T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/1761
Karar No : 2025/4317
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin .... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, bir kısım alış faturasının sahte olduğu ve kısmen sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinden bahisle takdir komisyonu kararlarına dayanılarak 2014/Şubat-Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen; bir ve üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri yönünden, davacının sahte fatura kullandığından bahisle takdir komisyonu kararına istinaden katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle tarhiyat yapılmış ise de, takdir komisyonlarının görevinin, matrah ve kıymet takdiri olduğu, sahte faturalardaki katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmemesinin takdir komisyonunun görevleri arasında sayılmadığı, takdir komisyonu kararınca davacının katma değer vergisi matrahlarına eleştiri getirilmediği gibi davacının beyanlarının aynen kabul edildiği anlaşılan olayda, yeni bir matrah takdiri olmadığı açık olduğundan takdir komisyonu kararına istinaden katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmemesi suretiyle yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri yönünden ise, dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin düzeltme fişleri ile düzeltilerek terkin edildiği anlaşıldığından bu kısım yönünden davanın esasının incelenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen incelenmeksizin reddine, dava konusu, bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına 2014/Şubat ilâ Aralık dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen bir ve üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatının kaldırılması istemiyle dava açıldığı ve davalı idarece Mahkeme kararının bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına yönelik olarak istinaf başvurusunun yapıldığı, vergi mahkemesince, davacının sahte fatura düzenlediğinden bahisle %2 komisyon kazancının matrah olarak takdirinden kaynaklanan vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri yönünden herhangi bir gerekçeye yer verilmeden davanın kabulü yolunda hüküm kurulduğunun anlaşıldığı, öte yandan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. ve 34. maddelerinde düzenlenen katma değer vergisi indiriminden yararlanma şartlarının mükellefler tarafından yerine getirilmediğinin tespit edilmesi halinde vergi dairesince mükellefin katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle hakkında tarhiyat yapılabileceğinden ve bu tespitin vergi inceleme raporuyla yapılması gerektiği yolunda herhangi bir yasal zorunluluk bulunmadığından, inceleme yetkisine haiz takdir komisyonlarınca da gerçek bir emtia teslimine veya hizmet ifasına dayanmayan faturaları kayıtlarına alan mükellefler hakkında söz konusu faturalarda yer alan katma değer vergilerinin reddi suretiyle vergilendirme yapılmasının mümkün bulunduğu, olayda, davacının defter ve belgeleri üzerinde takdir komisyonunca bir inceleme yapılarak sahte fatura düzenlediğinin ortaya konulmadığı, davacı hakkında 2014 yılına ilişkin düzenlenen herhangi bir vergi tekniği ya da vergi inceleme raporunun da bulunmadığı, salt davacının alım ve satım yaptığı şirketler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarındaki verilere göre sahte fatura düzenlediğinin kabul edildiği, ancak söz konusu raporlarda davacının sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğine dair somut bir tespit bulunmadığı dikkate alındığında, takdir komisyonunca 213 sayılı Kanun'un tanıdığı inceleme yetkisi kullanılmadan eksik araştırma ve inceleme ile davacının sahte fatura düzenleyerek %2 komisyon geliri elde ettiğinden bahisle takdir edilen matrahlara göre tarh edilen dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka uyarlık bulunmadığı ve Mahkeme kararının bu kısım yönünden davanın kabulü yolundaki hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla yasal isabetsizlik görülmediği, davacının katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri yönünden ise, takdir komisyonunca, davacının defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak, davacının söz konusu şirketlerden alış yapıp yapmadığı, şirketlerin düzenlediği faturaları defter kayılarına intikal ettirip etirmediği, alışların hangi dönemlerde yapıldığı, faturaların muhteviyatı ve katma değer vergisi tutarı açık olarak belirlenmeden, katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle re'sen tarh edilen dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka uyarlık bulunmadığı ve Mahkeme kararının bu kısım yönünden de davanın kabulü yolundaki hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla yasal isabetsizlik görülmediği gerekçeyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının, hakkında sahte fatura düzenledikleri yönünde rapor bulunan şirketlerden mal alışverişinde bulunduğunun tespiti üzerine sevk edildiği takdir komisyonunca belirlenen matrahlar üzerinden re'sen tarh edilen vergi ve kesilen cezalarda hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı şirket adına, bir kısım alış faturasının sahte olduğu ve kısmen sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinden bahisle takdir komisyonu kararlarına dayanılarak 2014/Şubat-Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen; bir ve üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Re'sen vergi tarhı" başlıklı 30. maddesinin 1. fıkrasında, re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hâllerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış ve maddenin 2. fıkrasının 3. bendinde; tutulması zorunlu olan defterlerin hepsi veya bir kısmının tutulmaması veya tasdik ettirilmemesi veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi hâli, 6. bendinde de; tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması hâli re'sen tarh nedeni olarak sayılmıştır.
