçlarına göre kendisine geçici kayıt hakkının tanınmasına karar verilmesi istenilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. ve 5. maddelerine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. ve 20/B maddeleri uyarınca işin gereği görüşüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı; 2. fıkrasında, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari mahkemelerin; yerindelik denetimi yapamayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyeceği; "İdari Davaların Açılması" başlığını taşıyan 3. maddesinde, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin belirtileceği; dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği; dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 5. maddesinde, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde, dava dilekçesinin, 3. ve 5 inci maddelerine uygun olup olmadığı yönünden inceleneceği; 15/1-d maddesinde ise; 14. maddenin 3/g bendinde yazılı hallerde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
Dava dilekçesinin incelenmesinden, dava dilekçesinin "konu" ve "netice ve talep" kısmında davacı tarafından, hukuk lisans programlarına bir önceki yılın (YKS-2024) yerleştirme sonuçlarına göre geçici kaydının yapılmasına karar verilmesinin istenildiği görülmektedir.
2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, idari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, idare mahkemelerinin idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı vermesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. Dolayısıyla dava dilekçesinin "konu" ve "netice ve talep" kısmında yer verilen " hukuk lisans programlarına bir önceki yılın yerleştirme sonuçlarına göre geçici kaydının yapılmasına karar verilmesine" dair istemin idari işlem ve eylem niteliğinde karar verilmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, idari işlem niteliğinde yargı kararı verilmesine yönelik istemin yer aldığı dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanunun 2. ve 3. maddelerine uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, dava dilekçesinde, 30/07/2025 tarihinde ÖSYM tarafından yayımlanan 2025-YKS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu'nda yer alan "hukuk fakültelerine yerleştirme işlemlerinde esas alınan başarı sıralamasının 100.000 olarak belirlenmesi" işlemi ile bu işlemin dayanağı olan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 30/01/2025 tarih ve 2025.1.3 sayılı kararının ve aynı Kılavuzda yer alan "devlet ve vakıf üniversitelerinin hukuk fakülteleri kontenjanlarının azaltılmasına" ilişkin düzenlemelerinin iptaline karar verilmesinin istenildiği görülmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesinde; "Her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılır. Ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık yada sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Dava dilekçesinde iptali istenen 2025-YKS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu'nda yer alan hukuk fakültelerine yerleştirme işlemlerinde esas alınan başarı sıralamasının 100.000 olarak belirlenmesine dair işlem ve bu işlemin dayanağı olan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 30/01/2025 tarih ve 2025.1.3 sayılı kararının iptali istemleri arasında hukuki yönden bağlılık bulunması sebebiyle tek dilekçe ile dava açılabilmesi mümkün olmakla birlikte, 2025 YKS Kılavuzda yer alan devlet ve vakıf üniversitelerinin hukuk fakülteleri kontenjanlarının azaltılmasına ilişkin düzenlemeler ile hukuk fakültelerine yerleştirilmek için aranan başarı sırasının belirlenmesine dair işlemler arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık bulunmadığı gibi sebep-sonuç ilişkisi de bulunmadığından tek dilekçe ile dava açılabilmesi mümkün bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Kılavuzda yer alan hukuk fakültelerine yerleştirilmek için aranan başarı sırasının belirlenmesine dair düzenlemeler ile aynı Kılavuzda hukuk fakültesi kontenjanlarının azaltılmasına dair düzenlemelerin gerekçelerinin birbirinden farklı olması ve aralarında sebep-sonuç ilişkisinin de bulunmaması sebebiyle bu düzenlemelerin iptali istemiyle ayrı dilekçelerle dava açılması gerekmektedir.
Bu durumda, yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanunun 3. ve 5. maddesine uygun bulunmaması sebebiyle dava dilekçesinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 3. ve 5. maddesine uygun bulunmayan DAVA DİLEKÇESİNİN aynı Kanunun 15. maddesinin 1/d bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde usulüne uygun biçimde düzenlenecek dilekçe ile yeniden dava açılabilmek üzere REDDİNE,
2. Aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacı vekiline bildirilmesine,
3.Aşağıda dökümü yapılan ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 04/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.