T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/4964
Karar No : 2025/6695
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... ve T.No:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: KKTC Yakın Doğu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde ... alanında yaptığı yüksek lisansına ilişkin diplomasına denklik belgesi verilmesi talebi ile davacı tarafından davalı idareye yapılan 23/09/2021 tarihli başvurunun Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliği'nin 7.maddesinin 6. fıkrasının (c) bendi uyarınca reddine dair... tarih ve ... sayılı yazı ile bildirilen 26/04/2023 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bakılan uyuşmazlıkta, davacının 2018-2019 yılları arasında KKTC Yakın Doğu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ... Yüksek Lisans Programı'nda eğitim aldığı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde eğitim kapsamında 37 gün bulunarak 08/02/2021 tarihinde mezun olduğu, söz konusu eğitime dair eğitim programı incelendiğinde, her ayın belirli günlerinde yapılan bir eğitim olduğunun anlaşıldığı, anılan eğitimin verildiği tarihleri ve verilecek eğitimleri gösterir eğitim programı ile davacının KKTC'ye giriş ve çıkış yaptığını gösterir Ülkemiz yetkili makamları tarafından alınan kayıtlar karşılaştırıldığında, davacının eğitim verildiği (ders programında belirtilen) tarihleri arasında söz konusu ülkede bulunduğunun görüldüğü, bu durumda, Yükseköğretim Kurulu Bilim Alanı Danışma Komisyonunca ilgilinin yoğunlaştırılmış eğitim programı altında almış olduğu ... programının örgün eğitimin gerektirdiği nitelik ve şartları sağlamadığı belirtilmişse de, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre davacının söz konusu eğitimin verildiği tarihlerin tamamında Kıbrıs'ta bulunup eğitime katıldığı, ayrıca söz konusu programın Yükseköğretim Kurulu tarafından onay verilerek açıldığı, davacı tarafından staj ve vaka incelemelerine katıldığının ileri sürüldüğü hususları birlikte dikkate alındığında, söz konusu programın neden klinik psikoloji nosyonu için gerekli kazanımları ve yeterlilikleri sağlayamayacağı hususunda programın içeriği, süresi ve niteliği ile ilgili olarak somut, açık ve ayrıntılı tespit ve değerlendirme yapılması gerekirken bu yapılmaksızın genel geçer ifadelerle hazırlanmış komisyon raporuna göre işlem tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyada bulunan komisyon raporları ve davalı idarece muhtelif Üniversitelerden alınan görüşler birlikte değerlendirildiğinde, davacının 2018-2021 yılları arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Yakın Doğu Üniversitesi'nde ... alanında aldığı yüksek lisans programının, eğitim programı/alanı ve derecesi bakımından Türk yükseköğretim sistemindeki ilgili programlara denk olmadığı hususunun, bilimsel ve akademik gerekçeleri ile ortaya konulmuş olması karşısında, davacının denklik başvurusunun Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrasının (c) bendi uyarınca reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yönde değerlendirmeyle, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesi ile davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine, kesin olarak, karar verilmiştir.
Anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... ve T.No:... sayılı kararda; temyiz istemine konu kararın davacı vekiline 02/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği ve 05/03/2024 tarihinde kesinleştiği halde, 2577 sayılı Kanun'un 46/1.maddesinde öngörülen 30 günlük temyiz süresi geçirildikten sonra 17/07/2025 tarihinde kayda giren dilekçe ile temyiz başvurusunda bulunulduğunun görüldüğü, her ne kadar, davacı tarafından, Anayasa Mahkemesinin 26 Haziran 2025 tarih ve 32938 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 27/03/2025 tarih ve E:2024/289, K:2025/83 sayılı kararı ile, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle başlığı ile birlikte değiştirilen 45. maddesinin (6) numaralı fikrasının birinci cümlesinin "istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hali" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğinden bahisle, temyiz istemine konu kararın kesinleşme tarihinden sonra temyiz isteminde bulunulmuş ise de, kararda kararın kesin olduğunun belirtilmesinin, tarafların temyiz başvurusunda bulunmasına engel teşkil etmeyeceği, yapılacak temyiz başvurusunun, Dairelerince verilen kararın kesin olduğu gerekçesiyle reddi halinde bu karara karşı da temyiz yolunun açık olduğu, bu hususta Kanunda herhangi bir değişiklik bulunmadığı hususları göz önüne alındığında, söz konusu Anayasa Mahkemesi kararının geçmiş olan temyiz süresini yeniden canlandırmayacağı gerekçesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 6. fıkrası uyarınca temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Anayasa Mahkemesinin 26 Haziran 2025 tarih ve 32938 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 27/03/2025 tarih ve E:2024/289, K:2025/83 sayılı kararı ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin (6) numaralı fikrasının birinci cümlesinin "istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hali" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline süre öngörülmeksizin karar verildiği, temyize konu kararın kesin olarak verilmesi nedeniyle kanun yolu başvurusu yapılmadığı, Anayasa Mahkemesi kararının mahkemeleri de bağladığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı tarafın süresi içerisinde temyiz isteminde bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... ve T.No:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 11/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.