T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3206
Karar No : 2023/3357
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :...
İSTEMİN KONUSU:Danıştay Sekizinci Dairesinin 03/06/2022 tarih ve E:2021/1387, K:2022/3777 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 07/11/2013 tarih ve 28814 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti:Danıştay Sekizinci Dairesinin 03/06/2022 tarih ve E:2021/1387, K:2022/3777 sayılı kararıyla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/09/2020 tarih ve E:2019/986, K:2020/1528 sayılı kısmen bozma kararına uyularak;
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 54. maddesi ile 65. maddesinin (a) fıkrasının (9) numaralı bendine yer verildikten sonra,
Dava konusu Yönetmelik değişikliğinin 2. maddesi yönünden;
18/08/2012 tarih ve 28388 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan ve yükseköğretim kurumundan iki yarıyıl için uzaklaştırma cezası gerektiren haller arasında sayılan "c) Bir kimseyi veya grubu, cebir veya tehditle suç sayılan bir eylemi düzenlemeye veya böyle bir eyleme katılmaya zorlamak" düzenlemesinin, dava konusu 07/11/2013 tarih ve 28814 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 2. maddesi ile "c) Suç sayılan eylemleri işlemek veya bir kimseyi veya grubu, cebir veya tehditle suç sayılan eylemi düzenlemeye veya böyle bir eyleme katılmaya zorlamak" olarak değiştirildiği,
Davacı tarafından; dava konusu düzenlemede yer alan "suç sayılan eylem" ibaresinin belirsiz olduğu, bu ibarenin kapsamının tayininin disiplin amirine ve/veya soruşturmacıya bırakılması halinde, idare tarafından eğitim ve öğrenim hakkının sınırlandırılması sonucunu doğuracak işlemler tesis edilebileceği ve bunun hukuka aykırı olacağının iddia edildiği,
Dava konusu düzenlemede yer alan "suç sayılan eylem" ibarelerinin, bu haliyle belirsiz olup, hangi suçların kastedildiğinin anlaşılamadığı,
Öğrencilerin iki yarıyıl için okuldan uzaklaştırılmalarına neden olabilecek bir eylemin, öğrencilerin eğitim ve öğrenim hakkı üzerinde sonuç doğuracağı düşünüldüğünde, tüm unsurları ile ortaya konulması ve netlik arzetmesi gerektiği,
Bu haliye, dava konusu Yönetmelik değişikliğinin 2. maddesinde yer alan "suç sayılan eylem" ibarelerinin, bir düzenleyici işlemde olması gereken "açık ve belirgin olma" niteliğini taşımadığından ve bu ibarelerin iptali halinde maddenin bir anlamı ve uygulanabilirliği kalmayacağından, söz konusu maddenin tamamının iptali gerektiği sonucuna varıldığı,
Dava konusu Yönetmelik değişikliğinin 3. maddesi yönünden;
Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3. maddesinde, "Aynı Yönetmeliğin 14 üncü maddesine aşağıdaki altıncı fıkra eklenmiştir.
(6) Soruşturmacılar; zaruri gördükleri takdirde soruşturma süresince, soruşturulan öğrencilerin yükseköğretim kurumu binalarına girmesinin yasaklanması hususunda karar verilmesini disiplin soruşturmasını açmaya yetkili merciden isteyebilirler." hükmüne yer verildiği,
13/01/1985 tarih ve 18634 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan mülga Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 18. maddesinin 1. fıkrasında, "Soruşturmacılar; zaruri gördükleri takdirde soruşturma süresince, sanık öğrencilerin yükseköğretim kurumu binalarına girmesinin yasaklanması hususunda karar verilmesini disiplin soruşturmasını yaptırmaya yetkili merciden isteyebilirler. Yetkili mercinin kararı uygulanır." hükmüne yer verildiği, 18/08/2012 tarih ve 28388 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nde ise bu hükme yer verilmediği ve dava konusu Yönetmelik değişikliği ile bu hükmün tekrar eklendiği,
Diğer taraftan, Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin "Soruşturmanın süresi ve zamanaşımı" başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasında, "Disiplin soruşturmasına olayın öğrenilmesini müteakip derhal başlanır. Soruşturma, onay tarihinden itibaren onbeş gün içinde sonuçlandırılır." hükmünün yer aldığı,
Ayrıca, söz konusu hükmün devamında yer alan "Soruşturmanın bu süre içerisinde bitirilememesi halinde soruşturmacı, gerekçeli olarak ek süre verilmesi talebinde bulunur. Soruşturma açmaya yetkili disiplin amiri, uygun bulduğu taktirde soruşturma süresini uzatabilir." şeklindeki düzenlemenin, 2547 sayılı Kanunun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine aykırı olduğu gerekçesiyle Dairelerinin ... tarih ve E:...K:... sayılı kararıyla iptal edildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/04/2017 tarih ve E:2016/4019 K:2017/1660 sayılı kararıyla onandığı ve karar düzeltme isteminin reddedilmesi üzerine bu kararın kesinleştiğinin görüldüğü,
Bununla birlikte, soruşturmanın, onay tarihinden itibaren on beş gün içinde sonuçlandırılacağına ilişkin düzenlemede yer alan on beş günlük sürenin, zamanaşımına yönelik bir düzenleme olmayıp, niteliği itibarıyla idarenin iç işleyişine ilişkin bir süre olduğu, bu nedenle anılan sürenin geçirilmesinden sonra disiplin soruşturması sürecinin tamamlanması halinde bu durumun soruşturma sürecini kusurlandırmayacağının açık olduğu,
Yapılan açıklamalar doğrultusunda, disiplin suçu işleyip işlemediği belli olmayan bir öğrencinin, ne kadar süreceği belli olmayan soruşturma süresince, yükseköğretim kurumu binalarına girmesinin yasaklanmasının, bu öğrencinin Anayasa ile koruma altına alınan eğitim ve öğrenim hakkının engellenmesi niteliğinde olduğundan, Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3. maddesinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçeleriyle,
07/11/2013 tarih ve 28814 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 2. maddesinin "suç sayılan eylemleri işlemek" ibaresi dışında kalan kısımları ile 3. maddesinin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, "suç sayılan eylemleri işlemek" ibaresinin kapsamının disiplin amirine veya soruşturmacıya bırakılmadığı, bu ibare ile suç sayılan eylemlerin kastedildiği, belirsizlik bulunmadığı, yapılan düzenlemenin Anayasa ve 2547 sayılı Kanun'a uygun olduğu, son dönemde yaşanan öğrenci olaylarında kamu mallarına zarar verilmesi ve diğer öğrencilerin eğitim-öğretim hakkının engellenmesi gibi sonuçların ortaya çıkması üzerine huzurlu ve güvenli bir eğitim ortamının temini amacıyla Yönetmelik değişikliğinin 3. maddesiyle tedbir mahiyetinde bir düzenlemenin getirildiği, söz konusu düzenlemenin memurlar hakkında yapılan soruşturmalarda ilgilinin açığa alınması durumu ile benzer nitelikte olduğu, öte yandan Daire kararının vekalet ücreti yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 4. fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/09/2020 tarih ve E:2019/986, K:2020/1528 sayılı kısmen bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu düzenlemelerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 03/06/2022 tarih ve E:2021/1387, K:2022/3777 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 28/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.