T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/7777
Karar No : 2025/3775
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına muhasebecilik hizmeti sunduğu ... Demir Çelik İnşaat ve Yapı Malzemeleri Plastik Limited Şirketinin vergi borçları nedeniyle müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen... tarih ve ..., ..., ..., ... ve... tarih ve ..., ..., ..., ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; ... tarih ve...sayılı ödeme emrinin davalı idarece iptal edildiği anlaşıldığından, bu ödeme emri yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, diğer ödeme emirlerine gelince, 213 sayılı Kanun'un mükerrer 227. maddesine göre serbest muhasebeci mali müşavirlerin müteselsilen sorumlu tutulabilmeleri için, vergi borcunun imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından kaynaklanması gerektiği, ödeme emirleri içeriği borcun ise asıl borçlu mükellefin sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiği tespitine dayandığı dikkate alındığında, anılan ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen davanın kabulüne, ... tarih ve ..., ..., ... sayılı ödeme emirleri ile ... tarih ve...,...,..., ... sayılı ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile davacı hakkında düzenlenen görüş ve öneri raporunda yer alan tespitlere göre, davacının defterlerini tuttuğu, bildirim ve beyannamelerini verdiği mükelleflerin bir kısmı hakkında sahte belge incelemelerinin olduğu, şirketin bildirim ve beyannameleri arasında uyumsuzluklar bulunduğu, banka hesaplarının kullanılmadığı, vergi borçlarının ödenmediği, yetkilisi ...'ın, şirketin ... isimli biri aracılığıyla kurulduğu, kendisinin şirket müdürü olduğu, 1.500,00 TL aylık maaş aldığı, şirketin muhasebe işlemlerini ... ve ...'in yürüttüğü, faturaların muhasebede ... Bey ve muhasebeciler tarafından düzenlendiği, kendisinin sadece Çankaya'da bulunan ofiste telefonlara bakıp, gerekli bilgileri ... Bey veya muhasebecilere aktardığı, incelemeye ibraz edilen tahsilat ve tediye makbuzlarında bilgileri yer alan çek ve senetlerin hepsinin hatır çeki ve senedi olduğu, gerçek bir ödemenin bulunmadığı, şirketin gerçek bir faaliyeti olmadığından herhangi bir para akışının da bulunmadığı, şirket adına düzenlenen satış faturalarında belirtilen mal ve hizmetlerin alınıp satılmadığı, satış faturalarının gerçeği yansıtmadığı, şirket tarafından herhangi bir para ödemesi yapılmadığından şirketin banka hesabının da bulunmadığı şeklindeki beyanlarının, davacının şirketin sahte faturalarının bir kısmını düzenlediğini gösterdiği, ayrıca, davacının beyanlarıyla şirket yetkilisinin beyanlarının tamamen çelişkili olduğu ve anılan raporlarda yer alan diğer tespitler dikkate alındığında, serbest muhasebeci mali müşavirlerin müteselsilen sorumlu tutulabilmeleri için 213 sayılı Kanun'un mükerrer 227. maddesinde aranan beyannameyi imzalayan meslek mensuplarının imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmaması şartının olayda gerçekleştiği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının davanın kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın bu kısım yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vergi tekniği raporunda yer alan tespitler ve özellikle asıl borçlu şirket yetkilisinin yeminsiz ifadesi dikkate alınarak verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmadığı, sahte fatura düzenleme fiiliyle ilgisi olsaydı hakkında iştirak raporu düzenlenmesi gerektiği, oysa sadece görüş ve öneri raporu düzenlendiği, serbest muhasebeci mali müşavirlerin mali sorumluluklarının mesleki yetkileriyle doğru orantılı olması gerektiği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına muhasebecilik hizmeti sunduğu ... Demir Çelik İnşaat ve Yapı Malzemeleri Plastik Limited Şirketinin vergi borçları nedeniyle müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve..., ..., ..., ... ve ... tarih ve..., ..., ..., ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun 1. maddesinde kanunun amacı, işletmelerde faaliyetlerin ve işlemlerin sağlıklı ve güvenilir bir şekilde işleyişini sağlamak, faaliyet sonuçlarını ilgili mevzuat çerçevesinde denetlemeye, değerlendirmeye tabi tutarak gerçek durumu ilgililerin ve resmi mercilerin istifadesine tarafsız bir şekilde sunmak olarak düzenlenmiş, aynı Kanun'un 2. maddesinin A bendinde, muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinin konusunun, gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin, genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince, defterlerini tutmak, bilanço, kâr, zarar tablosu ve beyannameleri ile ilgili diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işler yapmak olduğu belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un serbest muhasebeci, serbest muhasebeci ve mali müşavirler ile yeminli mali müşavirlere vermiş olduğu yetkiye ilişkin mali sorumluluğu düzenleyen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde ise, meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı düzenlenmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil edileceği, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıdaki düzenlemelerin değerlendirilmesinden, serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirlerin sadece imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulabilecekleri anlaşılmaktadır.
Davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve... sayılı görüş ve öneri raporunda, davacı tarafından asıl borçlunun faaliyeti ve düzenlediği faturaların gerçekliği konusunda gerekli araştırmaların ve kontrollerin yapılmadığı ve şüpheli bir durumla karşılaşılmadığı belirtilse de, muhasebe hizmeti verdiği mükelleflerin neredeyse tamamının hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle tanzim edilmiş rapor olan veya sahte belge düzenleme nedeniyle incelemesi devam eden ya da sahte belge düzenlediği yönünde tespit bulunan mükellefler olmasının, davacının sahte belge düzenleme amacıyla mükellefiyet tesis ettiren mükelleflerin muhasebeciliğini yaptığını açıkça ortaya koyduğu, davacının asıl borçlunun sahte fatura düzenlemek amacıyla kurulduğunu ve kendisine ibraz edilen faturaların gerçek bir ticari faaliyetten kaynaklanmadığını bilmemesinin mümkün olmadığı, buradan hareketle, asıl borçluya gerçek bir ticari faaliyeti olmadığını bilerek muhasebe hizmeti vermesinin, mesleğinin icrasında gereken özeni göstermediğini ve mesleki yükümlülüklerini yerine getirmediğini açıkça ortaya koyduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda anılan hükümler uyarınca, serbest muhasebecilerin müşterek ve müteselsil sorumluluğundan söz edilebilmesi için çalışma konuları içinde yaptığı ve yapması gereken işler dolayısıyla, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmaması ve bunun neticesinde vergi kaybı meydana gelmiş olması gerekmektedir.
Olayda, asıl borçlu hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda ve davacı hakkında düzenlenen görüş ve öneri raporunda, davacının sorumluğunu doğuracak hususların açık ve somut bir şekilde ortaya konulamadığı, mükellefçe kendisine verilen bilgi ve belgelerden farklı olarak muhasebe kayıtlarına aykırı biçimde kayıt yaptığına veya kayıtları mali tablolara yansıtmadığına yönelik tespitlere yer verilmediği, davacı hakkında düzenlenen görüş ve öneri raporuna göre, dava konusu ödeme emirleri içeriği borç, beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmadığı yönündeki tespitlerden kaynaklanmayıp, muhasebecilik hizmeti sunulan mükellefin komisyon karşılığı gerçek bir mal teslimi ya da hizmet ifasına dayanmayan fatura ticareti yaparak kazancını gizlediği görüşünden hareketle bulunan matrah üzerinden yapılan tarhiyata dayandığı anlaşıldığından, serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ... sayılı ödeme emirleri ile ... tarih ve ..., ..., ..., ... sayılı ödeme emirlerini iptal eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının davanın kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın bu kısım yönünden reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 25/09/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.