T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/2993
Karar No : 2025/3882
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının, gelir vergisi mükellefiyetinden doğan vergi borçlarının tahsili amacıyla malvarlığı üzerine uygulanan haciz işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K: ... sayılı kararıyla; dava konusu haciz işleminin dayanağı olan davacı adına düzenlenen ihbarnamelerin 08/03/2021 tarihinde, ödeme emirlerinin ise 15/09/2021 ve 31/10/2021 tarihlerinde elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği, 30/04/2017 tarihinde gerçek kişi mükellefiyeti terkin edilen, dolayısıyla artık gelir vergisi mükellefiyeti bulunmayan ve elektronik ortamda tebliğ yapılması zorunluluğu ortadan kalkan davacıya, elektronik tebligat yöntemi dışında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na uygun diğer mali tebligat hükümleri uygulanmak suretiyle tebliğ yapılması gerektiğinden, usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen söz konusu ihbarname ve ödeme emirlerine dayanılarak uygulanan dava konusu haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalının istinaf başvurusu; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiş, davacının istinaf başvurusu ise; davacı tarafından 07/02/2022 tarihinde haberdar olduğu haciz işleminin iptali istemiyle dava açıldığı, Vergi Mahkemesince ise; davanın özeti kısmında '' davacı tarafından, vergi borçları nedeniyle banka hesabına konulan haciz işleminin'' dava konusu olduğu belirtilmesine karşın kararın gerekçesi ve hüküm fıkrası birlikte değerlendirildiğinde, davacı adına tesis edilen "haciz işleminin" iptal edildiğinin anlaşıldığı, kaldı ki Dairelerinin 07/09/2022 tarihli ara kararı ile davalı idareye, davacının gayrimenkul, taşıt vb başkaca malvarlığına da haciz uygulanıp uygulanmadığının sorulduğu, verilen yanıtta; istinafa konu mahkeme kararı üzerine davacının banka hesapları ve taşınmazları üzerindeki hacizlerin kaldırıldığı ancak gerekçeli kararda dayanağı ödeme emirlerinin usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle iptal kararı verildiğinden, ödeme emirleri bu kez memur eliyle 04/08/2022 tarihinde tebliğ edilerek 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 13. maddesi gereğince ihtiyati haciz uygulandığının belirtildiği, bu durumda, davalı tarafından istinafa konu mahkeme kararının tebliği üzerine dava konusu haciz işleminin kaldırıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 456 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin 7. maddesinde; zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların maddede sayılan durumlar dışında sistemden çıkmalarının mümkün olmadığı, gerçek kişilerde ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlarda ilgilinin elektronik adresinin resen kapatılacağının düzenlendiği, mükellefiyetin sona ermesi halinin elektronik tebligat adresinin kapatılma sebepleri arasında gösterilmediği, davacıya elektronik ortamda usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek kesinleşen ödeme emirlerine dayanılarak uygulanan dava konusu haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının temyiz kararında yazılı gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacının, gelir vergisi mükellefiyetinden doğan vergi borçlarının tahsili amacıyla malvarlığı üzerine uygulanan haciz işleminin iptali istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Elektronik Ortamda Tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak 27/08/2015 tarihinde yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesi: "Zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların aşağıdaki durumlar dışında sistemden çıkmaları mümkün değildir.
Gerçek kişilerde ise ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlarda ölüm/karar tarihi itibarıyla ilgilinin elektronik tebligat adresi re’sen kapatılır. ..." şeklinde düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Elektronik tebligat, vergilendirme ile ilgili evrakın Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından e-imzalı olarak muhatabın elektronik tebligat adresine gönderilmesi işlemidir.
Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ evrakı muhatabın elektronik ortamdaki adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacaktır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, gerçek kişi mükelleflerin ölüm veya gaipliğine karar verilmesi halleri dışında elektronik tebligat sisteminden çıkmaları mümkün görülmediği gibi elektronik tebligat adresinin kapatılmasını gerektiren haller arasında mükellefiyetin sona ermesi hali yer almadığından, mükellefiyetleri sona erse de gerçek kişilere elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava konusu haciz işleminin dayanağı ihbarnamelerin ve ödeme emirlerinin davacının mükellefiyet kaydının re'sen terkin edildiği tarihten sonra elektronik ortamda davacıya tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ve usulüne uygun olduğu görüldüğünden, haciz işleminin hukuka uygun olup olmadığı hakkında değerlendirme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda belirtilen gerekçeyle davanın kabulüne karar veren Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalının istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:...K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 01/10/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.