T.C.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1271
Karar No : 2023/3349
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Sendikası
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ..., Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/02/2023 tarih ve E:2022/7075, K:2023/651 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yükseköğretim Yürütme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının 1, 2 ve 3. maddelerinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/02/2023 tarih ve E:2022/7075, K:2023/651 sayılı kararıyla;
Danıştay Sekizinci Dairesince verilen Yükseköğretim Yürütme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının 1 ve 2. maddesinde yer alan ''33/a'' ibarelerinin iptaline, dava konusu diğer kısımlar yönünden ise davanın reddine yönelik ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01/06/2022 tarih ve E:2021/2802, K:2022/1965 sayılı kararıyla davanın reddine ilişkin kısımlarının onanmasına, iptale ilişkin kısmın ise bozulmasına karar verilmesi üzerine bozma kararına uyularak;
Yükseköğretim Yürütme Kurulunun ...tarih ve ... sayılı kararının 1 ve 2. maddesinde yer alan ''33/a'' ibareleri yönünden,
2547 sayılı Kanun'un geçici 67. maddesinde; ''Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim süreleri dikkate alınmaz.'' düzenlemesine yer verildiği, anılan maddenin uygulanmasına ilişkin 08/06/2016 tarihli YÖK Yürütme Kurulu toplantısında, lisansüstü eğitim programına kayıtlı öğrencilerin azami öğrenim süreleri dikkate alınmaksızın, 2016 - 2017 güz dönemi itibarıyla azami öğrenim sürelerinin yeniden başlamasına karar verildiği,
Öte yandan, öğretim elemanı yetiştirmek, planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, eğitim - öğretim ve bilimsel ve araştırma faaliyetlerini yönlendirmek, yükseköğretim kurumları arasında birleştirici, bütünleştirici, sürekli, ahenkli ve geliştirici işbirliği ve koordinasyonu sağlamak Yükseköğretim Kurulunun yetki ve görevleri arasında sayıldığı,
Bu kapsamda, YÖK Yürütme Kurulu tarafından, Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nde tanımlanan azami öğrenim süresini dolduran öğrencilerin ve azami öğrenim sürelerinin dolması nedeniyle kadro ile ilişikleri kesilen araştırma görevlilerinin, 2016-2017 güz yarıyılından itibaren azami öğrenim sürelerinin yeniden başlaması nedeniyle 2547 sayılı Kanun'un 50/d ve 33/a maddesi uyarınca ilan edilen araştırma görevlisi kadro ilanlarına başvuramamalarına karar verildiği,
Buna göre, azami öğrenim süreleri içinde lisansüstü eğitimlerini başarıyla tamamlayan araştırma görevlilerinin kadrolarıyla ilişikleri kesilirken, öngörülen sürede lisansüstü eğitimlerini tamamlayamaması nedeniyle ilişikleri kesilenlere yeniden kadro imkanı tanınmasının, yine aynı şekilde azami öğrenim süresi içerisinde lisansüstü eğitimini tamamlayamayan öğrencilere, öğrenim sürelerinin yeniden başlaması nedeniyle bu kadrolara başvuru imkanı tanınmasının başarısızlığı teşvik edebileceği ve araştırma görevliliği kadrolarının amacı dışında kullanımına yol açacağının açık olduğu,
Bu bağlamda, dava konusu kararın kadroların amacı dışında kullanılmasının engellenerek, söz konusu kadrolara lisansüstü eğitimlerinde başarılı olanların atanması ve bu suretle kaynakların etkin ve verimli şekilde kullanılmasının sağlanmasına yönelik olduğu dikkate alındığında, anılan kararın 1 ve 2. maddelerinde yer alan ''33/a'' ibaresi yönünden de kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu kararın dayanağını oluşturan 2547 sayılı Kanun'da dava konusu düzenleme konusunda hüküm bulunmadığından, davalı idarece, Kanun'un öğretim elemanları yönünden getirdiği hakları sınırlayıcı düzenleme yapılamayacağı, aksi durum normlar hiyerarşisine aykırılık oluşturacağı gibi 2547 sayılı Kanun'da öğretim üyesi yetiştirilmesi amacına dönük hükümlerin ruhuna ve özüne de aykırılık oluşturacağı, lisansüstü eğitim için öngörülen azami sürede öğrenimlerini tamamlayamayanların öğrenim süreleri 2016-2017 güz döneminden itibaren yeniden başlamasına rağmen, anılan kapsamda bulunanların araştırma görevlisi kadrosuna başvuramayacaklarının düzenlenmesinin hukuk devleti ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğu belirtilerek Daire kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Daire kararının, İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak verilen bir karar olması nedeniyle hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 4. fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01/06/2022 tarih ve E:2021/2802, K:2022/1965 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 17/02/2023 tarih ve E:2022/7075, K:2023/651 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 27/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy