T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1522
Karar No : 2024/3433
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Başkanlığı
VEKİLİ:Av....
KARŞI TARAF (DAVACI) :...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2020/5712, K:2022/6365 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Emsal ücret uygulamasına 2020 yılı içinde olmak şartıyla öğretim elemanı sözleşmelerinin yenilendiği aydan itibaren başlatılması hususunun, vakıf yükseköğretim kurumlarının yetkili kurullarınca değerlendirilerek sonuçlandırılmasının uygun olduğuna karar verilmesine ilişkin, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2020/5712, K:2022/6365 sayılı kararıyla;Usul yönünden, dava konusu işlemin görüş mahiyetinde olduğu, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmadığı, bu nedenle davanın incelenmeksizin reddi gerektiği yolundaki azlık oyuna karşılık işin esasının incelendiği belirtilmiş,Anayasa'nın 130. maddesinin 2. ve 9. fıkrası ile 7243 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 11. ve 30. maddesi hükümlerine yer verildikten sonra,Davacı tarafından; davalı idarece alınan ve dava konusu edilen kararın, idarenin eylem ve işlemlerinin kanuna dayanması ve idari işlemin kanuna aykırı olmaması ilkelerine aykırı olarak alındığı, bu sebeple açıkça hukuka aykırı olduğunun iddia edildiği,
Davalı tarafından ise, kanun değişikliği ile bütçe imkanları kısıtlı olan bir kısım vakıf yükseköğretim kurumlarının zorda kaldıkları iddiasında haklılık payı bulunduğu, dolayısıyla alınan bu karar ile hem vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretim elemanlarının menfaatleri toplu olarak öncelendiği, hem de vakıf yükseköğretim kurumlarının mali durumu, planlamaları ve sonradan ortaya çıkan ek mali külfet göz ardı edilmeyerek 2020 yılı içinde olması şartıyla öğretim elemanlarının emsal ücret uygulamasına sözleşme sürelerinin bitiminden sonra geçilebilmesi konusunda vakıf yükseköğretim kurumlarının yetkili kılınmasına karar verildiği, söz konusu kararın hukuka uygun olduğunun savunulduğu,
Normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisinin söz konusu olduğu ve her normun geçerliliğini bir üst hukuk normundan aldığı, başka bir anlatımla normlar hiyerarşisinde, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması, birbirine bağlı olması ve üst normla getirilen hukuksal sınırın içinde kalmasının zorunlu olduğu, bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan bir normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı, dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen Kanun veya diğer normlarda yer alan hükümlere aykırı düzenlemeler getiremeyeceği,
Bu kapsamda idarenin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak bir şekilde kullanılamayacağının da İdare Hukuku'nun en temel ilkelerinden biri olduğu, dolayısıyla, sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir düzenleme yetkisine sahip olan idarenin, Anayasa'da öngörülen ayrıksı durumlar dışında, yasalarla düzenlenmemiş bir alanda düzenleme yapmak suretiyle kural koymasının mümkün olmadığı,
Genel yazı gibi adsız düzenleyici işlemlerin, bir kanunun veya yönetmeliğin uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla "açıklayıcı" hükümler taşıyan, yeni bir yöntem ve usul getirmeyen, dayanağı olan mevzuatta yer alan hükümler dışında yeni bir düzenleme içermeyen işlemler olduğu, düzenleyici işlemler ile kanun ile düzenlenen bir hakkın kanunda öngörülmeyen şekilde daraltılmasının veya kısıtlanmasının mümkün bulunmadığı,
17/04/2020 tarihinde 31102 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7243 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 11. maddesinin yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğinin hüküm altına alındığı, buna karşın Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu'nca alınan ve dava konusu edilen kararla, emsal ücret uygulamasının 2020 yılı içinde olmak şartıyla öğretim elemanı sözleşmelerinin yenilendiği aydan itibaren başlatılması hususunun yükseköğretim kurumlarının yetkili kurullarınca değerlendirilerek sonuçlandırılmasının uygun olduğuna karar verildiği, bu karar ile yukarıda belirtilen ve 30. maddesi ile yayımı tarihinde yürürlüğe girmesi kararlaştırılan Kanun maddesini bertaraf edecek şekilde düzenleme yapıldığı ve Kanun ile getirilen bir hakkın kullanımını daralttığı, iş sözleşmelerinin yasanın yürürlüğünden önce zam miktarlarını belirleyecek şekilde imzalanmış olmasının da yasanın uygulanmamasına gerekçe olamayacağından hukuka aykırı düzenleme yapıldığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, dava konusu Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretim elemanlarına, Devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen emsal ücretten daha düşük ücret ödenmesinin öğrenciler başta olmak üzere üniversitelerin varlık gerekçesine uygun olarak eğitim öğretimde kalite ve niteliğin arttırılması amacıyla sakıncalar taşıdığı, 7243 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eğitim öğretim faaliyetlerinde emek ve mesaisinden yararlanamayacak unvanlı kişilerin istihdamının önüne geçilmesinin amaçlandığı, emsal ücret yükümlülüğüyle vakıf yükseköğretim kurumlarının gerçek olmayan akademik kadro listeleri ile öğrenci ve diğer paydaşları aldatmasının önüne geçileceği, öğretim elemanı mağduriyetlerinin giderilmesinin hedeflendiği, brüt ve net ücret maliyetinin Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumları için farklı tutarlara karşılık geldiği ve bu durumun önemli tutarlardaki ek maliyet nedeniyle bütçe imkânları kısıtlı olan bir kısım vakıf yükseköğretim kurumlarını zorladığı, vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan akademik personelin Devlet yükseköğretim kurumlarında çalışan akademik personel hakkında da geçerli olan “Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı”na tabi olmadığından ücret miktarı dahil çalışma şartlarını istedikleri gibi belirleyebilme imkânına sahip oldukları, dava konusu karar ile hem vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretim elemanlarının menfaatlerinin toplu olarak öncelendiği, hem de vakıf yükseköğretim kurumlarının mali durumu, planlamaları ve öngörmeleri beklenemeyecek sonradan ortaya çıkan ve katlanmaları gereken ek mali külfetin göz ardı edilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu kararın iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 09/11/2022 tarih ve E:2020/5712, K:2022/6365 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 18/12/2024 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.