T.C.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1981
Karar No : 2023/3189
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Derneği
VEKİLİ : Av....
.
KARŞI TARAF (DAVALI) : A...Bakanlığı
.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :Danıştay Onuncu Dairesinin 01/12/2021 tarih ve E:2016/2344, K:2021/5999 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 17/03/2016 tarih ve 29656 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri Hakkında Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinde yer alan "meslek elemanı'' ibaresinin, 19. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "meslek elemanı" ibaresinin, 34. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "sosyal inceleme raporu" ibaresinin ve 35. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin iptali ile Yönetmeliğin dayanağı olan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 14. ve 15. maddeleri ile 633 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 9. ve 22. maddelerinin, Anayasa'nın 2, 5, 10, 17, 40 ve 70. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 01/12/2021 tarih ve E:2016/2344, K:2021/5999 sayılı kararıyla;
Davacının usule ve Anayasa'ya aykırılık iddiaları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 2/1(f) bendine, 14/1-2. fıkralarına, 15/1. fıkrasına, 633 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 9/1., ve 22/1. fıkralarına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun, 6327 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile değişik 3/(e) bendine, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri Hakkında Yönetmeliğin 1., 3/1(ı), (m) bentlerine, 12.maddesine, 19/1., ve 2. fıkralarına, 34/1 (c) ve 35/1(e) bentlerine yer verilerek, 6284 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 1. fıkrasında, gerekli uzman personelin görev yaptığı ve tercihen kadın personelin istihdam edildiği, şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin olarak uygulanmasına yönelik destek ve izleme hizmetlerinin verildiği, çalışmalarını yedi gün yirmi dört saat esasına göre yürüten, çalışma usul ve esasları yönetmelikle belirlenen şiddet önleme ve izleme merkezlerinin davalı Bakanlıkça kurulacağının öngörüldüğü, anılan yetki çerçevesinde Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM)’nin kuruluş, işleyiş ve yürüteceği işlemlere ilişkin usul ve esaslar ile ŞÖNİM’de çalışacak personelin görev, yetki ve sorumluluklarını belirlemek amacıyla dava konusu Yönetmeliğin hazırlandığının anlaşıldığı, Yönetmeliğin incelenmesinden; meslek elemanının; üniversitelerin sosyal hizmet, psikoloji, çocuk gelişimi, psikolojik danışmanlık ve rehberlik ile sosyoloji bölümlerinden mezun olan meslek mensuplarını kapsadığının görüldüğü, Yine Yönetmelik'te, şiddet mağduru ve beraberindeki çocuklar veya şiddet uygulayanla yapılacak görüşme ve gözlem sonrasında, sorunun geçmişi, kişilerin sosyal, ekonomik ve sağlık durumları ile fiziksel, zihinsel, psikolojik özellikleri ve yaşadıkları çevre, aile ve kültür yapılarının değerlendirildiği, sunulacak sosyal hizmet ile sorunun çözümünde uygulanacak müdahale yönteminin belirlendiği, hâkim tarafından istenilmesi hâlinde hakkında alınan tedbir kararlarının uygulanmasının kişiler üzerindeki etkilerinin yer aldığı "sosyal inceleme raporu" ile ŞÖNİM'den hizmet alanlar için oluşturulan, şiddet mağdurlarının karşılaştığı sorunların çözümü konusunda izlenecek aşamaların belirlenebilmesi amacıyla sorunu ve kişiyi tanıma ve tanımlama, veri toplama, durum saptama, değerlendirme ve sonuçlandırma aşamalarını, dolayısıyla uygun sosyal hizmet modelini içeren "müdahale planı"nın ise, üniversitelerin belirtilen bölümlerinden mezun olan meslek elemanları tarafından hazırlanabileceğinin öngörüldüğü, Davacı tarafından, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri Hakkında Yönetmelik'te yer alan meslek elemanı tanımının iptali istenilmeksizin, Yönetmelik hükümleri ile farklı meslek gruplarına atfedilen sosyal inceleme raporunu ve müdahale planını hazırlama görev ve yetkisinin, mesleki formasyonları gereği sadece sosyal çalışmacılar/...na ait olması gerektiği, bu yönüyle dava konusu düzenlemelerin hukuka aykırı olduğunun ileri sürüldüğü, Dava konusu Yönetmeliğin hizmetten yararlanacaklara ilişkin hükümleri incelendiğinde; hizmetten yararlanacakların ev içi şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınlar, çocuklar, aile bireyleri ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olanlar ile şiddet mağdurlarından ağır ruhsal ve zihinsel sorunları veya ağır psikiyatrik hastalığı olduğu gözlemlenenler, psikiyatrik bozukluk tanısı olanlar, öz bakımını sağlayamayacak kadar bedensel ve zihinsel engelliler ve altmış yaşından büyükler ile yatılı bakım hizmetine ihtiyaç duyan kişiler, on sekiz yaşından küçük şiddet mağduru, hamile veya doğum yapmış kız çocukları olduğu; bu bireylerin ihtiyaç ve sorunlarının çeşitliliği karşısında, meslek elemanlarının da, bu ihtiyaç ve sorunlar gözetilerek sosyal hizmet yanında psikoloji, çocuk gelişimi, psikolojik danışmanlık ve rehberlik ile sosyoloji alanlarında eğitim almış personel arasından istihdam edilmesinin hizmet gereği zorunlu olduğu sonucuna varıldığı, Nitekim, dava konusu Yönetmelik kapsamında ŞÖNİM hizmetlerinden yararlanacaklar arasında yer alan korunma ihtiyacı olan çocuklara yönelik düzenleme içeren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nda da, sosyal çalışma görevlisinin; sosyal hizmet alanı dışında, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, psikoloji, sosyoloji, çocuk gelişimi gibi alanlarda eğitim veren kurumlardan mezun meslek mensupları olarak tanımlandığı, Ayrıca, sosyal hizmete esas olan sosyal inceleme raporunun sadece ... tarafından düzenleneceği yönünde mevzuatta sınırlayıcı bir hüküm bulunmadığının da anlaşıldığı, Öte yandan; davacı tarafından, Yönetmeliğin 35. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin, psikolog ve sosyal çalışmacının birbirinin muadili ya da yedeği olarak kabul edilemeyeceğinden hukuka uygun olmadığı ileri sürülmekte ise de; Yönetmeliğin ülke çapında uygulanacağı ve ülkemizde her yerleşim biriminin aynı imkanlara sahip olmadığı da göz önünde bulundurulduğunda, psikoloğun bulunmadığı yer ve zamanlarda cinsel şiddet mağdurlarının bilgisine başvurulması esnasında durumuna yönelik uygun destek ve yardım sunabilecek herhangi bir uzman olmaksızın beyanda bulunması yerine, mesleki formasyona sahip bir sosyal hizmet uzmanının katılımı/eşliğinde bilgi aktarmasında hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı bir yön görülmediği, Bu durumda, dava konusu düzenleyici işlemde üst hukuk normlarına, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin dayanağı olan 6284 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğu, bu maddelerin itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine götürülmesine bir engel bulunmamasına rağmen Dairece davanın sonucunu temelden etkileyecek olan Anayasa'ya aykırılık iddiasının ciddi görülmediği, ancak anılan talebin neden ciddi görülmediğinin kararda tartışılmadığından bu haliyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği; sosyal çalışmacıların mesleki formasyonlarında bulunan "sosyal inceleme raporunun" mesleki formasyonlarında bulunmayan başka meslek gruplarına (psikolog, çocuk gelişimi vs.) düzenlettirilmesinin sosyal çalışmacıların meslek alanına müdahale niteliğinde olduğu, sosyal çalışmacı/sosyal hizmet uzmanının mesleki işlevleri olan sosyal hizmet mesleğine ilişkin görev ve sorumlulukların farklı meslek gruplarına atfedildiği, ...nın mesleki raporu olan "sosyal inceleme raporunun" diğer meslek gruplarınca düzenlenmesinin kabul edilemez olduğu, diğer meslek gruplarının eğitim formasyonlarında bulunmayan bir beceriyi kullanmalarının beklenemeyeceği, bu nedenle donanım sahibi olmayan diğer meslek gruplarının bu alanda yapacağı faaliyetler sonucu kamu hizmetinin kötü işlemesine sebep olunacağı, düzenlemelerin dayanak Kanun maddelerine aykırı olduğu, ülkemizin kabul ettiği Genişletilmiş Avrupa Sosyal Şartı'nın 14. maddesi ve Uluslararası Sosyal Hizmetler Organizasyonu kararları gereğince ülke dışında ...nca hazırlanmayan sosyal inceleme raporlarının kabul edilmediği, Yönetmeliğin 35. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi yönünden, psikolog ve sosyal çalışmacı birbirinin muadili ya da yedeği olarak kabul edilemeyeceğinden hukuka uygun olmadığı, dava konusu Yönetmelik'te kamu yararının bulunmadığı belirtilerek davanın reddi yolunda verilen temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 01/12/2021 tarih ve E:2016/2344, K:2021/5999 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 20/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy