T.C.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2089
Karar No : 2023/3178
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :....
KARŞI TARAF (DAVALI) :...
.
VEKİLİ : Av. ...,
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 14/12/2021 tarih ve E:2020/1317, K:2021/4561 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kocaeli Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, Van Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemlerinden dolayı hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin anılan Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı yaptığı itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 14/12/2021 tarih ve E:2020/1317, K:2021/4561 sayılı kararıyla;
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasına göre, suç teşkil etmeyen ve hükümlülüğü gerektirmeyen fiillerin dahi, “hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte” oldukları takdirde, hâkim ve savcıların meslekten çıkarılmaları sonucunu doğuracağının kurala bağlandığı,
Anılan maddenin son fıkrasında yer alan “hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiiller" ibaresi ile kastedilen eylem ve davranışların ne olduğu hususunun, yoruma açık ve soyut olarak düzenlendiği,
Kanun'un 68. ve 69. maddesinde düzenlenen fiiller arasında önemli ölçüde benzerlikler, öngörülen cezalar arasında hukuki etki ve sonuçları bakımından önemli farklar bulunduğu; her iki madde birlikte değerlendirildiğinde; 68. maddenin, yargı mensubunun kendi kişisel saygınlığını yitirmesi sonucunu doğuracak eylemleri cezalandırmayı, 69. maddenin ise, yargı mensubunun kendi kişisel - özel mesleki saygınlığını yitirmesi durumundan daha ağır bir şekilde kamuoyu nezdinde hakimlik-savcılık mesleğinin saygınlığını bozacak nitelikte eylem ve davranışları cezalandırmayı amaçladığı sonucuna varıldığı,
Davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucunda düzenlenen 09/03/2018 tarihli rapor ve ekleri ile dava dosyasında yer alan diğer bilgi ve belgeler bir bütün olarak incelenip değerlendirildiğinde; davacının TMK 10. maddesi ile yetkili Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde, öncelikle, Terörle Mücadele Şube Müdürü 4. Sınıf Emniyet Müdürü S.B. imzalı Van İl Emniyet Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile yapılan talebin TMK 10. madde ile görevli Başsavcılığın... soruşturma sırasına kaydedilmesiyle başlatılan soruşturmaya konu dosyada, El Kaide Terör Örgütüyle irtibatına dair hakkında yeterli düzeyde delil bulunmayan İ.H.İ. adlı şahsın soruşturmaya sonradan dahil edilmesi yönündeki talebi aynı şablonla yetkili hakimliğe gönderdiği, bunun üzerine hakkında verilen iletişiminin denetlenmesi tedbirinin sonucu da beklenmeden henüz beşinci günde operasyon yapıldığı, 09/01/2014 tarihinde yaptığı iletişimin denetlenmesi tedbirinin uygulanmasına ilişkin talep yazısında İ.H.İ.'nin ikamet adresi doğru yazıldığı halde dört gün sonra adı geçen şahsın ikametinde yapılacak arama talebi ve mahkemece verilen arama kararında ikamet adresi olarak İnsan Hak ve Hürriyetleri ve İnsani Yardım (İHH) Vakfı Kilis Şubesinin adresinin yazıldığı, arama için mahkeme kararı ve müzekkerenin teamül haline gelen uygulamanın dışına çıkılarak Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı yerine doğrudan Kilis TEM Şube Müdürlüğüne gönderildiği, daha sonra gerçek adreste arama için gönderilen müzekkere ve mahkeme kararının Kilis Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, arama işlemi esnasında İHH Vakfı vekillerinin tüm uyarılarına ve itirazlarına rağmen Vakfın Kilis Şubesinde arama yapılmasına devam edildiği, İ.H.İ.’ye ait bilgisayar ve dijital materyaller ile birlikte doğrudan İHH Vakfına ait olan bilgisayar ve dijital materyallere de el konulduğu, bunun yanında, davacı dışında süreçte rol alan pek çok cumhuriyet savcısı ve hâkimin, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile irtibat ve iltisakları sabit görülerek meslekten çıkarılmalarına karar verildiği ve bunlardan bazıların örgüte ait gizli haberleşme araçlarından ByLock kullanıcısı olduğunun tespit edildiği, aynı şekilde, soruşturmada görev alan emniyet müdürleri S.B. ve D.Ç. ile başkomiser Ü.A.'nın da Kanun Hükmünde Kararnamelerle FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüyle irtibatlı olmaları nedeniyle meslekten çıkarılmalarına karar verildiği;
