T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2025/2625
Karar No : 2025/3992
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Kağıt Kutu Ambalaj Anonim Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacının maaş hesabına uygulanan haczin kaldırılması talebiyle yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu haczin dayanağı vergi borçlarının asıl borçlu şirket tarafından 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılarak ödeme planına bağlandığı, ancak ödeme planına uyulmaması nedeniyle söz konusu yapılandırmanın iptal edildiği, vergi borçlarının yapılandırılmasıyla birlikte yeni bir hukuki durum ortaya çıktığından yapılandırma tarihi ve sonrasında asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olmayan davacının yapılandırılan borçlardan sorumlu tutulması mümkün olmadığından, dava konusu başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 7256, 7326 ve 7440 sayılı Kanunlarda yer alan açık hükümler gereğince, yapılandırma işleminin iptal edilmesi durumunda yapılandırılan alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak ilgili mevzuat çerçevesinde takibe kaldığı yerden devam edileceği ve kanuni temsilcilerinin sorumluluğunun ortadan kalkmayacağından Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı, olayda, dava konusu haciz işleminin dayanağı davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın süre aşımı yönünden reddine karar verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, anılan yargı kararı üzerine dava konusu haciz işleminin tesis edildiği anlaşıldığından, usulüne uygun olarak kesinleşen ve zaman aşımına uğramadığı anlaşılan amme alacaklara ilişkin tesis edilen haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Haczin dayanağı vergi borçlarının asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştirilmediği, söz konusu borçlar asıl borçlu şirket tarafından yapılandırıldığından bu borçlardan sorumlu tutulamayacağı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin c bendinde yer alan düzenleme gereğince söz konusu kararın temyize tabi olduğu görüldüğünden temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
... Kağıt Kutu Ambalaj Anonim Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacının maaş hesabına uygulanan haczin kaldırılması talebiyle yapılan ...tarih ve ... sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiştir.
18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 2. maddesinde, (1) Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil); a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile aslı bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının, b) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarının %50’si ve bu tutara gecikme zammı yerine, bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece gecikme zammından ibaret olması hâlinde gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden tahsilinden vazgeçileceği hüküm altına alınmıştır.
17/11/2020 tarih ve 31307 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesinin 6. fıkrasında, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, aynı maddenin 8. fıkrasında ise bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği hükme bağlanmıştır. 7326 ve 7440 sayılı Kanunun 9. maddesinin altıncı fıkrasında da aynı yönde düzenleme yapılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
7143 sayılı yapılandırma Kanundan farklı olarak 7256 sayılı Kanun ve sonrasında yayımlanan 7326, 7440 sayılı Kanunlarla, kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemlerinin ilgili mevzuat kapsamında yapılacağı ve kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği yönünde hüküm getirildiği, bu hüküm dikkate alındığında 7326 sayılı Kanun uyarınca yapılandırılıp koşulları ihlal edilen kamu alacaklarının yeniden takibi sırasında yapılandırma öncesi yapılan işlemlerin geçerliliğini koruduğu ve takibin, hangi aşamada kaldıysa o aşamadan devam edeceği hususunun açıkça belirtildiği görülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden; kanuni temsilcisi olduğu ... Kağıt Kutu Ambalaj Anonim Şirketi''nin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına ödeme emirleri düzenlendiği, ödeme emirlerine konu borçlar için asıl borçlu şirket tarafından, davacının 12/07/2017 tarihi itibarıyla kanuni temsilcilikten ayrılmasından sonra 26/07/2018 tarihinde 7143 sayılı Kanun, daha sonraki tarihlerde ise 7256, 7326, 7440 sayılı Kanunlar uyarınca taksitlendirme talebinde bulunulduğu, 7143 sayılı Kanun uyarınca oluşturulan tecilin 20/05/2019 tarihine kaldırıldığı anlaşılmıştır.
Temyize konu kararda; 7256, 7326, 7440 sayılı Kanunlardan yararlanılarak borçların yapılandırılması daha sonra yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda borcun yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takibe devam edileceği, daha önceden yapılan takip işlemlerinin kaldığı yerden devam edeceği yönündeki değerlendirme hukuka uygun ise de; asıl borçlu şirket tarafından 7256, 7326, 7440 sayılı Kanunlar kapsamında yapılandırılmadan önce borçların 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, 7143 sayılı Kanunda da 7256, 7326, 7440 sayılı Kanunların aksine yapılandırmanın ihlalinden sonra 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılan takip işlemlerinin kaldığı yerden devam edeceğine dair hüküm bulunmadığı ve davacının kanuni temsilciliğinin de bu yapılandırmadan önce sona erdiği dikkate alındığında, yapılandırmayla ortaya çıkan yeni bir hukuki durum nedeniyle yapılandırma sırasında borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacının yapılandırılan borçlardan sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda yeni kanuni temsilci tarafından 7143 sayılı Kanun uyarınca anılan borçların davacının sorumluluğu sona erdikten sonra şirket adına yapılandırıldığı ve 7256, 7326, 7440 sayılı Kanunların yayımları tarihinden önce başlamış olan takip işlemlerine etkisi bulunduğu ve davacının 7143 sayılı Kanun uyarınca yapılandırılan borç için sorumluluğunun söz konusu olmadığı görüldüğünden aksi yönde verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 02/10/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY: Asıl borçlu şirkete ait borçlar nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen...tarih ve ... ödeme emrine karşı açılan davanın süreaşımı nedeniyle reddine ilişkin ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kesin olarak reddine karar verildiğinden kesinleşen vergi borcu nedeniyle uygulanan haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığından temyiz isteminin belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.