Aynı Kanun'un "Takdir kararı" başlıklı 31. maddesinde, takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmının takdir kararına bağlanacağı belirtilmiş, "Komisyonların görevleri" başlıklı 74. maddesinin (a) fıkrasının 1. bendinde, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak; 2. bendinde de vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek, komisyonun görevleri olarak belirlenmiştir. Kanun'un "Maksat" başlıklı 134. maddesinde; vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu düzenlenmiştir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinde de katma değer vergisi indirim mekanizması düzenlenmiş, anılan maddenin (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan bozma sebeplerinden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacının sahte fatura düzenlediğinden bahisle re'sen tarhedilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrasının dayandığı hukuki sebepler ve gerekçesi Dairemizce de uygun görülmüş olup, bu kısma ilişkin ileri sürülen iddialar kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacının sahte fatura kullandığından bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince:
Dosyanın incelenmesinden, davacının, hakkında sahte fatura düzenledikleri yönünde rapor bulunan şirketlerle mal alışverişinde bulunduğunun tespiti ve söz konusu mükelleflerden yapmış olduğu alımlarına ilişkin faturaları beyannamelerinden çıkartması gerektiği yönünde vergi dairesince yapılan bildirime karşın beyanlarının düzeltilmediğinden bahisle sevk edildiği takdir komisyonunca belirlenen matrahlar dikkate alınarak re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin davacıya tebliğ edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıdaki Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla düzenlenen fatura ve benzeri vesikaların gerçeği yansıtmadığı ve sahte olduğu hususunun ortaya konulmuş olması durumunda, 3065 sayılı Kanun ile getirilen ve katma değer vergisine özgü bir mekanizma olan indirim mekanizmasından yararlanamayacakları, ancak davacının sahte fatura kullandığı hususunun, Vergi Usul Kanunu'nun 134. maddesi uyarınca usulüne uygun yapılacak vergi incelemesi sonucunda düzenlenecek vergi inceleme raporu ile tespit edilebilecek bir durum olduğu, zira, burada tespit edilecek hususun, matrahın beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi değil, mükellefin yasal defterlerine kaydetmek suretiyle indirim konusu yaptığı fatura ve belgelerin gerçek durumu yansıtıp yansıtmaması olduğu, söz konusu fatura ve belgelerin gerçek durumu yansıtmaması durumunda ise vergi dairesince, mükellefin katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle hakkında tarhiyat yapılabileceği anlaşılmaktadır.
Takdir komisyonlarının görevi; Vergi Usul Kanunu uyarınca, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak ile vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmektir. 3065 sayılı Yasa'da öngörülen indirim mekanizması ise vergilendirme tekniği açısından, matrah takdirinden farklı bir müessese olup mükelleflerin; gerek sahte fatura kullanmaları, gerek defter ve belgelerini ibraz etmemeleri durumlarında, matrah takdirini gerektiren bir husus bulunmaması nedeniyle, bu tür fiillerin, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29 ve 34. maddelerinde düzenlenen, indirim mekanizması içinde değerlendirilmesi suretiyle, katma değer vergisi indirimleri yönünden yapılacak vergi incelemesi ile bir sonuca bağlanması gerekmektedir. Bu nedenle, bu gibi hâllerde, mükelleflerin matrah takdiri için takdir komisyonlarına sevk edilmesi ve kendisine matrah, servet ve kıymet takdiri görevi verilmiş olup katma değer vergisi indirim reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonlarınca takdir edilen matrah üzerinden mükellefler adına cezalı tarhiyat yapılması mümkün değildir.
İdari işlem ve tasarruflarla kişilerin hukukunda haricen değişiklik yapma yetki ve imtiyazına sahip olan idarenin, bu yetkisini kullanırken öncelikle yetkinin kullanılmasına ilişkin şekil ve koşullarının belirlendiği usul kanunlarının kendi üzerine yüklediği görevler çerçevesinde hareket etmesi gerekir. Zira, Anayasa'da yer alan hukuk devleti ilkesinin doğal bir sonucu da idarenin işlem ve eylemlerini, hukuk kuralları çerçevesinde ve yine bu kuralların yüklediği görev ve yetki kapsamında yürütmesidir. Bu nedenle, yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca, davacının takdir komisyonuna sevk edilmesi üzerine, katma değer vergisi indirim reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonunca alınan kararlara istinaden davacı adına yapılan dava konusu cezalı tarhiyatların, davacının sahte fatura kullandığından bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan kısmında yukarıda belirtilen gerekçeyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan kısmında sonucu itibariyle yasal isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen gerekçeli reddine,
2. .... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacı adına sahte fatura düzenlendiğinden bahisle re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin kısmının ONANMASINA, davacının katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine ilişkin kısmının ise yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY: Temyize konu kararın, katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine ilişkin hüküm gerekçesi hukuka uygun olduğundan, aynı gerekçe ile onanması gerektiği oyu ile bu kısma ilişkin aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.