Diğer yandan, O.N.G.'nin ikametinde arama yapılmasına ilişkin soruşturmada ise, daha önce Van Cumhuriyet Başsavcılığınca El Kaide terör örgütüne yönelik başlatılan soruşturma neticesinde hakkında yapılan yargılama neticesinde O.N.G.'nin .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ... Esas ve ... sayılı hükmüyle beraatine karar verildiği bilindiği halde, 30/03/2014 tarihinde yapılacak olan yerel seçimlerde ... Parti Van Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan O.N.G.'nin, 08/01/2013 tarihinde başlatılan soruşturmaya yaklaşık bir yıl sonra 05/01/2014 tarihinde bir gizli tanığın yeterli ve tutarlı olmayan beyanına dayanılarak dahil edildiği ve nihayetinde bu soruşturmanın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlandığının görüldüğü,
Netice itibarıyla, davacının, kendisine isnat edilen eylemleri, yargısal takdir kapsamında veya hataen değil, FETÖ terör örgütünün amaç ve menfaatleri uğruna, FETÖ terör örgütünün zihniyetine yarayacak bir bilinçten hareketle yerine getirdiği ve bu yönüyle, eylemlerinin, kendi kişisel saygınlığını yitirmesi durumundan daha ağır bir şekilde kamuoyu nezdinde hakimlik-savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte bulunduğu, dolayısıyla 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin son fıkrasında belirtilen meslekten çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçuna uyduğu sonucuna varıldığı,
Bu durumda, eylemlerinin "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" bulunduğu sonucuna varılan davacının, 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ve yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı yaptığı itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, soruşturma raporunda söz konusu soruşturma ile ilgili yapılan değerlendirme ve varılan kanaatin varsayıma dayanmakta olup, gerçeği yansıtmadığı; PKK/KCK, El Kaide terör örgütü üyeliği şüphesi altında olan şahıslarla ilgili dosyalarda göstermiş olduğu hukuki duyarlılığın, hakkında yürütülen adli ve idari soruşturmalarda kendisinden esirgendiği; soruşturmasını yürüttüğü ve idari soruşturmaya konu olan dosyaların, Van ilinde 2012 Temmuz ayında göreve başlamadan önce soruşturma kaydı yapılıp teknik takip başlatılan dosyalar olduğu, bu dosyaların, iş bölümü gereği başsavcı vekili tarafından tarafına tevzii edildiği; O.N.G'yi dosyaya şüpheli olarak eklemek için özel bir uğraşısının olmadığı, bu kişi hakkındaki delilin, 2012/1361 soruşturma sayılı dosyanın 1 numaralı şüphelisi olan İ.Ş. ile telefon irtibatı ve hakkındaki gizli tanık ifadesi olduğu, oluşan herhangi bir zarar olmadığı gibi yapılan işlemde herhangi bir kastı ve kusurunun bulunmadığı; idari soruşturmanın konusunu oluşturan diğer olayda ise dosyanın şüphelisi olan İ.H.İ'nin ev adresi olarak bildirilen adresin, Kilis İHH bürosunun adresi olduğunun arama yapıldıktan sonra ortaya çıktığı, bu adresin doğru olup olmadığının teyidinin mümkün olmadığı ve uygulamada da böyle bir teyide ihtiyaç duyulmadığı, İHH isimli dernekle ilgili bir soruşturmanın olmadığı, İHH bürosunda yapılan arama sırasında el konulan tüm bilgisayar ve dokümanların derhal iadesi ve sonucunda düzenlenecek tutanağın gönderilmesi yolunda talimat verdiği ve oluşabilecek mağduriyeti en hızlı bir şekilde çözmeye çalıştığı, yaşanan bu hatanın tamamen kolluktan kaynaklandığı; dava konusu işlemin, Anayasa'nın 138. maddesine de aykırı olup, bu anlayış ve bakış açısı ile Cumhuriyet Savcılarının soruşturma yürütmeleri ve hakimlerin yargılama yapabilmelerinin
imkansız olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 14/12/2021 tarih ve E:2020/1317, K:2021/4561 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4.Kesin olarak, 20/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy