T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1074
Karar No : 2025/789
TEMYİZ EDENLER :1- (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
2-(DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
DİĞER DAVALI: : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 24/05/2022 tarih ve E:2021/5743, K:2022/2879 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının davacı ve davalı idarelerden Milli Savunma Bakanlığı tarafından karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ... Deniz Komutanlığında Topçu Asb. Başçavuş olarak görev yapan davacı tarafından, 29/12/2017 tarih ve 2017/11178 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 8. maddesinin (a) bendinde yer alan, "akıl/ruh sağlığı ve hastalıklarından dolayı”, "Kara görevi, Denizin Kıyı Teşkillerinde Çalışır", "denizin kıyı teşkillerinde görev yapması uygundur", "kara görevi" vb. fiilen gemi görevinin yürütülmesine mazeret teşkil eden rapor alanlara," ibarelerinin iptali ile bu düzenlemeye dayanılarak 15/05/2018 tarihinde zam ve tazminatlarından (iş güçlüğü, iş riski ve elaman temininde güçlük zammı) kesinti yapılması ve 2018 yılı Ocak-Nisan ayları arasındaki dönemde fazladan ödenen 4.075,22-TL tutarındaki zam ve tazminatların geri istenilmesine ilişkin işlemin iptali ile yapılan kesintilerin geri alma tarihinden ödeme tarihine kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 24/05/2022 tarih ve E:2021/5743, K:2022/2879 sayılı kararıyla;
Dava konusu düzenleyici işlem yönünden;
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun Ek 3. maddesinin 1. fıkrasıyla; subay, astsubay, uzman erbaş ve uzman jandarmalardan niteliği ve çalışma şartları bakımından güç olan işlerde çalışanlara iş güçlüğü zammı; hayat ve sağlık için tehlike arz eden hizmetlerde çalışanlara iş riski zammı; temininde, görevde tutulmasında veya belli yerlerde istihdam edilmesinde güçlük bulunan elemanlara temininde güçlük zammı; Sayıştaya hesap vermekle yükümlü olan saymanlara ise mali sorumluluk tazminatı ödenmesinin öngörüldüğü,
Anılan maddenin 2. fıkrasıyla, bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık izin süreleri toplamının 15 günü aşması halinde, aşan günlere isabet eden zam ve tazminatların ödenmemesinin kurala bağlandığı; bununla birlikte, sağlık kurulu raporu üzerine verilen hastalık izinleri ile kanser, verem ve akıl hastalıkları gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananların kullandığı hastalık izinleri, hastalıkları sebebiyle resmi yataklı tedavi kurumlarında yatarak tedavi gördükleri tedavi süreleri ile terörle mücadele veya hudut birliklerindeki görevleri nedeniyle yaralanan personelin kullandıkları hastalık izinlerinin 15 günü aşması durumunda dahi, zam ve tazminatlarının tam ödeneceğinin belirtildiği,
Anılan maddenin 3. fıkrasında, zam ve tazminatların kimlere hangi oranda ödeneceği ve hastalığı göreve devam etmesine engel teşkil etmemekle birlikte, göreve yönelik faaliyetlerden belirli bir süre muaf tutulan personelin zam ve tazminatlarından kesinti yapılması hususlarında Bakanlar Kuruluna takdir ve düzenleme yetkisi verildiği,
Söz konusu yetkiye istinaden, askeri personele 2018 yılında ödenecek zam ve tazminatlara ilişkin usul ve esasların, 29/12/2017 tarih ve 2017/11178 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ayrıntılı bir şekilde belirlendiği, bu Kararın dava konusu edilen 8. maddesinin (a) bendiyle de, görevine devam etmesine engel teşkil etmemekle birlikte, akıl/ruh sağlığı ve hastalıklarından dolayı "denizin kıyı teşkillerinde çalışır", "denizin kıyı teşkillerinde görev yapması uygundur", "kara görevi" vb. şekilde fiilen gemi görevinin yürütülmesine mazeret teşkil eden rapor alanlara, bu Karar eki çizelgelerde belirlenen zam ve tazminatların tam ödenmesi yerine, 1/3 oranında ödenmesinin kararlaştırıldığı,
Bakanlar Kuruluna 926 sayılı Kanun ile tanınan takdir yetkisinin, üst hukuk normlarına aykırı olarak veya kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin sebep ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceğinin yerleşmiş yargı içtihatlarıyla kabul edildiği,
Bu durumda, görevine devam etmesine engel teşkil etmemekle birlikte, akıl/ruh sağlığı ve hastalıklarından dolayı fiilen gemi görevinin yürütülmesine mazeret teşkil eden raporu bulunan personele, zam ve tazminatların 1/3 oranında ödenmesini öngören dava konusu düzenlemenin; işin niteliği, görev yerinin özelliği, hizmet gerekleri ile kamu yararı gözetilerek takdir yetkisi çerçevesinde belirlendiği ve söz konusu düzenlemede idarenin açık bir takdir hatasının bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından ve zam ve tazminatların kimlere hangi oranda ödeneceği ve tazminatlardan hangi oranda kesinti yapılacağı hususlarında idarenin yargı kararıyla zorlanması da mümkün bulunmadığından, 29/12/2017 tarih ve 2017/11178 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının dava konusu 8. maddesinin (a) bendinde yer alan, "akıl/ruh sağlığı ve hastalıklarından dolayı”, "Denizin Kıyı Teşkillerinde Çalışır", "denizin kıyı teşkillerinde görev yapması uygundur", "kara görevi" vb. fiilen gemi görevinin yürütülmesine mazeret teşkil eden rapor alanlara," ibarelerinde, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmediği,
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/04/2021 tarih ve E:2020/2751, K:2021/805 sayılı kararının da bu yönde olduğu,
Dava konusu bireysel işlemin, "davacının zam ve tazminatlarından 2018 yılı Mayıs ayından itibaren kesinti yapılmasına" ilişkin kısmı yönünden;
İşbu kararla, dava konusu 29/12/2017 tarih ve 2017/11178 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 8. maddesinin (a) bendinin hukuka uygun olduğu saptandığından, 2008 yılında başlayan "yineleyen depresif bozukluk" rahatsızlığından dolayı bir süre tedavi görmesi ve sağlık kurulu raporuyla da, "sınıfının kıta komutanlığı olmayan uygun kadro görev yerlerinde görev yapar" şeklinde karar verilmesi üzerine, Deniz Kuvvetleri Komutanlığında kara görevine atanması nedeniyle, davacının zam ve tazminatlarından kesinti yapılmasında hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu bireysel işlemin, "davacıya 2018 yılı Ocak-Nisan ayları arasındaki dönemde fazladan ödenen 4.075,22-TL tutarındaki zam ve tazminatların geri istenilmesine" ilişkin kısmı yönünden;
926 sayılı Kanun'un Ek 3. maddesine istinaden, 2018 yılında ödenecek zam ve tazminatlara yönelik olarak yürürlüğe konulan 29/12/2017 tarih ve 2017/11178 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 8. maddesinin (a) bendinde ise, zam ve tazminatlarının 1/3 oranında ödenmesinin kararlaştırıldığı,
2018 yılına ilişkin olan 29/12/2017 tarih ve 2017/11178 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 10. maddesiyle, bu Kararın 01/01/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe konulacağı belirtilmiş ise de; anılan Kararın, Başbakanlığın 18/04/2018 tarih ve 26779 sayılı yazısı ekinde, Milli Savunma Bakanlığına gönderilmesi üzerine 2018 yılı Mayıs ayından itibaren fiilen uygulamaya konulduğu,
29/12/2017 tarih ve 2017/11178 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'na istinaden davacıya 2018 yılı Mayıs ayından itibaren, zam ve tazminatları 1/3 oranında ödenmeye başlandığı ve 2018 yılı Ocak-Nisan dönemine ait fazladan ödenen zam ve tazminat tutarlarının geri isteneceğinin davacıya bildirildiği,
Kamu personeline hatalı olarak yapılan ödemelerin mahkeme kararı olmadan istirdadına idarenin karar verebileceğine ve istirdadın koşullarına ilişkin Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarih ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararında; idarenin, yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemelerin istirdadının, hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi içinde olanaklı olduğunun belirtildiği, mezkur kararın gerekçesinde iyi niyet kuralı üzerinde de durularak idarenin sakat ve dolayısıyla hukuka aykırı işlemine, idare edilenlerin gerçek dışı beyanı veya hilesi neden olmuşsa ya da geri alınan idari işlem yok denilecek kadar sakatlık taşımakta ise, yahut yapılan ödemelerde idare edilenin kolayca anlayabileceği kadar açık bir hata bulunmakta ise, memurun iyi niyetinden söz etmeye imkân olmadığı, bu işlemlere dayanılarak yapılan ödemeler için süre düşünülemeyeceği, ancak bunun dışındaki hatalı ödemelerde memurun iyi niyetinin istikrar ve kanunilik kadar önemli bir kural olduğu ve bu nedenle belirtilen istisnalar dışındaki hatalı ödemelerin dava açma süresi içinde geri alınabileceğinin vurgulandığı,
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun anılan kararı uyarınca, kamu personeline yapılan fazla ve yersiz ödemelerin, herhangi bir yargı kararına gerek olmaksızın ilgililerden geri istenilmesi mümkün olmakla birlikte; yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi halleri dışında, fazladan yapılan ödemelerin, hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresinde kalan kısmının geri istenebileceğinin açık olduğu,
Uyuşmazlık konusu olayda, 01/01/2018 tarihinden itibaren yürürlüğe konulması öngörülen 29/12/2017 tarih ve 2017/11178 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, davacının zam ve tazminatlarının 01/01/2018 tarihinden itibaren 1/3 oranında ödenmesi gerekirken; anılan Kararın, Başbakanlığın 18/04/2018 tarih ve 26779 sayılı yazısı ekinde Milli Savunma Bakanlığına gönderilerek 2018 yılı Mayıs ayından itibaren geç uygulanmaya başlanması nedeniyle, 2018 yılı Ocak-Nisan döneminde davacının zam ve tazminatlarının tam olarak ödenmesinin açık hata kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığı gibi, söz konusu ödemelerin yapılmasında davacının herhangi bir gerçek dışı beyanı ve hilesi de bulunmadığından, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun anılan kararı gereği, davacıya yapılan hatalı ödemelerin, ancak işlem tarihinden geriye doğru 60 gün içinde kalan sürede gerçekleşen kısmının geri istenebileceği sonucuna ulaşıldığı,
Bu durumda, davacıya fazladan yapılan en son ödemenin 2018 yılı Nisan ayında ödendiği dikkate alındığında, işlem tarihiden geriye doğru 60 günlük süreyi geçen 2018 yılı Ocak-Nisan ayları arası dönemde yapılan yersiz ödemelerin geri istenilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, bu nedenle dava konusu bireysel işlemin, "davacıya 2018 yılı Ocak-Nisan ayları arası dönemde fazladan ödenen 4.075,22-TL tutarındaki zam ve tazminatların geri istenilmesine" ilişkin kısmının hukuka aykırılığı yargı kararıyla saptandığından, anılan döneme ilişkin davacıdan geri istenen tutarın, idareye iade edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği,
Nitekim, benzer nitelikteki bir uyuşmazlıkta, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen 19/04/2021 tarih ve E:2020/3157, K:2021/804 sayılı kararın da bu yönde olduğu gerekçesiyle,
Düzenleyici işlem ve dava konusu bireysel işlemin "davacının zam ve tazminatlarından 2018 yılı Mayıs ayından itibaren kesinti yapılmasına" ilişkin kısmının iptali ile bu kısma ilişkin tazmin istemi yönünden davanın reddine, dava konusu bireysel işlemin "davacıya 2018 yılı Ocak-Nisan ayları arasındaki dönemde fazladan ödenen 4.075,22-TL tutarındaki zam ve tazminatların geri istenilmesine" ilişkin kısmının iptaline, anılan döneme ilişkin davacıdan geri istenen tutarın, idareye iade edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, dava konusu düzenleyici işlemde, sadece akıl ve ruh sağlığı yönünden fiilen gemi görevinin yürütülmesine mazeret teşkil eden rapor alanlar hakkında ödenen tazminatlarda kısıtlamaya gidilmesinin hukukun genel ilkelerinden hakkaniyet ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu, davalı idarece subjektif gerekçeler dikkate alarak düzenlemenin yapıldığı ileri sürülmektedir.
Davalı idarelerden Milli Savunma Bakanlığı tarafından, 2017/11178 sayılı Bakanlar Kurulu kararı her ne kadar 18/04/2018 tarihinde yayınlanmış olsa da, Kararın 10. maddesinde, " Bu karar ve eki çizelgeler 1Ocak 2018 tarihinden geçerli olarak yürürlüğe girer." düzenlemesine yer verildiğinden, davacıdan geriye dönük kesinti yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, aksi durumun yasal düzenlemenin hilafına işlem tesisi sonucunu doğuracağı belirtilerek Daire kararının aleyhine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı ve davalı idareler tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden Milli Savunma Bakanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı ve davalı idarelerden Milli Savunma Bakanlığının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu düzenleyici işlem ve bireysel işlemin "davacının zam ve tazminatlarından 2018 yılı Mayıs ayından itibaren kesinti yapılmasına" ilişkin kısmının iptali ile bu kısma ilişkin tazmin istemi yönünden davanın reddine; dava konusu bireysel işlemin "davacıya 2018 yılı Ocak-Nisan ayları arasındaki dönemde fazladan ödenen ...-TL tutarındaki zam ve tazminatların geri istenilmesine" ilişkin kısmının iptaline, anılan döneme ilişkin davacıdan geri istenen tutarın, idareye iade edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin 24/05/2022 tarih ve E:2021/5743, K:2022/2879 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak 09/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.